6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3384 E. 2024/5267 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği fatura alacağı mükerrer tahsilat takibin durdurulması ticari defter incelemesi sevk irsaliyesi irsaliye mükerrerlik cari hesap muacceliyet denetime elverişlilik iş bölümü vade bilirkişi incelemesi ticari defter fatura çek kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme yükleten (shipper) teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI : 2018/678 E., 2019/439 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirketin 2017 yılında ticaret yapmaya başladıklarını, düzenlenen faturalarda sevk irsaliyelerinin düzenlendiği yani teslimatın yapıldığı tarih ve irsaliye numarasının yer aldığını, ödemelerin kimi zaman çek kimi zaman nakit olarak yapıldığını, sipariş üzerine ayçiçek kabuğu satışının yapıldığını ve borçlu firmaya teslim edildiğini, sevk irsaliyeleri esas alınarak düzenlenen 9 adet fatura kesildiğini ve kargo yolu ile gönderildiğini, faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığını, vadesi gelen borçların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, bunu üzerine takibin durdurulduğunu, söz konusu borcun 326.936,74 TL olduğunu ve bu nedenle davalının itirazı haksız ve kötüniyetli olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar alacağı tazminatının davalıdan tahsili ile davalının haksız ve yersiz itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkile kestiği faturaların sağ kısmında müvekkilin davalı tarafa yapmış olduğu ödemelerin yer aldığını, hesap ekstresinin incelenmesinde sol alt kısımda vadesi gelemeyen tahsilatı gerçekleşmeyen çekler başlıklı bölüm bulunduğunu, bu bölümde davalının davcıya ödeme olarak gönderdiği çeklerin tarih ve tutarlarının yer aldığını, davacının kötüniyetli olarak tarihi gelmemiş çekleri tahsil edilmemiş olarak gösterip çekleri ve faturaları ayrı ayrı tahsil edip mükerrer tahsilat yapılmasını amaçladığını, takip tarihi itibariyle 28.09.2018 tarihli ve 30.09.2018 tarihli çeklerin bankalardan tahsil edilmiş olduğunu, takip konusu faturalara istinaden davalının davacı tarafa vadesi geçmiş borcu kalmadığını, ticari defterlerin incelenmesi sonucu bu durumun ortaya çıkacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket davalı şirketten düzenlenen 9 adet fatura alacağı olan toplam 326.936,74 TL üzerinden icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerle birlikte alınan bilirkişi raporuna göre sunulan deliller ve ticari defterler üzerinde yapılan incelemeler sonucu davacının alacak bakiyesinin 07.09.2018 tarihli satış faturasından kaynaklandığı ve ekstresine göre alacağın 30.10.2018 tarihinde vadeli olduğundan takip tarihi itibariyle alacağın henüz muaccel olmadığı tespit edilmekle, denetime elverişli, benimsenen ve kabul gören bilirkişi raporu içeriğine göre, davalı borçlunun takibe itirazının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davanın reddine, icra inkar tazminatı bakımından ise bedelin belirlenmesi hususunda alacağın yargılamayı gerektirdiği, bu hususta bilirkişi incelemesine dayanıldığı ve somut olayda muayyen bir likit alacağı olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik ve hatalı yapılan bilirkişi incelemesi nedeniyle ve tüm itirazları dikkate almadan ek bilirkişi raporu almadan veyahut yeniden bir bilirkişi raporu talep etmeden eksik inceleme yaptığını ve hukuka aykırı bir karar verdiğini, faturaların USD faturaları olduğu, cari hesap dökümlerinin USD cari hesap dökümleri olduğu, satışın vadeli gerçekleştirilmesinden dolayı ortaya çıkan kur farkları olduğu, verilen çeklerin TL çeki olması nedeni ile alacağı karşılamadığı ve takip ve dava konusu edilen tutar kadar fark olduğu hususlarını detaylıca incelemek ve yalnızca defterde kalan TL bakiye üzerinden inceleme yapılmayacak şekilde ayrıntılı yeni bir bilirkişi raporu alınması veya ek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kararın yalnızca bu eksik incelemeye dayalı olarak bile bozulması gerektiğini bu nedenlerle kararın hatalı olduğunu ifade ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, takibe konu faturalara karşılık davalı tarafça vadeli çekler verilmiş olmasına, davacının muaccel olmayan bir alacak için takip yapmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3384 E.  ,  2024/5267 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/2094 Esas, 2023/287 Karar

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI 2018/678 E., 2019/439 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirketin 2017 yılında ticaret yapmaya başladıklarını, düzenlenen faturalarda sevk irsaliyelerinin düzenlendiği yani teslimatın yapıldığı tarih ve irsaliye numarasının yer aldığını, ödemelerin kimi zaman çek kimi zaman nakit olarak yapıldığını, sipariş üzerine ayçiçek kabuğu satışının yapıldığını ve borçlu firmaya teslim edildiğini, sevk irsaliyeleri esas alınarak düzenlenen 9 adet fatura kesildiğini ve kargo yolu ile gönderildiğini, faturalara herhangi bir itiraz yapılmadığını, vadesi gelen borçların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, bunu üzerine takibin durdurulduğunu, söz konusu borcun 326.936,74 TL olduğunu ve bu nedenle davalının itirazı haksız ve kötüniyetli olduğundan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar alacağı tazminatının davalıdan tahsili ile davalının haksız ve yersiz itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkile kestiği faturaların sağ kısmında müvekkilin davalı tarafa yapmış olduğu ödemelerin yer aldığını, hesap ekstresinin incelenmesinde sol alt kısımda vadesi gelemeyen tahsilatı gerçekleşmeyen çekler başlıklı bölüm bulunduğunu, bu bölümde davalının davcıya ödeme olarak gönderdiği çeklerin tarih ve tutarlarının yer aldığını, davacının kötüniyetli olarak tarihi gelmemiş çekleri tahsil edilmemiş olarak gösterip çekleri ve faturaları ayrı ayrı tahsil edip mükerrer tahsilat yapılmasını amaçladığını, takip tarihi itibariyle 28.09.2018 tarihli ve 30.09.2018 tarihli çeklerin bankalardan tahsil edilmiş olduğunu, takip konusu faturalara istinaden davalının davacı tarafa vadesi geçmiş borcu kalmadığını, ticari defterlerin incelenmesi sonucu bu durumun ortaya çıkacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket davalı şirketten düzenlenen 9 adet fatura alacağı olan toplam 326.936,74 TL üzerinden icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerle birlikte alınan bilirkişi raporuna göre sunulan deliller ve ticari defterler üzerinde yapılan incelemeler sonucu davacının alacak bakiyesinin 07.09.2018 tarihli satış faturasından kaynaklandığı ve ekstresine göre alacağın 30.10.2018 tarihinde vadeli olduğundan takip tarihi itibariyle alacağın henüz muaccel olmadığı tespit edilmekle, denetime elverişli, benimsenen ve kabul gören bilirkişi raporu içeriğine göre, davalı borçlunun takibe itirazının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davanın reddine, icra inkar tazminatı bakımından ise bedelin belirlenmesi hususunda alacağın yargılamayı gerektirdiği, bu hususta bilirkişi incelemesine dayanıldığı ve somut olayda muayyen bir likit alacağı olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin eksik ve hatalı yapılan bilirkişi incelemesi nedeniyle ve tüm itirazları dikkate almadan ek bilirkişi raporu almadan veyahut yeniden bir bilirkişi raporu talep etmeden eksik inceleme yaptığını ve hukuka aykırı bir karar verdiğini, faturaların USD faturaları olduğu, cari hesap dökümlerinin USD cari hesap dökümleri olduğu, satışın vadeli gerçekleştirilmesinden dolayı ortaya çıkan kur farkları olduğu, verilen çeklerin TL çeki olması nedeni ile alacağı karşılamadığı ve takip ve dava konusu edilen tutar kadar fark olduğu hususlarını detaylıca incelemek ve yalnızca defterde kalan TL bakiye üzerinden inceleme yapılmayacak şekilde ayrıntılı yeni bir bilirkişi raporu alınması veya ek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kararın yalnızca bu eksik incelemeye dayalı olarak bile bozulması gerektiğini bu nedenlerle kararın hatalı olduğunu ifade ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, takibe konu faturalara karşılık davalı tarafça vadeli çekler verilmiş olmasına, davacının muaccel olmayan bir alacak için takip yapmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde belirtilen sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1130509000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.