Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2003/8321 E. 2004/3406 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşif↗ muafiyet↗ sahtecilik↗ marka hakkına tecavüz↗ görevsizlik kararı↗ taşıyan↗ haksız rekabet↗ ibraz↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara, yapılan keşif ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sahte sigaraların Türkiye'ye yurt dışından geldiği ve gene yurt dışı edilmek üzere işleme tabi tutulduğu, kaçakçılık suçu ile ilgili açılan davanın bu nedenle görevsizlik kararı ile sonuçlandığı, davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davaya konu sigaraların davacı adına tescilli dünyaca tanınmış markaların taklidi yolu ile üretildiği ve davalı tarafından beyan sahibi/temsilci sıfatıyla gümrük transit işlemleri yürütülürken gümrük idaresi tarafından konteynerler açılarak yapılan kontrolde sahte olduklarının anlaşılması üzerine alıkonulduğu dosyadaki belge ve tutanaklarla sabittir.
Uyuşmazlık, yurt içi piyasaya sunulma amaç güdülmeksizin transit olarak yurt dışına gönderilmek üzere gümrük işlemi yapılan taklit markalı ürünlerin markaya tecavüz oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafça, emsal olduğundan bahisle dosyaya ibraz edilen Dairemiz kararları, iki orjinal ürünle ilgili olup, malın transit olarak gönderileceği belirtilen ülkede tescilli marka sahibi firmaca serbest bölgeye getirtilmiş olması nedeniyle sahtecilik ve taklit ürünle ilgili işbu davaya emsal oluşturmaz. Ülkesellik ilkesi bakımından ilgili yasada marka hakkının kullanılması ve korunması bakımından bir muafiyet tanınmadığı açıktır. Yine 556 sayılı KHK.nun 9/ll-c maddesinde marka hakkından doğan hakların kapsamı sayılırken tescilli marka ile ilgili işareti taşıyan malın ithal ve ihracının yasaklanabileceği öngörüldüğü gibi, bu madde de sayılan tecavüz hallerinin sınırlanmadığı, marka sahibinin izni olmadan bu markayı taşıyan taklit malların transit geçişinin markaya, tecavüz oluşturacağı öğretide de kabul edilmektedir. Anılan KHK.nun 61/c maddesinde markayı veya ayırt edilmeyecek benzerini kullanarak markanın taklit edildiğini bilen veya bilmesi gerekenlerin bu ürünleri ticari amaçla elinde bulundurmanın da marka hakkına tecavüz oluşturduğunu öngörmektedir. Aynı KHK.nun 64/1 maddesine göre, marka taklit edilerek üretilen ürünü ticari amaçla bulunduran kişi ayrıca tazminat ödemekle yükümlüdür. Türkiye'nin taraf olduğu TRIPS Anlaşması'nın 41, 46 ve 50. maddeleri de taraf ülkelere marka hakkı ihlallerine neden olan malların hak sahiplerinin zarar görmesini engelleyecek biçimde ticaret kanalları dışına çıkarılması yükümlülüğü getirmektedir. Nitekim, dava ikamesinden sonra 31.5.2002 tarihli RG'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin 15/Son ve 109. maddeleriyle de bu tür eşyalara ait işlemlerin durdurulacağı öngörülmekle sözü edilen yukarıdaki değerlendirmelerin aynı amaca yönelik olduğunun benimsendiğini göstermiştir. Bütün bu açıklamalar ışığında, marka sahibinin izni olunmaksızın marka taklit edilerek üretilen sahte ürünleri bulundurmanın ve yurt dışı etme faaliyetlerinin suç ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun değerlendirilerek, davalının hukuki durumunun da 556 sayılı KHK.nun 6/c maddesi çerçevesinde düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9321 E. 2013/12394 K.
Ortak:muafiyet · marka hakkına tecavüz · taşıyan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara, yapılan «keşif» ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sahte sigaraların Türkiye'ye yurt dışından geldiği ve gene yurt dışı edilmek üzere işleme tabi tutulduğu, kaçakçılık suçu ile ilgili açılan davanın bu nedenle «görevsizlik» kararı ile sonuçlandığı, davacı markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturan eylemin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ülkesellik ilkesi bakımından ilgili yasada marka hakkının kullanılması ve korunması bakımından bir «muafiyet» tanınmadığı açıktır.
Yine 556 sayılı KHK.nun 9/ll-c maddesinde marka hakkından doğan hakların kapsamı sayılırken tescilli marka ile ilgili işareti «taşıyan» malın ithal ve ihracının yasaklanabileceği öngörüldüğü gibi, bu madde de sayılan tecavüz hallerinin sınırlanmadığı, marka sahibinin izni olmadan bu markayı taşıyan taklit malların transit geçişinin markaya, tecavüz oluşturacağı öğretide de kabul edilmektedir.
Benzer bu kararda… a olmayıp ihracatçı firma konumunda olduğu, diğer davalı ... tekstil firmasının ... markası ile davalı adına tescilli bulunan ... markası ile yapmış olduğu üretimin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men'ine, ... markasının üretiminden kullanılan makine ve teçhizatların imhasına, ambalajların toplatılmasına, 40.000 TL «maddi tazminat» ile 2.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline, bezlerin ambalajından çıkartılıp davalıya iade edilmiş olması sebebiyle bu bezlerine imhasına yer olmadığına, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Ülkesellik ilkesi bakımından ilgili yasada marka hakkının kullanılması ve korunması bakımından bir «muafiyet» tanınmadığı açıktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · yasal faiz · ilan
Benzer bu kararda… a olmayıp ihracatçı firma konumunda olduğu, diğer davalı ... tekstil firmasının ... markası ile davalı adına tescilli bulunan ... markası ile yapmış olduğu üretimin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men'ine, ... markasının üretiminden kullanılan makine ve teçhizatların imhasına, ambalajların toplatılmasına, 40.000 TL «maddi tazminat» ile 2.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline, bezlerin ambalajından çıkartılıp davalıya iade edilmiş olması sebebiyle bu bezlerine imhasına yer olmadığına, hüküm özetinin karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8160 E. 2011/1241 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz
İncelediğiniz karardaAnılan KHK.nun 61/c maddesinde markayı veya ayırt edilmeyecek benzerini kullanarak markanın taklit edildiğini bilen veya bilmesi gerekenlerin bu ürünleri ticari amaçla elinde bulundurmanın da «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunu öngörmektedir.
Bütün bu açıklamalar ışığında, marka sahibinin izni olunmaksızın marka taklit edilerek üretilen sahte ürünleri bulundurmanın ve yurt dışı etme faaliyetlerinin suç ve «marka hakkına tecavüz» oluşturduğunun değerlendirilerek, davalının hukuki durumunun da 556 sayılı KHK.nun 6/c maddesi çerçevesinde düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… davanın reddine karar verilmiş, temyiz olunan karar, Dairemizce, ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararının, davaya konu olan sigaraların sahte olmadığının «kesin» olarak tespiti haline değil, sanığın, bu sigaraların sahte olduğunu bilmesinin imkansız olduğu belirtilerek verildiği, ceza mahkemesi dosyasındaki raporun, konunun uzmanı olmayan bilirkişiler tarafından düzenlendiği, davalının, ticaretini yaptığı sigaraların sahte olup olmadığını bilecek durumda olduğunun kabulü ile konusunda uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile davaya konu sigaraların sahte olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği noktalarından bozulmuş, bozma kararına uyularak yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporu kapsamında, davaya konu olan sigaraların sahte olduğu gerekçesiyle, davacının «marka hakkına tecavüzünün» men'ine, davaya konu sigaraların imhasına ve hüküm özetinin Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ilan · kesin hüküm
Benzer bu kararda… davanın reddine karar verilmiş, temyiz olunan karar, Dairemizce, ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararının, davaya konu olan sigaraların sahte olmadığının «kesin» olarak tespiti haline değil, sanığın, bu sigaraların sahte olduğunu bilmesinin imkansız olduğu belirtilerek verildiği, ceza mahkemesi dosyasındaki raporun, konunun uzmanı olmayan bilirkişiler tarafından düzenlendiği, davalının, ticaretini yaptığı sigaraların sahte olup olmadığını bilecek durumda olduğunun kabulü ile konusunda uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile davaya konu sigaraların sahte olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği noktalarından bozulmuş, bozma kararına uyularak yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporu kapsamında, davaya konu olan sigaraların sahte olduğu gerekçesiyle, davacının «marka hakkına tecavüzünün» men'ine, davaya konu sigaraların imhasına ve hüküm özetinin Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2003/8321 E. , 2004/3406 K.
MARKA SAHININ IZNI OLMADAN BU MARKAYI TAŞIYAN TAKLIT MALLARIN TRANSIT GEÇIŞI SURETIYLE MARKA HAKKINA TECAVÜZ
GÜMRÜK YÖNETMELİĞİ(MÜLGA) (0) Madde 15
MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (556) Madde 64
MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (556) Madde 9
MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (556) Madde 61
GÜMRÜK YÖNETMELİĞİ(MÜLGA) (0) Madde 109
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesi)nce verilen 30.4.2003 tarih ve 2002/118-2003/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının beyan sahibi/temsilcisi sıfatı ile yurda sokmak istediği "Leon" marka adı ile beyan ettiği sigaraların müvekkilinin dünyaca tanınmış "M. ve M. Light" markalarının taklidi ve sahtesi olduğunun saptanması üzerine gümrük idaresince el konularak savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, markaya tecavüz yolu ile haksız rekabetin önlenmesini ve ortadan kaldırılmasını, sahte sigaraların imhasını ve hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin mal sahibi veya temsilcisi olmadığından husumet ehliyetinin bulunmadığını, sadece limana gelen mal ve konteynerlerin talimata uygun taşınmasından sorumlu olduğunun, dava konusu sigara yükünün yurt içine sürülmeden transit olarak yurt dışına gönderilmek üzere işlem yapıldığını, müvekkilinin transit aktarma beyannamesi ve özel beyan doldurduğunu, malların Trabzon'da gümrük idaresince muayene edilip mühürlendiğini, müvekkilinin de bu belgelere dayanarak transit geçiş beyannamesi düzenlediğini, imha isteminin gümrük idaresine başvurularak idari kararla sağlanabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara, yapılan keşif ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sahte sigaraların Türkiye'ye yurt dışından geldiği ve gene yurt dışı edilmek üzere işleme tabi tutulduğu, kaçakçılık suçu ile ilgili açılan davanın bu nedenle görevsizlik kararı ile sonuçlandığı, davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemin gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davaya konu sigaraların davacı adına tescilli dünyaca tanınmış markaların taklidi yolu ile üretildiği ve davalı tarafından beyan sahibi/temsilci sıfatıyla gümrük transit işlemleri yürütülürken gümrük idaresi tarafından konteynerler açılarak yapılan kontrolde sahte olduklarının anlaşılması üzerine alıkonulduğu dosyadaki belge ve tutanaklarla sabittir.
Uyuşmazlık, yurt içi piyasaya sunulma amaç güdülmeksizin transit olarak yurt dışına gönderilmek üzere gümrük işlemi yapılan taklit markalı ürünlerin markaya tecavüz oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafça, emsal olduğundan bahisle dosyaya ibraz edilen Dairemiz kararları, iki orjinal ürünle ilgili olup, malın transit olarak gönderileceği belirtilen ülkede tescilli marka sahibi firmaca serbest bölgeye getirtilmiş olması nedeniyle sahtecilik ve taklit ürünle ilgili işbu davaya emsal oluşturmaz. Ülkesellik ilkesi bakımından ilgili yasada marka hakkının kullanılması ve korunması bakımından bir muafiyet tanınmadığı açıktır. Yine 556 sayılı KHK.nun 9/ll-c maddesinde marka hakkından doğan hakların kapsamı sayılırken tescilli marka ile ilgili işareti taşıyan malın ithal ve ihracının yasaklanabileceği öngörüldüğü gibi, bu madde de sayılan tecavüz hallerinin sınırlanmadığı, marka sahibinin izni olmadan bu markayı taşıyan taklit malların transit geçişinin markaya, tecavüz oluşturacağı öğretide de kabul edilmektedir.
Anılan KHK.nun 61/c maddesinde markayı veya ayırt edilmeyecek benzerini kullanarak markanın taklit edildiğini bilen veya bilmesi gerekenlerin bu ürünleri ticari amaçla elinde bulundurmanın da marka hakkına tecavüz oluşturduğunu öngörmektedir. Aynı KHK.nun 64/1 maddesine göre, marka taklit edilerek üretilen ürünü ticari amaçla bulunduran kişi ayrıca tazminat ödemekle yükümlüdür. Türkiye'nin taraf olduğu TRIPS Anlaşması'nın 41, 46 ve 50. maddeleri de taraf ülkelere marka hakkı ihlallerine neden olan malların hak sahiplerinin zarar görmesini engelleyecek biçimde ticaret kanalları dışına çıkarılması yükümlülüğü getirmektedir. Nitekim, dava ikamesinden sonra 31.5.2002 tarihli RG'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin 15/Son ve 109.
maddeleriyle de bu tür eşyalara ait işlemlerin durdurulacağı öngörülmekle sözü edilen yukarıdaki değerlendirmelerin aynı amaca yönelik olduğunun benimsendiğini göstermiştir. Bütün bu açıklamalar ışığında, marka sahibinin izni olunmaksızın marka taklit edilerek üretilen sahte ürünleri bulundurmanın ve yurt dışı etme faaliyetlerinin suç ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun değerlendirilerek, davalının hukuki durumunun da 556 sayılı KHK.nun 6/c maddesi çerçevesinde düşünülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına (BOZULMASINA), takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 1.4.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16365600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz