Markanın Hükümsüzlüğünün Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12757 E. 2015/3303 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba/bs formları↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ ibraz↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2002/07806 sayılı markasını ciddi biçimde kullandığı, tescillerin kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı, taraflara ait markalar arasında hükümsüzlüğe yol açacak derecede bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli markaların davacının tanınmışlığından yararlanmak için kötüniyetli tescil edildiği, markaların iltibasa sebep olduğu ve kullanılmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Davacı adına tescilli markalar, 205301 ve 123384 sayılı üçgen formunda markalar, 95377 sayılı eğik üç şerit formunda marka ve 95374 sayılı düz üç şerit formunda markalardan oluşmaktadır. Dava konusu olup hükümsüzlüğü istenen markaların davacı markaları ile aynı/benzer emtialarda da tescilli oldukları anlaşılmaktadır. Dava konusu 2006/57017 sayılı marka üç şeritten oluşan üçgen benzeri bir formdan ibarettir. Yine 2007/45900 sayılı markanın dikine üç şerit şeklini, 2002/07806 sayılı markanın dikine üç şerit şekli ile yuvarlak şekli ihtiva ettiği görülmektedir. Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti söz konusu davalıya ait işaretlerin davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açmayacakları yönünde görüş belirtmişse de yukarıda ifade edildiği üzere markaların üçgen ve üç şerit formları itibariyle karşılaştırılmasının ortalama tüketici nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınarak yapılması gerekir. Davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı ciddi itirazlar ileri sürülmüş, işbu davanın davacı ve davalısının da taraf olarak yer aldığı Ankara 1. ve 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'nce verilen kararlar ve bu mahkemelere ibraz edilen raporları itirazlarına dayanak göstermiştir. Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Ankara 1. ve 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'nce verilen kararlar ve davacının itirazlarının değerlendirildiği rapor alınıp markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzerlik olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca davacı vekili, 2002/07806 sayılı davalı markasının kullanılmama nedeniyle de hükümsüzlüğünü talep etmiştir. Davalı vekili, anılan markanın 2006 yılı kataloglarında yer alan ayakkabılar üzerinde kullanıldığını ve aynı yıl satışının yapıldığını savunmuş, katalog ve faturalar ibraz etmiş, mahkemece, davalının bu kullanımının ciddi olduğu kabul edilerek bu yöndeki talep de reddedilmiştir. Ancak, marka sahibi markasını tescilden itibaren 5 yıl süre ile ciddi biçimde kullandığını ispatlamakla mükelleftir. Dosyaya sunulan faturaların 2006 yılına ait 8 adet faturadan oluştuğu ve sınırlı sayıda ayakkabı emtiası için düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan ve bilirkişilerce kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istenen markaya ait olduğu belirtilen bu faturaların 556 sayılı KHK'nın 14'üncü maddesi kapsamında ciddi bir kullanımı ispatladığından söz edilemeyeceğinden anılan madde hükmüne dayalı olarak da hükümsüzlük talebinin reddine dair karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1114 E. 2018/6843 K.
Ortak:eksik inceleme · iltibas
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı adına tescilli markaların davacının tanınmışlığından yararlanmak için «kötüniyetli» tescil edildiği, markaların «iltibasa» sebep olduğu ve kullanılmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti söz konusu davalıya ait işaretlerin davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açmayacakları yönünde görüş belirtmişse de yukarıda ifade edildiği üzere markaların üçgen ve üç şerit «formları» itibariyle karşılaştırılmasının «ortalama tüketici» nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınarak yapılması gerekir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'nce verilen kararlar ve davacının itirazlarının değerlendirildiği rapor alınıp markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzerlik olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… in zor olduğu, benzer sektörde faaliyet gösteren ve benzer müşteri kitlesine hitap eden davalının davacı taraf markasından faydalanmaya çalıştığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin mevcut olduğu, davalı adına tescilli 2002/07806 tescil numaralı markanın ciddi olarak kullanıldığını ispatlar yeterli delil bulunmadığı gerekçeleri il …
… vunmalarına göre bir karar verilmesi gerekirken, sadece davalının 2007/45900 numaralı markası hakkında değerlendirmeler yapılan eksik ve yetersiz rapora dayanılarak «eksik inceleme» ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3731 E. 2019/3151 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · yasal faiz · ilan
Benzer bu kararda… ı tarafından kullanımının ve Ensar ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasının, Wanderfol markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların Wanderfol markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000,00'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün «ilanına» dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Marka hakkına tecavüz | Haksız rekabet | Men'i dava | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6435 E. 2023/6379 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz karardaMahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti söz konusu davalıya ait işaretlerin davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açmayacakları yönünde görüş belirtmişse de yukarıda ifade edildiği üzere markaların üçgen ve üç şerit «formları» itibariyle karşılaştırılmasının «ortalama tüketici» nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınarak yapılması gerekir.
Benzer bu kararda… bir figür kullanımından ve süsleme kullanımından ibaret olmayıp 3 ve 4 şeritler davacıya ait tanınmış 200/16057 -85/008494 ve 86/095377 tescil nolu markalar olduğu, «ortalama tüketici» açısından ilk akla gelen adidas markası ürünü olduğu, refleks olarak bu şekilde algılandığı, söz konusu bu markaların tanınmışlığı ve «ayırt ediciliği» söz konusu olup şekil markası olarak tanınırlığı yüksek olduğundan davacı markalarına yönelik davalı kullanımının ayırt ediciliği yüksek 3 ve 4 şerit markalarının kullanımı olup yine başkasına ait markaların kullanımı «haksız rekabet» yarattığından markaların kataloglar üzerinde kullanımının ve bir kısım ürünlerin satışa sunulmasının markaya yönelik tecavüz ve haksız rekabet olduğu, davacı taraf …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderlerinden sorumluluk · hükmün kesinleşmesi · ticari faiz · yargılama giderleri · olumsuz oy · marka hakkına tecavüz · yargılama gideri · tebligat
Benzer bu karardaAncak, hükmün (8) numaralı bendinde yer alan «tebligat», müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan «yargılama giderlerinin» davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Söz konusu «yargılama giderleri» hakkında da aynı oranlama yapılarak mümeyyiz davalının sorumlu olacağı tutarın belirlenmesi gerekirken, diğer davalı ile birlikte tüm «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması doğru olmamış, kararın bu yönüyle davalı ...
Ayakkabıcılıktan münferiten tahsiline dava tarihinden itibaren geçerli değişen oranlarda «ticari faiz» ile davacı tarafa ödenmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile dava tarihinden itibaren geçerli «yasal faizi» ile birlikte tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, hüküm kesinleştikten sonra «ilanına» karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
03 kodlu ayakkabılar üzerindeki kullanımların adidasa ait 205301 numaralı “adidas logo” olarak bilinen markası ile birebir aynısı olduğu ve «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabete» yol açtığını ileri sürerek tespit ve men'ini talep etmiş olup, Dairemizin 13.03.2015 tarihli ilamında da “davacıya ait 205301 tescil numaralı “adidas logo” olarak bilinen markasına davalıya ait ... ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2871 E. 2017/1592 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti söz konusu davalıya ait işaretlerin davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açmayacakları yönünde görüş belirtmişse de yukarıda ifade edildiği üzere markaların üçgen ve üç şerit «formları» itibariyle karşılaştırılmasının «ortalama tüketici» nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınarak yapılması gerekir.
1- Dava, davalı adına tescilli markaların davacının tanınmışlığından yararlanmak için «kötüniyetli» tescil edildiği, markaların «iltibasa» sebep olduğu ve kullanılmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı, kendisi adına tescilli tanınmış marka niteliğindeki yan şerit markasının ayırt edilemeyecek-«iltibasa» sebep olacak derecede benzerinin davalılar tarafından kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… scil kapsamında kalan spor ayakkabılar üzerinde karıştırılma ihtimaline yol açacak şekilde benzeri kullanılmak suretiyle ürünlerin pazarlandığı ve böylece davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, davalıya ait spor ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretin dalga biçiminde ve ortasında da boşluk olacak şekilde yeteri kadar özgün bir işaret olduğu ve «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ayrıca bu işaretin kullanıldığı spor ayakkabılar üzerinde davalının kendi markasının da yer aldığı, bu haliyle «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde 556 sayılı KHK'nın 9/1-b ve c maddeleri anlamında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, keza tanınmış markadan doğan hakların da ihlal edi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · maddi tazminat · yasal faiz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… . ayakkabı tarafından kullanımının ve ... ayakkabı tarafından söz konusu ayakkabıların satışa sunulmasını, ... markalı ayakkabılarda kullanılan yan şerit markasının «marka hakkına tecavüz» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalıların ... markalı ayakkabılar üzerinde davacı tarafa ait yan şerit markasının kullanımının engellenmesine, ayakkabıların satışa sunulmasının internet üzerinde satışa sunulmasının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, her bir davalı için 12.500,00 TL olmak üzere ayrı ayrı «maddi tazminat» ile ayrı ayrı 1.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Davacı, kendisi adına tescilli tanınmış marka niteliğindeki yan şerit markasının ayırt edilemeyecek-«iltibasa» sebep olacak derecede benzerinin davalılar tarafından kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
… scil kapsamında kalan spor ayakkabılar üzerinde karıştırılma ihtimaline yol açacak şekilde benzeri kullanılmak suretiyle ürünlerin pazarlandığı ve böylece davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, davalıya ait spor ayakkabılar üzerinde kullanılan işaretin dalga biçiminde ve ortasında da boşluk olacak şekilde yeteri kadar özgün bir işaret olduğu ve «ayırt ediciliğinin» bulunduğu, ayrıca bu işaretin kullanıldığı spor ayakkabılar üzerinde davalının kendi markasının da yer aldığı, bu haliyle «ortalama tüketici» kitlesi nezdinde 556 sayılı KHK'nın 9/1-b ve c maddeleri anlamında karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, keza tanınmış markadan doğan hakların da ihlal edi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12757 E. , 2015/3303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/02/2014 tarih ve 2013/9-2014/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2006/57017 sayılı markanın, müvekkili adına tescilli 123384 sayılı marka ile ve 2002/07806 ve 2007/45900 sayılı markaların müvekkili ile özdeşleşmiş "..." şekilli markalar ile ayırdedilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalıların bu markaları müvekkilinin tanınmışlığından yarar sağlamak maksadıyla kötüniyetle tescil ettirdiğini, ayrıca 2002/07806 sayılı markanın kullanılmama nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu ileri sürerek dava konusu ettikleri ve davalı adına tescilli 2006/57017, 2002/07806 ve 2007/45900 sayılı markaların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili markaları ile davacı markalarının birbirlerine benzemediğini, 2006/57017 sayılı markanın müvekkili adına daha önce tescil edilmiş "..." ibareli markanın baş harfi olan "M" harfinin dikilebilir ve uygulanabilir hali için tescil ettirildiğini, 2002/07806 sayılı markanın "M" harfinin üst üste ters konulmuş şeklinden oluşturulduğunu, orta kısmında "MP" harflerinin bulunduğunu, davacıya ait üç şerit markası ile benzerliğinden sözedilemeyeceğini, 2007/45900 sayılı markanın "M" harfinin köşeli biçimde yazılışından ibaret olduğunu, üst orta kısmında ".." ibaresinin bulunduğunu, 2002/07086 sayılı markanın kullanılarak 2006 tarihli katalogda yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2002/07806 sayılı markasını ciddi biçimde kullandığı, tescillerin kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı, taraflara ait markalar arasında hükümsüzlüğe yol açacak derecede bir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı adına tescilli markaların davacının tanınmışlığından yararlanmak için kötüniyetli tescil edildiği, markaların iltibasa sebep olduğu ve kullanılmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük istemine ilişkindir.
Davacı adına tescilli markalar, 205301 ve 123384 sayılı üçgen formunda markalar, 95377 sayılı eğik üç şerit formunda marka ve 95374 sayılı düz üç şerit formunda markalardan oluşmaktadır. Dava konusu olup hükümsüzlüğü istenen markaların davacı markaları ile aynı/benzer emtialarda da tescilli oldukları anlaşılmaktadır. Dava konusu 2006/57017 sayılı marka üç şeritten oluşan üçgen benzeri bir formdan ibarettir. Yine 2007/45900 sayılı markanın dikine üç şerit şeklini, 2002/07806 sayılı markanın dikine üç şerit şekli ile yuvarlak şekli ihtiva ettiği görülmektedir. Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti söz konusu davalıya ait işaretlerin davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açmayacakları yönünde görüş belirtmişse de yukarıda ifade edildiği üzere markaların üçgen ve üç şerit formları itibariyle karşılaştırılmasının ortalama tüketici nezdinde bir bütün olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınarak yapılması gerekir.
Davacı tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı ciddi itirazlar ileri sürülmüş, işbu davanın davacı ve davalısının da taraf olarak yer aldığı Ankara 1. ve 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'nce verilen kararlar ve bu mahkemelere ibraz edilen raporları itirazlarına dayanak göstermiştir. Bu durumda, mahkemece, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak Ankara 1. ve 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri'nce verilen kararlar ve davacının itirazlarının değerlendirildiği rapor alınıp markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında benzerlik olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca davacı vekili, 2002/07806 sayılı davalı markasının kullanılmama nedeniyle de hükümsüzlüğünü talep etmiştir. Davalı vekili, anılan markanın 2006 yılı kataloglarında yer alan ayakkabılar üzerinde kullanıldığını ve aynı yıl satışının yapıldığını savunmuş, katalog ve faturalar ibraz etmiş, mahkemece, davalının bu kullanımının ciddi olduğu kabul edilerek bu yöndeki talep de reddedilmiştir. Ancak, marka sahibi markasını tescilden itibaren 5 yıl süre ile ciddi biçimde kullandığını ispatlamakla mükelleftir. Dosyaya sunulan faturaların 2006 yılına ait 8 adet faturadan oluştuğu ve sınırlı sayıda ayakkabı emtiası için düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan ve bilirkişilerce kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istenen markaya ait olduğu belirtilen bu faturaların 556 sayılı KHK'nın 14'üncü maddesi kapsamında ciddi bir kullanımı ispatladığından söz edilemeyeceğinden anılan madde hükmüne dayalı olarak da hükümsüzlük talebinin reddine dair karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171187200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz