Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14531 E. 2015/3830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi tazminat↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine dair verilen karşı karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16861 E. 2013/701 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · reeskont faizi · genel kredi sözleşmesi · işlemiş faiz · kredi sözleşmesi · asıl alacak · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı ... arasında 200.000 TL limitli «genel kredi sözleşmesinin» imzalandığı, dava dışı şirketin davacıya kredi borcunun bulunduğu, bu krediye istinaden borçlu şirket tarafından işbu davaya konu 05/06/2008 keşide tarihli 15.000 TL bedelli çekin verildiği, çekin 05/06/2008 tarihinde «ibraz» edildiği ancak karşılığının bulunmadığı ve TTK'nun 711/3. maddesi gereğince işlem yapılamadığına dair «şerh» verildiği, kullanılan kredi ve çekten dolayı davacının, davalıdan dava tarihi itibari ile 15.000 TL «asıl alacak», 4.880,42 TL ise dava öncesi döneme ilişkin «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 19.880,42 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.000 TL asıl alacak ve 4.880,42 TL dava öncesi işlemiş faizin davalıdan tahsiline, asıl alacak olan 15.000 TL'ye dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9928 E. 2010/10823 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garantörlük
Benzer bu karardaMahkemece, davacının yaptığı ihracata, davalı bankanın hatalı ve talimata aykırı olarak banka «garantisini» kaldıracak şekilde işlem yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, 52.880,51 Euro alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar,davalı vekilinin temyizi üzerine diğer temyiz itirazları reddedilip, bozma ilamında yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13088 E. 2010/5022 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme tazminatı · ara karar · olumsuz oy · temerrüt faizi · havale · kredi sözleşmesi · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu karardaDava dilekçesinin “Sonuç” kısmının “a” bendinde «kredi sözleşmesine» göre ödenmesi gereken «gecikme tazminatının», “b” bendinde ise ödenmeyen «asıl alacaklar» için hesaplanacak «temerrüt faizinin» tahsiline karar verilmesi istenmiştir.Mahkemece 10.10.2005 tarihli celsede dava dilekçesinin 7. bendindeki açıklama ile sonuç kısmı arasındaki farklılığın açıklanarak talebin açıklığa kavuşturulması istenmiş, davacı tarafça bu «ara» kararı uyarınca verilen 28.10.2005 «havale» tarihli dilekçe ile gecikme tazminatına ilişkin istem yönünden dava dilekçesi içeriğinde istenen miktar ile sonuç kısmında istenen miktar arasındaki çelişki gideri …
Mahkemece davacının «ara» karar gereği açıklığa kavuşturduğu dava dilekçesinin “Sonuç” kısmının “a” bendinde geçen «gecikme tazminatı» ile dava dilekçesinin “Sonuç” kısmının “b” bendinde geçen «temerrüt faizi» istemi hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen gerek kararın gerekçe kısmında, gerekse hüküm fıkrasında dava dilek …
Mahkemece verilen sözkonusu «ara» karar dava dilekçesinin “a” bendinde geçen «gecikme tazminatı» ile ilgili istemin açıklığa kavuşturulması amacına yönelik olup, davacı tarafça da ara karar gereği yerine getirilerek anılan istem hakkında açıklama yapılmıştır.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14531 E. , 2015/3830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 gün ve 2011/550-2012/544 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/06/2014 gün ve 2013/4139-2014/11050 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Düzce ilinde yerleşik ve beyaz eşya ticareti işi ile uğraşan müvekkili şirketin ortağı olan diğer müvekkili ...'ın, şirketi temsilen ve kendi adına dava dışı firmanın davalının Düzce Şubesinden almış olduğu 24 aylık geri ödemeli 20.000.00 TL bedelli kredi sözleşmesine kefil bulunduklarını, bu kredinin 09.02.2006 tarihinde kapatıldığını, ancak buna rağmen davalının müvekkilleri aleyhine icra takibine geçtiğini, 17.10.2006 tarihli 155.924,03 TL tutarlı ödeme emri tebliğ ettirdiğini, ödeme emrinde borcun sebebi olarak kapatılan kredi borcunun dayanak gösterildiğini, müvekkillerinin imzası ve bilgisi dahilinde olmayan 02.04.2004 tarihli ve 24.01.2005 tarihli kredi sözleşmelerinin icra takibinin dayanak belgeleri olduğunu, müvekkillerinin şikayet üzerine davalı müfettişi tarafından yapılan soruşturma sonunda düzenlenen raporda banka personelince ilk sözleşmedeki 20.000,00 YTL ibaresindeki "2" rakamının "7" olarak değiştirdiğinin, ilk sözleşmede kefil olan davacıların bilgi ve iradesi dışında sonradan 40.000,00 TL ve 10.000,00 TL'lik kredi fasıllarının da ilk sözleşmeye dahil edildiğinin belirlendiğini, savcılığa yapılan şikayet sonrası kamu davası açıldığını, sahteciliğin belirlendiğini, davalı personelinin mahkumiyetine karar verildiğini, açılan menfi tespit davasının kabul edilerek müvekkillerinin davalıya borcunun da olmadığının belirlendiğini, yapılan bu haksız işlemler ve takiplerle müvekkillerinin işlerinin bozulduğunu, bayiliklerinin birer birer iptal edildiğini, hiçbir bankanın kendileri ile çalışmak istemediğini, küçük bir yer olan Düzce'de bu olayın duyulması sebebiyle itibarlarının sarsıldığını, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının doğduğunu ileri sürerek, müvekkili ...
için 10.000.00 TL manevi, 7.500.00 TL maddi ve diğer müvekkili için şimdilik 7.500.00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine dair verilen karşı karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davacılar yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170753500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz