Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10098 E. 2015/3417 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine tescil↗ hisse devir sözleşmesinin iptali↗ ıskat↗ hisse devrinin iptali↗ sermaye taahhüdü↗ hmk 297↗ sözleşmenin iptali↗ bedelsizlik↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ infaz↗ olumsuz oy↗ geçersizlik↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ taahhütname↗ ilan↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketin % 26 paya sahip ortağı olduğu, davalı şirketin yönetim kurulunun davacının %4 paya karşılık 40 adet hissesinden ıskat kararının, mahkeme kanalıyla seçiminin iptaline karar verilen yönetim kurulunca alındığı, alınan ıskat kararının geçersiz olduğu, davacının 40 adet hisse karşılığı, 4.000 TL tutarlı hissesini davalı ...'a devrine ilişkin 31/12/2002 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptal edildiği, davacının 40 adet paya karşılık 4.000 TL olan sermaye taahhüdü borcunu ödemesi için usulüne uygun 29/11/2006 tarihli davalı ilanı üzerine süresinde 4.950,00 TL'yi davalı şirkete ödediği, davacının davalı şirkete ödenmemiş sermaye taahhüdü borcunun bulunmadığı, davacının davalı şirketi olan pay oranının verilen kararla % 26 olarak kesinleşmiş bulunduğu, davalı şirketin 20/03/2010 tarihli genel kurulunda 100.000 TL olan sermayesinin bedelsiz artırım kararı ile 620.000'TL'ye çıkarıldığı, davacının hisse devrinin iptali ve ıskatın geçersizliği nedeniyle, davalı şirkette olan % 4 hissesi karşılığı 248 adet hissesinin iadesinin gerekeceği, davalı ... tarafından 11/02/2009 dava tarihinden önce 12/01/2009 tarihinde 40 adet hissenin davalılar ..., ... ve ...'a devredildiği, dava tarihi itibariyle davalı ... üzerinde davacıya ait hissenin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen (İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.) davaların kabulüne, birleşen (İstanbul 12. ATM 2009/107 E.) davanın reddine, karşı davada ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
.../...
Kararı, asıl davada ve birleşen ((İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.) davalarda davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada ve temyize konu birleşen davalarda (İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.)davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, davacının davalı şirkete sermaye borcu olmadığının tespiti ile hisse oranının tespiti, iadesi ve pay defterine tescili ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, asıl davada davacı vekilince diğer kalem istemler yanında manevi tazminat isteminde de bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece bu kalem istemle ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, asıl davadaki hükmün bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir.Anılan Yasa’nın 297 nci maddesinde hüküm sonucu kısmında,gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin,istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,mümkünse sıra numarası altında birer birer,açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır.Başka bir anlatımla,mahkemece tesis edilen hükmün,infazı kabil,uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, asıl ve temyize konu anılan birleşen davalarda hangi davalıdan ne miktar hisse senedinin davacıya iade edileceği hükümde belli olmayıp, hükmün infazında kuşku yaratacak nitelikte olduğu açıktır.
O halde, mahkemece, davacı vekiline bu hususta gerektiğinde dava dilekçeleri açıklattırılmak, davalılar yönünden istemler ayrı ayrı denetlenebilir bir şekilde değerlendirilmek ve infazda kuşkuya yer bırakmayacak şekilde bir hüküm tesis edilmek üzere kararın asıl ve temyize konu birleşen davalar yönünden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7622 E. 2023/7642 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesinin iptali · ıskat · hisse devrinin iptali · sermaye taahhüdü · sözleşmenin iptali · bedelsizlik · hisse senedi · hisse devri
İncelediğiniz kararda… e bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketin % 26 paya sahip ortağı olduğu, davalı şirketin yönetim kurulunun davacının %4 paya karşılık 40 adet hissesinden «ıskat» kararının, mahkeme kanalıyla seçiminin iptaline karar verilen yönetim kurulunca alındığı, alınan ıskat kararının «geçersiz» olduğu, davacının 40 adet hisse karşılığı, 4.000 TL tutarlı hissesini davalı ...'a devrine ilişkin 31/12/2002 tarihli «hisse devir sözleşmesinin iptal» edildiği, davacının 40 adet paya karşılık 4.000 TL olan «sermaye taahhüdü» borcunu ödemesi için usulüne uygun 29/11/2006 tarihli davalı «ilanı» üzerine süresinde 4.950,00 TL'yi davalı şirkete ödediği, davacının davalı şirkete ödenmemiş sermaye taahhüdü borcunun bulunmadığı, davacının davalı şirketi olan pay oranının verilen kararla % 26 olarak kesinleşmiş bulunduğu, davalı şirketin 20/03/2010 tarihli genel kurulunda 100.000 TL olan sermayesinin «bedelsiz» artırım kararı ile 620.000'TL'ye çıkarıldığı, davacının «hisse devrinin iptali» ve ıskatın geçersizliği nedeniyle, davalı şirkette olan % 4 hissesi karşılığı 248 adet hissesinin iadesinin gerekeceği, davalı ... tarafından 11/02/2009 dava tarih …
Somut olayda mahkemece, asıl ve temyize konu anılan birleşen davalarda hangi davalıdan ne miktar «hisse senedinin» davacıya iade edileceği hükümde belli olmayıp, hükmün infazında kuşku yaratacak nitelikte olduğu açıktır.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2009/107 E. dosyasında daha önce karar verilmiş olunduğundan ... ...'ın ve taraf sıfatı olmayan ... ...'ın davalı olarak «uyap» kayıtlarının resen silindiği, bozma kapsamı dışında kalan birleşen İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/107 E. sayılı dosyasının ilk verilen karar tarihi itibariyle temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi mümkün görülmediği ve karar başlığından birleşen dosya çıkartılmış olup davanın temyiz konusu yapılan talep ve davalarla sınırlı olarak görüldüğü, asıl dosyadaki talebin, davacının davalıya «sermaye taahhüdü» borcu olmadığının tespiti, 4.000,00 TL nominal değerdeki 40 adet hissenin iadesiyle «pay defterine» işlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kesinleşmiş İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/809 E. sayılı dosyasında verilen mahkeme kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı şirketin %26 paya sahip ortağı olduğu, davalı şirketin yönetim kurulunun davacının %4 paya karşılık 40 adet hissesinden «ıskat» kararının mahkeme kanalıyla seçiminin iptaline karar verilen yönetim kurulunca alındığı, alınan ıskat kararının «geçersiz» olduğu, davacının 40 adet hisse karşılığı 4.000,00 TL tutarlı hissesini birleşen ve bozma ilamından önce kesinleşen dosyada davalı olan ... ...'a devrine ilişkin 31.12.2002 tarihli «hisse devir sözleşmesinin iptal» edildiği, davacının 40 adet paya karşılık sermaye taahhüdü borcunu ödediği, davacının davalı şirkete olan pay oranının İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/809 E. sayılı dosyasında verilen kararla %26 olarak kesinleşmiş bulunduğu, davalı şirketin 20.03.2010 tarihli genel kurulunda sermayesinin «bedelsiz» artırım kararı ile 620.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davacının «hisse devrinin iptali» ve ıskatın geçersizliği nedeniyle davalı şirkette olan hissesinin iadesinin gerekeceği ancak asıl dosyada konu edilen 40 adet hissenin mahkeme dosyası ile birleşip temyiz edilmediği için kesinleşen İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/107 E. sayılı dosyasındaki davalı adına kaydedildiği, bozma ilamında da belirtildiği üzere asıl ve birleşen davadaki talepler aynı olup birleşen davada dava tarihi itibariyle ... ... üzerinde davacıya ait hisse bulunmadığından red kararı verildiği, aynı taleple davalı şirkete karşı açılan asıl davada da talep edilen 40 adet hissenin dava tarihi itibariyle ... ... adına kayıtlı olmadığı anlaşılmakla davalı şirkete yönelik açılan 40 adet hissenin devri ve manevi tazminat istemlerini içeren asıl davanın da reddine karar vermek gerektiği, asıl davada «dava konusu» yapılan 40 adet hissenin dışında kalan 208 adet hisseyle ilgili davacı tarafından davalı şirkete karşı İstanbul 46.
A.Ş.’yi hasım göstererek, davacı ...’in davalı şirkete «sermaye taahhüdünü» yerine getirdiğini, müvekkilinin apel borcu bulunmadığını, müvekkili hakkında alınan «ıskat» kararının hükümsüz olduğunu ileri sürerek, asıl davada müvekkilinin davalı şirkete sermaye taahhüdünden dolayı borçlu olmadığının tespitine, usulsüz bir şekilde müvekkilinin elinden alınan 4.000.-TL nominal değerdeki 40 adet hissenin iadesine, hisselerin müvekkili adına «pay defterine» işlenmesine, 2.000.-TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/98 E. sayılı dosyasında yine «hisse devrinin iptali» ile «pay defterine kaydı» talepli dava açıldığı, açılan bu davalarda mahkemenin asıl dosyası ve mahkemenin birleşen ve kesinleşen İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/107 E. sayılı dosyasına konu yapılan 40 adet hissenin 248 adet hisseden «mahsup» edilerek kalan 208 adet hisseye ilişkin açıldığı, birleşen dosya davalıları ... kişilerin adına kayıtlı hisse adedi %4 hisse karşılığı 6200 hisse adedi için birleşen davalara konu edilen hisse 208 adet hisse olmakla birlikte Mahkememizce re'sen yapılan hesaplamada; 208 adet hissenin % 3,3548 oranına denk geldiği bunun da yapılan orantıda %2,0715'inin davalı ..., %1,1825'nin davalı ..., % 0,1006 'sının davalı ...'nin yüzdelik oranlarına tekabül ettiği, yüzdelik oranlar doğrultusunda yapılan hesaplamalarda 208 adet hisseden 129 adedinin davalı ..., 73 adedinin davalı ..., 6 adedinin davalı ... adına kayıtlı olduğu, belirtilen miktarlardaki hissenin davalılardan alınarak davacıya iadesi gerektiği, her ne kadar birleşen dosya davalısı ... vekili müvekkiline başvurulamayacağını beyan etmiş ise de; birleşen dosyadaki taleplerin aynı zamanda «pay defterine kayıt» talebi de içerdiğinden davalı şirket yönünden de açılan davanın da kabulüne kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dosya yönünden davanın reddine, birleşen İ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · pay defterine kayıt · pay defteri kaydı · hazirun cetveli · uyap · davanın konusu · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali
Benzer bu kararda… vacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 5 ortağından birisinin müvekkili olduğunu, 04.06.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında düzenlenen ... dışı «hazirun cetveli» ile ... ... hissedarların %48 olan hisse oranlarının %56'ya çıkarılarak şirket yönetimine el konulduğunu, bu genel kurul toplantısında alınan kararların ve bu kararlara dayanılarak «pay defterine» yapılan kayıtların iptali için dava açıldığını, kesinleşen karara göre, «genel kurul kararlarının iptaline», davacının davalı şirkette ayrı ayrı 26 paya sahip olduklarının tespitine karar verildiğini, davalı şirketin 30.12.2002 tarihli olağanüstü genel kurulunda sermaye «payının» yükseltildiğini, bu genel kurul kararlarının iptali için dava açıldığını, davalı şirketin 03.08.2006 tarihli «ihtarnamesi» ile şirket sermayesinin 10.000,00 TL'den 100.000,00 TL'ye yükseltilmesi nedeniyle müvekkili tarafından «taahhüt» edilen 23.400,00 TL sermayeden 30.10.2005 tarihine kadar ödenmeyen 4.000,00 TL'lik, sermaye borcunun ödenmesinin iptal edildiğini, müvekkillerinin şirketin «organsız» kalması nedeniyle ihtarnameyi gönderenin «temsil» ve yetkili olmaması üzerine işlem yapamadığını, 30.07.2004 tarihli genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 100.000,00 TL'den 500.000,00 TL'ye yükseltildiğini, eski sermayenin tamamı ödenmeden «sermaye artırımına» gidilemeyeceğini, davalı şirketin 01.01.2004 tarihli açılış bilançosuna göre ortakların «sermaye taahhütlerini» ödediklerini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkete sermaye taahhüdünden dolayı borçlu olmadığının tespitine, elinden alınan 4.000,00 TL nominal değerdeki 40 a …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/107 E. dosyasında daha önce karar verilmiş olunduğundan ... ...'ın ve taraf sıfatı olmayan ... ...'ın davalı olarak «uyap» kayıtlarının resen silindiği, bozma kapsamı dışında kalan birleşen İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/107 E. sayılı dosyasının ilk verilen karar tarihi itibariyle temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği anlaşıldığından bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi mümkün görülmediği ve karar başlığından birleşen dosya çıkartılmış olup davanın temyiz konusu yapılan talep ve davalarla sınırlı olarak görüldüğü, asıl dosyadaki talebin, davacının davalıya «sermaye taahhüdü» borcu olmadığının tespiti, 4.000,00 TL nominal değerdeki 40 adet hissenin iadesiyle «pay defterine» işlenmesi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, kesinleşmiş İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/809 E. sayılı dosyasında verilen mahkeme kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı şirketin %26 paya sahip ortağı olduğu, davalı şirketin yönetim kurulunun davacının %4 paya karşılık 40 adet hissesinden «ıskat» kararının mahkeme kanalıyla seçiminin iptaline karar verilen yönetim kurulunca alındığı, alınan ıskat kararının «geçersiz» olduğu, davacının 40 adet hisse karşılığı 4.000,00 TL tutarlı hissesini birleşen ve bozma ilamından önce kesinleşen dosyada davalı olan ... ...'a devrine ilişkin 31.12.2002 tarihli «hisse devir sözleşmesinin iptal» edildiği, davacının 40 adet paya karşılık sermaye taahhüdü borcunu ödediği, davacının davalı şirkete olan pay oranının İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/809 E. sayılı dosyasında verilen kararla %26 olarak kesinleşmiş bulunduğu, davalı şirketin 20.03.2010 tarihli genel kurulunda sermayesinin «bedelsiz» artırım kararı ile 620.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davacının «hisse devrinin iptali» ve ıskatın geçersizliği nedeniyle davalı şirkette olan hissesinin iadesinin gerekeceği ancak asıl dosyada konu edilen 40 adet hissenin mahkeme dosyası ile birleşip temyiz edilmediği için kesinleşen İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/107 E. sayılı dosyasındaki davalı adına kaydedildiği, bozma ilamında da belirtildiği üzere asıl ve birleşen davadaki talepler aynı olup birleşen davada dava tarihi itibariyle ... ... üzerinde davacıya ait hisse bulunmadığından red kararı verildiği, aynı taleple davalı şirkete karşı açılan asıl davada da talep edilen 40 adet hissenin dava tarihi itibariyle ... ... adına kayıtlı olmadığı anlaşılmakla davalı şirkete yönelik açılan 40 adet hissenin devri ve manevi tazminat istemlerini içeren asıl davanın da reddine karar vermek gerektiği, asıl davada «dava konusu» yapılan 40 adet hissenin dışında kalan 208 adet hisseyle ilgili davacı tarafından davalı şirkete karşı İstanbul 46.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/98 E. sayılı dosyasında yine «hisse devrinin iptali» ile «pay defterine kaydı» talepli dava açıldığı, açılan bu davalarda mahkemenin asıl dosyası ve mahkemenin birleşen ve kesinleşen İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/107 E. sayılı dosyasına konu yapılan 40 adet hissenin 248 adet hisseden «mahsup» edilerek kalan 208 adet hisseye ilişkin açıldığı, birleşen dosya davalıları ... kişilerin adına kayıtlı hisse adedi %4 hisse karşılığı 6200 hisse adedi için birleşen davalara konu edilen hisse 208 adet hisse olmakla birlikte Mahkememizce re'sen yapılan hesaplamada; 208 adet hissenin % 3,3548 oranına denk geldiği bunun da yapılan orantıda %2,0715'inin davalı ..., %1,1825'nin davalı ..., % 0,1006 'sının davalı ...'nin yüzdelik oranlarına tekabül ettiği, yüzdelik oranlar doğrultusunda yapılan hesaplamalarda 208 adet hisseden 129 adedinin davalı ..., 73 adedinin davalı ..., 6 adedinin davalı ... adına kayıtlı olduğu, belirtilen miktarlardaki hissenin davalılardan alınarak davacıya iadesi gerektiği, her ne kadar birleşen dosya davalısı ... vekili müvekkiline başvurulamayacağını beyan etmiş ise de; birleşen dosyadaki taleplerin aynı zamanda «pay defterine kayıt» talebi de içerdiğinden davalı şirket yönünden de açılan davanın da kabulüne kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl dosya yönünden davanın reddine, birleşen İ …
… ğını, şirket sermayesinin 1000 hisseye bölünmüş iken 620.000,00 TL olan sermaye tutarına göre 6200 adet hissenin 248 adedinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek «bedelsiz» «sermaye artırımı» kararıyla oluşan ... hisse ve sermaye oranları sonucunda 208 adet hissenin davacıya iadesine karar verilmesi talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10098 E. , 2015/3417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 tarih ve 2007/277-2013/370 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada ve birleşen ((İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.) davalarda davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davalarda davacı asil ..., asıl ve birleşen davalarda davacı vekili Av....ve asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalı şirketin 5 ortağından birisinin müvekkili olduğunu, 04/06/2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında düzenlenen gerçek dışı hazirun cetveli ile baba oğul hissedarların % 48 olan hisse oranlarının % 56'ya çıkarılarak şirket yönetimine el konulduğunu, bu genel kurul toplantısında alınan kararların ve bu kararlara dayanılarak pay defterine yapılan kayıtların iptali için dava açıldığını, kesinleşen karara göre, genel kurul kararlarının iptaline, davacının davalı şirkette ayrı ayrı 26 paya sahip olduklarının tespitine karar verildiğini, davalı şirketin 30/07/2004 tarihli olağanüstü genel kurulunda sermaye payının yükseltildiğini, bu genel kurul kararlarının iptali için dava açıldığını, davalı şirketin
03/08/2006 tarihli ihtarnamesi ile şirket sermayesinin 10.000 TL'den 100.000TL'ye yükseltilmesi nedeniyle, müvekkili tarafından taahhüt edilen 23.400 TL sermayeden 30/10/2005 tarihine kadar ödenmeyen 4.000 TL'lik, sermaye borcunun ödenmesinin iptal edildiğini, müvekkillerinin şirketin organsız kalması nedeniyle ihtarnameyi gönderenin temsil ve yetkili olmaması üzerine işlem yapamadığını, 30/07/2004 tarihli genel kurul toplantısında şirket sermayesinin 100.000 TL'den 500.000 TL'ye yükseltildiğini, eski sermayenin tamamı ödenmeden sermaye artırımına gidilemeyeceğini, davalı şirketin 01/01/2004 tarihli açılış bilançosuna göre ortakların sermaye taahhütlerini ödediklerini ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkete sermaye taahhüdünden dolayı borçlu olmadığının tespitine, elinden alınan 4.000 TL nominal değerdeki 40 adet hissesinin iadesine, hisselerin müvekkili adına pay defterine işlenmesine, 2.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleşen (İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/107 E.) davada davacı vekili, asıl davadaki gerekçelerle 40 payın davalı adınatescil edildiğini iddia ederek, davaya konu 40 adet hissesinin iadesine ve hisselerin pay defterine işlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen (İstanbul 45. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/98 E.)davada davacı vekili, asıl davadaki gerekçelerle şirketin sermayesinin 20/03/2010 tarihinde artırıldığını, şirket sermayesinin 1000 hisseye bölünmüş iken 620.000 TL olan sermaye tutarına göre 6200 adet hissenin 248 adedinin müvekkiline ait olduğunu iddia ederek, bedelsiz sermaye artırımı kararıyla oluşan yeni hisse ve sermaye oranları sonucunda 208 adet hissenin davacıya iadesine karar verilmesi talep etmiştir.
Birleşen (İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/20 E.) davada, davacı vekili, asıl davadaki gerekçelerle davalı şirketin 20/03/2010 tarihli genel kurulda bedelsiz sermaye artırımı kararı ile oluşan yeni hisse ve sermaye oranına göre 208 adet hissenin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, asıl ve birleşen davada davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, birleşen davada davanın reddini istemiş, karşı davasında ise 31/12/2002 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince davacı adına davalı şirkete ödenen 4.000-TL sermaye ödemesinin, ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı şirketin % 26 paya sahip ortağı olduğu, davalı şirketin yönetim kurulunun davacının %4 paya karşılık 40 adet hissesinden ıskat kararının, mahkeme kanalıyla seçiminin iptaline karar verilen yönetim kurulunca alındığı, alınan ıskat kararının geçersiz olduğu, davacının 40 adet hisse karşılığı, 4.000 TL tutarlı hissesini davalı ...'a devrine ilişkin 31/12/2002 tarihli hisse devir sözleşmesinin iptal edildiği, davacının 40 adet paya karşılık 4.000 TL olan sermaye taahhüdü borcunu ödemesi için usulüne uygun 29/11/2006 tarihli davalı ilanı üzerine süresinde 4.950,00 TL'yi davalı şirkete ödediği, davacının davalı şirkete ödenmemiş sermaye taahhüdü borcunun bulunmadığı, davacının davalı şirketi olan pay oranının verilen kararla % 26 olarak kesinleşmiş bulunduğu, davalı şirketin 20/03/2010 tarihli genel kurulunda 100.000 TL olan sermayesinin bedelsiz artırım kararı ile 620.000'TL'ye çıkarıldığı, davacının hisse devrinin iptali ve ıskatın geçersizliği nedeniyle, davalı şirkette olan % 4 hissesi karşılığı 248 adet hissesinin iadesinin gerekeceği, davalı ...
tarafından 11/02/2009 dava tarihinden önce 12/01/2009 tarihinde 40 adet hissenin davalılar ..., ... ve ...'a devredildiği, dava tarihi itibariyle davalı ... üzerinde davacıya ait hissenin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen (İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.) davaların kabulüne, birleşen (İstanbul 12. ATM 2009/107 E.) davanın reddine, karşı davada ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
.../...
Kararı, asıl davada ve birleşen ((İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.) davalarda davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada ve temyize konu birleşen davalarda (İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.)davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, davacının davalı şirkete sermaye borcu olmadığının tespiti ile hisse oranının tespiti, iadesi ve pay defterine tescili ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, asıl davada davacı vekilince diğer kalem istemler yanında manevi tazminat isteminde de bulunulmuş olmasına rağmen mahkemece bu kalem istemle ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, asıl davadaki hükmün bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, HMK’nun 297 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir.Anılan Yasa’nın 297 nci maddesinde hüküm sonucu kısmında,gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin,istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,mümkünse sıra numarası altında birer birer,açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır.Başka bir anlatımla,mahkemece tesis edilen hükmün,infazı kabil,uygulanabilir olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece, asıl ve temyize konu anılan birleşen davalarda hangi davalıdan ne miktar hisse senedinin davacıya iade edileceği hükümde belli olmayıp, hükmün infazında kuşku yaratacak nitelikte olduğu açıktır.
O halde, mahkemece, davacı vekiline bu hususta gerektiğinde dava dilekçeleri açıklattırılmak, davalılar yönünden istemler ayrı ayrı denetlenebilir bir şekilde değerlendirilmek ve infazda kuşkuya yer bırakmayacak şekilde bir hüküm tesis edilmek üzere kararın asıl ve temyize konu birleşen davalar yönünden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada ve birleşen (İstanbul 45. ATM 2012/98 E. ve İstanbul 46.ATM 2013/20 E.)davalarda davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada ve anılan temyize konu birleşen davalarda davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz edenler yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak, asıl ve birleşen davada davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169372000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz