Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4073 E. 2015/1633 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
virman↗ teamül↗ havale↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait döviz hesabından davacının talimatı olmaksızın dava dışı ...'ye ait hesaba 14.658 USD'nin virmanlandığı, davalı bankanın davacının sözlü ya da yazılı talimat verdiğini kanıtlayamadığı, davacı dava dışı ... ve ...'nin ortaklarından olsa dahi şahsi tasarruf hesabının ortağı olduğu şirketlerle ilgisinin bulunmadığı, davacıya ait hesaptan dava dışı gerçek veya tüzel kişilere havale veya virman yapılabilmesi için davacının yazılı talimatı olması gerektiği, davalı bankanın yaptığı virmanın yasalara, bankacılık usul ve teamüllerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dava dışı .... tarafından davacının şahsi hesabına gönderilen paranın davacının talimatı olmadan dava dışı ... hesabına aktarılmak suretiyle davacının zarara uğratıldığı iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, dava konusu para hareketlerinin tarihleri, işlemlere konu para miktarı, havalenin geldiği ve sonrasında paranın gönderildiği şirketlerle davacının bağlantısı dikkate alındığında dava konusu işlemin davacının bilgisi dahilinde olduğunu savunmuştur. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava konusu işlem 10/02/2010 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Dosya arasına alınan davalı bankanın teftiş raporu incelendiğinde davacının hesap hareketlerini gösterir tabloda dava konusu işlem tarihinden sonra 31.03.2010 tarihinde davacı hesabına para giriş çıkışı olduğu, yine 22.06.2010 tarihinde işlem kaydı olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece davacının dava konusu şahsi hesabı ile ilgili banka kayıtları celp edilip dava konusu yani 10.02.2010 tarihli işlemlerden sonra davacının hesabında işlem yapıp yapmadığı, yapıldı ise sonraki tarihli bu işlemler nazara alındığında davacının dava konusu havale işleminden haberdar olup dava konusu işlemi benimsediği anlamına gelip gelmeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10170 E. 2011/10438 K.
Ortak:virman
İncelediğiniz kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait döviz hesabından davacının talimatı olmaksızın dava dışı ...'ye ait hesaba 14.658 USD'nin «virmanlandığı», davalı bankanın davacının sözlü ya da yazılı talimat verdiğini kanıtlayamadığı, davacı dava dışı ... ve ...'nin ortaklarından olsa dahi şahsi tasarruf hesabının ortağı olduğu şirketlerle ilgisinin bulunmadığı, davacıya ait hesaptan dava dışı gerçek veya tüzel kişilere «havale» veya virman yapılabilmesi için davacının yazılı talimatı olması gerektiği, davalı bankanın yaptığı virmanın yasalara, bankacılık usul ve «teamüllerine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep edenin kredi veren değil «kefil» sıfatında bulunduğu ve kredi alacaklısına ödeme yapıldığına ilişkin belgelerin açıklayıcı olmadığı, iddianın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa alacaklı tarafından dosyaya sunulan 27.10.2010 ve 23.11.2010 tarihli hesaptan «virman» yetkisi veren talimatlar ile bu talimatlar sonucu yapılan işlemleri gösteren hesap özetlerinden açıkça «ihtiyati haciz» talep eden tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamından «muaccel» bulunduğu sabit olan ihtiyati haciz talebine konu alacak mahkeme gerekçesinin aksine yargılamayı da gerektirmemektedir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1876 E. 2011/11620 K.
Ortak:virman · Alacak
İncelediğiniz kararda… iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait döviz hesabından davacının talimatı olmaksızın dava dışı ...'ye ait hesaba 14.658 USD'nin «virmanlandığı», davalı bankanın davacının sözlü ya da yazılı talimat verdiğini kanıtlayamadığı, davacı dava dışı ... ve ...'nin ortaklarından olsa dahi şahsi tasarruf hesabının ortağı olduğu şirketlerle ilgisinin bulunmadığı, davacıya ait hesaptan dava dışı gerçek veya tüzel kişilere «havale» veya virman yapılabilmesi için davacının yazılı talimatı olması gerektiği, davalı bankanın yaptığı virmanın yasalara, bankacılık usul ve «teamüllerine» aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icazet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın davalılardan ... yönünden reddine, diğer davalı aleyhine kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce; yapılan «virmanlar» sonucunda paranın davacının da ilgilisi olduğu anlaşılan dava dışı şahıslar tarafından ne şekilde kullanıldığı, virmanlar sonucu kullanım yada kullanımlar da davacının bilgisinin, menfaatinin bulunup bulunmadığı, davacının anılan virmanların tarihlerinden sonra dava konusu hesapta çeşitli işlemlerde bulunmak suretiyle yapılan virmalara «icazetinin» olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerektiği, gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4073 E. , 2015/1633 K.
"İçtihat Metni"
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2013 ttarih ve 2012/713-2013/627 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.02.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... tarafından müvekkilinin davalı bankanın Kurtköy Şubesi’nde bulunan şahsi hesabına 10/02/2010 tarihinde 14.658 USD gönderildiğini, bu tutarın müvekkilinin talimatı olmadan dava dışı ... hesabına aktarılmak suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 14.658 USD'nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın Kurtköy Şubesi’nde davacının şahsi hesabı dışında ortağı olduğu dava dışı ... ve ...'nin de hesapları bulunduğunu, ...i'nin diğer ortağı ... tarafından... hesabına 10/02/2010 tarihinde 14.658 USD gönderildiğini, ... yetkilileri... ile ...'ın 10/02/2010 tarihinde ... hesabına 14.658 USD gönderilmesi talimatı verdiğini, hesap müsait olmadığı için paranın davacının hesabından ... hesabına aktarılarak yerine getirildiğini, davacının da ...'den aldığı parayı 31.03.2010 tarihinde havale ettiğini, davacının haksız kazanç elde etme çabasında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait döviz hesabından davacının talimatı olmaksızın dava dışı ...'ye ait hesaba 14.658 USD'nin virmanlandığı, davalı bankanın davacının sözlü ya da yazılı talimat verdiğini kanıtlayamadığı, davacı dava dışı ... ve ...'nin ortaklarından olsa dahi şahsi tasarruf hesabının ortağı olduğu şirketlerle ilgisinin bulunmadığı, davacıya ait hesaptan dava dışı gerçek veya tüzel kişilere havale veya virman yapılabilmesi için davacının yazılı talimatı olması gerektiği, davalı bankanın yaptığı virmanın yasalara, bankacılık usul ve teamüllerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, dava dışı .... tarafından davacının şahsi hesabına gönderilen paranın davacının talimatı olmadan dava dışı ... hesabına aktarılmak suretiyle davacının zarara uğratıldığı iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, dava konusu para hareketlerinin tarihleri, işlemlere konu para miktarı, havalenin geldiği ve sonrasında paranın gönderildiği şirketlerle davacının bağlantısı dikkate alındığında dava konusu işlemin davacının bilgisi dahilinde olduğunu savunmuştur. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava konusu işlem 10/02/2010 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Dosya arasına alınan davalı bankanın teftiş raporu incelendiğinde davacının hesap hareketlerini gösterir tabloda dava konusu işlem tarihinden sonra 31.03.2010 tarihinde davacı hesabına para giriş çıkışı olduğu, yine 22.06.2010 tarihinde işlem kaydı olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece davacının dava konusu şahsi hesabı ile ilgili banka kayıtları celp edilip dava konusu yani 10.02.2010 tarihli işlemlerden sonra davacının hesabında işlem yapıp yapmadığı, yapıldı ise sonraki tarihli bu işlemler nazara alındığında davacının dava konusu havale işleminden haberdar olup dava konusu işlemi benimsediği anlamına gelip gelmeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168287000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz