6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/577 E. 2020/612 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Görevsizlik mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Alacağın temliki sözleşmesine dayanılarak açılan itirazın iptali davasında; temlik sözleşmesi bağımsız nitelikte olup, temlik edilen alacağın asıl borçlusu davada taraf değilse, dava TTK'da sayılan mutlak ticari davalardan değilse ve taraflardan biri (davacı) tacir değilse, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili sayılmaz ve görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil, HMK 2. madde gereği genel görevli asliye hukuk mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

İtirazın iptali davasında görevli mahkemenin belirlenmesi (asliye ticaret mahkemesi mi, asliye hukuk mahkemesi mi) → ret

İddia: Davalı vekili, sözleşmenin ifasının tacir olan müvekkilinin ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, dolayısıyla ticari iş niteliğinde bulunduğunu ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında imzalanan alacağın temliki sözleşmesi bağımsız mahiyette bir sözleşme olup taraflar açısından kendi başına hüküm ifade eder. Davacıların temlik sözleşmesine konu ettiği alacağın borçlusu durumundaki tasfiye halindeki şirket bu davada taraf değildir. Eldeki dava TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, davacıların tacir olmadığı da gözetildiğinde uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle de ilişkili değildir. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil, HMK'nın 2. maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesidir. Konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Daireleri arasında çelişkili kararlar bulunmakla birlikte, Dairece benimsenen bu hukuki görüşü destekleyen Hukuk Genel Kurulu kararı da gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin hükmü usul ve kanuna uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, temlik edilen alacağın borçlusu davada taraf değilse ve dava mutlak ticari dava niteliğinde bulunmuyorsa görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna dair, Dairenin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararıyla desteklenen ve konuya ilişkin Yargıtay daireleri arasındaki çelişkiye işaret eden görüşünü yansıtması nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Alacağın temliki sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasında, temlik edilen alacağın borçlusu davada taraf değilse ve dava TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan değilse ve davacı tacir değilse, görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil HMK 2. madde gereği genel görevli asliye hukuk mahkemesidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacağın temliki itirazın iptali mutlak ticari dava görevsizlik genel görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 3TTK 4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 2 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 183

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/577

KARAR NO 2020/612

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/12/2019

NUMARASI 2017/622 Esas-2019/1267 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/06/2020

Görevsizliğe ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 20/08/2011 tarihli sözleşme ile tasfiye halindeki ... A.Ş. 'den 12501 numaralı hesabından mevcut 13.540- USD alacaklarını davalı şirkete devir ve temlik ettiklerini, davalının ise bu devir ve temliki kabul ettiğini ve söz konusu sözleşmenin müvekkili ve davalı tarafından imza altına alındığını, sözleşmenin 4. Md.

3. fıkrasında alacağı temlik alan davalının bu miktarı 28/03/2011 ile 28/12/2014 tarihleri arasında vadeleri sözleşmede belirtildiği şekilde temlik eden davacıya ödeyeceğinin kararlaştırıldığını ancak davalı şirketin sözleşme uyarınca borcunu taahhüt ettiği vadelerde ifa etmediğini, söz konusu borçların ifasını amaçlayan icra takibine de haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek icra takibinin devamına, %40'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, sözleşme tarihi itibariyle yetki şartının geçerli olduğunu, dava konusu alacağın hukuken henüz talep edilebilir olmadığını, borcu nakledilen ... A.Ş'nin tasfiye sürecinin devam ettiğini, davanın zamansız açılmış bir dava olduğunu, ortada geçerli bir icra takibinin olmadığını, yetkili icra dairesinde takip yapılmış olmasının itirazın iptali davasının koşullarından biri olduğunu, sözleşme tarihi itibarıyla yetki şartı geçerli olduğunu belirterek davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine, yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddine, davacının icra takip miktarı üzerinden %20’den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 6102 Sayılı TTK'nun 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğunun belirtildiği, aynı kanunun 4. maddesinde ise ticari dava ve işlerin sayıldığı, eldeki davanın ise davacı tarafından temlik sözleşmesi uyarınca davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden bahisle itirazın iptali isteminde bulunulmuş olup davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki ... A.Ş'nin bu davada taraf olmadığı gibi uyuşmazlık konusu alacağın da doğrudan doğruya davalının ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davacının tacir olmadığı gibi eldeki davanın Ticaret Kanunununda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, uyuşmazlığın temlik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 183.

vd. maddeleri uygulanacağından dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşımadığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden karşı görevsizlik kararı verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bidayet mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, bu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu sözleşmenin ifasının tacir olan müvekkilin ticari işletmesiyle ilgili olup ticari iş niteliğinde olduğunu ve İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, Yargıtay'ın ve BAM'ın yargı yeri belirlenmesine dair güncel kararları olduğunu bu nedenlerle kararın kaldırılarak İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; taraflar arasında düzenlenen alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK.nun 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, aynı kanunun 4. maddesinde ise ticari dava ve işler sayılmıştır. Davacılar ile davalı şirket arasında imzalanan alacağın temliki sözleşmesi bağımsız mahiyette bir sözleşmedir ve taraflar açısından kendi başına hüküm ifade eder. Davacılar anılan sözleşmeye dayanarak sözleşmenin karşı tarafı olan davalı aleyhine icra takibinde bulunmuş ve itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır.

Davacıların temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki Tasfiye Halindeki .... A.Ş. bu davada taraf değildir. Eldeki dava TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davacıların tacir olmadıkları da gözetildiğinde her iki tarafın ticari işletmesiyle ilişkili değildir. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesidir. (HGK nun 2017/11-2630 esas,2019/328 karar sayılı ve 21/03/2019 tarihli emsal ilamı aynı yöndedir.)Konuya ilişkin olmak üzere Yargıtay Hukuk Daireleri arasında çelişkili kararlar mevcut olduğu bir gerçektir. Ancak Dairemizce de benimsenen yukarıda açıklanan hukuki görüş ve bu görüşü destekleyen HGK kararı gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nin, davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine ilişkin hükmü usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilin istinaf sebebi yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile, HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.19/06/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170593 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.