Ttk 638/2
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15047 E. 2015/1168 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 638/2↗ çıkma payı↗ limited şirket ortaklığı↗ resen terkin↗ ba beyannamesi↗ şirketin tasfiyesi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosaya kapsamına göre, vergi dairesi kayıtlarına göre davalı şirket adına 2007 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve 2008 yılı Haziran ayına kadar KDV beyannameleri dışında başka beyanname verilmemesi üzerine vergi dairesince yapılan yoklamada şirketin adresinde bulunmadığı saptanarak
11/03/2009 tarihinde resen terk işlemi yapılarak vergi kaydının silindiği, ticaret siciline adres değişikliği yönünde bir bildirim yapılmadığı, şirket fiilen mevcut olmadığından davacı ve davalının şirket ortağı olmakta zorlanmalarına hukuki ve ekonomik açıdan yarar bulunmadığı, davacı ortağın sermaye dışında 90.000,00 TL'lik ödeme ile 11.500,00 TL tutarındaki şirket giderinin yarısının iadesi yönündeki talebinin mevcut delil durumu itibariyle mümkün olmadığı, şirketin tasfiyesiz feshi talep edilmiş ise de davalı şirketin ortaklarınca ödenmemiş sermaye alacağı olması ve davacının da alacak talebi bulunduğundan bu taleplerin yerine getirilmesi için şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile ...’nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, davacı tarafın diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi uyarınca limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma, çıkma payı ve davacı tarafça davalı şirkete ödendiği iddia olunan paraların tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir” hükmünü haizdir. Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Diğer yandan anılan madde ile çıkma davası açmış bir kişinin, yargılama süresince ortaklık haklarını kullanması ve borçlarını yerine getirmekle yükümlü olmasının konumuna uygun düşmeyeceği dikkate alınarak, mahkemeye bazı tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava dilekçesinde, dayanılan haklı nedenleri açıkladıktan sonra müvekkilinin, şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini ve davacı ortağın ödediği 245.000,00 TL’lik sermayenin, şirkete yapmış olduğu 90.000,00 TL’lik ödeme ile davacının ödemek durumunda kaldığı 11.500,00 TL tutarındaki şirket giderlerinin yarısı olan 5.750,00 TL’nin faize ile birlikte tahsilini ve TTK’nun 638/2. maddesi uyarınca davacının hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına, müvekkilinin alacaklarının güvence altına alınması için teminatsız olarak davalıların mal varlıklarının üzerine tedbir konmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı tarafın talebi yukarıda açıklanan şekilde olduğuna göre, mahkemece işbu talepler çerçevesinde ve anılan yasa hükmü de nazara alınmak suretiyle hukuki değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, talepten farklı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına ve davacının dayandığı dekontlar ve deliller üzerinde durulmadan diğer taleplerin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2571 E. 2017/5023 K.
Ortak:çıkma payı · limited şirket ortaklığı · limited şirket · kâr payı · teminat
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi uyarınca «limited şirket ortaklığından» haklı nedenle çıkma, «çıkma payı» ve davacı tarafça davalı şirkete ödendiği iddia olunan paraların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun «teminat» altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir” hükmünü haizdir.
Bu çerçevede, mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun «teminat» altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket ortaklığından çıkma» ve «çıkma payının» tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulü kararı verilmiştir.
Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun «teminat» altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” Davacı iddiaları ve delilleri değerlendirildiğinde çıkma isteminin haklı «sebebe» dayandığı anlaşılmakla, davacı ortağın «limited şirketten» «çıkma payının» hesaplanması yoluna gidilmiştir.
… evam ettirmesi olduğunu ve tek kişi tarafından şirket kurulmasına cevaz verilmesi göz önüne alındığında ve talebin şirkette çıkmaya ilişkin olduğu da gözetildiğinde «şirketin feshi» ve tasfiyesine mahkeme kendiliğinde karar verme imkanı bulunmadığı, somut olayda şirketten çıkmaya ilişkin haklı nedenin bulunduğu, öte yandan şirketin gayri faal olması nedeniyle çıkma halinde mali durumunun etkilenme olanağı da bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile yapılan hesaplamaya göre davacının «çıkma payının» 166.361,53 TL olduğu, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilanço esası · limited şirkette ortaklıktan çıkma · esas sermaye payı · ortaklıktan çıkma · şirketin feshi · dava sebebi · e-defter
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK 641/1 maddesi hükmü “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, «esas sermaye payının» gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” gereğince «ortaklıktan çıkma payının», şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerekirken, şirketin «defter» kayıtlarına göre «bilanço esas» değeri üzerinden davacı hissesine isabet eden miktarı belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle b …
Dava, «limited şirket ortaklığından çıkma» ve «çıkma payının» tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulü kararı verilmiştir.
… evam ettirmesi olduğunu ve tek kişi tarafından şirket kurulmasına cevaz verilmesi göz önüne alındığında ve talebin şirkette çıkmaya ilişkin olduğu da gözetildiğinde «şirketin feshi» ve tasfiyesine mahkeme kendiliğinde karar verme imkanı bulunmadığı, somut olayda şirketten çıkmaya ilişkin haklı nedenin bulunduğu, öte yandan şirketin gayri faal olması nedeniyle çıkma halinde mali durumunun etkilenme olanağı da bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile yapılan hesaplamaya göre davacının «çıkma payının» 166.361,53 TL olduğu, bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun «teminat» altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.” Davacı iddiaları ve delilleri değerlendirildiğinde çıkma isteminin haklı «sebebe» dayandığı anlaşılmakla, davacı ortağın «limited şirketten» «çıkma payının» hesaplanması yoluna gidilmiştir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi uyarınca «limited şirket ortaklığından» haklı nedenle çıkma, «çıkma payı» ve davacı tarafça davalı şirkete ödendiği iddia olunan paraların tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · kâr payı alacağı · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15047 E. , 2015/1168 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2014 tarih ve 2013/900-2014/241 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile birlikte 25.05.2007 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, müvekkilinin 245.000,00 TL karşılığı %49 hisse ile ortak olduğunu, davalı şirketin kurulduğu günden dava tarihine kadar herhangi faaliyeti bulunmadığını, şirketin devamı ve amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket müdürünün dava tarihine kadar esas sermaye borcunu ödemediğini, yıllardır şirket genel kurulu toplanmayıp kar payı dağıtılmadığını, şirketin yasal defterlerinin düzgün tutulmadığını, tüm bu hususların şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin önünde bir engel teşkil ettiğini, müvekkilinin davalı ortak ile 2009 yılından beri görüşmediği gibi kendisine de ulaşamadığını, davalı şirketin Ticaret Sicil kaydında tescilli adresinde bulunmadığını, müvekkili için haklı nedenle ortaklıktan çıkma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, müvekkilinin haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, müvekkilinin ödediği 245.000,00 TL sermayenin, şirkete yaptığı 90.000,00 TL’lik ödeme ile ödemek durumunda kaldığı 11.500,00 TL tutarındaki şirket giderlerinin yarısı olan 5.750,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin de şirketin devamını istemeyip şirketin tasfiyesiz feshine karar verilmesini istediğini belirterek, davacının maddi tazminat istemlerinin müvekkili yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket adına cevap verilmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosaya kapsamına göre, vergi dairesi kayıtlarına göre davalı şirket adına 2007 yılı kurumlar vergisi beyannamesi ve 2008 yılı Haziran ayına kadar KDV beyannameleri dışında başka beyanname verilmemesi üzerine vergi dairesince yapılan yoklamada şirketin adresinde bulunmadığı saptanarak
11/03/2009 tarihinde resen terk işlemi yapılarak vergi kaydının silindiği, ticaret siciline adres değişikliği yönünde bir bildirim yapılmadığı, şirket fiilen mevcut olmadığından davacı ve davalının şirket ortağı olmakta zorlanmalarına hukuki ve ekonomik açıdan yarar bulunmadığı, davacı ortağın sermaye dışında 90.000,00 TL'lik ödeme ile 11.500,00 TL tutarındaki şirket giderinin yarısının iadesi yönündeki talebinin mevcut delil durumu itibariyle mümkün olmadığı, şirketin tasfiyesiz feshi talep edilmiş ise de davalı şirketin ortaklarınca ödenmemiş sermaye alacağı olması ve davacının da alacak talebi bulunduğundan bu taleplerin yerine getirilmesi için şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile ...’nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, davacı tarafın diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi uyarınca limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma, çıkma payı ve davacı tarafça davalı şirkete ödendiği iddia olunan paraların tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nun 638/2. maddesi “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir” hükmünü haizdir. Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını mahkeme değerlendirecektir. Diğer yandan anılan madde ile çıkma davası açmış bir kişinin, yargılama süresince ortaklık haklarını kullanması ve borçlarını yerine getirmekle yükümlü olmasının konumuna uygun düşmeyeceği dikkate alınarak, mahkemeye bazı tedbirleri alma yetkisi verilmiştir.
Bu çerçevede, mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava dilekçesinde, dayanılan haklı nedenleri açıkladıktan sonra müvekkilinin, şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesini ve davacı ortağın ödediği 245.000,00 TL’lik sermayenin, şirkete yapmış olduğu 90.000,00 TL’lik ödeme ile davacının ödemek durumunda kaldığı 11.500,00 TL tutarındaki şirket giderlerinin yarısı olan 5.750,00 TL’nin faize ile birlikte tahsilini ve TTK’nun 638/2. maddesi uyarınca davacının hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına, müvekkilinin alacaklarının güvence altına alınması için teminatsız olarak davalıların mal varlıklarının üzerine tedbir konmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı tarafın talebi yukarıda açıklanan şekilde olduğuna göre, mahkemece işbu talepler çerçevesinde ve anılan yasa hükmü de nazara alınmak suretiyle hukuki değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, talepten farklı olarak davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına ve davacının dayandığı dekontlar ve deliller üzerinde durulmadan diğer taleplerin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166905300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz