Grafolojik inceleme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17284 E. 2015/2671 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolojik inceleme↗ izafeten dava↗ acente↗ acentelik↗ üçüncü kişi↗ havale↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.04.2012 tarihinde Almanya'da bulunan ... isimli şahsa gönderilmek üzere 5.000 Euro'yu ... hizmeti veren davalıya teslim ettiği, 11.04.2012 tarihli ödeme belgesi ile ... adlı bir kişiye ödeme yapıldığı ancak ödeme belgesindeki imzanın, ...'un eli mahsulü olmadığının grafolojik inceleme sonucunda anlaşıldığı, bu durumda davanın haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, havale göndericisinin gönderdiği paranın havale alıcısı dışında üçüncü kişiye ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu paranın yurt dışındaki alıcısına ... aracılığı ile gönderilmiş bulunduğunu ve davalının ise bu şirketin acentesi olduğunu ileri sürerek, ....'a izafeten davalı banka şubesine husumet yöneltmiştir. Zaten somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi gereğince acente aleyhine de ancak müvekkiline izafeten dava açılabilir. Bu durumda dava, paranın gönderildiği ...'a izafeten davalı banka şubesine karşı açıldığına göre karar başlığında asilin gösterilmemesi ve hükmün de asil hakkında kurulmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2723 E. 2019/7687 K.
Ortak:izafeten dava · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu paranın yurt dışındaki alıcısına ... aracılığı ile gönderilmiş bulunduğunu ve davalının ise bu şirketin «acentesi» olduğunu ileri sürerek, ....'a «izafeten» davalı banka şubesine «husumet» yöneltmiştir.
Zaten somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi gereğince «acente» aleyhine de ancak müvekkiline «izafeten» dava açılabilir.
Bu durumda dava, paranın gönderildiği ...'a «izafeten» davalı banka şubesine karşı açıldığına göre karar başlığında asilin gösterilmemesi ve hükmün de asil hakkında kurulmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar
Benzer bu karardaGümrük ve Ticaret Bakanlığı ... vekili karar düzeltme dilekçesinde kararın bozulmasını istemişse de, davada «ihbar olunan» sıfatı dışında başkaca bir sıfatı bulunmadığı, aleyhine hüküm oluşturulmadığı, temyiz isteminin reddine karar verildiği görülmekle, Dairemiz ilamı aleyhine karar düzeltme yoluna başvurmakta «hukuki yararı» bulunmadığı anlaşıldığından ihbar olunan vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın «ihbar olunan» vekili, davalı Defterdarlık vekili, davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez «ihbar olunan» vekili ve davalı Defterdarlık vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13508 E. 2015/2442 K.
Ortak:izafeten dava
İncelediğiniz karardaDavacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu paranın yurt dışındaki alıcısına ... aracılığı ile gönderilmiş bulunduğunu ve davalının ise bu şirketin «acentesi» olduğunu ileri sürerek, ....'a «izafeten» davalı banka şubesine «husumet» yöneltmiştir.
Zaten somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi gereğince «acente» aleyhine de ancak müvekkiline «izafeten» dava açılabilir.
Bu durumda dava, paranın gönderildiği ...'a «izafeten» davalı banka şubesine karşı açıldığına göre karar başlığında asilin gösterilmemesi ve hükmün de asil hakkında kurulmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... hakkındaki davanın HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince davalı «ehliyeti» bulunmadığından reddine, diğer davalı ...
Şirketine İzafeten ... hakkındaki davanın ise «yetkisizlik» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı sigorta şirketi yönünden onanmış, davalı ... yönünden davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13604 E. 2010/4805 K.
Ortak:izafeten dava · acente · acentelik
İncelediğiniz karardaDavacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu paranın yurt dışındaki alıcısına ... aracılığı ile gönderilmiş bulunduğunu ve davalının ise bu şirketin «acentesi» olduğunu ileri sürerek, ....'a «izafeten» davalı banka şubesine «husumet» yöneltmiştir.
Zaten somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi gereğince «acente» aleyhine de ancak müvekkiline «izafeten» dava açılabilir.
Bu durumda dava, paranın gönderildiği ...'a «izafeten» davalı banka şubesine karşı açıldığına göre karar başlığında asilin gösterilmemesi ve hükmün de asil hakkında kurulmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda da, asıl «taşıyana izafeten» «acente» hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır.
TTK.nun 119/2. maddesi uyarınca, «sigorta sözleşmelerinden» kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı «acenta», müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
Zira, taşıma işlemi «taşıyıcı» şirketin İstanbul’da bulunduğunu ileri sürdüğü şubesinin bir işlemi olmayıp, davalı «acente» aracılığı ile gerçekleştirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyana izafeten dava · rücuen alacak · sigorta sözleşmesi · taşıyıcı · taşıyan · yetkisizlik kararı · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcı» şirketin Türkiye şubesinin bulunduğu yer mahkemesi olan İstanbul Asliye Ticaret mahkemesinde davanın açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, TTK 1301 maddesi uyarınca emtia «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Somut olayda da, asıl «taşıyana izafeten» «acente» hasım gösterilerek dava açılmasında yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırılık bulunmamaktadır.
TTK.nun 119/2. maddesi uyarınca, «sigorta sözleşmelerinden» kaynaklanan uyuşmazlıklardan dolayı «acenta», müvekkili namına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilecektir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8782 E. 2016/4802 K.
Ortak:izafeten dava · acente · acentelik · üçüncü kişi · havale
İncelediğiniz kararda1- Dava, «havale» göndericisinin gönderdiği paranın havale alıcısı dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu paranın yurt dışındaki alıcısına ... aracılığı ile gönderilmiş bulunduğunu ve davalının ise bu şirketin «acentesi» olduğunu ileri sürerek, ....'a «izafeten» davalı banka şubesine «husumet» yöneltmiştir.
Zaten somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi gereğince «acente» aleyhine de ancak müvekkiline «izafeten» dava açılabilir.
Benzer bu kararda1-Dava, «havale» göndericisinin gönderdiği paranın havale alıcısı dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ki, «acente» aleyhine ancak müvekkiline «izafeten» dava açılabilecek ve hükmedilen tazminattan da acente değil asil sorumlu olacaktır.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 8.400 Amerikan Dolarının «havale» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 8.400 Amerikan Dolarının «havale» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Şirketini «temsilen» açılmış olmasına rağmen mahkemenin gerekçeli karar başlığında davalı olarak .... gösterilmiş, yine hükümde kabul edilen tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle .... hükmedilen bedelden sorumlu tutulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17284 E. , 2015/2671 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2014 tarih ve 2012/95-2014/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da yaşayan ... isimli kişiye 5.000 Euro göndermek için 10.04.2012 tarihinde davalı banka şubesine gittiğini, banka çalışanlarının yönlendirmesi ile paranın ... aracılığıyla gönderildiğini, ancak gönderilen paranın alıcısına ödenmediğini, yapılan araştırmada paranın başka bir kişiye ödendiğinin öğrenildiğini ileri sürerek, uğranılan zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ...'ın Türkiye'deki acentelerinden biri olduğunu, dava konusu işleme aracılık ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun verilen bilgileri sisteme girmekle sınırlı bulunduğunu ve müvekkilinin de bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini, paranın ödenmemesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10.04.2012 tarihinde Almanya'da bulunan ... isimli şahsa gönderilmek üzere 5.000 Euro'yu ... hizmeti veren davalıya teslim ettiği, 11.04.2012 tarihli ödeme belgesi ile ... adlı bir kişiye ödeme yapıldığı ancak ödeme belgesindeki imzanın, ...'un eli mahsulü olmadığının grafolojik inceleme sonucunda anlaşıldığı, bu durumda davanın haklı görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.000 Euro'nun dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, havale göndericisinin gönderdiği paranın havale alıcısı dışında üçüncü kişiye ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu paranın yurt dışındaki alıcısına ... aracılığı ile gönderilmiş bulunduğunu ve davalının ise bu şirketin acentesi olduğunu ileri sürerek, ....'a izafeten davalı banka şubesine husumet yöneltmiştir. Zaten somut uyuşmazlığa uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 119/2. maddesi gereğince acente aleyhine de ancak müvekkiline izafeten dava açılabilir. Bu durumda dava, paranın gönderildiği ...'a izafeten davalı banka şubesine karşı açıldığına göre karar başlığında asilin gösterilmemesi ve hükmün de asil hakkında kurulmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, davacı tarafından ... isimli yabancı şirketin aynı adla kurduğu havale sistemiyle, Türkiye'deki acentalarından biri olan davalı ... . aracılığıyla yurtdışında yaşayan ... isimli kişiye gönderdiği 5.000 Euro bedelli paranın alıcı yerine başkasına ödenmesi sebebiyle doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2- İlkderece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, maddi vakıanın dava dilekçesinde dile getirildiği şekilde olduğu tespiti olunmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Dava dilekçesinde "... (... Acentesi olması sebebiyle)" ibaresi kullanılmak suretiyle "..." davalı olarak gösterilmiş, davalı adresi olarak da ...'ın İzmir'deki .... Şubesi adresi gösterilmiştir.
4- Mahkemece davalı olarak "..." kabul edilerek tensip zaptı düzenlenmiş, ... da dava dosyasına sunduğu "davaya cevap" dilekçesinde husumetin kendisine yönelik olduğunu kabul etmiştir. Hatta davalı ...'ın talebi üzerine dava ...'ın İstanbul'daki Türkiye ofisine de ihbar edilmiştir.
5- Mahkemece oluşturulan karar başlığında ... "davalı", ... ise "ihbar olunan" sıfatıyla gösterilmiş, davalı ... temyiz dilekçesinde de, davanın kendisine karşı açılmamış olduğu savunmasında bulunmamıştır.
Zira, somut olayda "asıla izafeten" acente aleyhine açılmış bir dava yoktur. Dava dilekçesinde "izafeten" ibaresi kullanılmamış, bilakis bizzat acente sıfatını haiz ... aleyhine dava açılmıştır. O halde somut davada tartışılması gereken husus; ... acentesi ...'ın, meydana gelen zarardan acente sıfatıyla ve bizzat sorumlu tutulmasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
6- Yerel mahkemece, davacının ... sistemiyle ve davalı ... aracılığıyla gönderilen meblağın yerine ulaşmamış olması nedeniyle davalı ...'ın sorumluluğuna karar verilmiştir. Her ne kadar kararda hukuki sebep gösterilmemiş ise de, ..... firmasının hazırladığı Acente Tip Sözleşmesi sureti getirtilip incelenerek söz konusu sistemle gönderilen para transferleri sebebiyle oluşacak zararlardan davalı acentenin sorumlu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması gerekirken, Dairemiz sayın çoğunluğunun davanın "...'a izafeten davalı banka şubesine" husumet yöneltildiği ve bu sebeple karar başlığında ...'ın davalı olarak gösterilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulması düşüncesine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169283000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz