6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartı aranmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/876 E. 2020/760 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Ticari nitelikteki menfi tespit davaları, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası niteliğinde olmadığından ve bu davalar sonucunda kurulan olumsuz tespit hükmü doğrudan ilamların icrası yoluyla takibe konulamayacağından, TTK 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvuru dava şartı bu davalar için aranmaz; bu şartın yerine getirilmediği gerekçesiyle verilen usulden ret kararı hukuka aykırıdır ve işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Ticari nitelikteki menfi tespit davasında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, ticari nitelikte menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olmadığını, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay kararları dikkate alındığında ilk derece kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp dosyanın ilk derece mahkemesine iadesini talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez. Bu dava sonucunda borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır; menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü hâllerde dahi olumsuz tespit hükmü kurulması gerekmektedir. Başka bir deyişle menfi tespit davasının niteliği gereği verilen kararlarda yalnızca davacının borçlu olup olmadığı belirlenmekte, borçlu olmadığı kısma ilişkin olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Bu hüküm herhangi bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam olmadığından esasa yönelik olarak İİK 32 uyarınca doğrudan ilamların icrası yoluyla takibe konulamaz. Oysa arabuluculuk sonucu verilen kararlar ilam hükmünde olup cebri icra yoluna başvurulabilecek niteliktedir. Menfi tespit davaları sonucunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan yasa koyucunun bilinçli olarak menfi tespit davalarını arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır. Bu husustaki uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ilamıyla bu görüş benimsenmiş olup, anılan ilam mahkemeleri bağlayıcı niteliktedir. O halde ilk derece mahkemesince davacıların menfi tespite ilişkin taleplerinin TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olmadığı yönündeki tespit, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin bağlayıcı içtihat birleştirmesi niteliğindeki ilamına dayanmakta olup, benzer usulden ret kararlarının istinafında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak aranmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası arabuluculuk dava şartı ticari dava ilamların icrası olumsuz tespit hükmü

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — H.M.K. 106H.M.K. 353(1)a-4H.M.K. 353(1)-a · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — 6325 sayılı Kanun 18/a · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — T.T.K. 5/A · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K. 32 · 2797 Sayılı Kanun — 2797 Sayılı Kanun 45

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/876

KARAR NO 2020/760

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/02/2020

NUMARASI 2019/129 Esas 2020/106 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/09/2020

Dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; müvekkili ...'ın diğer davacı şirket yetkilisi olduğunu, taraflar arasında protokol imzalandığını, davalılar tarafından otel ortak girişim hisselerinin iadesine karşılık olarak davacıların borçlandığını, bu protokol uyarınca müvekkillerin davalılara senetler vermesine rağmen ortak girişim hisselerinin iade edilmediğini, söz konusu protokolde İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyalarından ve davacı ...'ın mal varlığına konulan hacizlerin fekki ile protokolün imzasından itibaren 3 gün içinde 89/1 haciz ihbarnameleri ile konulan hacizlerin fek edileceğinin akdolunduğunu, ancak davalılar tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, diğer taraftan İstanbul 1.

ATM'nin 2017/305 Esas sayılı dosyasından da feragat edileceği taahhüdüne rağmen feragat edilmediğini, müşteri çekleri/senetlerinin halen teslim edilmediğini, davalılar tarafından edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkillerin davalılara borcunun bulunmadığını, davalılara 10/10/2017 vade tarihli 100.000-TL bedelli teminat senedi verildiğini, senetten borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından Arabuluculuğa başvurulmadan huzurdaki ticari dava açıldığından ve işbu dava şartının sonradan tamamlanmasının da mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların müvekkillerin edimlerini yerine getirmediğini iddia ederken 3. maddede yer verilen senet tutarlarının ödenmesinin müvekkile yapılıp yapılmadığından bahsetmediklerini beyan etmiş, dolayısıyla davacıların öncelikle edimlerini yerine getirmeden müvekkillerine huzurdaki davayı açmaları mesnetsiz olup davanın esastan da reddinin gerektiğini, öncelikle davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, menfi tespit davasında dava konusunun bir miktar alacağa ilişkin olduğu, menfi tespit davalarında davadan önce Arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğu, davacı tarafından 6325 sayılı Kanunun 18/a maddesi uyarınca davadan önce Arabulucuya başvurulmadığı, davanın dava şartlarından olan zorunlu Arabuluculuk son tutanağının kesin süre ihtaratına rağmen sunulmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı bulunmadığından usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; ticari nitelikte menfi tespit davalarında Arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olmadığını, hem Bölge Adliye Mahkemelerinin hem de Yargıtay kararları dikkate alındığında kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, menfi tespite ilişkindir. İlk derece mahkemesince Arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Yargı uygulamasında ticari dava niteliğindeki menfi tesbit davalarında farklı hükümler verilmesi nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru neticesi Yargıtay 19 H.D. 'nin 2020/85 esas, 2020/454 karar sayılı ve 4.6.2020 tarihli ilamı ile; "H.M.K’nun 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez. Bu dava sonucunda, borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır.

Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü hâllerde dahi olumsuz tespit hükmü kurulması gerekmektedir. Başka bir deyişle, menfi tespit davasının niteliği gereği verilen kararlarda, yalnızca davacının borçlu olup olmadığı belirlenmekte, borçlu olmadığı kısma ilişkin olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Bu hüküm, herhangi bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam olmadığından esasa yönelik olarak İ.İ.K. m. 32 uyarınca doğrudan ilamların icrası yolu ile takibe konulamaz. Oysa Arabuluculuk sonucu verilen kararlar ilam hükmünde olup, cebri icra yoluna başvurulabilecek niteliktedir. Ancak yukarıda açıklandığı gibi menfi tespit davaları sonucunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda Arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan Yasa Koyucu’nun bilinçli olarak menfi tespit davalarını Arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır...

denilerek ticari dava niteliğindeki menfi tesbit davalarında Arabulucuya başvurunun zorunlu olmadığı yolunda hüküm verilmiş olup; anılan ilam 2797 Sayılı Kanunun 45. maddesi gereği mahkemeleri bağlayıcı niteliktedir. O halde ilk derece mahkemesince davacıların menfi tesbite ilişkin taleplerinin T.T.K. 5/A maddesi gereğince Arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2020 Tarih 2019/129 Esas 2020/106 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafça yatırılan 54,40- TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.03/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167485 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.