6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Önceki kesinleşmiş itirazın iptali kararının ek davada kesin hüküm etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1109 E. 2020/936 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımı

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Rekabet Yasağı Tazminatı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar arasında aynı sözleşmeden kaynaklanan bir alacağın varlığı, niteliği (cezai şart olup olmadığı), miktarı, likit olup olmadığı ve zamanaşımı süresi konularında önceden kesinleşmiş bir itirazın iptali kararı varsa; bu kararda karara bağlanan hususlar, aynı sözleşmeye dayalı olarak açılan ek (fazlaya ilişkin) alacak davasında kesin hüküm oluşturur ve taraflarca yeniden tartışılamaz; davalının bu hususlara yönelik aynı yöndeki savunma ve istinaf sebepleri dinlenemez.

Ele alınan sorunlar

Önceki kesinleşmiş itirazın iptali kararının (rekabet yasağı tazminatının varlığı, niteliği, miktarı) bu ek davada kesin hüküm oluşturması → ret

İddia: Davalı vekili, hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın önceki dosyadan alınan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile karar verildiğini, iş akdinin geçerli nedenle feshi nedeniyle 1 yıllık rekabet yasağı süresinin ortadan kalktığını, davacının bu sürenin sonunda rakip firmada işe girdiğini, işe iade tazminatı ile rekabet yasağı tazminatının birlikte ödenmesinin sebepsiz zenginleşme oluşturacağını, alacağın likit olmadığını ve bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Daha önce aynı taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen itirazın iptali davasında; hizmet sözleşmesindeki rekabet yasağı taahhüdünün cezai şart niteliği taşımadığı, davalı işverenin feshinin haksız olduğu, davacının yasak süresi boyunca rakip işyerlerinde çalışmadığı, işe iade etmeme tazminatı ile rekabet yasağı tazminatının aynı sebebe dayanmadığından mükerrer tazminat oluşturmadığı, alacağın hesaplanabilir olması nedeniyle likit olduğu ve uyuşmazlığın sözleşmeye dayalı olması nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu hususları sabit olmuş ve kesin hüküm halini almıştır. Kesin hükümle karara bağlanmış bu hususlarda yeniden tahkikat yapılmasına gerek bulunmadığından, davalının aynı yöndeki savunmalarına dayanan istinaf sebepleri (sebepsiz zenginleşme, alacağın likit olmaması, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesi) dinlenemez ve yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı → ret

İddia: Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ve istinaf dilekçesinde zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Talebin dayanağı sözleşme olduğundan uygulanacak zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu önceki kesinleşen hükümle belirlenmiştir. Davacının alacağının 20/05/2014 tarihinde muaccel olduğu belirlendiğinden, ek alacağa ilişkin başlatılan takip ve dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ek alacak miktarının hesabı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret

Gerekçe: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşmiş hükmü ile belirlenen 114.054 TL alacaktan asıl davada hüküm altına alınan alacağın düşülmesi sonucu bakiye 30.619,65 TL üzerinden itirazın iptaline ve likit alacak niteliği nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin ilk derece hükmünde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı sözleşmeden kaynaklanan alacağa ilişkin daha önce kesinleşmiş bir itirazın iptali kararının, aynı taraflar arasındaki ek (fazlaya ilişkin) alacak davasında alacağın varlığı, niteliği, likiditesi ve zamanaşımı bakımından kesin hüküm oluşturacağı ve bu hususlara yönelik istinaf sebeplerinin yeniden tartışılamayacağı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Sözleşmeye dayalı rekabet yasağı tazminatı alacağına ilişkin talepte, kesinleşmiş önceki hükümle belirlendiği üzere 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali rekabet yasağı sözleşmesi kesin hüküm ek dava/fazlaya ilişkin alacak likit alacak icra inkar tazminatı zamanaşımı cezai şart sebepsiz zenginleşme

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1109

KARAR NO 2020/936

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/12/2019

NUMARASI 2017/520 Esas- 2019/1366 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/10/2020

Davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, 5.5.2008 tarihli iş sözleşmesinin 9.4 maddesi gereği müvekkil işten ayrıldıktan sonra 1 yıl süre ile kararlaştırılan rekabet yasağına uyduğundan davalı şirketin müvekkiline 6 aylık brut maaşını ödemekle yükümlü olduğunu, İst. Anadolu ... İcra Dairesinin ... E sayılı ilamsız icra takip dosyası ile 83.434,35 -TL alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak talep edildiğini , davalının itirazı sonucunda İst. Anadolu 8.ATM nin 2015/546 esas -2016/895 karar sayılı hüküm ile itirazın iptaline karar verildiğini, davalının 114.054-TL’yi ödemekle yükümlü olduğunun tesbit edildiğini,bilirkişi raporundaki brüt tutar esas alınarak, hüküm altına alınan tazminat miktarı düşüldükten sonra kalan kısım için ek icra takibi başlatıldığını, karşı yanın takibe itiraz ettiğini, İst.Anadolu ...

İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile talep olunan 30.619,65-TL alacak için başlatılan icra takibine haksız itirazın iptaline, takibin devamına,icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;zamanaşımı defilerinin olduğunu, davacı tarafından, aynı sözleşmeye dayalı olarak, İst.Anadolu 8. ATM’nde 2015/546 E. sayı ile açılmış bulunan itirazın iptali davası bulunduğunu, davacının bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna dayanarak iş bu davayı açtığını,karara karşı istinaf yoluna başvurduklarını, bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davacının işe iade davası açtığını ve işe iade kararının kesinleştiğini, bunun üzerine, davacıya işe başlatmama tazminatı ödendiğini, hem rekabet yasağından hem de işe iadeden gelen tazminatların sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini,alacağın "likit" olmadığını,davacının rekabet etmeme tazminatının şartları oluşmadığını, davacının şartları oluşmayan alacak hakkında icra takibi başlattığını,davanın usulden,aksi halde esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, İst.Anadolu 8. ATM'nin 2015/546 esas sayılı dosyasının hükme esas alındığı, tazminatın muaccel olduğu tarihin 20.05.2014 tarihi olup ,10 yıllık zamanaşımı süresinin takip ve dava tarihi itibariyle dolmadığı, sözleşmenin 9.4 maddesi uyarınca davacı lehine doğan altı aylık brüt maaşı olarak hesaplanan alacağından asıl davada hükmedilen alacağın mahsubu neticesinde bakiye 30.619,65-TL alacaklı olduğu,alacak cezai şart niteliğinde olmadığından indirim yapma koşulları oluşmadığı, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği,davacının ek dava olan eldeki davada hükme esas alınan İst.Anadolu 8. ATM'nin 2015/546 E. sayılı dosyasında hesaplanan 114.054-TL alacak miktarından asıl davada hüküm verilen 83.434,35-TL alacağın düşümü neticesi bakiye 30.619,65-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının başlattığı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin aynen devamına,%20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; hiçbir inceleme ve araştırma yapılmaksızın İst.Anadolu 8. ATM'nin 2015/546 esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu,eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, TBK nun rekabet etmemeye ilişkin hükümleri uyarınca davacının hizmet sözleşmesinde belirtilen 1 yıllık süre iş akdinin geçerli nedenle fesih edilmesinden ötürü ortadan kalktığını, davacının 1 yıllık sürenin sonunda rakip firmada işe girmiş olduğunu, bu durumun davacının SGK hizmet döküm cetveli celp ettirildiğinde açıkça görüleceğini, işe iade etmeme nedeniyle ödenen ve rekabet yasağı nedeniyle ödenen tazminatın davacı açısından sebebsiz zenginleşme teşkil ettiğini, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için alacağın gerçek miktarının bedeli ve sabit olması gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Somut olayda elde ki dava ek dava olup; Dairemizin 2017/248 esas 2017/243 karar sayılı ilamı ile istinaf incelemesi yapılan İst.Anadolu 8. ATM 2015/546 esas 2016/895 karar sayılı ilamı ile " Davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesinin 05/05/2008 tarihinde imzalandığı,iş akdinin davalı tarafça haksız olarak 20/05/2013 tarihinde feshedildiği, davacının iş akdinin feshinden sonra bir yıl süreyle başka bir şirket nezdinde çalışmadığı,taraflar arasında ki iş sözleşmesinde ivazlı rekabet yasağı sözleşmesinin düzenlendiği, elde ki dava da 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerektiği , hizmet akdinin 9.2 ,3ve4 maddelerinde yazılı rekabet yasağına işçi uyduğu takdirde 1 yıllık çalışmama tazminatı ödeneceği , işten ayrıldıktan sonra bir yıllık süre ile rakip işyerlerinde çalışmama karşılığı olarak taahhüt edilen miktarın bir cezai şart niteliği taşımadığı , davalı işverenin rekabet yasağına uyma halinde işçiye ödemeyi taahhüt ettiği miktar olduğu,davalının feshinin haklı olmadığının mahkeme kararı ile anlaşıldığı ,davacının rekabet yasağına ilişkin taahhüdünü yerine getirdiği,İşe iade etmeme halinde hükmedilen tazminatın davaya konu tazminat ile aynı sebebe ilişkin olmadığı , davalı vekilinin mükerrer tazminata hükmedildiği iddiasının yerinde olmadığı,davacının yasak süresinden sonra işe girdiği sabit olduğundan 1 yıllık ücret bedelinden davalının sorumlu olduğu, sözleşme hükümleri ve bilirkişi hesaplamasına göre talep edilebilecek tazminatın 114.054- TL olduğu,alacak hesaplanabilir olduğundan likit olduğu,uyuşmazlığın sözleşmeye dayalı olması nedeniyle 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu" hususları sabit olmuş , kesin hüküm halini almıştır.Buna göre davalı vekilinin aynı yönde ki savunmaları ve aynı hususlara yönelik istinaf sebebleri dinlenemez.

Kesin hüküm ile karara bağlanmış hususlarda yeniden tahkikat yapılmasına gerek olmadığından işe iade kapsamında ödenmiş bulunan tazminatların sebebsiz zenginleşme teşkil edeceği,alacağın likit olmadığı ,bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.Talebin dayanağı sözleşme olduğundan zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu yine kesinleşen hükümle belirlenmiş olup; davacının alacağının 20/05/2014 tarihinde muaccel olduğu belirlendiğinden ;ek alaacğa ilişkin başlatılan takip ve dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkin istinaf sebebi de yerinde bulunmamıştır. İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/546 esas/2016/895 sayılı hüküm ile belirlenen 114.054-TL alacakdan asıl davada hüküm altına alınan alacağın düşülmesi sonucu bakiye 30.619,65-TL üzerinden itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin hükümde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.091,62- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 525- TL harcın mahsubu ile bakiye 1.566,62- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.06/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164886 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.