Harçlar kanunu 32. madde
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2106 E. 2015/881 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harçlar kanunu 32. madde↗ delillerin toplanıp değerlendirilmemesi↗ bağış↗ harç tamamlama↗ mal kaçırma↗ eksik harç↗ harcın tamamlanması↗ şekil şartı↗ delillerin toplanmaması↗ sözleşmenin iptali↗ muvazaa↗ şirket müdürü↗ satış sözleşmesi↗ protokol↗ ek tasfiye↗ harç↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın istemlerini 6762 sayılı TTK’nın 443/2.maddesine değil muvazaa iddiasına dayandırdığı, davalı taraf davalı şirkete ait araçların mülkiyeti konusunda protokol imzalandığını savunmuş ise de bila tarihli protokolde.... plakalı aracın şirket ve ... adına... plakalı aracın şirket ve ... adına,.. plakalı aracın şirket ve ... adına,... plakalı aracın ise şirket ve.. adına olduğu kararlaştırıldığı, söz konusu protokol davacı....tarafından imzalanmasına rağmen diğer davacı ... tarafından imzalanmadığı, araç ruhsat kayıtları incelendiğinde protokol hükümlerine uyulmadığı, davalı ... aracın bedelinin kendisi tarafından ödendiğini savunmuş ise
de ödemeye dair dekontların miktarı (31.400 TL) ve aracın satış sözleşmesine yazılan kasko değeri(461.500 TL) gözetildiğinde anılan iddianın ispatına yeterli görülmediği, davalı ...'nun ödediği bedeli tasfiyede talep etmesinin mümkün bulunduğu, BK'nun 18. maddesi uyarınca görünüşteki satış sözleşmesinin tarafların gerçek iradesini yansıtmaması-muvazaa nedeniyle gizlenen bağış sözleşmesinin ise şekil şartına uyulmamasından dolayı batıl olduğu, dava değeri 10.000,00 TL olarak belirtilmesine rağmen satış sözleşmesinde satış bedeli rakamla 165.000,00 TL olarak ifade edilmiş olup sözleşme değerinin bu çelişki nedeniyle anlaşılamadığı, muvazaalı sözleşmede zikredilen rakama itibar edilmesinin de doğru olmayacağı, dava değerine davalı vekilinin itiraz etmemesi sebebiyle dilekçedeki rakamın dava değeri olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne,....plakalı aracın ...'ya ait 1/2 hissesinin iptaline, hissenin tasfiye halinde .....adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete ait aracın yarı hissesinin davalı şirket müdürü tarafından diğer ortaklardan mal kaçırmak amacıyla davalı şirket ortağına yapılan devir işleminin iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde dava değeri 10.000 TL gösterilmiş ve harç da bu miktar üzerinden yatırılmış olup mahkemece harcın tamamlattırılması yoluna gidilmeden davanın esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davada, şirkete ait aracın %50 hissesinin satışına dair sözleşmenin iptali istendiğine ve bu sözleşmede de satış bedeli 165.000,00 TL gösterildiğine göre mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. madde hükümleri gözetilip eksik harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davalı ... dava konusu aracın.... ile kendisi tarafından ortak alındığını, aracın %50 bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, aracın toplam 267.000 Euro’ya alındığını, 120.000 Euro’sunun peşin, geri kalanın taksitle ödenmesi konusunda anlaşıldığını, peşinattan kendi payına düşen 60.000 Euro’nun kendisi tarafından ödendiğini,.....’ndeki hesabına 21.05.2009 günü ödeme yaptığını, sonraki taksitlerin aracın kendisi tarafından çalıştırılması sonucu kazanılan paralarla ve şirket tarafından ödendiğini savunduğuna göre bu konuda şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davalı ...’nun ve şirketin ödemeleri araştırılmadan ve davalının bu konudaki delilleri toplanıp değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gibi .... Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/423 E. sayılı dava dosyası ile davalı....hakkında açılan ceza davasının akıbeti de araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4943 E. 2015/12322 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Tapu iptali ve tescili | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16680 E. 2012/20413 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · muvazaa · şirket müdürü
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın istemlerini 6762 sayılı TTK’nın 443/2.maddesine değil «muvazaa» iddiasına dayandırdığı, davalı taraf davalı şirkete ait araçların mülkiyeti konusunda «protokol» imzalandığını savunmuş ise de bila tarihli protokolde.... plakalı aracın şirket ve ... adına... plakalı aracın şirket ve ... adına,.. plakalı aracın şirket ve ... adına,... plakalı aracın ise şirket ve.. adına olduğu kararlaştırıldığı, söz konusu protokol davacı....tarafından imzalanmasına rağmen diğer davacı ... tarafından imzalanmadığı, araç ruhsat kayıtları incelendiğinde protokol hükümlerine uyulmadığı, davalı ... aracın bedelinin kendisi tarafından ödendiğini savunmuş ise de ödemeye dair dekontların miktarı (31.400 TL) ve aracın «satış sözleşmesine» yazılan kasko değeri(461.500 TL) gözetildiğinde anılan iddianın ispatına yeterli görülmediği, davalı ...'nun ödediği bedeli tasfiyede talep etmesinin mümkün bulunduğu, BK'nun 18. maddesi uyarınca görünüşteki satış sözleşmesinin tarafların gerçek iradesini yansıtmaması-muvazaa nedeniyle gizlenen «bağış» sözleşmesinin ise «şekil şartına» uyulmamasından dolayı batıl olduğu, dava değeri 10.000,00 TL olarak belirtilmesine rağmen satış sözleşmesinde satış bedeli rakamla 165.000,00 TL olarak ifade edilmiş olup sözleşme değerinin bu çelişki nedeniyle anlaşılamadığı, muvazaalı sözleşmede zikredilen rakama itibar edilmesinin de doğru olmayacağı, dava değerine davalı vekilinin itiraz etmemesi sebebiyle dilekçedeki rakamın dava değeri olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne,....plakalı aracın ...'ya ait 1/2 hissesinin iptaline, hissenin «tasfiye» halinde .....adına tesciline karar verilmiştir.
Dava, davalı şirkete ait aracın yarı hissesinin davalı «şirket müdürü» tarafından diğer ortaklardan «mal kaçırmak» amacıyla davalı şirket ortağına yapılan devir işleminin iptali istemine ilişkindir.
… n ödendiğini savunduğuna göre bu konuda şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davalı ...’nun ve şirketin ödemeleri araştırılmadan ve davalının bu konudaki «delilleri toplanıp değerlendirilmeden» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gibi ....
Benzer bu karardaMahkemece «muvazaa» iddiası konusunda davacı «delilleri toplanarak» muvazaa koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının halen «şirket müdürü» olduğu, davalı ...'ün 21.06.2004 tarihinde hissesini devrettiği, tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazlar şirkete ait iken yetkili müdür olan davalı tarafından diğer davalıya satıldığı, satışa ilişkin şirket kayıtlarında bilgi bulunmadığı, davacı şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, bu sebeple defter kayıtlarına itibar etme olanağının bulunmadığı, şirket ana sözleşmesinde taşınmaz alım satımının düzenlendiği, bu kaps …
Dava, «muvazaa» nedeniyle «tapu iptali tescil», olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · tapu iptali ve tescil · sorumluluk davası · e-defter
Benzer bu karardaOysa, davacının «muvazaanın» varlığı konusundaki iddiası dikkate alınarak «delillerinin değerlendirilmesi», özellikle davalılar arasındaki ilişki, satış değeri ile taşınmazın gerçek değeri arasında açık fark bulunup bulunmadığı, şirkete ait başka taşınmaz bulunup bulunmadığının araştırılması suretiyle hasıl olacak sonuca göre muvazaa iddiası konusunda bir karar verilmesi gerektiği gibi, aynı taşınmazın satış bedelinin tahsiline ilişkin olarak şirket eski yöneticisi aleyhine açılan davanın «sorumluluk davası» olduğu gözetilerek, sorumluluk davası şartlarının gerçekleşmesi halinde, satış bedelinin akıbeti araştırılmak suretiyle eski şirket yöneticisi davalının TTK hüküml …
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının halen «şirket müdürü» olduğu, davalı ...'ün 21.06.2004 tarihinde hissesini devrettiği, tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazlar şirkete ait iken yetkili müdür olan davalı tarafından diğer davalıya satıldığı, satışa ilişkin şirket kayıtlarında bilgi bulunmadığı, davacı şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, bu sebeple defter kayıtlarına itibar etme olanağının bulunmadığı, şirket ana sözleşmesinde taşınmaz alım satımının düzenlendiği, bu kaps …
Dava, «muvazaa» nedeniyle «tapu iptali tescil», olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2106 E. , 2015/881 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.....Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.11.2013 tarih ve 2012/225-2013/408 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.01.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan asil ... ile vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin ...’nin hissedarları olduğunu, şirketin feshi için açılan dava halen derdest olup anılan davanın 11/06/2012 tarihli duruşmasında şirket mallarının devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine rağmen şirkete ait..... plakalı aracın %50 hissesinin şirket müdürü...tarafından şirket ortağı ...'ya devredildiğini, yapılan devir işleminin şirketi ve diğer ortakları zarara uğratmak ve diğer ortaklardan mal kaçırmak maksatlı olduğunu ileri sürerek, dava konusu aracın ... adına olan kaydının iptaline ve şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu otobüsün %50 hissesinin ...'ya ait olduğunu, bu durumun tüm ortaklarca bilindiğini, dava konusu otobüs ve şirketin sahip olduğu diğer otobüsler üzerindeki hak sahipliğinin tespiti için ortaklar arasında protokol düzenlendiğini, bu protokol uyarınca ilgili ortaklar adına ruhsat kayıtlarının tescil edildiğini, dava konusu araç satın alınırken %50 parasını ...’nun verdiğini ve bu durumu diğer ortakların da bildiğini, davacıların kötüniyetli olup diğer araçların ortalara geçen %50 hisseleri ile ilgili olarak iptal davası açmamalarının kötüniyetlerinin göstergesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın istemlerini 6762 sayılı TTK’nın 443/2.maddesine değil muvazaa iddiasına dayandırdığı, davalı taraf davalı şirkete ait araçların mülkiyeti konusunda protokol imzalandığını savunmuş ise de bila tarihli protokolde.... plakalı aracın şirket ve ... adına... plakalı aracın şirket ve ... adına,.. plakalı aracın şirket ve ... adına,... plakalı aracın ise şirket ve.. adına olduğu kararlaştırıldığı, söz konusu protokol davacı....tarafından imzalanmasına rağmen diğer davacı ... tarafından imzalanmadığı, araç ruhsat kayıtları incelendiğinde protokol hükümlerine uyulmadığı, davalı ... aracın bedelinin kendisi tarafından ödendiğini savunmuş ise
de ödemeye dair dekontların miktarı (31.400 TL) ve aracın satış sözleşmesine yazılan kasko değeri(461.500 TL) gözetildiğinde anılan iddianın ispatına yeterli görülmediği, davalı ...'nun ödediği bedeli tasfiyede talep etmesinin mümkün bulunduğu, BK'nun 18. maddesi uyarınca görünüşteki satış sözleşmesinin tarafların gerçek iradesini yansıtmaması-muvazaa nedeniyle gizlenen bağış sözleşmesinin ise şekil şartına uyulmamasından dolayı batıl olduğu, dava değeri 10.000,00 TL olarak belirtilmesine rağmen satış sözleşmesinde satış bedeli rakamla 165.000,00 TL olarak ifade edilmiş olup sözleşme değerinin bu çelişki nedeniyle anlaşılamadığı, muvazaalı sözleşmede zikredilen rakama itibar edilmesinin de doğru olmayacağı, dava değerine davalı vekilinin itiraz etmemesi sebebiyle dilekçedeki rakamın dava değeri olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne,....plakalı aracın ...'ya ait 1/2 hissesinin iptaline, hissenin tasfiye halinde .....adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirkete ait aracın yarı hissesinin davalı şirket müdürü tarafından diğer ortaklardan mal kaçırmak amacıyla davalı şirket ortağına yapılan devir işleminin iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde dava değeri 10.000 TL gösterilmiş ve harç da bu miktar üzerinden yatırılmış olup mahkemece harcın tamamlattırılması yoluna gidilmeden davanın esasına girilerek yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davada, şirkete ait aracın %50 hissesinin satışına dair sözleşmenin iptali istendiğine ve bu sözleşmede de satış bedeli 165.000,00 TL gösterildiğine göre mahkemece, Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. madde hükümleri gözetilip eksik harç tamamlattırılmadan yargılamaya devam edilip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davalı ... dava konusu aracın.... ile kendisi tarafından ortak alındığını, aracın %50 bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, aracın toplam 267.000 Euro’ya alındığını, 120.000 Euro’sunun peşin, geri kalanın taksitle ödenmesi konusunda anlaşıldığını, peşinattan kendi payına düşen 60.000 Euro’nun kendisi tarafından ödendiğini,.....’ndeki hesabına 21.05.2009 günü ödeme yaptığını, sonraki taksitlerin aracın kendisi tarafından çalıştırılması sonucu kazanılan paralarla ve şirket tarafından ödendiğini savunduğuna göre bu konuda şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davalı ...’nun ve şirketin ödemeleri araştırılmadan ve davalının bu konudaki delilleri toplanıp değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gibi ....
Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/423 E. sayılı dava dosyası ile davalı....hakkında açılan ceza davasının akıbeti de araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’nun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 22.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167781800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz