Aranılacak borç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15698 E. 2015/2917 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aranılacak borç↗ ödememe protestosu↗ tahsil cirosu↗ protesto↗ re'sen gözetilme↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ geçersizlik↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, protestonun; bono için ödememe ve poliçe için kabul etmeme durumunda kambiyo senetlerine özgü belirli hallerin noter tarafından (resmi olarak) tesbiti işlemi olduğu, bononun tedavül yeteneğinin varlığı karşısında borçlunun ödeme zamanında senedin kimin elinde olduğunu bilmesi mümkün olamayacağından hamilin vadesinde ödeme yerinde borçluya giderek senedi ibraz etmesi gerektiği, bu itibarla bononun, tedavül etsin ya da etmesin aranılacak bir borç içerdiği, böylelikle ödeme halinde senedi teslime de hazır bir hamilin varlığı ve kimliğinin senet borçlusu tarafından öğrenilmiş olacağı, bu nedenle bir hukuki fiil teşkil eden ibrazın kim, kime, neyi, nasıl, nerede ve ne zaman ibraz hususlarını kapsar şekilde gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğu, ibrazın senedin asıl borçlusuna bonoda gösterilmesi gereken ödeme yerinde borçlunun ikametgahında ödeme günü ya da onu takip eden iki iş günü içerisinde yapılması gerektiği, somut olayda ise ibrazın borçlunun ikametgahında yapılmadığı, davacının adresinin ticaret sicilde ve yine ayrıca davalı bankanın müşterisi olması sebebiyle davalı nezdinde de açıkça belli olup, ibraz keyfiyetinin bu bilgilere bakılmaksızın gerçekleştirildiği, davacı senet borçlusu şirketin ikametgahı dışında işlem yapıldığı anlaşılmakla protesto işlemi usulsüz olup, bu usulsüzlüğün tesbitinde davacının hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haksız ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülen ödememe protestosunun geçersizliğinin tespiti ve kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 778/(1)-c ve d maddeleri uyarınca bonolar bakımından da tatbiki gereken aynı kanunun 708. ve 713. maddeleri uyarınca, vade gününde veya onu izleyen iki iş gününde düzenleyene ibraz edilen ve buna rağmen ödenmeyen bonodan ötürü ödememe protestosu çekilebilir. Bir diğer söyleyişle, bono ibraz olunmaksızın ödememe protestosu keşide edilmesi halinde, 6102 sayılı Kanun'un 721. maddesi gözetilerek, protestonun kanuna uygunluğundan söz edilemeyecektir.
Somut olayda olduğu gibi, uygulamada, tahsil cirosu ile bono hamili olan bankalar tarafından, keşideciye vade gününden önce bildirimde bulunulmak suretiyle ibraz zorunluluğu yerine getirilmeye çalışılmakta ise de, söz konusu kanun hükümleri göz önüne alındığında ibrazın borçlu keşidecinin ikametgahı ve/veya ticari merkezinde, bononun gösterilmesi ve ibraz olunduğuna ilişkin imzasının alınması suretiyle yapılması gerektiği açıktır. Dava konusu olayda da, davalı banka tarafından gönderilen bildirimin davacı keşideciye ulaşmadığı, bononun protesto için tevdi olunduğu noter tarafından da protesto çekilmeden önce ödeme için ibrazının gerçekleştirilmiş olmadığı sabittir. Her ne kadar mahkeme kararında, ödeme için ibrazın, davalı banka şubesi ile davacının ticari merkezinin bulundukları yerler gözetilmek suretiyle, davacı keşidecinin ikametgahında yapılmadığından bahisle ibraz işleminin usulsüz olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, dosya kapsamı uyarınca olayda ibraz işleminin hiçbir suretle gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle eksik değerlendirmeye işaret eden bu husus sonuca etkili olmayıp, somut olay bakımından keşideciye ibrazı gerçekleştirilmeksizin gönderildiği anlaşılan protestonun kanundaki deyimiyle “sakat” kabul edilmiş olmasında sonuç itibariyle bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak ve ne var ki, 6102 sayılı TTK'nın 721. maddesi hükmü uyarınca, kanuna uygun olmayan veya yanlış kayıtlar ihtiva eden protestolar “sakat” kabul edilmekle birlikte geçerli oldukları öngörülmüştür. Hal böyle olmakla, bu gibi durumlarda hamilin ve/veya noterin tazmin ve hatta anılan kanun maddesinde de yazılı olduğu üzere noterin disiplin sorumluğundan söz edilebilirse de, protestonun geçersiz kabul edilmesi ve buna bağlı olarak kaldırılmasına karar verilebilmesi söz konusu değildir. Şu halde, mahkemece protestonun geçersiz kabul edilerek kaldırılmasına hükmedilmesi doğru olmamış, re'sen de gözetilmesi gereken bu durum karşısında, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9835 E. 2015/9690 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «protestonun»; «bono» için ödememe ve poliçe için kabul etmeme durumunda kambiyo senetlerine özgü belirli hallerin noter tarafından (resmi olarak) tesbiti işlemi olduğu, bononun tedavül yeteneğinin varlığı karşısında borçlunun ödeme zamanında senedin kimin elinde olduğunu bilmesi mümkün olamayacağından «hamilin» vadesinde ödeme yerinde borçluya giderek senedi «ibraz» etmesi gerektiği, bu itibarla bononun, tedavül etsin ya da etmesin aranılacak bir borç içerdiği, böylelikle ödeme halinde senedi «teslime» de hazır bir hamilin varlığı ve kimliğinin senet borçlusu tarafından öğrenilmiş olacağı, bu nedenle bir hukuki fiil teşkil eden ibrazın kim, kime, neyi, nasıl, nerede ve ne zaman ibraz hususlarını kapsar şekilde gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğu, ibrazın senedin asıl borçlusuna bonoda gösterilmesi gereken ödeme yerinde borçlunun ikametgahında ödeme günü ya da onu takip eden iki iş günü içerisinde yapılması gerektiği, somut olayda ise ibrazın borçlunun ikametgahında yapılmadığı, davacının adresinin «ticaret sicilde» ve yine ayrıca davalı bankanın müşterisi olması sebebiyle davalı nezdinde de açıkça belli olup, ibraz keyfiyetinin bu bilgilere bakılmaksızın gerçekleştirildiği, davacı senet borçlusu şirketin ikametgahı dışında işlem yapıldığı anlaşılmakla protesto işlemi usulsüz olup, bu usulsüzlüğün tesbitinde davacının «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, haksız ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülen «ödememe protestosunun» «geçersizliğinin» tespiti ve kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 778/(1)-c ve d maddeleri uyarınca «bonolar» bakımından da tatbiki gereken aynı kanunun 708. ve 713. maddeleri uyarınca, «vade» gününde veya onu izleyen iki iş gününde düzenleyene «ibraz» edilen ve buna rağmen ödenmeyen bonodan ötürü «ödememe protestosu» çekilebilir.
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı banka, «keşideci» ve «ciranta» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından borçlulara 27/01/2015 tarihli «ödememe protestosu» çekildiği, ancak protestonun borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya içerisinde yer almadığı, bu haliyle «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, borçlulara «ödememe protestosu» çektiği ancak bunun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ciranta · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaİİK’nın «257»/1 maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Somut olayda, alacaklı banka, «keşideci» ve «ciranta» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından borçlulara 27/01/2015 tarihli «ödememe protestosu» çekildiği, ancak protestonun borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya içerisinde yer almadığı, bu haliyle «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, borçlulara «ödememe protestosu» çektiği ancak bunun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2798 E. 2016/3147 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «protestonun»; «bono» için ödememe ve poliçe için kabul etmeme durumunda kambiyo senetlerine özgü belirli hallerin noter tarafından (resmi olarak) tesbiti işlemi olduğu, bononun tedavül yeteneğinin varlığı karşısında borçlunun ödeme zamanında senedin kimin elinde olduğunu bilmesi mümkün olamayacağından «hamilin» vadesinde ödeme yerinde borçluya giderek senedi «ibraz» etmesi gerektiği, bu itibarla bononun, tedavül etsin ya da etmesin aranılacak bir borç içerdiği, böylelikle ödeme halinde senedi «teslime» de hazır bir hamilin varlığı ve kimliğinin senet borçlusu tarafından öğrenilmiş olacağı, bu nedenle bir hukuki fiil teşkil eden ibrazın kim, kime, neyi, nasıl, nerede ve ne zaman ibraz hususlarını kapsar şekilde gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğu, ibrazın senedin asıl borçlusuna bonoda gösterilmesi gereken ödeme yerinde borçlunun ikametgahında ödeme günü ya da onu takip eden iki iş günü içerisinde yapılması gerektiği, somut olayda ise ibrazın borçlunun ikametgahında yapılmadığı, davacının adresinin «ticaret sicilde» ve yine ayrıca davalı bankanın müşterisi olması sebebiyle davalı nezdinde de açıkça belli olup, ibraz keyfiyetinin bu bilgilere bakılmaksızın gerçekleştirildiği, davacı senet borçlusu şirketin ikametgahı dışında işlem yapıldığı anlaşılmakla protesto işlemi usulsüz olup, bu usulsüzlüğün tesbitinde davacının «hukuki yararı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, haksız ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülen «ödememe protestosunun» «geçersizliğinin» tespiti ve kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 778/(1)-c ve d maddeleri uyarınca «bonolar» bakımından da tatbiki gereken aynı kanunun 708. ve 713. maddeleri uyarınca, «vade» gününde veya onu izleyen iki iş gününde düzenleyene «ibraz» edilen ve buna rağmen ödenmeyen bonodan ötürü «ödememe protestosu» çekilebilir.
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı Banka, «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · ciranta · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın «257»/1. maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Somut olayda, alacaklı Banka, «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15698 E. , 2015/2917 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2014 tarih ve 2013/177-2014/138 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşide etmiş bulunduğu 02.03.2013 tarihli 5.000 USD meblağlı senedin davalı tarafından protesto edildiğini, müvekkilinin bu senetten tesadüfen haberi olduğunu ve senet bedelini lehtarın hesabına protestonun kendisine tebliğ edilmesinden önce yatırdığını, 2875 yevmiye numaralı protestonun müvekkiline 02.04.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının senedin ödenebilmesi için göndermesi gereken ihbarnamenin müvekkili firmaya ulaşmadığını, müvekkiline tebliğ edilmeyen bir senedin protesto edilmesinin mümkün olmadığını, davalının ya ihbarname göndermediğini veya ihbarnameyi usulüne uygun olarak tebliğ etmediğini, müvekkilinin posta adresinin ... Cad No:... olduğunu ve buraya en yakın ...
Şubesi'nin ..., ... arasında bulunduğunu, davalının müvekkilinin iş yeriyle ilgili olmayan ... şubesine senet aslını gönderdiğini, bu nedenle müvekkilinin adresi ile bir ilgisi olmayan ... şubesinin protesto düzenlemeye yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek, ...Noterliği'nin 06.,03.2013 tarih 2875 yevmiye numaralı ödememe protestosunun usulsüzlüğünün ve geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu senedin müvekkiline tahsil amaçlı olarak verildiğini, müvekkilince öncelikle senet borçlusu olan davacı şirketin ... adresine 16.02.2013 tarihinde senet ihbarnamesinin gönderildiğini, senedin vade tarihinde ödemediğinden protesto edilmek durumunda kaldığını, müvekkilinin işlemleri yasal mevzuata uygun olarak gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, protestonun; bono için ödememe ve poliçe için kabul etmeme durumunda kambiyo senetlerine özgü belirli hallerin noter tarafından (resmi olarak) tesbiti işlemi olduğu, bononun tedavül yeteneğinin varlığı karşısında borçlunun ödeme zamanında senedin kimin elinde olduğunu bilmesi mümkün olamayacağından hamilin vadesinde ödeme yerinde borçluya giderek senedi ibraz etmesi gerektiği, bu itibarla bononun, tedavül etsin ya da etmesin aranılacak bir borç içerdiği, böylelikle ödeme halinde senedi teslime de hazır bir hamilin varlığı ve kimliğinin senet borçlusu tarafından öğrenilmiş olacağı, bu nedenle bir hukuki fiil teşkil eden ibrazın kim, kime, neyi, nasıl, nerede ve ne zaman ibraz hususlarını kapsar şekilde gerçekleştirilmesinin zorunlu olduğu, ibrazın senedin asıl borçlusuna bonoda gösterilmesi gereken ödeme yerinde borçlunun ikametgahında ödeme günü ya da onu takip eden iki iş günü içerisinde yapılması gerektiği, somut olayda ise ibrazın borçlunun ikametgahında yapılmadığı, davacının adresinin ticaret sicilde ve yine ayrıca davalı bankanın müşterisi olması sebebiyle davalı nezdinde de açıkça belli olup, ibraz keyfiyetinin bu bilgilere bakılmaksızın gerçekleştirildiği, davacı senet borçlusu şirketin ikametgahı dışında işlem yapıldığı anlaşılmakla protesto işlemi usulsüz olup, bu usulsüzlüğün tesbitinde davacının hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haksız ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülen ödememe protestosunun geçersizliğinin tespiti ve kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nın 778/(1)-c ve d maddeleri uyarınca bonolar bakımından da tatbiki gereken aynı kanunun 708. ve 713. maddeleri uyarınca, vade gününde veya onu izleyen iki iş gününde düzenleyene ibraz edilen ve buna rağmen ödenmeyen bonodan ötürü ödememe protestosu çekilebilir. Bir diğer söyleyişle, bono ibraz olunmaksızın ödememe protestosu keşide edilmesi halinde, 6102 sayılı Kanun'un 721. maddesi gözetilerek, protestonun kanuna uygunluğundan söz edilemeyecektir.
Somut olayda olduğu gibi, uygulamada, tahsil cirosu ile bono hamili olan bankalar tarafından, keşideciye vade gününden önce bildirimde bulunulmak suretiyle ibraz zorunluluğu yerine getirilmeye çalışılmakta ise de, söz konusu kanun hükümleri göz önüne alındığında ibrazın borçlu keşidecinin ikametgahı ve/veya ticari merkezinde, bononun gösterilmesi ve ibraz olunduğuna ilişkin imzasının alınması suretiyle yapılması gerektiği açıktır. Dava konusu olayda da, davalı banka tarafından gönderilen bildirimin davacı keşideciye ulaşmadığı, bononun protesto için tevdi olunduğu noter tarafından da protesto çekilmeden önce ödeme için ibrazının gerçekleştirilmiş olmadığı sabittir. Her ne kadar mahkeme kararında, ödeme için ibrazın, davalı banka şubesi ile davacının ticari merkezinin bulundukları yerler gözetilmek suretiyle, davacı keşidecinin ikametgahında yapılmadığından bahisle ibraz işleminin usulsüz olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, dosya kapsamı uyarınca olayda ibraz işleminin hiçbir suretle gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle eksik değerlendirmeye işaret eden bu husus sonuca etkili olmayıp, somut olay bakımından keşideciye ibrazı gerçekleştirilmeksizin gönderildiği anlaşılan protestonun kanundaki deyimiyle “sakat” kabul edilmiş olmasında sonuç itibariyle bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak ve ne var ki, 6102 sayılı TTK'nın 721. maddesi hükmü uyarınca, kanuna uygun olmayan veya yanlış kayıtlar ihtiva eden protestolar “sakat” kabul edilmekle birlikte geçerli oldukları öngörülmüştür. Hal böyle olmakla, bu gibi durumlarda hamilin ve/veya noterin tazmin ve hatta anılan kanun maddesinde de yazılı olduğu üzere noterin disiplin sorumluğundan söz edilebilirse de, protestonun geçersiz kabul edilmesi ve buna bağlı olarak kaldırılmasına karar verilebilmesi söz konusu değildir. Şu halde, mahkemece protestonun geçersiz kabul edilerek kaldırılmasına hükmedilmesi doğru olmamış, re'sen de gözetilmesi gereken bu durum karşısında, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167271500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz