6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tellallık ücreti alacağında görev, yetki ve yetkisiz temsil itirazları

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1104 E. 2020/940 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Ticari İş Tellallığı (Simsarlık) Sözleşmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (simsarlık) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir dernek veya vakfa bağlı iktisadi işletmenin taraf olduğu, iktisadi işletme faaliyetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar, tacir olmayan dernek/vakfın kendisi değil iktisadi işletmesi yönünden değerlendirildiğinde nispi ticari dava niteliğindedir ve ticaret mahkemelerinin görevine girer. Sözleşmeyi imzalayan kişinin temsil yetkisi bulunmadığı ileri sürülse dahi, karşı tarafın sözleşme konusu hizmeti kabul etmesi, faturayı alması ve kısmi ödeme yapması, yetkisiz temsille yapılan işleme zımni icazet verildiğini gösterir. Tellallık (simsarlık) sözleşmesinde tellal, ancak kendi aracılığı ve çalışmasıyla sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır; yazılı sözleşmede belirlenen ücret oranının aksini ispatlamak, bunu ileri süren tarafa aittir ve yazılı delille kanıtlanmadıkça sözleşme hükümleri esas alınır.

Ele alınan sorunlar

Görev ve yetki itirazı (dernek iktisadi işletmesinin taraf olması) → ret

İddia: Davalı vekili, taraflar arasındaki tellallık sözleşmesinin TTK 4. madde anlamında ticari iş sayılmadığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini ve ayrıca yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı Federasyonun İstanbul İktisadi İşletmesi, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletme niteliğindedir; Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1/ç maddesi gereği kurumlar vergisine tabi olup VUK 177/5. bendi gereği birinci sınıf tacir olarak bilanço esasına göre defter tutmak zorundadır. Davalı Federasyon tacir olmasa da sözleşme iktisadi işletmesine ilişkin olduğundan, eldeki dava her iki tarafı da tacir olan nispi ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle davalı vekilinin mahkemenin görevine ve akdin ifa yeri itibariyle yetkili mahkemeye ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sözleşmeyi imzalayan çalışanın temsil yetkisi bulunmadığı itirazı → ret

İddia: Davalı vekili, sözleşmeyi imzalayan koordinatör pozisyonundaki çalışanın iktisadi işletmeyi borç altına sokma yetkisi bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK m.38 gereği, temsil yetkisi bulunmayan veya yetkisini aşan kişinin işlemleri yetkisiz temsil sayılır ve icazet verilmedikçe temsil olunan bundan alacaklı veya borçlu olmaz. Sözleşmeyi imzalayan koordinatörün iktisadi işletmeyi temsil yetkisi olmadığı kabul edilse dahi, davalının yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeyi benimsediği; davacı tarafından hizmet verilen taşınmazın kiralandığı, davacının düzenlediği 23.600-TL bedelli faturanın alındığı ve bu bedelden 13.600-TL'sinin davacıya ödendiği sabittir. Davalı 2.10.2017 tarihli 10.000-TL bedelli iade faturası düzenlemişse de, hizmet faturasına karşılık 5 ay sonra düzenlenen bu iade faturasına ilişkin olarak hizmet faturasına yasal süresi içinde itiraz edildiği iddia ve ispat edilememiştir. Bu nedenle davalının sözleşmeyi zımnen benimsediği ve yetkisiz temsil iddiasının sonuca etkili olmadığı kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tellallık (simsarlık) ücretine hak kazanma koşulları ve bakiye alacağın varlığı → ret

İddia: Davalı vekili, taraflar arasında simsarlık sözleşmesi bulunmadığını, gerçekte danışmanlık ücreti konusunda anlaşıldığını ve 13.600-TL ödeme ile borcun sona erdiğini, kalan bedel için iade faturası düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TBK m.521 gereğince tellal, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır; ücret isteyebilmesi için simsarlık sözleşmesinde sözü edilen kiralama işinin tellalın aracılığı ve çalışmasıyla gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda kira bedeli üzerinden %3+KDV hizmet bedeli ödeneceği yazılı sözleşmeyle kararlaştırılmıştır; davalının bunun yerine 13.600-TL danışmanlık bedeli üzerinde anlaşıldığı yönündeki savunması, yazılı sözleşmenin aksini ispatlayacak herhangi bir yazılı delille desteklenmemiştir. Yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından verilen hizmetin alındığı, hizmet bedeline karşılık kısmi ödeme yapıldığı ve kira sözleşmesinin imzalandığı sabit olduğundan davacı tellal ücrete hak kazanmıştır. Davalı bakiye 10.000-TL hizmet bedelini ödemekle yükümlü olduğundan davanın kabulüne ilişkin ilk derece hükmünde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dernek/vakıf iktisadi işletmesinin taraf olduğu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların ticari dava niteliği taşıdığı ve görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu yönündeki tespit ile yetkisiz temsille kurulan sözleşmeye zımni icazetin nasıl değerlendirileceğine ilişkin gerekçe bakımından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Dernek veya vakfa ait iktisadi işletmenin taraf olduğu, iktisadi işletme faaliyetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanan davalarda, işletme tacir olmasa da dava nispi ticari dava niteliğinde olduğundan ticaret mahkemesi görevlidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iktisadi işletme nispi ticari dava yetkisiz temsil icazet tellallık (simsarlık) sözleşmesi itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 38TBK 521 · 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) — VUK 177/5 · Kurumlar Vergisi Yasası — Kurumlar Vergisi Yasası 1/ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1104

KARAR NO 2020/940

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/01/2020

NUMARASI 2018/1357 Esas - 2020/37 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/10/2020

Taraflar arasında görülen dava neticesinde davanın kabülüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile Davalı Türkiye Kayak Federasyonu/ İstanbul İktisadi İşletmesi arasında 10/03/2017 tarihinde Gayrimenkul Görme Formu Ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesinin akdedilmesi sebebiyle davacı müvekkil adına 23.600- TL tellaliye ücreti alacağı doğmuş olup söz konusu hizmet bedelinin yalnızca 13.600 -TL davalı tarafça ödenmiş olup kalan 10.000 TL'nin ödenmediğini, beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yaptığı hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının aleyhine % 20 'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,davalı fedarasyonun tacir olmadığını ,mahkemenin görevli olmadığını,müvekkilinin adresi itibariyle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu , davacı ile 10.03.2017 tarihinde "Gayrimenkul Görme Formu ve Hizmet Bedeli Sözleşmesi" imza yetkisi bulunmayan koordinatör arasında imzalandığını,koordinatör pozisyonunda çalışan ...harcama yapmaya esas imza yetkisi olmadığını,taraflar arasındaki sözleşmenin simsarlık olmadığını ,müvekkili kurum ile davacı şirket danışmanlık ücreti konusunda anlaştıklarını ve müvekkil kurumun davacı şirkete hizmet bedeli olarak 13.600- TL ödeme yaptığını, 10.000-TL bedel için iade faturası düzenlendiğini ve davacıya gönderildiğini ,borca itirazında haklı olduğundan,icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddi gerektiğini, neticeten müvekkil kurum aleyhine açılan davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20’ den az olmamak üzerine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,davalının göreve ve yetkiye ilişkin itirazlarının reddine karar verilerek; taraflar arasında geçerli bir tellallık sözleşmesi mevcut olduğu,sözleşmede adresi belirtilen gayrimenkulü, "1 yıl içinde şahsım, eşim, ortağı ve çalışanı bulunduğum şirket, şirket ortakları, şirketin ortak olduğu kuruluşlar ya da kan ve sıhri hısımlarım .. kiraladığı takdirde yıllık kira bedelinin % 12 + KDV'sini ... hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ediyorum." şeklinde hüküm bulunduğu, sözleşmede davalı çalışanına gösterildiği belirtilen taşınmazın aylık kira bedelinin 17.500-TL, yıllık kira bedelinin 210.000-TL olduğu, %12 +KDV'nin ise 29.736-TL olduğu, davacının bu miktarın altında 23.600-TL ücret talebinde bulunduğu, taleple bağlılık gereğince davalı tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 10.000-TL alacaklı olduğu, temerrüt tarihinden takip tarihine kadarki 124 günlük sürede yıllık %9 yasal faiz üzerinden yapılan hesaplamada davacının 305,75 TL işlemiş faize hak kazandığı gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 10.000-TL asıl alacak ve 305,75-TL işlemiş faiz bakımından devamına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; görevsiz ve yetkisiz mahkeme tarafından hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,taraflar arasında, TBK’nın 520 vd maddelerinde düzenlenen simsarlık (tellallık) sözleşmesi bulunduğunu, TTK’nın 4. maddesi anlamında ticari iş sayılmayan tellallık sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğini, sözleşmenin 10.03.2017 tarihinde imza yetkisi bulunmayan koordinatör pozisyonunda çalışan ... harcama yapmaya esas imza yetkisinin olmadığı, bu sebeple dava konusunu oluşturan simsarlık sözleşmesinin geçerli olmadığı,tarafların ticari defter kayıtları ve muavin defterleri incelenmeksizin eksik inceleme yapıldığını,davanın reddi ile davacı aleyhine %20’ den az olmamak üzerine tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İktisadi İşletme :Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci (sermaye şirketleri) ve ikinci (kooperatifler) fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerden oluşmaktadır. Kurumlar Vergisi Yasası'nın 1/ç maddesi gereği olarak dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler kurumlar vergisine tâbidir. Davalı Federasyon tacir olmasa da sözleşme iktisadi işletmesine ilişkindir.İktisadi işletmenin VUK 177/5.bendi gereği de 1.sınıf tacir olarak bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olduğu gözetildiğin de eldeki davanın ,her iki yanı tacir olan dava nispi ticari dava niteliğinde olduğundan davalı vekilinin mahkemenin görevine yönelik ve akdin ifa yeri itibariyle yetkili bulunan mahkemenin yetkisine ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.Davalı vekili ;

tellallık sözleşmesini imzalayan çalışanın iktisadi işletmeyi borç altına sokma yetkisi bulunmadığı ileri sürmektedir. T.B.K. Nun 38. maddesine göre,başkası adına işlem tesis eden kişinin temsil yetkisi yoksa ya da sınırlarını aşmışsa yetkisiz temsilden söz edileceği, yetkisiz temsil dolayısıyla yapılan işlemlere icazet verilmedikçe temsil olunanın alacaklı veya borçlu olamayacağı düzenlenmiştir. Dayanak sözleşmeyi imzalayan koordinatör olduğu bildirilen adı geçenin iktisadi işletmeyi temsil yetkisi olmadığı kabul edilse dahi davalının,yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeyi benimsediği ,davacı tarafından hizmet verilen taşınmazın kiralandığı ve davacı tarafından düzenlenen 23.600-TL tutarında faturanın alındığı ve hizmet bedelinden 13.600-TL sinin davacıya ödendiği sabittir.

Davacı davalı adına 5.5.2017 tarihinde 23.600-TL hizmet bedeli faturası düzenlemiş, davalı ise 2.10.2017 tarihinde 10.000-TL bedelli iade faturası düzenlemiştir.İade faturasına 8 günlük süre içinde itiraz edilmediği ileri sürülmekte ise de hizmet faturasına karşılık 5 ay sonra iade faturası düzenlenmiş ,hizmet faturasına yasal süre de itiraz edildiği iddia ve ispat edilememiştir.Simsarlık ücretini talep hakkı, hemen simsarlık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. TBK.'nun 521. maddesi gereğince; tellal ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Tellalın , ücret isteyebilmesi için simsarlık sözleşmesinde sözü edilen kiralama işinin, tellalın aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleşmesi gerekir.

Somut olayda kira bedeli üzerinden %3 +kdv hizmet bedeli ödeneceği kararlaştırılmış, davalı 13.600-TL danışmanlık bedeli ödeneceğin de anlaşıldığını ileri sürmekte ise de ,yazılı sözleşmenin aksine bu savunmasını doğrulayacak yazılı bir delil gösterilmemiştir.Tüm anlatılanlara göre davalının usule ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı,yetkisiz temsilcinin imzaladığı sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafından verilen hizmetin alındığı ,hizmet bedeline karşılık kısmi ödeme yapıldığı ,kira sözleşmesinin de imzalandığı,davacı tellalın ücrete hak kazandığı sonucuna varılmaktadır.Davalı bakiye 10.000-TL hizmet bedelini ödemekle yükümlü bulunduğundan ,davanın kabulüne ilişkin hüküm de isabetsizlik bulunmamaktadır.

İstinaf sebebleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 683,10- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 175,75- TL harcın mahsubu ile bakiye 507,35- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 34,-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165276 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.