6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirkete kayyım davasında şirketin taraf gösterilmemesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1279 E. 2021/1164 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Limited şirket hisseleri, anonim şirket hisselerinin aksine terekeye dahil olmaksızın miras yoluyla doğrudan mirasçılara intikal ettiğinden, tereke idare/tasfiye memurlarının bu hisseler üzerinde yönetim hakkı iddia etmesi yerinde değildir; ancak şirketin organsız kalması halinde mirasçıların payları intikal edip yeni şirket müdürü seçilene kadar yönetim ve temsil kayyımı atanması gereklidir. Limited şirkete kayyım atanmasına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından TMK'nın ilgili hükümleri (m.427/4) uygulanır; bu davada husumetin mutlaka şirkete (veya diğer mirasçılara) yöneltilmesi gerekir. Dava şirkete yöneltilmeden açılmışsa, taraf ehliyeti dava şartı re'sen gözetilerek karar kaldırılır ve dava usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Tereke idare/tasfiye memurlarının kayyım atanmasına itirazı → ret

İddia: Tereke idare/tasfiye memurları, murislerin terekelerine kendilerinin atanmış olduğunu, şirket hisselerinin de kendileri tarafından yönetilmesi gerektiğini ileri sürerek kayyım atama kararına itiraz etmiştir.

Gerekçe: TTK 596. madde uyarınca esas sermaye payının miras yoluyla geçmesi halinde tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. Anonim şirket hisselerinin aksine limited şirket hisseleri terekeye dahil olmadan mirasçılara doğrudan intikal ettiğinden, tereke idare memurlarının kayyım atanmasına itirazı yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Limited şirkete yönetim kayyımı atanmasının gerekliliği → kabul

Gerekçe: Limited şirketin organları teşekkül ettirilip yeni şirket müdürü seçilene kadar yönetim ve temsil kayyımına ihtiyaç bulunduğundan, mirasçıların paylarının intikali ve oluşacak ortaklar kurulu tarafından yeni şirket müdürü seçilene kadar şirkete yönetim kayyımı atanması gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kayyım atama davasında husumetin şirkete yöneltilmemesi (taraf ehliyeti eksikliği) → kabul

Gerekçe: TTK'da limited şirketlere kayyım atanmasını gerekli kılan sebeplere ve usulüne dair özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle TTK'nın 1. maddesi yollamasıyla TMK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir. TMK 427/4'te belirtilen 'gerekli organlardan yoksun kalma' hali limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade eder; ancak kayyım atanması davasında husumetin mutlaka şirkete karşı yöneltilmesi gerekir; diğer mirasçıların tamamına da yöneltilebilir. Somut olayda dava şirkete yöneltilmemiş, davanın kabulüyle şirkete kayyım tayin edilmiştir. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup re'sen gözetilmesi gerekir; davalı tarafta taraf ehliyeti bulunan kimse bulunmadığından karar HMK 353(1)b-2 gereği kaldırılarak dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket hisselerinin miras yoluyla mirasçılara doğrudan intikal ettiği ve tereke idare/tasfiye memurlarının bu hisseler üzerinde kayyım atanmasına itiraz hakkının bulunmadığı yönündeki tespit ile, limited şirkete kayyım atanması davasının şirkete (veya ilgili mirasçılara) husumet yöneltilmeden açılamayacağı, bu hususun taraf ehliyeti dava şartı olarak re'sen gözetilmesi gerektiği yönündeki gerekçe, benzer kayyım atama davalarında emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Limited şirkete kayyım atanması davasında husumetin şirkete (veya ilgili mirasçılara) yöneltilmesi gerekir; bu, taraf ehliyeti dava şartı kapsamında olup re'sen gözetilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı limited şirket hissesinin miras yoluyla intikali taraf ehliyeti dava şartı organsız kalma (TMK 427/4) tereke idare memuru tereke tasfiye memuru

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 596TTK 1 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 427/4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1279

KARAR NO 2021/1164

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/11/2019 (Gerekçeli Karar) - 20/02/2020 (Ek Karar)

NUMARASI 2018/1374 Esas 2019/513 Karar

DAVA

Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/07/2021

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen 21/11/2019 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararın ilgili ... ve ... vekili tarafından, kayyımın değiştirilmesine ilişkin 20/02/2020 tarihli ek kararın ... ve ... Terekesi İdare Memuru Av. ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde, 281942/0 Ticaret Sicil Kayıtlı ... Ltd.Şti.'nin %50 hissesi müteveffa ... Daştan ve %50 hissesi Müteveffa ... adına iki hissedarı olduğunu, şirketin iki hissedarından birisi olan ... Daştan 07.12.2016 tarihinde vefat ettiğini, şirketin ikinci ve son hissedarı ...'de 20.11.2018 tarihinde vefat ettiğini, müteveffa ...'ün mirasçısı olarak ise geriye oğlu kısıtlı ..., oğlu ... ve ... adlı torunları kaldığını, kısıtlı ... vefat eden annesinin mirasçısı olduğunu ve miras paylarını gösterir mirasçılık belgesi verilmesi için kısıtlı ...'ün vasisi ve aynı zamanda kısıtlının oğlu olarak ...'ün Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1915 Esas sayılı davayı açma zarureti olduğunu açılan bu dava ile ilgili olarak Bakırköy 6.

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1915 Esas nolu 2018/1798 Karar nolu alınan mirasçılık belgesinin ekte sunduğunu, müteveffa ... mirasçısı kısıtlı ... Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi Esas No:2016/1248 Karar nolu 2018/1976 sayılı kararı ile kendisinin ve ... olarak vasi olarak atandığını, şirketin %50 hissedarı müteveffa ... mirasçıları da annelerinin mirası ile ilgili Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/22 Esas sayılı tereke tespit davası açtıklarını, bu tereke tespit dava dosyasına avukat ... tereke yöneticisi olarak atandığını, şirketin diğer %50 hissedarı müteveffa ... 'ün mirasçılarından Mert ve ...'da Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/42 Esas sayılı tereke tespit davası açtıklarını bu tereke dava dosyasına da muhtemelen mahkeme tarafından tereke yöneticisi olarak atanacağını, şirketin yaşayan hiçbir ortağının kalmadığını şirketin çok yüksek bedellerle kiraya verilebilecek gayrimenkulleri ve bir milyon amerikan doları üzerinde banka mevduatı bulunmadığını, şirketin %50 ortağı müteveffa ...

ve annesi %50 ortağı Müteveffa ... vefat etmesi sebebiyle şirketin yaşayan hiç bir ortağın kalmaması ve ayrıca da mirasçılarının da aralarında kısam biz zaman içinde anlaşma şartlarının oluşmayacağı şeklinde bir görünüm olması her iki murisin de tereke tespit davalarının uzun bir süre devam etmesinin muhtemel olması şirketin çok yüksek bedellerle kiraya verilebilecek gayrimenkullerin bulunması bir milyon Amerikan Doları üzerinde banka da mevduatın olması imar barışına başvuru şirket adına açılmış ve şirketin açmış olduğu bir çok davaların olması ve ayrıca bu bunun gibi yapılması gereken bir çok işlerin olması 281942/0 Ticaret Sicil Kayıtlı ... Limited Şirketinin temsil ve ilzam edecek kişi veya kişiler olmaması sebebiyle adı geçen şirkete kayyım veya kayyımlar atanması için karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava konusu şirketin organsız kalmış olması sebebiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 427/4 maddesi gereğince şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirkete temsil ve yönetim kayyımı olarak, İstanbul adresinde oturan mukim ...'ün atanmasına, kayyımın yönetim kurulu ve şirket müdür yetkilerini kullanmasına karar verilmiştir.

İTİRAZ

İtiraz eden Varis ... vekili itiraz dilekçesinde, merhum ...'ün ... Ltd. Şti'nin % 50 hissedarı olduğunu, müvekkilinin merhume ... vefatı üzerine veraseten adı geçen şirkete hissedar olduğunu, huzurdaki davadan 26/12/2019 günü kötü niyetli bir davranış beklenildiğinden terekenin varlığı üzerinde sürekli şekilde yapılan araştırmalarda, ticaret odası kayıtlarına işlenen mahkemeye ait kayyum atama kararı nedeni ile haberdar olunduğunu, huzurdaki dava ...açılmış olup dosyaya kayyum atanan ... tarafından sunulan belgeler karşısında ... olarak dava açmanın tamamen kötü niyetli olduğunu, terekenin varisi olan ... ile kayyum atanan ve aynı zamanda varis ... vasisi olan ... arasında menfaat çatışması olup bu beyanlarının vesayet makamı olan Bakırköy 1.

Sulh Hukuk ve Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemelerinin kararları ile sabit olduğunu belirterek mahkeme kararları karşısında yönetimin kayyum atanmasını gerektirici sebebin ortadan kalktığını, hatta hiç doğmadığının ortada olduğunu belirterek resen tespit buyuracakları nedenlerle TMK 461/2. 472/1.2..3 maddeler gereğince itirazlarının kabulü ile kayyım atama kararının yeniden gözden geçirilerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ..., ... vekilleri dilekçelerinde, müvekkillerinin murisler ... ve ...'ün yasal mirasçıları olduğunu, ...'ün ve ...'ün veraset ilamında müvekkillerinin veraset ilamına göre hissedar oldukları murislerin ortak olduğu şirket her iki ortağın vefatı nedeni ile organsız kalmış ise de ...

terekesine tasfiye memuru olarak Avukat ... Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/22 tereke sayılı dosyası ile atandığını, yine ...'ün terekesine ise Av....'nun resmi yönetici olarak Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesince atandığını, şirketin bu sebeple tereke yöneticileri tarafından yönetiminin sürdürülmesi gerektiğini, zira muris şirket ortaklarının sağlığında ve vefatlarından sonra aralarında karşılıklı birçok dava bulunduğunu, muris ...'ün 6 adet vasiyetnamesinin bulunduğunu, bu vasiyetnamede tüm hak ve hisselerini mahkemece tayin edilen ...'e bıraktığını, vasiyetnamenin iptali davası bulunduğunu, ...'ün lehine vasiyet yapılan kişi olması nedeni ile diğer mirasçılar arasında menfaat çatışması bulunduğunu, mahkemece ...olarak sonuçlandırılan dava nedeni ile verilen atama kararının itirazen kaldırılarak kayyımın azline karar verilmesini talep etmiştir.Müteveffa ...

Terekesi Tasfiye Memuru ... vekili dilekçesinde, müteveffa ...'ün şirketin % 50 hissedarı bulunduğunu, ...'ün mahkemece kayyım atanmasının mümkün olmadığını, ...olarak yapılan atama kararına göre ...'ün kayyım olamayacağını, zira ...'ün şirketin diğer ortağı Muris ...'ün vasiyetname ile atanmış tek mirasçısı olduğu yine vasiyetnamede davacı ve yasal mirasçı görünen ...'ün ıskat edildiğini, aralarında menfaat çatışması bulunduğunu, bu nedenle öncelikle kayyım atanma kararının ...sonuçlandırıldığından usulden reddine, mahkemece aksi halde bir karar verilmesi yönünde ...'ün kayyımlığının kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Müteveffa ... Terekesi İdare Memuru Av.

... duruşmadaki beyanlarında; öncelikle mahkemece daha önce verilen kayyım kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise kayyımın değiştirilmesini ve yeni atanacak kayyıma sınırlı yetki verilmesini talep etmiştir.

EK KARAR

Mahkemece; 20/02/2020 tarihli ek karar ile; 21/11/2019 tarihli 2018/1374 Esas 2019/513 Sayılı dava konusu şirkete kayyım ...'ün atanmasına ilişkin itiraz nedeni ile kayyım ile söz konusu şirket ortaklarının varisleri arasında menfaat çatışması söz konusu olduğundan kayyımın değiştirilmesi isteminin kabulüne; Kayyım olarak Serbest Mali Müşavir, ...'nun İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı, ... Caddesi No:50/B Beyoğlu adresinde bulunan ... Limited Şirketi'ne temsil ve yönetim kayyımı olarak tayinine, kayyımın yönetim kurulu ve şirket müdür yetkilerini kullanmasına karar verilmiştir. Mahkemece 29/06/2020 tarihli ek karar ile; Kayyım olarak tayin olunan ...'nun 17/06/2020 tarihli dilekçesi ile 65 yaş sınırı üzerinde olması ve coronavirüs 2.dalgasının başlaması nedeniyle kayyımlık görevinden affı ile yerine Mali Müşavir ...'ün görevlendirilmesini talebinin kabulüne, ...'nun kayyımlık görevinden affı ile yerine "Kayyım olarak Serbest Mali Müşavir, ...'ün (TC:...) İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 281942-0 sicil numarasına kayıtlı, ...

Caddesi No:50/B Beyoğlu adresinde bulunan ...Limited Şirketi'ne temsil ve yönetim kayyımı olarak tayinine karar verilmiştir. Mahkemece 06/07/2020 tarihli ek karar ile; Av.... 30/06/2020 tarihli dilekçesi ile Av.... ile birlike şirketin yönetimini kurup işler hale getirmek için taraflarına müştereken yetki verilmesini talep etmiş ise de, Mahkemece 29/06/2020 tarihinde ... Limited Şirketi'ne temsil ve yönetim kayyımı olarak ...'ün atanmasına karar verildiği gerekçesiyle yerinde görülmeyen talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

..., ... vekili gerekçeli karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde; dava ...açıldığından tereke üzerinde düzenli olarak yapılan araştırmalar sonucu 17/01/2020 tarihinde haberdar olunduğunu, işbu davanın ...olarak açılmasının hukuka, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olup, yasal mirasçılardan gizli olarak ve onların miras haklarını hiçe sayarak hareket ettiğinin bir göstergesi olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin yönetiminin; Bakırköy 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/22 Tereke sayılı dosyasında müteveffa ... terekesine atanan tasfiye memuru Av. ...; Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/7 Tereke 2019/25 Karar sayılı dosyasında müteveffa ... terekesine atanan resmi yönetici Av.

... tarafından gereğince sağlanacak olup şirketin organ boşluğunun doldurulacağını, bu nedenlerle şirkete ...'ü kayyım olarak ataması kararının yeniden incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... Terekesi İdare Memuru Av. ... 20/02/2020 tarihli ek karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde; kayyım kararının kaldırılmayıp sadece isim değişikliğine gidilmesinin; kayyımlık müessesesinin yargı faaliyeti gösteren mahkemelerin üzerine çıkarılması sonucunu doğurmakla; her işlem için atandıkları mahkemenin yetki ve iznini alacak tereke tasfiye ve tereke idare memurları, bir de ayrıca şirket faaliyetleri konusunda atanmış olan kayyımdan da yetki ve izin almak durumunda kalacağını, mahkemenin verdiği yetki ve izinle işlem yapmak isteyecek tasfiye ve idare memurlarının yapacağı işlem hususunda kayyım tarafından izin verilmemesi halinde ortaya çıkacak kaotik durumun önlenemeyecek oluşu nazara alındığında kayyımın kaldırılması yerine değiştirilmesine hükmedilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, bu nedenlerle 20/02/2020 Tarihli ek kararının kaldırılarak tarafına organ oluşturulması konusunda süre verilmesine veya kayyımın görev ve yetkisinin şirketi genel kurula götürme ile sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Vasi ... 20/02/2020 tarihli ek karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde; kesinleşme şerhi sonrasında ek karar düzenlenerek yeniden kayyım atanmasının ve menfaat çatışması gerekçesi ile kayyımlık görevinden alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, vasiyeti yerine getirme görevlisi olduğuna dair yetki ve izin belgesi alacağı zamana kadar gerekçeli karar gereği kayyım olarak göreve devam etmesine dair karar verilmediğini, tüm varisleri temsil ettiğini, bu nedenle şirkete müdür olarak atanma da belirtilmek suretiyle şirkete müdür atanması talepli dava açması için süre verilmesi ve mahkeme sonuna kadar da kayyımlık görevine devam etmesine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece beyanlarının dikkate alınmadığını, dava konusu şirkete ait araçların ...

ve ... tarafından 0 kilometre olarak alındıkları günden beri özel olarak ilk önce rahmetli anneleri daha sonraları da şahıslarına kullandığı araçlar olduğunu, araçların nerde olduklarını bildiklerini, mirasçı ...'ün murise ait Kapalıçarşı'daki dükkandan gayri resmi olarak iş yapıp gelir elde ettiğini, kirasının aylık 120.000-TL olduğunu, bilirkişi tarafından kiranın aylık 70.000-TL olarak tespit edildiğini, karşı tarafın ise kirayı 7.500-TL göstererek terekeye ödedikten sonra kalan 62.500-TL geliri kendi şahsına almaya devam ettiğini, tarafların itirazlarında kötü niyetli olduklarını, kayyımlık görevinden alınmasının murisin terekesinin zararlarının artmasına sebebiyet vereceğini, bu nedenlerle 20/02/2020 tarihli ikinci ek kararın kaldırılmasına, vasiyeti yerine getirme görevlisi görevi ile ilgili yetki ve izin belgesi alacağı zamana kadar kayyımlık görevinin devamına, şirkete müdür olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Mahkemece davanın kabulüne, şirkete temsil ve yönetim kayyımı olarak ...'ün atanmasına, kayyımın yönetim kurulu ve şirket müdür yetkilerini kullanmasına karar verilmiş; bu karara karşı ..., ... vekilince istinaf yoluna başvurulmuş; gerekçeli karara itiraz edilmesi üzerine kayyımın değiştirilmesi isteminin kabulüne; Kayyım olarak ...'nun atanmasına ilişkin 20/02/2020 tarihli ek karar ... Terekesi İdare Memuru Av. ... ve Vasi ... tarafından istinaf edilmiştir. ... Ltd. Şti'nin % 50'şer hissedarı olan, ... vefat ettikleri ,şirketin yönetimden yoksun olduğu hususunda ihtilaf yoktur.Bunun yanında her iki hissedarın terekesine idare memuru atandığı ve tereke terekelirin idare memurları tarafından yönetildiği anlaşılmaktadır.Tereke yöneticileri ayrı ayrı verdikleri dilekçelerin de şirket hisselerinin de taraflarınca yönetilmesi gerektiğini ileri sürerek kayyım atama kararlarına itiraz etmişlerdir.

TTK'nun 596. maddesine göre, " (1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.TTK 596 maddesinde düzenlendiği üzere esas sermaye payının miras yolu ile geçmesi halinde tüm haklar ve borçların genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçmesi sebebi ile temsilci atanmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.Bir başka anlatımla anonim şirket hisselerinin aksine limited şirket hisseleri terekeye dahil olmadan mirasçılara doğrudan intikal ettiğinden tereke idare memurlarının kayyım atanmasına itirazları yerinde görülmemiştir.(Dairemizin 2018/2122 esas ,2019/52 karar ,17.1.2019 tarihli kararı ve bu kararı onayan Yargıtay 11 HD nin 2019/1597 esas 2019/8206 karar sayılı ,16.12.2019 tarihli kararı)Ancak limited şirketin organları teşekkül ettirilmek ve yeni şirket müdürü seçilene kadar yönetim ve temsil kayyımına ihtiyaç olup,mirasçıların paylarının intikali ve oluşacak ortaklar kurulu tarafından yeni şirket müdürü seçilene kadar şirkete yönetim kayyımı atanması gerekmektedir.Ancak Yargıtay 11.HD nin yerleşik kararlarına bakıldığında ;TTK’da limited şirketlere kayyım atanmasını gerekli kılan sebeplere ve usulune dair özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle TTK’nın 1.

maddesi yollaması ile TMK’nın bu konudaki ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği,TMK’nın m.427/4’de belirtilen “gerekli organlardan yoksun kalma” halinin, limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurguladığı, ancak kayyım atanması davasında husumetin mutlaka şirkete karşı da yönetilmesi gerektiği,ancak bu davanın şirkete yöneltilmediği, diğer mirasçıların tamamına da yöneltilebileceği ,ancak ...açılan davada davanın kabul edilerek şirkete kayyım tayin edildiği taraf ehliyeti dava şartlarından olup re'sen gözetilmesi gerektiği, davalı tarafta taraf ehliyeti bulunan kimse olmadığı,kararın HMK 353(1)b-2 gereği kaldırılarak dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl karara yönelik mirasçı hissedarlar vekilinin; ek karara yönelik davacı ve mirasçıların istinaf başvurularının KABULÜNE; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1374 Esas 2019/513 Karar sayılı 21/11/2019 Tarihli gerekçeli kararın ve 20/02/2020 tarihli ek kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"...açılan davanın USULDEN REDDİNE, Ek kararla atanan son kayyım ...'ın görevine son verilmesine, kararın mirasçılardan biri tarafından başvuru halinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, "İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,"İstinaf yoluna başvuran davacı ..., ilgililer ..., ..., ...

tarafından yatırılan 54,40-TL'şer peşin istinaf karar harcının kendilerine iadesine,İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine ve son kayyım ...'a tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/07/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/160868 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2841 E. 2023/6788 K. · Onandı

Görevi sona eren tereke idare memurunun temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması

Gerekçe özeti

Tereke idare memurunun görevi (atama kararının kaldırılması ve tüm mirasçılara tebligatın sağlanmasıyla) sona erdiğinde temyiz ehliyeti/sıfatı da kalmaz; bu nedenle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karar yerindedir.

Emsal değeri

Görevi sona eren tereke idare memurunun temyiz ehliyetinin kalmaması ve temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması yönünden benimsenen BAM ek karar holding'i emsal değeri taşır.

Kavramlar: tereke idare memuru temyiz ehliyeti temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması taraf sıfatı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/2841 E.  ,  2023/6788 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1279 Esas, 2021/1164 Karar

HÜKÜM

Usulden Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/1374 E., 2019/513 K.

Şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, ek kararlarla kayyımların değiştirilmesine karar verilmiştir.

Kararın ve ek kararların ilişkili kişiler ... ve ... vekili, ... terekesi idare memuru, davayı vasi sıfatıyla açan ve ilk kararda kayyım atanan ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... terekesi idare memuru tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından temyiz isteminin reddine karar verilmiş, ... terekesi idare memuru tarafından ek karar temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Turizm İşl. ve İnş. Ltd. Şti.’nin ... Daştan ve ...’ün eşit hissedarlığında ...’un 07.12.2016, müvekkilinin murisi ...’in 20.11.2018 tarihinde vefat ettiğini, yaşayan ortağı kalmayan şirketin yüksek bedellerle kiralanabilecek taşınmazları ve banka mevduatı bulunduğunu, mirasçıların kısa sürede aralarında anlaşma şartlarının oluşmayacağı yönünde bir görünüm bulunduğunu, açılan tereke tespit davalarının uzun süre devam edebileceğini, şirketin taraf olduğu davaların ve yapılması gereken bir çok işin bulunduğunu, şirketin temsil ve ilzama yetkili kimsenin olmadığını ileri sürerek ... Turizm İşl. ve İnş. Ltd. Şti.’ne ivedilikle kayyım veya kayyımlar tayin edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Dava ...açıldığından, Mahkeme kararına kadar cevap dilekçesi verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin ortaklarının ... ve ... olduğu, iki ortaklı şirketin ortaklarından ...'ün 07.12.2016 tarihinde, diğer ortak ...’ün ise 20.11.2018 tarihinde vefat ettiği, bu iki ortaktan geriye mirasçılarının kaldığı, bu sebeple 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen koşulun gerçekleştiği, şirketin organsız kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnşaat Ltd. Şti.’ne temsil ve yönetim kayyımı olarak, ...’ün atanmasına, kayyımın yönetim kurulu ve şirket müdür yetkilerini kullanmasına, kayyımlık kararının ticaret siciline tescil ve ilanı için gönderilmesine, ilan işlemlerinin davacı tarafça 1 hafta içerisinde elden götürülmek üzere yaptırılmasına, kayyıma karar ile birlikte görevinin tebliğine ve tebliğ ile birlikte kayyımlık görevine başlanmasına, kayyım ücret talep etmediğinden ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

Mahkemece, 20.02.2020 tarihli ek kararla;

21. 11.2019 tarih 2018/1374 E., 2019/513 K. sayılı dava konusu şirkete kayyım ...'ün atanmasına ilişkin itiraz nedeni ile kayyım ile sözkonusu şirket ortaklarının varisleri arasında menfaat çatışması söz konusu olduğundan kayyımın değiştirilmesi isteminin kabulüne, kayyım olarak serbest mali müşavir, ...'nun ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnşaat Limited Şirketi'ne temsil ve yönetim kayyımı olarak tayinine, kayyımın yönetim kurulu ve şirket müdür yetkilerini kullanmasına, 29.06.2020 tarihli ek kararla da; kayyım ...'nun talebinin kabulüne, kayyımlık görevinden affı ile yerine kayyım olarak serbest mali müşavir, ...'ün ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnşaat Limited Şirketi'ne temsil ve yönetim kayyımı olarak tayinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde ilişkili kişiler ... ve ... vekilleri, ... terekesi idare memuru, davayı vasi sıfatıyla açan ve ilk kararda kayyım atanan ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. İlişkili kişiler ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ...’in ve ...’un mirasçıları olduklarını, şirket organsız kalmışsa da her iki müteveffa ortağın terekesine tasfiye memuru ve resmi yönetici atandığını, şirketin yönetiminin tereke temsilcileri tarafından yapılması gerektiğini, şirket ortaklarının sağlığında başlayan, vefatlarından sonra devam eden davaların muris ... adına işbu davanın davacısı ve atanan kayyımı tarafından takip edildiğini, taraflar arasında bariz husumet bulunduğunu, muris ...’in vefatını müteakip miras hukukuyla ilgili bir çok çekişmeli hususun doğduğunu, vasiyetname ve ıskat iptal davaları açıldığını, atanan kayyımın kötü niyet taşıdığını, davanın ...açılamayacağını, davacının adına dava açtığı kısıtlı ile menfaat çatışmasının bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. ... terekesi idare memuru istinaf dilekçesinde özetle; mahkemelerce şirket ortaklarından birinin terekesine tasfiye memuru, diğerinin tereke idare memuru atandığını, bu durumda 20.02.2020 tarihli ek kararla kayyımın tümüyle kaldırılmayıp değiştirilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

3. Davayı vasi sıfatıyla açan ve ilk kararda kayyım atanan ... istinaf dilekçesinde özetle; kesinleşme şerhinden sonra ek kararla görevden alınmasının ve yeni kayyım atanmasının hukuka aykırılık taşıdığını, murisin kendisini vasiyeti yerine getirme görevlisi olarak atadığını, şirkete kayyım ve müdür olması gereken kişinin kendisi olduğunu, çünkü diğerlerinin şirkete ödemek istemedikleri borçları bulunduğunu ileri sürerek 20.02.2020 tarihli ek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Turizm İşletmecilik Yatırım ve İnşaat Ltd. Şti.'nin % 50'şer hissedarı olan, ... ... ve ...'ın vefat ettikleri, şirketin yönetimden yoksun olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, her iki hissedarın terekesine idare memuru atandığı, terekenin idare memurlarınca yönetildiği, tereke yöneticilerinin ayrı ayrı verdikleri dilekçelerinde şirket hisselerinin de taraflarınca yönetilmesi gerektiğini ileri sürerek kayyım atama kararlarına itiraz ettikleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 596 ncı maddesinde düzenlendiği üzere esas sermaye payının miras yolu ile geçmesi halinde tüm haklar ve borçların genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçmesi sebebi ile temsilci atanmasında hukuki yarar bulunmadığı, anonim şirket hisselerinin aksine limited şirket hisselerinin terekeye dahil olmadan mirasçılara doğrudan intikal ettiği, tereke idare memurlarının kayyım atanmasına itirazlarının yerinde görülmediği, limited şirketin organları teşekkül ettirilmek ve yeni şirket müdürü seçilene kadar yönetim ve temsil kayyımına ihtiyaç olduğu, mirasçıların paylarının intikali ve oluşacak ortaklar kurulu tarafından yeni şirket müdürü seçilene kadar şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiği, emsal içtihatlara bakıldığında 6102 sayılı Kanun’da limited şirketlere kayyım atanmasını gerekli kılan sebeplere ve usulüne dair özel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle aynı Kanun’un 1 inci maddesi yollaması ile 4721 sayılı Kanun'un bu konudaki ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği, 4721 sayılı Kanun’un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen “gerekli organlardan yoksun kalma” halinin, limited şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını vurguladığı, kayyım atanması davasında husumetin mutlaka şirkete karşı da yönetilmesi gerektiği halde davanın şirkete yöneltilmediği, diğer mirasçıların tamamına da yöneltilebileceği, ancak ...açılan davada davanın kabul edilerek şirkete kayyım tayin edildiği, taraf ehliyetinin dava şartlarından olduğu, resen gözetildiği, davalı tarafta taraf ehliyeti bulunan kimsenin bulunmadığı gerekçesiyle asıl karara yönelik mirasçı hissedarlar vekilinin;

ek karara yönelik davacı ve mirasçıların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2019 tarihli kararı ile 20.02.2020 tarihli ek kararının kaldırılmasına, ...açılan davanın usulden reddine, ek kararla atanan son kayyımın görevine son verilmesine, kararın mirasçılardan biri tarafından başvuru halinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muris ... tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Muris ... tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince kayyımlığın kaldırılmasına karar verilmiş ve tereke temsilciliğinin lehine bir durum oluşmuşsa da gerekçe kısmında usul ve yasaya aykırı hususlar bulunduğunu, zira 6102 sayılı Kanun’un 596 ncı maddesinde esas sermaye payının miras yolu ile geçmesi halinde tüm haklar ve borçlar genel kurulun onayına gerek olmaksızın esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçeceği düzenlenmiş ise de terekeye dahil olan limited şirket hisselerinin hangi oranlarda ve hangi mirasçılara intikal edeceğinin huzurdaki görülen dosyada belirsiz olduğunu, ... terekesinin bugün itibariyle hem yasal mirasçıları hem de vasiyetname ile atanmış mirasçısı bulunduğunu, yasal mirasçılar tarafından atanmış mirasçı aleyhine vasiyetnamenin iptali, olmadığı taktirde tenkisine karar verilmesi talepli dava açıldığını, bu haliyle yasal mirasçılar ile atanmış mirasçı arasında bu dava sonuçlanmadan ihtilafın sona ermeyeceğini, tarafların mirasçılık durumu ve keza mirasçı olacaklarsa mirasçılık oranının da belirsizlik taşıdığını, 6102 sayılı Kanun’un 596 ncı maddesinin mirasçılar arasında ihtilafsız durumlar için genel bir düzenlemeyi içerdiğini, 4721 sayılı Kanun’un 589 vd.

maddelerine göre tereke temsilcisi atanması durumunun ise bu durumun istisnasını teşkil eden özel bir düzenleme ve uygulamayı içerdiğinden huzurda görülen davada 6102 sayılı Kanun’un 596 ncı maddesinin uygulanamayacağını, aksini kabulün miras bırakanın vasiyetname ile ölümünden sonra oluşturmak istediği mirasçılık durumunu ve tereke temsilciliği kurumunu yok saymak anlamına geleceği, 6102 sayılı Kanun’un 596 ncı maddesinin uygulanmasının bugün itibariyle önünün açılması ve söz konusu şirketin hisselerinin yasal mirasçılara devri halinde terekeye ait olan şirket hisselerinin de tereke dışına çıkartılmış olacağını, bu haliyle terekeye ait olan bir malın tereke hakimliğinin daha önce vermiş olduğu tereke tedbir şerh ve kararlarının da bertaraf edilmesi sonucunu doğuracağını, ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan ve tereke hakimliğince yürütülen bir kısım işlemlerin de tereke hakimliği kararı olmadan sonuçsuz bırakılması durumunu da oluşturacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

VI.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'NİN TEMYİZ BAŞVURUSU DEĞERLENDİRME KARARI

Bölge Adliye Mahkemesi 03.01.2022 tarihli ek kararı ile; Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10.10.2019 tarih, 2019/7 Tereke ve 2019/25 K. sayılı ilamı ile müteveffa ...'ün tereke idare memurluğuna atanan Av....'nun yetkisinin, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 27.05.2021 tarih, 2020/313 E., 2021/1265 K. sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/42 Tereke sayılı dosyada terekenin tesbiti davasında karara bağlanması gerektiğinden ... terekesine idare memuru atanmasına ilişkin kararın kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, tereke idare memurunun görevinin sona erdiği, eldeki davada da tüm mirasçılara tebliğin sağlandığı, tereke idare memuru Av.

...'nun yetkisinin kalmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

VII.EK KARARIN TEMYİZİ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen temyiz başvurusu değerlendirme kararına karşı süresi içinde muris ... tereke temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Muris ... tereke temsilcisi temyiz başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin dosyanın esasına girmediğini, verdiği kararda tereke temsilciliği sıfatına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, usuli bir karar verildiğini, Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ve dosyanın birleştirme ile gönderildiği Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin de tereke temsilciliğinin sona erdiğine dair bir karar tesis etmediğini, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi’nin tereke temsilciliğinin devam edip etmeyeceği yönünde bir karar vermesinin usul ve yasalara aykırılık taşıdığını, tereke temsilciliğinin yürütülmesi ile ilgili karar veremeyeceğini, Bakırköy 2.

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin dosyasının birleştirildiği Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/42 Tereke sayılı dosyasının 19.01.2022 tarihli celsesinde muris ...’ün terekesine kendisinin atandığını ileri sürerek ek kararın ve temyiz dilekçesindeki itirazları doğrultusunda asıl kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, limited şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesinin atfıyla 346 ncı maddesi.

2. 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesi.

3. 4721 sayılı Kanun'un 589 vd. maddeleri.

3. Değerlendirme

Temyiz istemi, tereke idare memurunun görevinin sona erdiği gerekçesiyle ... terekesi idare memurunun temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 03.01.2022 tarihli ek kararına ilişkindir. Temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yerinde olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Bölge Adliye Mahkemesince verilen 03.01.2022 tarihli ek kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.