Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11142 E. 2015/934 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15744 E, 2014/5560 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3441 E. 2024/6597 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · resmi belgede sahtecilik · sahtelik · borçlu olunmadığının tespiti · sahtecilik · infaz · oy yasağı · kötü niyet tazminatı
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarih ve 2017/146 E., 2019/370 K. sayılı dosyasında davalı ...'ın «resmi belgede sahtecilik» ve mağdurun senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya mecbur edilmesi suretiyle yağma suçlarından sanık olarak yargılandığı, üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan ceza aldığı, «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, yağma suçundan ise beraat ettiği ve kararın -işbu temyiz incelemesi tarihi itibariyle- Yargıtay 6.
Mahkemece davalı ... hakkında «resmi belgede sahtecilik» suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği ve bu ceza mahkemesi kararının hukuk hakimi tarafından bağlayıcı olacağı, yine yağma suçundan verilen beraat kararının kesinleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bunun sonucu olarak, «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» ilişkin kararlar CMK’nın 223 üncü maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması «yasağına» ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyece …
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, icra takibine konu senedin tehditle imzalatıldığını ileri sürerek senedin ve takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5560 E. 2024/2922 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 194 · kaydileştirme · bilirkişi raporuna itiraz · kanun yolu · mevduat hesabı · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · hisse senedi
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmünün düzenlendiği, açılan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacı vekilince …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.06.2023 tarih, 2023/127 E. ve 2023/584 K. sayılı kararı ile davacının yaptığı işlemi bir «hisse senedi» alımı değil, geri alım güvenceli bir tür kredi işlemi olduğu, davalı tarafça satılan senet bedelleri karşılığında katılım paylarının iade edileceğini davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren «ilanlar» ile duyurduğu, dolayısıyla yapılan satış işleminin 6098 sayılı Borçlar Kanununa aykırılık teşkil ettiğinden «geçersiz» olduğu, davacının ödemiş olduğu 43.200,00 DM'nin karşılığı 22.114,08 euro olarak geri isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… rak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11142 E. , 2015/934 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 gün ve 2011/337-2012/173 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/03/2014 gün ve 2012/15744-2014/5560 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gemi ile....’dan Türkiye’ye taşınan demir kütük yükünün nakliyat sigortacısı olduğunu, geminin 17/12/2010 tarihinde .....açıklarında karaya oturarak battığını, batık haldeki geminin ve yükün çıkarılması amacıyla davalı ile geminin donatanı arasında enkaz kaldırma - kurtarma sözleşmesi akdedildiğini, yapılan protokol gereğince yükün çıkarılması işlemi için 625.000 ABD Doları masraf ve ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, işlemlerin başlanabilmesi için yediemin olarak ... ve .....tarafından açılan ortak hesaba anılan bedelin davacı ve tenzili muafiyet oranında sigortalı tarafından bloke edildiğini, sigortalının bloke ettiği miktar ile ilgili olarak davalıya karşı olan talep ve dava haklarını müvekkiline temlik ettiğini, davalının enkaz kaldırma işlemi için gerekli tüm izinleri aldığını bildirmesi üzerine sözleşme gereğince 100.000 USD’nin davalıya ödendiğini, yük ilgililerinin batık gemiden çıkartılacak yükün Türkiye'ye taşınması için yükleneceği gemiyi kiralayarak olay yerinde hazır ettiğini, ancak davalının çevrenin korunması için gerekli ekolojik önlemleri almaması nedeniyle batık çıkarma operasyonunun....
..... ve diğer resmi makamlarca durdurulduğunu, sözleşme gereğince batık çıkarma ücret ve masraflarına mahsuben 225.000 ABD Doları'nın yükün gemiden tahliyesine başlanması aşamasında, bakiye 300.000 ABD Doları'nın ise yükün tamamının gemiden tahliyesinin tamamlanması ile davalıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalı üzerine düşen edimi yerine getirmediğinden sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürerek, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ettiğinin ve davacının sözleşmeden çayma hakkının mevcudiyeti ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, yedieminler ... - ....hesabında mevcut 525.000 USD’nin davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15744 E, 2014/5560 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 23/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167732600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz