Ortaktan çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15385 E. 2015/3658 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarılma↗ kâr payı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalının, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda davalıya ödenmesi gereken ortaklık payı 5.411,15 TL olarak belirlenmiş ise de davalının sorumlu olduğu dönemde 14.462,50 TL kasa noksanı bulunduğu, ödenmemiş sermaye bulunması nedeni ile ayrılma payının 3.037,48 TL olup, kasa noksanından bu miktar düşüldüğünde davalının kendisine ödenecek herhangi bir meblağın bulunmadığı, bu nedenlerle kendisine ortaklık payı ödenmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3759 E. 2014/10569 K.
Ortak:ortaklıktan çıkarılma · kâr payı · Ortaktan çıkarma
İncelediğiniz kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalının, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda davalıya ödenmesi gereken ortaklık «payı» 5.411,15 TL olarak belirlenmiş ise de davalının sorumlu olduğu dönemde 14.462,50 TL kasa noksanı bulunduğu, ödenmemiş sermaye bulunması nedeni ile ayrılma payının 3.037,48 TL olup, kasa noksanından bu miktar düşüldüğünde davalının kendisine ödenecek herhangi bir meblağın bulunmadığı, bu nedenlerle kendisine ortaklık payı ödenmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının şirket «ortaklığından çıkarılmasına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu kararda… esabına işletmesinin TTK'nın 547.maddesine aykırılık oluşturduğu ve TTK'nın 161. maddesi anlamında muhik sebep olarak nitelendirilerek davalının şirketteki idare ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» haklı gösterdiği ve yine TTK'nın 551/3 kapsamında davacının talebinin dinlenebilmesi için ön koşul olan çiftçe çoğunluk şartının olayda gerçekleştiği, ancak davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» halinde kendisine ödenmesi gereken ortaklık «payı» olduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda davalıya ödenmesi gereken ortaklık payı 5.411,15 TL olarak belirlenmiş ise de davalının sorumlu oldu …
Mahkemece, davalının «ortaklıktan çıkarılması» için gerekli haklı nedenlerin oluştuğu kanaatine varılarak ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş olup, dosya kapsamına göre bu yöndeki karar yerinde ise de çıkarılma kararı ile birlikte çıkarılan ortağın hakkı olan ortaklık «payının» da kendisine ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu hususun tespiti için inceleme yapılmış ise de davalının müdür olarak şirketi yönettiği dönemde kasa noksanının bulunduğu, kasa noksanından «çıkma payının» düşülmesi sonucu kendisine ödenecek herhangi bir meblağın bulunmadığı, bu nedenle davalıya ortaklık payı ödenmesine yer olmadığı gerekçesiyle davalı hakkında çıkma payına hükmedilmeden «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisinin kaldırılması · çıkma payı · sorumluluk davası · mahsup · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu kararda… esabına işletmesinin TTK'nın 547.maddesine aykırılık oluşturduğu ve TTK'nın 161. maddesi anlamında muhik sebep olarak nitelendirilerek davalının şirketteki idare ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» haklı gösterdiği ve yine TTK'nın 551/3 kapsamında davacının talebinin dinlenebilmesi için ön koşul olan çiftçe çoğunluk şartının olayda gerçekleştiği, ancak davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» halinde kendisine ödenmesi gereken ortaklık «payı» olduğu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda davalıya ödenmesi gereken ortaklık payı 5.411,15 TL olarak belirlenmiş ise de davalının sorumlu oldu …
Bu durumda mahkemece, davalının hak ettiği «çıkma payının» kendisine ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, davacı şirket tarafından ancak davalıya karşı açılacak bir «sorumluluk davası» sonucunda hüküm altına alınması mümkün tazminattan, bu davada hüküm altına alınması gereken çıkma payının «mahsup» edilerek davalıya ortaklık payı ödenmemesine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bu hususun tespiti için inceleme yapılmış ise de davalının müdür olarak şirketi yönettiği dönemde kasa noksanının bulunduğu, kasa noksanından «çıkma payının» düşülmesi sonucu kendisine ödenecek herhangi bir meblağın bulunmadığı, bu nedenle davalıya ortaklık payı ödenmesine yer olmadığı gerekçesiyle davalı hakkında çıkma payına hükmedilmeden «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Oysaki bu davada mahkemece, «ortaklıktan çıkarılma» koşullarının mevcudiyeti halinde ortağa ödenmesi gereken «çıkma payının» hesaplanarak, bulunan miktarın çıkma kararı ile birlikte hüküm altına alınması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5279 E. 2015/13539 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Rücû tazminatı | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5316 E. 2010/11342 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ve faiz başlangıcı · rücuen tazminat · temerrüt faizi · inkar tazminatı · sigorta poliçesi · temerrüt
Benzer bu kararda2-Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, davacı tarafından sigortalısına 08.10.2004 tarihinde ödeme yapıldığının dosya kapsamıyla sabit olması karşısında, davacı sigortacının ödeme yaptığı tarihten itibaren «temerrüt faizine» karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı tarihin «temerrüt faizine başlangıç» yapılması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedennle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerekt …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu olayda davalının % 70 oranında kusurlu ve davacının isteyebileceği zararın ise 2.037,95 YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve «inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15385 E. , 2015/3658 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2012 gün ve 2005/252-2012/209 sayılı kararı bozan Daire’nin 05/06/2014 gün ve 2013/3759-2014/10569 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ortaklarından olan davalının şirket müdürü olduktan sonra müdürlük yetki ve görevini kötüye kullanarak şirketin tüm gelirini zimmetine geçirdiğini ve şirketi büyük zarara uğrattığını, ortaklar kurulu tarafından alınan kararlarla davalının müdürlük yetkisinin sonlandırılmasına ve şirkete ait defter, kayıt ve belgeleri seçilen yeni müdüre teslim etmesine karar verildiği halde davalının teslim edimini yerine getirmediğini, şirketi zarara uğratacak eylem ve işlemlerde bulunduğunu, bu nedenlerle 15.06.2005 tarihinde yapılan toplantıda davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini ileri sürerek, davalının müvekkili şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının tamamen asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalının, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar sonucunda davalıya ödenmesi gereken ortaklık payı 5.411,15 TL olarak belirlenmiş ise de davalının sorumlu olduğu dönemde 14.462,50 TL kasa noksanı bulunduğu, ödenmemiş sermaye bulunması nedeni ile ayrılma payının 3.037,48 TL olup, kasa noksanından bu miktar düşüldüğünde davalının kendisine ödenecek herhangi bir meblağın bulunmadığı, bu nedenlerle kendisine ortaklık payı ödenmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 17/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170545300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz