Yabancılık teminatının kesin sürede yatırılmaması nedeniyle usulden ret
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1016 E. 2021/682 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Türk mahkemesinde dava açan yabancı gerçek veya tüzel kişi, mukim olduğu devlet ile Türkiye arasında karşılıklılık esasını sağlayan bir anlaşmanın yürürlükte olduğu resmi makamlarca kesin olarak tespit edilemiyorsa, MÖHUK 48 uyarınca mahkemenin belirlediği yabancılık teminatını yatırmak zorundadır; bu teminat, HMK 114/1-ğ uyarınca dava şartı niteliğinde olup, verilen kesin süre içinde yatırılmaması halinde HMK 88/1 gereğince dava usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Yabancılık teminatının (MÖHUK 48) yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddi → ret
İddia: Davacı vekili, Türkiye ile Yemen arasında ikili anlaşmalar bulunduğunu, karşılıklılık esası uyarınca taraf ülke vatandaşlarının teminat yatırmaktan muaf olduğunu, mahkemenin ilgili kurumlara müzekkere yazmasına rağmen anlaşmanın yürürlükte olduğuna dair kesin tespit yapılamadığı gerekçesiyle verilen ret kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: MÖHUK 48 uyarınca Türk mahkemesinde dava açan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır; mahkeme, davacıyı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutabilir. HMK 88/1 uyarınca hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir; HMK 114/1-ğ bendinde teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartı olarak düzenlenmiştir. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün ve Dış İşleri Bakanlığı'nın yazı cevaplarına göre, Türkiye ile Yemen arasında henüz onay işlemleri tamamlanmamış 2013 tarihli anlaşma haricinde muafiyet öngören başka bir anlaşma tespit edilememiş; 21/07/1953 tarihli Dostluk Anlaşması'nın yürürlüğe girdiğine delalet eden belgeye rastlanmadığından bu anlaşmanın halen yürürlükte bulunduğuna ilişkin kesin bir tespitte bulunulamamıştır. Fiili karşılıklılık ve muafiyet öngören bir sözleşme tespit edilemediğinden mahkemece MÖHUK 48 gereğince teminat yatırılmasına karar verilmiş, davacı vekiline ihtarat yapılarak bir aylık kesin süre verilmiş, ancak bu süre içinde teminat yatırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yemen ile Türkiye arasında karşılıklılık anlaşmasının yürürlükte olduğuna dair kesin resmi tespit bulunmaması halinde, yabancı davacının MÖHUK 48 kapsamında teminat yatırma zorunluluğundan muaf tutulamayacağı ve kesin sürede yatırılmaması halinde davanın usulden reddedileceği yönünde bölgesel ikna edici bir emsal oluşturmaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi (HMK 114/1-ğ)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancılık teminatı↗ MÖHUK 48↗ karşılıklılık (mütekabiliyet) esası↗ dava şartı↗ kesin süre↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1016
KARAR NO 2021/682
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/06/2020
NUMARASI 2017/143 Esas-2020/105 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/05/2021
Davanın usulden reddine yönelik kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalılara ait malları taşıdığını, fakat davalıların taşıma ücretini ödemediklerini, davalıların müvekkili şirketin alacağına kavuşmasına engel olmak amacıyla icra takibine de haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek,itirazın iptalini takipde belirtilen faiz oranı ve şartlarla her iki davalının müteselsilen sorumlu tutulması suretiyle takibin devamına,icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ...A.Ş vekili; Davacı firmanın yabancı bir firma olduğunu 5718 sayılı MÖHUK 48. maddesine göre Türkiye'de dava açan yabancı gerçek veya tüzel kişilerin yargılama ve takip giderleri ile davalının zararlarını karşılayacak hakimin takdir edeceği teminatı göstermek zorunda olduklarını,müvekkilinin davacıya herhangi bir nedenle borcu olmadığını belirterek öncelikle davanın husumet yönünden reddini aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
2- Davalı ... Ltd.Şti vekili;müvekkili tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan faturanın usulüne uygun ve görülmekte olan davadan daha önce düzenlendiğini, bunun ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme ile tespit edileceğini, davacının %50 oranında tazminat talebinin fahiş ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı şirketin Yemen'de mukim olmakla ülkemiz ile Yemen Hükümeti arasında fiili mütekabiliyet bulunup bulunmadığı hususunda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında, Yemen ile imzalandığı belirtilen 21/07/1953 tarihli Dostluk Anlaşması'nın yürürlüğe girdiğine delalet eden işlem hakkında belgelere rastlanılmadığı ve buna göre anlaşmanın halen yürürlükte bulunduğuna ilişkin kesin bir tespitte bulunulamayacağının bildirildiği, MÖHUK'un 48. maddesi gereğince takdir edilen 9.236- TL teminatın yatırılması için davacı vekiline ihtarat yapılarak 1 aylık kesin süre verildiği,verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; birçok devletlerle ikili anlaşmalar imzalandığını, bunlar arasında Yemen'de bulunduğunu, karşılıklılık esası uyarınca taraf ülke vatandaşlarının teminat yatırmaktan muaf olduklarını, mahkemece ilgili yerlere müzekkere yazılmasına rağmen Yemen ile olan Dostluk Anlaşmasının yürürlükte olduğuna dair kesin bir tespit yapılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini kararın yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
5718 sayılı MÖHUK 'un 48. maddesinde “(1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. (2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar." hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı HMKnun 88/1. maddesi “Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir..” denilmiş ve Aynı Kanun'un 114/1-ğ bendinde; Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.” de dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Tüm bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Türk mahkemelerinde, dava açan yabancı gerçek ve tüzel kişiler ,mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadırlar. Mahkemece ;Davacı şirketin mukim olduğu Yemen ile ülkemiz arasında mütekabiliyet-anlaşma bulunup bulunmadığı hususu Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne sorulmuş olup,Türkiye Cumhuriyeti ile Yemen Devleti arasında henüz onay işlemleri tamamlanmamış olan 2013 tarihli Hukuki, Ticari ve Cezai Konularda Adli İşbirliği Anlaşması haricinde muafiyet öngören başka bir anlaşmanın tespit edilemediği bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün yazısının ekinde yer alan Dış İşleri Bakanlığı Ortadoğu ve Kuzey Afrika İkili Siyasi İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün 18/10/2019 tarihli yazısında, Yemen Mütevelli Krallığı ile imzalandığı belirtilen 21/07/1953 tarihli Dostluk Anlaşması ile ilgili, rejim değişikliği sonrasında 1962 yılında kurulan Yemen Arap Cumhuriyeti ile Yemen Mütevelli Krallığı arasında halefiyetten ziyade devletin devamlılığı ilişkisi bulunduğu, 1967 yılında kurulan Yemen Demokratik Halk Cumhuriyeti ile Yemen Arap Cumhuriyetinin 22/05/1990 tarihinde birleşerek Yemen Cumhuriyetini kurduğunu, açık kaynaklarda selef devletlerin her birinin akdedilmiş anlaşmalara taraf olacağı belirtilmesine karşılık bu bilginin resmi bir kaynaktan teyidinin bulunmadığı, bunun dışında Anlaşma'nın yürürlüğe girdiğine delalet eden işlem hakkında belgelere rastlanılmadığı ve buna göre yürürlükte bulunduğuna ilişkin kesin bir tespitte bulunulamayacağı belirtilmiştir.
Mahkemece MÖHUK m.48 gereğince fiili karşılıklılık ve sözleşme tesbit edilemediğinden yabancılık teminatı yatırılmasına karar verilmiş ve bu konuda davacı vekiline ihtarat yapılarak 1 aylık kesin süre verilmiş ise de verilen kesin süre içinde yatırılmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,istinaf sebebleri yerinde olmayan davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 17/05/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/162712 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi