Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5635 E. 2015/7084 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne faiz isteminin reddine dair verilen karar Dairemizce onanmıştır. Oysa, davacı taraf dava dilekçesinde haksız kullanım tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu ve faize hükmedilebileceği halde, mahkemece TL'nin değerini kaybettiği, döviz fiyatlarının yükseldiği, davacının fiili ödeme günündeki rayiç değer üzerinden talebinin kabul edildiği, faize hükmedilmesi durumunda davalının olay nedeniyle elde ettiği değerin çok üzerinde ödemek yapmak zorunda kalacağı gibi yerinde olmayan gerekçelerle, faiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 08.05.2014 gün 2014/522-8796 E.K sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5621 E. 2023/5971 K.
Ortak:rayiç değer
İncelediğiniz kararda… aren faiz talebinde bulunduğu ve faize hükmedilebileceği halde, mahkemece TL'nin değerini kaybettiği, döviz fiyatlarının yükseldiği, davacının fiili ödeme günündeki «rayiç değer» üzerinden talebinin kabul edildiği, faize hükmedilmesi durumunda davalının olay nedeniyle elde ettiği değerin çok üzerinde ödemek yapmak zorunda kalacağı gibi yeri …
Benzer bu kararda… lüklerde davalı gibi döviz ticaretiyle uğraştığı ve hesap hareketliliği olduğu, dosyaya yansıyan mudilerin hesaplarının gerçeği manipüle için daha elverişli olduğu, «yabancı para borcu» için fiili ödeme günündeki değer üzerinden ödeme talep edildiğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesi (818 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi) uyarınca fiili ödeme günündeki «rayiç değer» üzerinden Türk Lirası karşılığının ödenmesine, DEM para birimi günümüzde mevcut olmadığından bilirkişi raporunda belirtilen Euro karşılığı üzerinden oranlama yapılarak hükmedilen miktarın euro karşılığının nazara alındığı, ülkemizde yüksek enflasyon sebebiyle TL'nin değerini kaybetmesi yüzünden döviz fiyatlarının yükseldiği, bu sebeple paranın «değer kaybına» uğramaması amacıyla yatırım ve borçların döviz üzerinden yapıldığı, davacı tarafın fiil ödeme günündeki rayiç değer üzerinden talebi kabul edildiğinden bilirkişi raporu doğrultusunda ayrıca faize hükmedilemeyeceği, zira faize hükmedilmesi halinde davalının olay sebebiyle elde ettiği değerin çok daha üzerinde bir miktarı ödemek zorunda kalacak olup bu durumda «hakkaniyete» aykırı sonuçlar doğacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.500,00 DEM (4.348,88 Euro) ve 1.580,00 USD'nin fiili ödeme günündeki rayiç değeri üzerinden Türk …
… aren faiz talebinde bulunduğu ve faize hükmedilebileceği halde, Mahkemece TL'nin değerini kaybettiği, döviz fiyatlarının yükseldiği, davacının fiili ödeme günündeki «rayiç değer» üzerinden talebinin kabul edildiği, faize hükmedilmesi durumunda davalının olay nedeniyle elde ettiği değerin çok üzerinde ödeme yapmak zorunda kalacağı gibi yerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para borcu · para borcu · tereke · değer kaybı · hakkaniyet · dava şartı yokluğu · mirasçılık · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda… lüklerde davalı gibi döviz ticaretiyle uğraştığı ve hesap hareketliliği olduğu, dosyaya yansıyan mudilerin hesaplarının gerçeği manipüle için daha elverişli olduğu, «yabancı para borcu» için fiili ödeme günündeki değer üzerinden ödeme talep edildiğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99 uncu maddesi (818 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi) uyarınca fiili ödeme günündeki «rayiç değer» üzerinden Türk Lirası karşılığının ödenmesine, DEM para birimi günümüzde mevcut olmadığından bilirkişi raporunda belirtilen Euro karşılığı üzerinden oranlama yapılarak hükmedilen miktarın euro karşılığının nazara alındığı, ülkemizde yüksek enflasyon sebebiyle TL'nin değerini kaybetmesi yüzünden döviz fiyatlarının yükseldiği, bu sebeple paranın «değer kaybına» uğramaması amacıyla yatırım ve borçların döviz üzerinden yapıldığı, davacı tarafın fiil ödeme günündeki rayiç değer üzerinden talebi kabul edildiğinden bilirkişi raporu doğrultusunda ayrıca faize hükmedilemeyeceği, zira faize hükmedilmesi halinde davalının olay sebebiyle elde ettiği değerin çok daha üzerinde bir miktarı ödemek zorunda kalacak olup bu durumda «hakkaniyete» aykırı sonuçlar doğacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.500,00 DEM (4.348,88 Euro) ve 1.580,00 USD'nin fiili ödeme günündeki rayiç değeri üzerinden Türk …
… len Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; yargılamanın devamı sırasında davalı ...'ün 28.11.2014 tarihinde vefaat ettiği, en yakın yasal «mirasçıları» Selma Gürüf, ... ve ... tarafından mirasın reddedildiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 612 nci maddesi uyarınca terekenin «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesine «ihbarda» bulunulduğu ancak davada davalının terekenin aktifinde herhangi bir menkul, gayrimenkul ve para da olmaması nedeniyle tasfiye konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» kararı verildiği ve «son» olarak terekeye «temsilci» atanması için de Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada da temsilci atanmasını gerektirecek murise ait «tereke» mevcudunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleştiği, bu nedenlerle davalının bütün mirascılarının mirası red etmiş olmaları, açılan terekenin tasfiyesine yönelik davadan sonuç alınamaması ve terekeye temsilci atanması davasının da reddilmesi dikkate alındığında ortada aslen, veraseten veya temsilen davayı takip edilebilecek, davalı sıfatına haiz kimse kalmadığından davalının ölümü sonrasında davada tüm hukuki yollara başvurulmasına rağmen taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12697 E. 2016/6687 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaŞti. vekilinin ceza davası ve «husumete» ilişen itirazlarının mahkemece değerlendirileceğinin tabi olmasına göre, anılan vekillerin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11436 E. 2012/17871 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · yetki itirazı · cari hesap · ticari defter kayıtları · ticari defter · yetki · taahhütname · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların «cari hesap» şeklinde çalıştıkları, aralarındaki gönderi «taahhütnamelerine» göre davalının «taşıma senedi» ile Almanya’ya dava dışı firmaya gönderi gönderdiği, davalıya taşıma hizmeti ile ilgili gönderilen faturalarda alıcının ödeme yapmadığının belirtildiği, gönderi taahhütnamesi gereğince davalının müşterisine gönderdiği gönderilerin ilgili kişi tarafından ödenmemesi halinde bedelini ödemeyi taahhüt ettiği, faturaların davacının «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve icra takip tarihi itibari ile davalının 5.522.85 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle 5.522.85 TL üzerinden yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, bu miktar üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1) Dava, İİK’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkindir İİK’nun 50. maddesi gereğince «yetki itirazı» esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır ve öncelikle yetki itirazı incelenip sonuca bağlanır.
Somut olayda davalının «yetki itirazı» üzerine, mahkemenin özellikle icra müdürlüğünün «yetkisine» ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra müdürlüğünde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra mahkemenin yetkisine de itiraz …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5635 E. , 2015/7084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2013 gün ve 2007/31-2013/554 sayılı kararı onayan Daire’nin 08/05/2014 gün ve 2014/522-2014/8796 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili bank Şubesi'nin ...nolu cinsinden ve... nolu USD cinsinden döviz tevdiat hesaplarının mudisi bulunduğunu, müvekkili banka şubesinin memuru...'ın haksız eylemleri sonucunda davalının sözkonusu hesaplarından davalı lehine müvekkili banka aleyhine haksız ve yersiz ödemeler yapılmış olduğunu ileri sürerek, müvekkili banka alacağı olan ... ve 1.590 USD'nin haksız kullanım tarihinden itibaren müvekkili bankanın açık kredilere uygulamış olduğu faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte BK'nın 83. maddesi uyarınca fiili ödeme günündeki müvekkil banka döviz satış kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne faiz isteminin reddine dair verilen karar Dairemizce onanmıştır. Oysa, davacı taraf dava dilekçesinde haksız kullanım tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu ve faize hükmedilebileceği halde, mahkemece TL'nin değerini kaybettiği, döviz fiyatlarının yükseldiği, davacının fiili ödeme günündeki rayiç değer üzerinden talebinin kabul edildiği, faize hükmedilmesi durumunda davalının olay nedeniyle elde ettiği değerin çok üzerinde ödemek yapmak zorunda kalacağı gibi yerinde olmayan gerekçelerle, faiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin buna ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 08.05.2014 gün 2014/522-8796 E.K sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.05.2014 gün 2014/522-8796 E.K sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün BOZULMASINA, 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168564400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz