Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13671 E. 2015/2729 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15351 E, 2014/5267 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4244 E. 2021/180 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin delili · cari hesap · yemin · kambiyo senedi · çek
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacının yukarıda belirtilen beyanlarıda gözetilerek davalının iki adet «kambiyo senedi» hususunda «yemin deliline» başvurup başvurmayacağı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının daha önceki bilirkişi raporu ile hesaplanan alacağından bu üç adet kambiyo senedi bedeli düşülerek davacı alacağına eksik hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle davalı tarafından noter kanalı ile gönderilen «cari hesap» dökümünde ki kayıtlara 3.7.2008 tarihinde iade edildiği işlenen 1.500.-TL’lik «çek» haricinde itirazımız yoktur” ve 14.2.2017 tarihli duruşmada ”......zira bozmadan evvel akıbetleri araştırılan çeklerin tarafımızla hiç bir ilgisi yoktur, ancak sad …
Kanatimizce söz konusu «çek» sehven cari hesapta tarafımıza iade olarak işlenmiştir.
Bu durumda davacının 1.500.-TL bedelli «çek» yönünden alacağı olmadığını kabul etmesi karşısında bu çeke yönelik davacının temyzi isteminin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3384 E. 2024/5267 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · fatura alacağı · mükerrer tahsilat · takibin durdurulması · ticari defter incelemesi · sevk irsaliyesi · irsaliye · mükerrerlik
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirketin 2017 yılında ticaret yapmaya başladıklarını, düzenlenen faturalarda «sevk irsaliyelerinin» düzenlendiği yani «teslimatın» yapıldığı tarih ve irsaliye numarasının yer aldığını, ödemelerin kimi zaman «çek» kimi zaman nakit olarak yapıldığını, sipariş üzerine ayçiçek kabuğu satışının yapıldığını ve borçlu firmaya teslim edildiğini, sevk irsaliyeleri esas alınarak düzenlenen 9 adet «fatura» kesildiğini ve kargo yolu ile gönderildiğini, faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığını, «vadesi» gelen borçların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, bunu üzerine «takibin durdurulduğunu», söz konusu borcun 326.936,74 TL olduğunu ve bu nedenle davalının itirazı haksız ve «kötüniyetli» olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar alacağı tazminatının davalıdan tahsili ile davalının haksız ve yersiz itirazının iptaline ve tak …
… avacının müvekkile kestiği faturaların sağ kısmında müvekkilin davalı tarafa yapmış olduğu ödemelerin yer aldığını, hesap ekstresinin incelenmesinde sol alt kısımda «vadesi» gelemeyen tahsilatı gerçekleşmeyen çekler başlıklı «bölüm» bulunduğunu, bu bölümde davalının davcıya ödeme olarak gönderdiği çeklerin tarih ve tutarlarının yer aldığını, davacının «kötüniyetli» olarak tarihi gelmemiş çekleri tahsil edilmemiş olarak gösterip çekleri ve faturaları ayrı ayrı tahsil edip «mükerrer tahsilat» yapılmasını amaçladığını, takip tarihi itibariyle 28.09.2018 tarihli ve 30.09.2018 tarihli çeklerin bankalardan tahsil edilmiş olduğunu, takip konusu faturalara istinaden davalının davacı tarafa vadesi geçmiş borcu kalmadığını, «ticari defterlerin incelenmesi» sonucu bu durumun ortaya çıkacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket davalı şirketten düzenlenen 9 adet «fatura alacağı» olan toplam 326.936,74 TL üzerinden icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerle birlikte alınan bilirkişi raporuna göre sunulan deliller ve «ticari defterler» üzerinde yapılan incelemeler sonucu davacının alacak bakiyesinin 07.09.2018 tarihli satış faturasından kaynaklandığı ve ekstresine göre alacağın 30.10.2018 tarihinde vadeli olduğundan takip tarihi itibariyle alacağın henüz «muaccel» olmadığı tespit edilmekle, «denetime elverişli», benimsenen ve kabul gören bilirkişi raporu içeriğine göre, davalı borçlunun takibe itirazının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davanın reddine, «icra inkar tazminatı» bakımından ise bedelin belirlenmesi hususunda alacağın yargılamayı gerektirdiği, bu hususta «bilirkişi incelemesine» dayanıldığı ve somut olayda muayyen bir likit alacağı olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» ve açık olmasına, takibe konu faturalara karşılık davalı tarafça vadeli çekler verilmiş olmasına, davacının «muaccel» olmayan bir alacak için takip yapmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13671 E. , 2015/2729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/06/2012 gün ve 2008/417-2012/220 sayılı kararı bozan Daire’nin 18/03/2014 gün ve 2012/15351-2014/5267 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait trene yolcu olarak binmek isterken trenin hareket etmesi üzerine düşerek sol kolunun kesilecek şekilde malul olduğunu ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak toplam 382.720,34 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15351 E, 2014/5267 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 27/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169167300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz