Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18441 E. 2015/3201 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme süresi↗ harç eksikliği↗ harcın ikmali↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ belirsiz alacak davası↗ hmk 150↗ peşin karar harcı↗ işlemden kaldırma↗ kusur oranı↗ tazminat davası↗ açılmamış sayılma↗ ifa↗ yenileme↗ alacak davası↗ harç↗ kusur↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekiline eksik dava harcını ikmal etmesi için verilen süre içerisinde harç eksikliğinin tamamlanmadığı, 09.04.2014 tarihli celsede dosyanın HMK'nın 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yenileme süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın usulsüz işlemleriyle davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla açılan tazminat davası olup davacı alacağını tam olarak belirleyemediğini, tarafların kusur oranlarının mahkemece belirleneceğini ve ilk aşamada davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını beyan etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde müvekkili ile davalı banka arasında bankacılık hizmetlerinin ifası, vadeli, vadesiz mevduat, ihracat ve ithalat işlemleri ile kredi kullanımına dair sözleşmeler bulunduğunu, müvekkili şirket ile arasında akdedilen sözleşmelerin banka tarafından gereği gibi ifa edilmemesi veya kötü ifa edilmesi nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda, 6100 Sayılı HMK 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası açılması mümkündür. Davacının, davanın devamı esnasında alacağının yaklaşık 547.719,22 USD, 2.0017,75 Euro ve 38.092,68 Kanada Doları olduğunu beyan etmesi de dava değerinin HMK'nun 107/2. maddesinde belirtildiği gibi tam ve kesin olarak belirlendiği anlamına gelmez. Bu nedenle, davacının dava dilekçesindeki beyanında yaklaşık
olarak belirttiği tutarlar dava değeri olarak kabul edilmek suretiyle davacı tarafa peşin harcın ikmal için süre verilmesi ve devamında da davanın yazılı şekilde açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8926 E. 2018/3127 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDava, davalı bankanın usulsüz işlemleriyle davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla açılan «tazminat davası» olup davacı alacağını tam olarak belirleyemediğini, tarafların «kusur oranlarının» mahkemece belirleneceğini ve ilk aşamada davasını «belirsiz alacak davası» olarak açtığını beyan etmiştir.
Bu durumda, 6100 Sayılı HMK 107. maddesi gereğince «belirsiz alacak davası» açılması mümkündür.
Davacının, davanın devamı esnasında alacağının yaklaşık 547.719,22 USD, 2.0017,75 Euro ve 38.092,68 Kanada Doları olduğunu beyan etmesi de dava değerinin HMK'nun 107/2. maddesinde belirtildiği gibi tam ve «kesin» olarak belirlendiği anlamına gelmez.
Benzer bu karardaHMK 107-1 uyarınca davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; açılan davanın HMK 107/... maddesinde düzenlenen «belirsiz alacak davası» olduğu, dolar kurunun sabitlenmesi hususundaki davalı tarafın beyanının davacı tarafça kabul edilmediği, davalının bu hususla ilgili olarak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava «belirsiz alacak davası» olarak açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · ihtarname · teminat
Benzer bu kararda1-Dava, davacının şirketteki hisselerini davalıya devretmesi nedeniyle hisse karşılığı olarak tutulan «teminattan» arta kalan alacağın tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır.
Somut olayda dava dilekçesi ve ekindeki «ihtarnamelerden» davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının davacı tarafça bilinmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın «belirsiz alacak davası» şeklinde açılmasında davacının «hukuki yararı» bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası
İncelediğiniz karardaDava, davalı bankanın usulsüz işlemleriyle davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla açılan «tazminat davası» olup davacı alacağını tam olarak belirleyemediğini, tarafların «kusur oranlarının» mahkemece belirleneceğini ve ilk aşamada davasını «belirsiz alacak davası» olarak açtığını beyan etmiştir.
Bu durumda, 6100 Sayılı HMK 107. maddesi gereğince «belirsiz alacak davası» açılması mümkündür.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · hukuki yarar · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18441 E. , 2015/3201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2014 tarih ve 2013/98-2014/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili ile olan ticari ilişkisinde üzerine düşen sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği gibi davacıya ait hesaplarda davacının izni olmaksızın haksız ve hukuki dayanaktan uzak işlemler gerçekleştirerek müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekiline eksik dava harcını ikmal etmesi için verilen süre içerisinde harç eksikliğinin tamamlanmadığı, 09.04.2014 tarihli celsede dosyanın HMK'nın 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yenileme süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın usulsüz işlemleriyle davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla açılan tazminat davası olup davacı alacağını tam olarak belirleyemediğini, tarafların kusur oranlarının mahkemece belirleneceğini ve ilk aşamada davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını beyan etmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde müvekkili ile davalı banka arasında bankacılık hizmetlerinin ifası, vadeli, vadesiz mevduat, ihracat ve ithalat işlemleri ile kredi kullanımına dair sözleşmeler bulunduğunu, müvekkili şirket ile arasında akdedilen sözleşmelerin banka tarafından gereği gibi ifa edilmemesi veya kötü ifa edilmesi nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda, 6100 Sayılı HMK 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası açılması mümkündür. Davacının, davanın devamı esnasında alacağının yaklaşık 547.719,22 USD, 2.0017,75 Euro ve 38.092,68 Kanada Doları olduğunu beyan etmesi de dava değerinin HMK'nun 107/2. maddesinde belirtildiği gibi tam ve kesin olarak belirlendiği anlamına gelmez.
Bu nedenle, davacının dava dilekçesindeki beyanında yaklaşık
olarak belirttiği tutarlar dava değeri olarak kabul edilmek suretiyle davacı tarafa peşin harcın ikmal için süre verilmesi ve devamında da davanın yazılı şekilde açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171082200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz