6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura konusu malın teslimi ispat yükü ve ticari defter kayıtlarının delil değeri

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1350 E. 2020/1227 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, fatura konusu malın teslim edildiğini ispat yükü kural olarak davacı satıcıya aittir ve bu ispat yasal delillerle desteklenmelidir; ancak fatura konusu borç ve buna ilişkin kayıtlar davalının kendi ticari defterlerinde yer alıyor ve bu kayıtlar davacı defterleriyle mutabık ise, davalı bu aşamadan sonra teslimin gerçekleşmediğine yönelik itirazda bulunamaz ve borcunu ödemekle yükümlü olur. Bu şekilde kanıtlanmış likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetlidir.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının fatura konusu temizlik ürünlerinin teslimini irsaliye ile ispat etmesi gerektiğini, TTK 23, VUK 230/5 ve HMK 200 hükümleri gereği faturaların tebliği veya ticari defterlere işlenmesinin teslimi ispata yetmeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi halinde davacının öncelikle akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir. Fatura, sözleşmenin yapılmasıyla değil, taraflar arasında yapılmış satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir; bu nedenle faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ve faturanın bu akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir ve davacı bunu, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmamakla birlikte, bilirkişi raporuyla ve yerinde inceleme sonucu, cari hesabı oluşturan faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu tespit edilmiştir. Davalının yaptığı 4.000-TL ödeme davalı defterlerinde kayıtlı olmasa da davacı defterlerinde kayıtlıdır; davalı ticari kayıtlarında davacıya 21.798,14 TL borçlu olunduğuna dair kayıt bulunmaktadır, aradaki fark davalı ödemesinin davalı hesabından düşülmemesinden kaynaklanmaktadır. Davalının kendi defterindeki bu kayıtlar davalı aleyhine delil oluşturur; bu aşamadan sonra davalı teslime karşı itirazda bulunamaz ve ticari defterlerine kayıt edilip bedeli talep edilen fatura bedellerini ödemekle yükümlüdür.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatına hükmedilmesinin isabeti → ret

İddia: Davalı vekili, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacak kanıtlanmış olmakla davanın kısmen kabulü ve niteliği itibariyle likit olan alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fatura konusu malın teslimine ilişkin ispat yükünün kural olarak davacıda olduğu, ancak davalının kendi ticari defterlerindeki borç kayıtlarının davacı defterleriyle mutabık olması halinde davalının teslime karşı itiraz edemeyeceği yönündeki değerlendirme, ticari alacak davalarında defter kayıtlarının delil değeri bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat yükü ticari defter kayıtları cari hesap icra inkar tazminatı fatura

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23 · 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) — VUK 230/5 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 200 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1350

KARAR NO 2020/1227

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/02/2020

NUMARASI 2019/507 Esas 2020/98 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/11/2020

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin temizlik ürünlerinin toptan satışı işi ile uğraştığını, davalının da müvekkilinden uzun zamandır temizlik ürünleri satın aldığını, bu kapsamda müvekkilinin 17.794,14- TL cari hesap alacağının ve faiz alacağının doğduğunu, tahsili bakımından İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu beyan ile itirazın iptalini, takibin devamı ile % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, davacının müvekkiline temizlik ürünü teslim ettiğini irsaliye ile ispatlaması gerektiğini, davacının mal teslim etmeksizin fatura keserek kendisini alacaklandırma gayretine girdiğini, alacağının doğması için malın teslim edildiğinin ispatının zorunlu olduğunu beyan ile davanın reddini, % 20 den az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacıya 21.798,14 TL borçlu bulunduğuna dair kayıt bulunduğu, davacı tarafından sunulan cari hesap özetinde davacının 17.798,14 TL alacaklı olduğu, aradaki farkın davalı tarafından yapılan 4.000-TL ödemenin davalı hesabından düşülmemesinden kaynaklandığı, cari hesabın konusunu oluşturan faturaların ve fatura borcunun davalı ticari kayıtlarına işlendiği, faturalara yönelik bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından davalının fatura konusunun yerine getirilmediğine ve borcu bulunmadığına yönelik itirazlarının yerinde görülmediği, davacının takip tarihi itibariyle 17.798,14-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden önce temerrüdün gerçekleşmediğinden ,işlemiş faiz açısından reddine;

davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 17.798,14 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan İİK m.67 uyarınca alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının incelenmediğini, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline temizlik ürünlerini teslim ettiğini irsaliye ile ispat etmek zorunda olduğunu, TTK 23, VUK 230/5, HMK 200 hükümleri gereği mal tesliminin irsaliye ile ispatı gerektiğini, faturaların tebliğinin yahut ticari defterlere işlenmesinin yeterli olmayacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir.Fatura sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Bu durumda faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ve faturanın da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü davacıya aittir.

Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme bulunmadığı, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da yerinde inceleme sonucu tespit edildiği üzere, cari hesabı oluşturan faturalar davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu tesbit edilmiştir.Davalının ödemesi davalı ticari defterlerinde kayıtlı değil ise de ,davacının defterlerinde kayıtlı olduğu , davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davacıya 21.798,14 TL borçlu bulunduğuna dair kayıt bulunduğu, davacı tarafından sunulan cari hesap özetinde davacının 17.798,14 TL alacaklı olduğu, aradaki farkın davalı tarafından yapılan 4.000-TL ödemenin davalı hesabından düşülmemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Davalının defterindeki bu kayıtların davalı aleyhine delil oluşturduğu, bu aşamadan sonra davalının teslime karşı itirazda bulunamayacağı, davalı şirket tarafından ticari defterlerine kayıt edilip bedeli talep edilen fatura bedellerinin bedelini ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılmaktadır.Alacak kanıtlanmış olmakla davanın kısmen kabulü;

niteliği itibariyle likit olan alacak nedeniyle de davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin teslimin kanıtlanamadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmişir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.215,79-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 303,94- TL harcın mahsubu ile bakiye 911,85- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 49-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/11/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/163820 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.