Temerrüt ve faiz başlangıcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2007/2597 E. 2008/4122 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ve faiz başlangıcı↗ borçlunun temerrüdü↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ sigorta tazminatı↗ sorumluluk sigortası↗ temerrüt tarihi↗ riziko↗ muacceliyet↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ feragat↗ maddi tazminat↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğ-rultusunda, davalı sigorta şirketleri yönünden asıl davada 7.500 YTL/nin dava, birleşen davada ise 47.500 YTL'nin birleşen dava tarihinden itibaren poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere bu davalılardan tahsiline, asıl davada diğer davalılar hakkındaki davanın ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, zarar veren aracın zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacıları olan davalılar yönünden maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, birleşen davada temerrüt faizinin başlangıcı bu davalılar bakımından birleşen dava tarihi olarak belirlenmiştir.
Oysa, ilke olarak, trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketi bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Ancak, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1 ve 99/1. maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse mala gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bu hükümler esasen Türk Ticaret Kanunu'nun 1299. maddesinin tekrarı niteliğindedir. Öte yandan, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, TTK'nın 1299. maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasa'nın 1292. maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. Kural olarak, kısmi dava, dava edilmeyen fakat saklı tutulan miktar bakımından borçluyu temerrüde düşürmemektedir. Ancak, anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde anılan her iki davalı sigorta şirketinin birleşen dava yönünden de asıl (kısmi) dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda somut olay incelendiğinde, davalı sigorta şirketlerine karşı asıl (kısmi) dava 22.03.2005 tarihinde açılmış bulunması karşısında, mahkemece, birleşen dava yönünden de temerrüt
tarihinin asıl davada olduğu gibi 22.03.2005 tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken, aksi düşünceler ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Zorunlu mali sorumluluk sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15659 E. 2013/338 K.
Ortak:mali sorumluluk sigortası · sigorta tazminatı · sorumluluk sigortası · riziko · ihbar · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaAsıl ve birleşen dava, zarar veren aracın zorunlu ve ihtiyari «mali sorumluluk sigortacıları» olan davalılar yönünden «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, birleşen davada «temerrüt faizinin başlangıcı» bu davalılar bakımından birleşen dava tarihi olarak belirlenmiştir.
Öte yandan, ihtiyari «mali sorumluluk sigortasına» uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür «sigortada tazminat» alacağının «muacceliyeti» genel hükümlere göre saptanmalıdır.
Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, TTK'nın 1299. maddesi hükmü uyarınca, «rizikonun» gerçekleştiğini sigortacıya «ihbar» borcunun aynı Yasa'nın 1292. maddesi hükmünce doğduğu tarihte «muaccel» olur.
Benzer bu karardaTTK'nun 1299/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 1292/1, 2918 sayılı KTK'nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın 12. maddesi uyarınca «rizikonun», bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya «ihbar» edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde «sigortanın tazminatı» ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde «temerrüt» gerçekleşmektedir.
Somut olayda, davadan önce davalı ... şirketine 25.08.2004 tarihinde «ihbarda» bulunulmuş olup, 03.09.2004 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bu davacılar yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan b …
2- Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak zorunlu trafik «sigortacısından tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · sigorta sözleşmesi · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davacıların uğradığı «gerçek zarar» miktarından, davalı ... şirketince zorunlu karayolu taşımacılık sigortası ile zorunlu trafik «sigorta sözleşmesi» dolayısıyla ödenen bedellerin düşülmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı olarak zorunlu trafik «sigortacısından tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2007/2597 E., 2008/4122 K.
11. Hukuk Dairesi 2007/2597 E., 2008/4122 K.
İHTİYARİ MALİ SORUMLULUK SİGORTASI
KISMİ DAVA
TEMERRÜT
ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Ankara Yirmiikinci Asliye Hukuk Mahkemesi)'nce verilen 09.11.2006 tarih ve 2005/92-2006/386 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, ! layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın müvekkilinin kullandığı araca çarparak müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu ileri sürerek, asıl davada şimdilik 7.500 YTL'nin, birleşen davada da 47.500 YTL'nin davalı sigorta şirketleri yönünden asıl davada dava, birleşen davada ise olay tarihinden itibaren olmak üzere temerrüt faizi ile maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılardan sigorta şirketleri (ayrı ayrı) vekilleri davanın reddini sa-vunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğ-rultusunda, davalı sigorta şirketleri yönünden asıl davada 7.500 YTL/nin dava, birleşen davada ise 47.500 YTL'nin birleşen dava tarihinden itibaren poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere bu davalılardan tahsiline, asıl davada diğer davalılar hakkındaki davanın ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, zarar veren aracın zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacıları olan davalılar yönünden maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, birleşen davada temerrüt faizinin başlangıcı bu davalılar bakımından birleşen dava tarihi olarak belirlenmiştir.
Oysa, ilke olarak, trafik kazaları esas niteliği itibariyle haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını yapan sigorta şirketi bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Ancak, sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1 ve 99/1. maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse mala gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren 8 iş gününde ödenmesi gerektiği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Bu hükümler esasen Türk Ticaret Kanunu'nun 1299. maddesinin tekrarı niteliğindedir. Öte yandan, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100.
maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, TTK'nın 1299. maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı Yasa'nın 1292. maddesi hükmünce doğduğu tarihte muaccel olur. Kural olarak, kısmi dava, dava edilmeyen fakat saklı tutulan miktar bakımından borçluyu temerrüde düşürmemektedir. Ancak, anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde anılan her iki davalı sigorta şirketinin birleşen dava yönünden de asıl (kısmi) dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda somut olay incelendiğinde, davalı sigorta şirketlerine karşı asıl (kısmi) dava 22.03.2005 tarihinde açılmış bulunması karşısında, mahkemece, birleşen dava yönünden de temerrüt
tarihinin asıl davada olduğu gibi 22.03.2005 tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken, aksi düşünceler ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün üçüncü paragrafındaki "...birleşen dosyanın dava tarihi olan 02.10.2006..." ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "...asıl dava tarihi olan 22.03.2005..." ibaresinin konulmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle (ONANMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16946200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz