Çek İstirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6098 E. 2015/3674 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdadı↗ aktif husumet yokluğu↗ lehdar↗ çek iptali↗ ciranta↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ zayi↗ hamil↗ keşideci↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ istirdat↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklerde isminin hiç geçmediği, cirosunun bulunmadığı, keşideci, lehdar ve ciranta sıfatlarının bulunmadığı, takip dosyalarında borçlu görünmediği, kendisinden alacak talebinde bulunulmadığı, bu durumda davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacı talebinin salt çeklerin istirdadı olmayıp bedellerinin tahsili istemine ilişkin de olması nedeniyle tazminata da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğundan reddine, %40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, zayi nedeniyle çek istirdadı ve çek bedeli kadar alacaklı olunduğunun tesbiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, çek üzerinde davacının adının geçmemesi, cirosunun yer almaması ve ayrıca davacı hakkında çeke dayalı olarak herhangi bir takibin de bulunmaması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, gerek dava dilekçesi içeriği ve gerekse yargılama sırasında davacı vekilinin beyanlarından, davacı tarafın talebinin, davaya konu çekler ile birlikte toplam 86 adet çekin davacı şirket yetkilisine ait araçtan çalınması sonucu çek iptali için açılan dava sırasında bu çeklerden 4 tanesinin davalılardan ... tarafından takibe konulduğunun anlaşılması üzerine çeklerin istirdadına ve yargılama sırasında çek bedellerinin tahsil edilmesi halinde bu bedellerin de davacıya ait olduğu gerekçesiyle tahsiline ilişkin olup, dolayısı ile davanın, gerçek hamil iddiasına dayalı çek istirdadı ve bedelinin tahsili istemi olduğu gözönüne alınarak mahkemece davanın buna göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının isteminin yanlış nitelendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6616 E. 2014/9325 K.
Ortak:lehdar · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklerde isminin hiç geçmediği, cirosunun bulunmadığı, «keşideci», «lehdar» ve «ciranta» sıfatlarının bulunmadığı, takip dosyalarında borçlu görünmediği, kendisinden alacak talebinde bulunulmadığı, bu durumda davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, davacı talebinin salt çeklerin «istirdadı» olmayıp bedellerinin tahsili istemine ilişkin de olması nedeniyle tazminata da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine, %40 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «çek» üzerinde davacının adının geçmemesi, cirosunun yer almaması ve ayrıca davacı hakkında çeke dayalı olarak herhangi bir takibin de bulunmaması nedeniyle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, gerek dava dilekçesi içeriği ve gerekse yargılama sırasında davacı vekilinin beyanlarından, davacı tarafın talebinin, davaya konu çekler ile birlikte toplam 86 adet çekin davacı şirket yetkilisine ait araçtan çalınması sonucu «çek iptali» için açılan dava sırasında bu çeklerden 4 tanesinin davalılardan ... tarafından takibe konulduğunun anlaşılması üzerine çeklerin «istirdadına» ve yargılama sırasında çek bedellerinin tahsil edilmesi halinde bu bedellerin de davacıya ait olduğu gerekçesiyle tahsiline ilişkin olup, dolayısı ile davanın, gerçek «hamil» iddiasına dayalı «çek istirdadı» ve bedelinin tahsili istemi olduğu gözönüne alınarak mahkemece davanın buna göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının isteminin …
1- Dava, «zayi» nedeniyle «çek istirdadı» ve çek bedeli kadar alacaklı olunduğunun tesbiti istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaİstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen iki adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Mahkemece, çekin «rehin» cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin rehin cirosuyla devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı, bankaların müşterilerin kullandırdıkları krediler nedeniyle edindikleri çeklerdeki «cironun» tahsil ya da «temlik cirosu» olamayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemenin da kabulünde olduğu üzere talep ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi atfıyla 689. maddesi gereğince çeklerin «rehin» cirosuyla devri mümkün değil ise de, somut uyuşmazlıkta çeklerin rehin cirosuyla devredildiğine dair dosya içinde herhangi bir belge bulunmadığı gibi «çek» üzerinde de herhangi bir kayıt yer almamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik cirosu · rehin · ciro · ihtiyati haciz · temlik · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, çekin «rehin» cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin rehin cirosuyla devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı, bankaların müşterilerin kullandırdıkları krediler nedeniyle edindikleri çeklerdeki «cironun» tahsil ya da «temlik cirosu» olamayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen iki adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Bu nedenle mahkemece çeklerin "olsa olsa «rehin» cirosuyla" devredildiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16497 E. 2014/18526 K.
Ortak:lehdar · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklerde isminin hiç geçmediği, cirosunun bulunmadığı, «keşideci», «lehdar» ve «ciranta» sıfatlarının bulunmadığı, takip dosyalarında borçlu görünmediği, kendisinden alacak talebinde bulunulmadığı, bu durumda davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, davacı talebinin salt çeklerin «istirdadı» olmayıp bedellerinin tahsili istemine ilişkin de olması nedeniyle tazminata da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine, %40 oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «çek» üzerinde davacının adının geçmemesi, cirosunun yer almaması ve ayrıca davacı hakkında çeke dayalı olarak herhangi bir takibin de bulunmaması nedeniyle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, gerek dava dilekçesi içeriği ve gerekse yargılama sırasında davacı vekilinin beyanlarından, davacı tarafın talebinin, davaya konu çekler ile birlikte toplam 86 adet çekin davacı şirket yetkilisine ait araçtan çalınması sonucu «çek iptali» için açılan dava sırasında bu çeklerden 4 tanesinin davalılardan ... tarafından takibe konulduğunun anlaşılması üzerine çeklerin «istirdadına» ve yargılama sırasında çek bedellerinin tahsil edilmesi halinde bu bedellerin de davacıya ait olduğu gerekçesiyle tahsiline ilişkin olup, dolayısı ile davanın, gerçek «hamil» iddiasına dayalı «çek istirdadı» ve bedelinin tahsili istemi olduğu gözönüne alınarak mahkemece davanın buna göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının isteminin …
1- Dava, «zayi» nedeniyle «çek istirdadı» ve çek bedeli kadar alacaklı olunduğunun tesbiti istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaİstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen üç adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, çekin «rehin cirosu» ile devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemenin da kabulünde olduğu üzere talep ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi atfıyla 689. maddesi gereğince çeklerin «rehin» cirosuyla devri mümkün değil ise de, somut uyuşmazlıkta çeklerin rehin cirosuyla devredildiğine dair dosya içinde herhangi bir belge bulunmadığı gibi «çek» üzerinde de herhangi bir kayıt yer almamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin cirosu · rehin · ciro · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, çekin «rehin cirosu» ile devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen üç adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Bu nedenle mahkemece çeklerin "olsa olsa «rehin» cirosuyla" devredildiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6098 E. , 2015/3674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2013 tarih ve 2011/86-2013/181 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili şirket yetkilisinin aracından yapılan hırsızlık sonucu 86 adet çekin çalındığını, çeklerin iptali için açılan davada yargılama sırasında çeklerin davalı ... elinde olduğunun anlaşıldığını, diğer davalıların ise çekler üzerinde cirolarının bulunduğunu, oysa müvekkili ile davalılar arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, davalıların yetkili hamil olmadıklarını, çeklerde ciro silsilesinin kopuk olduğunu ileri sürerek, çeklerin gerçek hamilinin müvekkilinin olduğunun tesbiti ile çeklerin istirdadını, çeklerin tahsil edilmesi halinde bedellerinin davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin yapmış olduğu ticari iş nedeniyle çeklerin hamili olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli hamil olmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının çeklerde isminin hiç geçmediği, cirosunun bulunmadığı, keşideci, lehdar ve ciranta sıfatlarının bulunmadığı, takip dosyalarında borçlu görünmediği, kendisinden alacak talebinde bulunulmadığı, bu durumda davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacı talebinin salt çeklerin istirdadı olmayıp bedellerinin tahsili istemine ilişkin de olması nedeniyle tazminata da hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğundan reddine, %40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, zayi nedeniyle çek istirdadı ve çek bedeli kadar alacaklı olunduğunun tesbiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, çek üzerinde davacının adının geçmemesi, cirosunun yer almaması ve ayrıca davacı hakkında çeke dayalı olarak herhangi bir takibin de bulunmaması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, gerek dava dilekçesi içeriği ve gerekse yargılama sırasında davacı vekilinin beyanlarından, davacı tarafın talebinin, davaya konu çekler ile birlikte toplam 86 adet çekin davacı şirket yetkilisine ait araçtan çalınması sonucu çek iptali için açılan dava sırasında bu çeklerden 4 tanesinin davalılardan ... tarafından takibe konulduğunun anlaşılması üzerine çeklerin istirdadına ve yargılama sırasında çek bedellerinin tahsil edilmesi halinde bu bedellerin de davacıya ait olduğu gerekçesiyle tahsiline ilişkin olup, dolayısı ile davanın, gerçek hamil iddiasına dayalı çek istirdadı ve bedelinin tahsili istemi olduğu gözönüne alınarak mahkemece davanın buna göre değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının isteminin yanlış nitelendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171330700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz