Sebepsiz Zenginleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14272 E. 2015/10629 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ ödeme planı↗ ibraname↗ tbk 99↗ alacak davası↗ iflas↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ....'nin 09/03/1998 tarihli ödeme planı gereği ...na olan borçlarına mahsuben 531,501 DM'lik ödemenin davacı tarafından ödendiği hususunda kesin kanaat oluşmadığı, ayrıca 21/11/2003 tarihli Anlaşma ve İbraname adlı belgenin birinci maddesine göre davacının davalı şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağı, TBK'nın 78. maddesindeki "borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kimse bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir" düzenlemesi gereği de davacının davasında haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı ... 'nin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2004 tarihli 2001/881 Esas, 2004/313 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek 24/10/2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı hakkında açılan davaya kayıt kabul davası olarak bakılarak sonuçlandırılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden davanın alacak davası olarak nitelendirilmesi ve yargılamaya devam olunarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3639 E. 2021/342 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · ihtirazi kayıt · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · ifa · fatura · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının, hakkında «icra takibinin kesinleşmesi» sonucu kendi iradesi ile herhangi bir «ihtirazi kayıt» ileri sürmeksizin ödemede bulunduğu, TBK'nın 78/1. maddesi uyarınca borçlanmadığı edimi kendi iradesi ile yerine getiren kimse bunu ancak kendisini borçlu sanarak «ifa» ettiğini ispat ederse geri isteyebileceği, davacının borçlanmadığını iddia ettiği edimi, kendisini borçlu sanarak ifa ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın …
Hukuk Dairesini 2016/10688 Esas ve 2017/6634 Karar sayılı ve 05.10.2017 tarihli kararı ile; "Davacı, hakkında yapılan «icra takibinin kesinleşmesi» sonucu kendi iradesi ile herhangi bir «ihtirazi kayıt» koymaksızın ödemede bulunmuştur.
Bu hususun davacı lehine «usuli kazanılmış hak» teşkil edeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, takibe konu «fatura» borcunun takip tarihi itibariyle ödenmeyip, takip sonrası davacı tarafından yapılan ödemelerin borçtan düşülmesi ile davacının davalıya 13.936,79 TL borçlu olduğu ve 4.926,47 TL borçlu olmadığının tespitine ve koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13207 E. 2018/1067 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı borcu · ipoteğin kaldırılması · müteselsil kefil · ipotek · üçüncü kişi · kefil · ihtarname · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı ..... arasında 18.09.2008 tarihinde imza altına alınan genel kredi ve «teminat» sözleşmesine «müteselsil kefil» olduğu, borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığı, taşınmazın satılarak takip borcunun kapatıldığı, «ipoteğin kaldırılması» için bankaya «ihtarname» gönderildiği, ancak bankanın 3. kişinin «kredi kartı borcu» nedeniyle ipoteği kaldırmadığı, davacının kredi kartı borcuna istinaden 3.900,00 TL 04.07.2012 tarihinde davalı avukatı Av. ... imzasına ödemek zorunda kaldığı, bu ödemenin ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle kendini borçlu sanarak yapıldığı gerekçesiyle davacıdan haksız tahsil edilen 3.900,00 TL nin 04.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, dava dışı «üçüncü kişinin» haksız ödenen borcunun davalıdan tahsili istemine ilişkindir. .../...
Mahkemece, davacıya ait taşınmazın üzerindeki «ipoteğin kaldırılması» amacıyla, davacının kendini borçlu sanarak ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dosya içerisinde bulunan ve dava dış.....le davalının külli halefi bulunduğu Banka arasında, 18.09.2008 tarihinde imzalanan genel kredi ve «teminat» sözleşmesi ile «ipotek» resmi senedinin incelenmesinde, davacı yanın da bu sözleşmeler altında imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14272 E. , 2015/10629 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.03.2014 tarih ve 2012/353-2014/57 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.10.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ...'nca davalı aleyhine yapılan icra takibinde davalı şirketin fabrika binası ve menkul mallarının, icra dairesinde yapılan satış sonucunda bankanın mülkiyetine geçtiğini, bunların taraflara iadesi konusunda, bankayla anlaşılarak davalının borçlarına mahsuben, davacının bankaya 531.501 DM ödeme yaptığını, yapılan ödemeler sonucunda, fabrika binası ve müştemilatının muarazanın giderilmesi için açılan davada verilen karar ile (davalı) ....'ne devredildiğini, böylece davacının yaptığı ödeme miktarı 531.501 DM kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, bu paranın şimdilik 20.000,00 TL'sinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı müflis şirket iflas idare memurları, zamanaşımı def'inde bulunmuş; müflis şirket aleyhine alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, ancak kayıt kabul davası ikame edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ....'nin 09/03/1998 tarihli ödeme planı gereği ...na olan borçlarına mahsuben 531,501 DM'lik ödemenin davacı tarafından ödendiği hususunda kesin kanaat oluşmadığı, ayrıca 21/11/2003 tarihli Anlaşma ve İbraname adlı belgenin birinci maddesine göre davacının davalı şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağı, TBK'nın 78. maddesindeki "borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kimse bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir" düzenlemesi gereği de davacının davasında haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı ... 'nin ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2004 tarihli 2001/881 Esas, 2004/313 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek 24/10/2005 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı hakkında açılan davaya kayıt kabul davası olarak bakılarak sonuçlandırılması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden davanın alacak davası olarak nitelendirilmesi ve yargılamaya devam olunarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169099600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz