Aynı alacak için ikinci takip: derdestlik nedeniyle usulden ret
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/432 E. 2021/644 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Aynı taraflar arasında, aynı alacak dayanağı ve miktarına ilişkin olarak daha önce başlatılan ve derdest olan bir icra takibi bulunuyorsa, bu takipten vazgeçilmeden veya itiraz üzerine itirazın kaldırılması/iptali talep edilip sonuçlandırılmadan aynı alacak için ikinci kez ilamsız takip yapılamaz; bu husus İİK 68/1'in kıyasen İİK 67'ye uygulanmasının sonucudur. İlk takip dosyasının usulüne uygun olarak imha edilmiş olması da mükerrerlik durumunu ortadan kaldırmaz, zira imha edilen dosyaların 4473 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca ihyası mümkündür.
Ele alınan sorunlar
Aynı alacak için ikinci kez ilamsız takip yapılıp yapılamayacağı (derdestlik/mükerrerlik) → ret
İddia: Davacı vekili, ilk icra dosyasının imha edildiğini, imha edilen dosyanın yeniden teminin mümkün olmadığını, bu nedenle aynı alacağın mükerrer takip konusu edilmesinin söz konusu olmadığını belirterek derdestlik nedeniyle usulden reddin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Her iki takibin de tarafları, alacak dayanağı ve miktarı aynı olup, ilk takip dosyası derdesttir. İİK 68/1'de düzenlenen, alacaklının itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılmasını istemediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamayacağı hükmü, kıyas yoluyla İİK 67'ye de uygulanır; bu nedenle aynı alacakla ilgili takip yapıldığı takdirde, bu takip itiraza uğramış ve itirazın kaldırılması veya iptaline ilişkin bir talepte bulunulmamışsa yeni bir takip yapılamaz. İlk takipten vazgeçilmeden aynı alacak ile ilgili olarak yeniden takip yapılması mümkün değildir. İlk dosyanın imha edilmiş olması da sonuca etkili değildir; zira yöntemine uygun olarak imha edilen icra dosyaları hakkında da 'başka nedenlerle kaybolan icra dosyalarının ihyası' kapsamında 4473 sayılı Kanun'un 18. maddesi uygulanarak ihya mümkündür. Bu durumda ilk derece mahkemesince takibin mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Aynı alacak için önceki takibin derdest olması halinde ikinci bir ilamsız takip yapılamayacağı ve ilk dosyanın imha edilmiş olmasının bu sonucu değiştirmeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer mükerrer takip/derdestlik itirazlarında yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- derdestlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdestlik↗ takibin mükerrerliği↗ itirazın iptali↗ ilamsız takip↗ icra dosyasının ihyası↗ temlik↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/432
KARAR NO 2021/644
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/09/2019
NUMARASI 2015/576 Esas 2019/684 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2021
Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile dosya borçluları hakkında ilamsız takip başlatıldığını, borçluların takibe itiraz ettiğini, ancak itirazın usul ve yasaya aykırı olduğundan iptalinin gerektiğini, takibe konu edilen alacağın, borçlunun ... TAŞ.'den kullandığı krediye ilişkin genel kredi sözleşmesine dayandığını, ...'ın TMSF'ye devri ile icra takip dosyasının TMSF tarafından takip edildiğini ve alacağın fon alacağına dönüştüğünü, müvekkili şirketin de bu alacağı TMSF'den temlik aldığını, müvekkili şirketin %100 oranındaki hissesinin TMSF'ye ait olduğunu, fonun alacaklı olması halinde ise 5411 sayılı yasanın 138/4 maddesi gereğince fonun alacaklı olduğu takiplerde itirazların satış dışında takip işlemlerini durdurmayacağını, zamanaşımı süresinin de 20 yıl olduğunu belirterek, davalıların İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili; alacağın zamanaşımına uğradığını,kredi sözleşmesine dayanılarak 27.02.2004 tarihinde temlik sözleşmesi yapıldığını, bu alacağın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, teminatların da yine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, bu nedenle yeniden takip başlatılıp dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkilleri tarafından ödemeler yapıldığını, bu ödemeler dikkate alınarak ve ilk dosya üzerinden alacağın tespitinin gerektiğini, dava konusu icra dosyasından asıl alacağın 3.997,58- TL olarak gösterildiğini, icra takibindeki bu asıl alacağa itiraz ettiklerini, asıl alacağın kaynağının ne olduğunu davacının ispat etmesinin yasal zorunluluk olduğunu, kredi sözleşmesinden kaynaklanan kefillerin sorumluluğu asıl borcun "3 katından fazla olamaz" hükmü gereğince kefillerin sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;aynı alacağın aynı şekilde takip konusu edilmesi halinde de derdestlikten ya da takibin mükerrerliğinden söz edileceği, İİK'nin 68/1. maddesinde yer alan "...alacaklı itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz" şeklindeki düzenleme ile itirazın hükümden düşürülmemesi halinde, ikinci kez ilamsız takip yapılamayacağının açıkça belirtildiğini, bu hükmün kıyas yolu ile İİK 67. maddesine de uygulandığını, bu nedenle aynı alacakla ilgili takip yapıldığı takdirde, bu takip itiraza uğramış ve itirazın kaldırılması veya iptaline ilişkin bir talepte bulunulmamış ise yeni bir takip yapılamayacağını, aynı konuda, aynı taraflar arasında, daha önce icra takibi yapıldığı,yeni bir icra takibi yapılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... esas sayılı icra dosyalarının imha edildiğini,imhasına karar verilen dosyaların yeniden temininin mümkün olmadığını, bu nedenle de dava konusu alacağın aynı şekilde takip konusu edilmesi ve takibin mükerrerliği durumunun söz konusu olmadığını, zira imha edilen dosyanın artık takibinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; dava dışı ... ile davalı asıl borçlu ... arasında 07.05.1997 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeyi davalı ... ile birlikte dava dışı ... ve ...'ın da kefil olarak imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine dava dışı ... tarafından borçlular ..., ... ve ... hakkında 3.685,92 TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili istemiyle İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, alacağın ... tarafından TMSF'ye, TMSF tarafından da davacıya temlik edildiği, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının İstanbul Birim Arşivi Ayıklama İmha Komisyonu kararı ile imha edildiği, temlik alan davacı tarafından aynı alacağın tahsili amacıyla bu kez aynı borçlular hakkında İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. İncelenen takip dosyası içeriklerine göre, her iki takibin de tarafları, alacak dayanağı ve miktarı aynı olup, ilk takip olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası derdesttir. Söz konusu ilk takipten vazgeçilmeden, aynı alacak ile ilgili olarak yeniden takip yapılması mümkün değildir. İlk dosyanın imha edilmiş olması da sonuca etkili değildir. Zira yöntemine uygun olarak imha edilen icra dosyaları hakkında da "başka nedenlerle kaybolan icra dosyalarının ihyası" cümlesinden olmak üzere, 4473 sayılı yasanın 18. maddesi uygulanarak ihyası mümkündür. Bu durumda ilk derece mahkemesince takibin mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
İstinaf sebebleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/162759 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi