Limited şirkette ibra ve ortağın çıkarılması kararlarında nisap ve oy yasağı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/594 E. 2020/1120 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)kaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Limited şirket genel kurul kararlarının iptali davasında; bilanço onayına ilişkin kararlarda, belgelerin toplantıdan en az 15 gün önce incelemeye hazır tutulması yeterli olup davacının inceleme talebinin karşılanmadığına dair somut bir iddiası yoksa ve bilanço gerçeğe uygunsa, ayrıca bu karara usulüne uygun muhalefet şerhi konulmamışsa iptal davası dava şartı yokluğundan reddedilir. Şirket müdürü/tasfiye memuru sıfatıyla yönetime katılan ortak, kendi ibrasına ilişkin genel kurul kararında oy kullanamaz; bu oy yasağına aykırı şekilde alınan ve yeterli nisaba ulaşmayan ibra kararları, muhalefet şerhi aranmaksızın geçersizliğin tespiti yoluyla iptal edilebilir. Bir ortağın haklı sebeple şirketten çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurulmasına ilişkin karar, TTK 621/1-h uyarınca önemli karar niteliğinde olup temsil edilen oyların en az üçte ikisi ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğuyla alınması gerekir; iki ortaklı bir şirkette ortakların aynı yönde oy kullanmaması halinde bu nisap oluşamayacağından, söz konusu karar geçersizdir.
Ele alınan sorunlar
4 no'lu bilanço onayı kararının iptali talebi (muhalefet şerhi eksikliği) → ret
İddia: Davacı, toplantıda bilançoların ortaklar tarafından imzalanmasını talep ettiğini, bu talebin tutanağa geçirildiğini, ancak bilanço sunulmadığını, bu nedenle bilançoların onaylanmasına ilişkin 4 no'lu kararın iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Şirketin TTK 437/1'de sayılan belgeleri toplantıdan önce pay sahiplerine vermesi veya teslim etmesi gibi bir yükümlülüğü bulunmamakta, belgelerin toplantı tarihinden en az 15 gün önce incelemeye hazır tutulması yeterlidir. Davacının toplantıdan önce belgeleri incelemek üzere şirket merkezine gittiği ancak belgelerin hazır edilmediğine ilişkin bir iddiası bulunmamaktadır. Bilançonun gerçeğe aykırı olması nedeniyle iptal kararı verilebilecek ise de, bilirkişi incelemesi sonucunda bilançonun gerçeğe uygun olduğu anlaşılmıştır. İptal koşullarının mevcut olduğunun kabulü halinde de, bu karara usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığından, bu karar açısından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
5 ve 6 no'lu şirket müdürü ve tasfiye memuru ibra kararlarının iptali → kabul
İddia: Davacı, şirket müdürü ve tasfiye memuru olan ortağın kendi ibrasına ilişkin kararlarda kendi oyuyla karar aldığını, bu nedenle 5 ve 6 no'lu kararların iptali gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı ise ibra kararlarının yerinde olduğunu, oy yasağının uygulanması halinde şirketin karar alamayacağını savunmuştur.
Gerekçe: Şirket müdürü ve tasfiye memuru olan ortağın, kendisinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkından yoksun olması gerekir; şirketin yönetimine herhangi bir biçimde katılmış olanlar, müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamaz. Oylarıyla ibra kararı alınan ortağın bu kararlarda oy hakkından yoksun olduğu, davacının oyunun da redde ilişkin bulunduğu gözetildiğinde, yeterli nisapla alınmış bir karar söz konusu değildir. Geçersiz kararlara karşı muhalefet şerhi konulmaksızın geçersizliğin tespiti (iptali) istenebilir.
Gerekçe kaynağı: özgün
7 no'lu karar - ortağın haklı sebeple çıkarılması için mahkemeye başvuru kararının nisabı → kabul
İddia: Davacı, 7 no'lu genel kurul kararının hukuka, hakkaniyete ve şirket menfaatlerine aykırı olduğunu, gerekçesiz olarak kendisinin şirketten çıkarılmaya çalışıldığını ileri sürerek kararın iptalini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'nın 621. maddesinde önemli genel kurul kararları düzenlenmiş olup, 621/1-h maddesinde bir ortağın haklı sebeplerle şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması önemli karar olarak nitelendirilmiştir. Önemli kararlar, temsil edilen oyların en az üçte ikisi ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabilir. Davalı şirketin iki ortağı bulunduğuna göre, her iki ortağın da aynı yönde oy kullanmaması halinde, önemli kararlardan sayılan ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması kararı bakımından nisabın oluşması mümkün değildir. Bu nedenle 7 no'lu karar bakımından davanın kabulü gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Kararda özellikle iki ortaklı limited şirketlerde, ortağın haklı sebeple şirketten çıkarılması için mahkemeye başvuru kararının TTK 621/1-h kapsamında önemli karar sayılması ve bu nisabın iki ortaklı yapıda oybirliği gerektirmesi nedeniyle fiilen alınamayacağı hususu ile şirket müdürünün/tasfiye memurunun kendi ibrasında oy kullanamayacağına ilişkin tespitler, benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında, iptali istenen karara usulüne uygun muhalefet şerhi konulmamış olması, o karara ilişkin dava şartı yokluğu sonucunu doğurur.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ oy hakkından yoksunluk↗ ibra↗ nisap↗ muhalefet şerhi↗ dava şartı↗ haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma↗ önemli karar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/594
KARAR NO 2020/1120
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/11/2016
NUMARASI 2014/477 Esas 2016/704 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/11/2020
Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili;
18. 06.2013 tarihli genel kurulda alınan 4 No‘lu karar ile ilgili; toplantıda bilançoların ortaklar tarafından imzalanmasını talep ettiğini, talebin tutanağa geçirildiğini; bilanço sunulmadığı için, talebin yerine getirilmediğini, sunulmayan bilançoların onaylanmasına ilişkin 4 nolu kararın iptali gerektiğini,5. maddesinde 01.01.2012-15.03.2012 dönemi için şirket müdürünün , 6. maddesinde 15.03.2012 - 31.12.2012 dönemi için tasfiye memurunun ibrasının görüşüldüğünü; aynı zamanda şirket müdürü ve tasfiye memuru olan ortağın kendi oyları ile ibrasına karar verdiğini, 7.maddede davacının şirketten çıkarılması için mahkemeye müracaat edilmesine karar verildiğini, davacının bu karara muhalif kaldığını,18.06.2013 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının müflis ... A.Ş. şirketindeki özel asistanının ABD’ye kaçması üzerine, müflis şirketteki müşteri hesaplarında, müsebbibi davacı olan milyonlarca dolarlık suç teşkil eden işlemlerin yapıldığının ortaya çıktığını, davacı ile hakim hissedar arasında derin husumet mevcut olduğunu,toplantıdan önce davacıya genel kurul davetiyesinin usulüne göre tebliğ edildiğini, buna rağmen, davacının Şirket Merkezine gelerek inceleme yapmadığını, genel kuruldan sonra incelemediği evrakları tetkik etme hakkının kullandırılmadığı yönündeki beyanlarının kötüniyetli olduğunu, davacının 5 ve 6 nolu genel kurul kararlarının geçersiz olduğunu iddia ettiğini, şirket müdürünün ve tasfiye memurunun ibrası kararı yerinde olduğunu,şirketin bilanço ve gelir tablosunun sağlıklı olduğunu, ...’in müvekkil şirkette toplam 5.000- TL lik sermayenin 4.750- TL’sine sahip olduğunu,karar yeter sayısına ulaşmak için, hakim hissedarın ortaklar kurulunda oy kullanması gerektiğini, aksi taktirde müvekkil şirketin müdür ibrası veya başka bir hususta hiçbir karar alması mümkün olmayacağını,ibra kararının iptal edilmesinin, diğer bir ifade ile ibra edilmemenin müeyyidesi %10 oranında paya sahip ortakların şahsi sorumluluk davası açabilmelerine imkan tanınması olduğunu, davacının %5 oranında hisse payının olduğunu,yalnızca şirket müdürü ...'nın %10 dan fazla oranda payı olduğunu ve onun da kendi aleyhine dava açması düşünülemeyeceğinden bu kararının iptali de uygulamada herhangi bir sonuç doğurmayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ
Mahkemece, alınan bilirkişi raporları ve Yargıtay ilamları doğrultusunda; davacının uyuşmazlık konusu genel kurul toplantı tutanağında muhalefetinin yer aldığı görüldüğü, 4 no.lu kararın iptal edilebilir nitelikle olduğu, 5 ve 6 no.lu kararda şirket müdürünün ve tasfiye memurunun ibrası görüşüldüğünü, bu kararlara ilişkin olarak oy hakkından yoksunluğa ilişkin TK m, 6l9’a dayanılarak, şirketin yönetimine herhangi bir biçimde katılmış olanların, müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamayacağının belirlendiğini, son celse 7 nolu genel kurul kararı ile ilgili mahkemeye müracaatla ilgili bir dava açılmadığından, 7 nolu genel kurulda alınan karar dışındaki kararların belirtilen yargıtay kararları ve son bilirkişi kurulu raporuna göre, 4 nolu kararın iptali gerektiği gerekçesiyle genel kurul kararlarının 4,5 ve 6.maddelerinin iptaline karar verilmiştir.
Davacı vekili; 7 nolu genel kurul kararının hukuka, hakkaniyete ve şirket menfaatlerine aykırı olduğunu, gerekçesi belirtilmeksizin müvekkilinin pay sahipliğinden kaynaklanan haklarını yok etmek amacıyla müvekkilinin şirketten çıkarılmaya çalışıldığını, davalı şirket tarafından kararın uygulanması yönünde bir işlemin yapılmamış olmasının ret kararının gerekçesi olarak kabul edilemeyeceğini, mahkemenin karar gerekçesinde, genel kurulun ihraç kararı verme yetkisi olduğu halde mahkemeye başvurma yönünde karar oluşturulduğunu ifade etmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın reddedilen kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili;reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, yargı giderlerinin tamamının müvekkiline yükletildiğini, dosyada alınan 3 bilirkişi rapounda bilançonun iptaline yer olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, son ek raporda farklı görüş oluşturulduğunu,davacı tarafın bilanço inceleme ve bilgi alma taleplerinin hakkın kötüye kullanılmasından ileri gitmediğini, karara esas alınan raporun önceki raporlarla çelişkili olduğundan çelişkinin giderilmesi gerekirken bu rapora dayanılarak karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu, şirket müdürünün ve tasfiye memurunun ibrası kararının yerinde olduğunu, davacının %5 oranda hisse payının olduğunu, müdürün kendi ibrası ile ilgili kararda oy kullanmaması kuralının uygulamada kendiliğinden geçersiz hale geldiğini, müvekkili şirket müdürünün ibrası kararının iptali halinde,iki kişilik bir limited şirket olan müvekkili şirketi yönetme hakkının ortadan kalkacağını, ibra kararlarına ilişkin verilen iptal kararlarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 2018/525 Esas 2019/334 Karar sayılı ve 14/03/2019 tarihli kararıyla; 4 numaralı karar ile ilgili olarak, şirketin TTK 437/1’de sayılan belgeleri toplantıdan önce pay sahiplerine vermesi, teslim etmesi gibi yükümlülüğünün bulunmadığı, belgelerin hazırlanarak toplantı tarihinden en az 15 gün önce incelemeye hazır tutulmasının yeterli olduğu, davacının toplantıdan evvel belgeleri incelemek üzere şirket merkezine gittiği, ancak hazır edilmediğine ilişkin de bir iddiasının olmadığı, ancak bilançonun gerçeğe aykırı olması nedeniyle iptal kararı verilebilecek ise de, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilançonun gerçeğe uygun olduğu, iptal koşullarının mevcut olduğunun kabulü halindede alınan bu karara usulune uygun muhalefet şerhi bulunmadığından bu karar açısından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığı,şirket müdürü ve tasfiye memuru şirket ortağının %95 olumlu oyu ile ibra kararı alındığı, oylarıyla ibra kararı alınan ...'in alınan bu kararlarda oy hakkından yoksun olduğu, davacının oyu da redde ilişkin bulunduğundan yeterli nisapla alınmış bir karar sözkonusu olmadığından geçersiz kararlara karşı muhalefet şerhi konulmaksızın geçersizliğin tesbitinin (iptali) istenebileceği, 7 numaralı karara ilişkin olarak, ortaklardan birinin haklı sebeblerle ve mahkeme kararı ile şirketten çıkartılabilmesi için mahkemeye başvuru kararını genel kurulda temsil edilen oyların en az 2/3 ünün oy hakkı bulunan sermayenin tamamının salt çoğunluğu ile alınması gerektiği yolunda ki düzenleme nedeniyle kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 18/06/2013 Tarihli ortaklar kurulunda alınan 5 ve 6 no'lu kararların iptaline, 4 ve 7 no'lu kararların iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11.H.D.’nin 03/02/2020 tarihli 2018/525 esas-2019/334 karar sayılı bozma ilamında; TTK’nın 621. maddesinde önemli genel kurul kararlarının düzenlenmiş olup, bu düzenleme içinde 621/1-h maddesinde “Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması.” önemli karar olarak nitelendirildiği, önemli kararların temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabileceği madde hükmünde açıklandığı, dolayısı ile davalı şirketin iki ortağı olduğu gözönüne alındığında, her iki ortağın da aynı yönde oy kullanmaması halinde önemli kararlardan sayılan ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkarılması için genel kurul kararı bakımından nisabın oluşmasının mümkün olmadığı, bu nedenle 18/06/2013 tarihli genel kurulda alınan “7” numaralı karar bakımından davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davacı yararına bozulmasına, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin 7 numaralı karar dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği; 7 nolu karar bakımından yeterli nisapla karar alınmadığı kabul edilerek , 18/06/2013 tarihli ortaklar kurulunda alınan 5, 6 ve 7 nolu kararların iptaline, 4 nolu kararın iptali isteminin reddine davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, hükmün kaldırılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/477 Esas 2016/704 Karar sayılı ve 24/11/2016 tarihli hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KISMEN KABULÜNE; 18/06/2013 tarihli ortaklar kurulunda alınan 5, 6 ve 7 nolu kararların İPTALİNE, 4 nolu kararın iptali isteminin REDDİNE" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 54,40- TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 24,30- TL harcın mahsubu ile bakiye 30,10- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından ödenen 48,60- TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 3.800- TL bilirkişi ücreti, 218,85- TL teb-müz.
masrafı olmak üzere toplam 4.018,85-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.015-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 2.725- TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı vekili için takdir olunan 2.725-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 35,90-TL davalı 35,90-TL ) istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafından hükümden sonra yapılan 143,50- TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 107 -TL sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.
Davalı tarafından hükümden sonra yapılan 42- TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 10,50-TL sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/11/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164317 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi