Danışmanlık protokolü uyuşmazlığında görevli mahkeme sorunu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/719 E. 2020/637 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Protokolün geçerliliğinin tespiti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kılavuzluk hizmeti vermeye yetkili bir şirketle bu şirkete yönetim/danışmanlık hizmeti verilmesine ilişkin protokolden kaynaklanan bir uyuşmazlık, tarafların kılavuzluk hizmetinin kendisine değil danışmanlık ilişkisinin geçerliliğine ilişkinse, salt davalının faaliyet alanının deniz ticaretiyle ilgili olması nedeniyle deniz ticareti davası sayılmaz; bu durumda TTK'nın deniz ticaretine ilişkin görev kurallarına dayanılarak görevsizlik kararı verilemez, genel görevli asliye ticaret mahkemesi davaya bakmakla görevlidir.
Ele alınan sorunlar
Danışmanlık protokolünden kaynaklanan uyuşmazlığın deniz ticareti davası sayılıp sayılmayacağı ve görevli mahkeme → kabul
İddia: Davacı vekili, uyuşmazlığın deniz taşımacılığı veya deniz sigortası ile ilgisinin bulunmadığını, davalının kılavuzluk hizmeti vermesinin somut uyuşmazlığı ilgilendirmediğini, uyuşmazlığın borçlar hukukunu ilgilendiren protokolden kaynaklandığını, danışmanlık hizmetinin denizcilik tekniğiyle ilgisinin olmadığını ileri sürmüştür. Davalı vekili ise davanın gemi ve yük alacağından veya TTK 1352'de sayılan deniz alacaklarından kaynaklandığına ilişkin bir beyan bulunmadığını, taraflar arasında protokolden doğan bir uyuşmazlık olduğunu ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının ikisinin de ticari işletmesiyle ilgili olması ya da kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. TTK'nın 5. kitabındaki 'deniz ticareti' başlığı altındaki düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin deniz ticaretinden kaynaklanan davalar, bu konuda görevlendirilen asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer. Taraflar arasındaki protokolde, davalının Ambarlı Liman sahasında kılavuzluk hizmeti vermeye yetkili olması nedeniyle davacının davalıya yönetim/danışmanlık hizmeti vereceği, bu hizmet karşılığında elde edilen hasılattan pay alacağı kararlaştırılmıştır. Davalı şirketin faaliyet alanı kapsamında kılavuzluk hizmeti vermesi, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklandığını kabule yeterli değildir. Uyuşmazlık, protokolün halen yürürlükte bulunup bulunmadığına ilişkindir; taraflar arasında kılavuzluk hizmeti verilmesi söz konusu olmayıp, tacirler arası danışmanlık hizmetine ilişkin protokole dayalı bir dava söz konusudur ve deniz ticaretini görevli kılan bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davaya bakmakla görevli olan mahkemenin görevsizlik kararı vermesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kılavuzluk hizmeti veren bir şirketle akdedilen danışmanlık/yönetim hizmeti protokolünden kaynaklanan uyuşmazlığın, salt davalının kılavuzluk faaliyeti yürütmesi nedeniyle deniz ticareti davası sayılamayacağı ve bu tür uyuşmazlıklarda görevsizlik kararı verilemeyeceği yönündeki tespit açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Kılavuzluk hizmeti verme yetkisine sahip bir şirketle akdedilen ve sadece o şirketin kılavuzluk faaliyeti nedeniyle deniz ticaretiyle bağlantılı görünen ancak esasen danışmanlık/yönetim hizmeti protokolünden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, TTK'nın 5. kitabındaki deniz ticareti hükümleri uygulanmadığından, deniz ticareti davalarına bakmakla görevlendirilen asliye ticaret mahkemesi değil, genel görevli asliye ticaret mahkemesi görevlidir.
- Dava şartı
- görev
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev↗ deniz ticareti↗ kılavuzluk hizmeti↗ danışmanlık protokolü↗ ticari dava↗ TTK 4. madde↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/719
KARAR NO 2020/637
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/05/2020
NUMARASI 2020/231 Esas 2020/239 Karar
DAVA
Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/07/2020
Görevsizliğe ilişkin hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, 31/12/2018 tarihinde yayımlanan Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca 18/07/2019 tarihinde Ambarlı Hizmet Sahasında B sınıfı hizmet izin belgesi aldığını, taraflar arasında 17/07/2019 tarihinde protokol akdedildiğini, davalı şirketin Ambarlı Limanında B sınıfı kılavuzluk hizmeti verdiği müddetçe müvekkili şirkete yönetim danışmanlık bedeli ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, 08/01/2020 tarihinde yayımlanan yeni yönetmelik ile eski yönetmelik hükümleri kalkmış olsa da yeni yönetmelik hükümleri gereğince de B sınıfı kılavuzluk hizmetine devam edebileceğini, davalı şirketin B sınıfı kılavuzluk hizmeti vermeye devam ettiğini, ancak davalı şirket tarafından müvekkili şirkete Kartal ....
Noterliği 21/02/2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle eski yönetmelik hükümlerinin geçerliliğini yitirdiğini ve taraflar arasındaki protokolün 20/02/2020 tarihi itibariyle sona erdiği bilgisinin verildiğini, davalı şirketin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin eski yönetmelik kapsamında vermiş olduğu aynı kılavuzluk hizmetini yeni yönetmelik kapsamında da kesintisiz vermeye devam ediyorken- yani fiili durumda hiçbir değişiklik yok iken- ve sözleşmede de aksi yönde bir düzenleme yok iken salt eski yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasının taraflar arasında akdedilen protokolü sona erdirmeyeceğini, öne sürülen hususların salt sözleşmeyi sona erdirmek için dayanağı olmayan bahaneler olduğunu beyanla öncelikle 17/07/2019 tarihli protokolün ayakta olduğunun tespiti, bunun mümkün olmaması halinde terditli olarak haksız fesih nedeni ile uğranılan maddi zarar kapsamında yoksun kalınan gelir olarak 10.000-TL belirsiz alacağın tespiti ve fesih tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi üzerine tensiben görevsizlik kararı verildiğinden cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; kılavuzluk hizmetinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Kitabında 1352/1-k maddesinde düzenlendiği, uyuşmazlığa ilişkin yargılama yapma görevinin "Denizcilik İhtisas Mahkemesi" sıfatıyla görevlendirilen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca ve Yargıtay HGK' nun 2017/15-2141 Esas 2019/442 karar sayılı ilamı doğrultusunda mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar kesinleştiğin de dava dosyasının deniz ticareti ile ilgili davalara bakmakla görevlendirilen İstanbul 17.asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlığın deniz taşımacılığı veya deniz sigortası ile ilgisinin bulunmadığını, davalı şirketin halihazırda kılavuzluk hizmeti vermesinin somut uyuşmazlığı ilgilendirir bir yönü olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Borçlar Hukuku'nu ilgilendirir Protokol'den kaynaklı olduğunu, müvekkili şirketin hem mevcut hem de yürürlükten kaldırılan mevzuat kapsamlarında Kılavuzluk Hizmeti vermek için ne lisansı ne de yetki belgesinin mevcut olduğunu, Danışmanlık hizmetinin denizcilik tekniği ile ilgisinin bulunmadığını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının, davanın gemi ve yük alacağından kaynaklandığı veya davanın TTK 1352.maddesinde sayılan deniz alacaklarından olduğu yönünde bir beyan bulunmadığını, taraflar arasında Protokolden doğan bir uyuşmazlığın mevcut olduğunu, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak yargılama devam olunmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Öte yandan TTK’nun 5. kitap kısmında ‘deniz ticareti’ başlığı altında sıralanmış bulunan düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin deniz ticaretinden kaynaklanan davalara bakmakla görevlendirilen ...17.asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girmektedir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflarca imzalanan protokolde davacının Ambarlı Liman sahasında kılavuzluk hizmetleri vermeye yetkili davalı şirkete yönetim/danışmanlık hizmeti vereceği;
bu hizmet karşılığında da elde edilen hasılattan pay alaacğı kararlaştırılmıştır. Buna göre davalı şirketin faaliyet alanı kapsamında kılavuzluk hizmeti vermesi, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklandığını kabule yeterli değildir. Protokolün halen yürürülükte bulunup bulunmadığından uyuşmazlık doğmuş olup ;taraflar arasında deniz ticaretini görevli kılan bir uyuşmazlık söz konusu değildir.Taraflar arasında kılavuzluk hizmeti verilmesi söz konusu değildir. Taraflar arasın da tacirler arası danışmanlık hizmetine ilişkin olarak imzalanan protokole dayalı olarak açılan bir dava söz konusu olup; açılan davaya bakmakta görevli olduğu halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüyle;
kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE; İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2020 Tarih 2020/231 Esas 2020/239 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 54,40-TL davalı 54,40-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169403 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi