Kayyım atama kararının kaldırılması istemi asıl davada değerlendirilmeli
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1514 E. 2021/725 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari şirket (genel)kaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Genel kurulu toplantıya çağırmak üzere atanan kayyımın görevinin kaldırılması istemi, kayyımın atandığı asıl davada (kayyım atama kararının verildiği dosyada) ileri sürülüp o dosyada kesin olarak hüküm altına alınmışsa, aynı istemin ayrı bir dava ile tekrar ileri sürülmesinde hukuki yarar bulunmaz; böyle bir dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Kayyımlık görevinin kaldırılması için ayrı dava açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, yalnızca kayyımın görevinin kaldırılmasına yönelik davada husumetin kayyıma yöneltilmesi gerektiğini, genel kurulun toplanması istemiyle dava tesis edilen ortağa karşı yükletilmiş bir kayyımlık görevi bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: TTK 412 uyarınca pay sahiplerinin çağrı istemlerinin reddi veya süresinde cevap verilmemesi halinde mahkemece genel kurulun toplantıya çağrılmasına ve gerekli görülürse çağrıyı yapmak üzere kayyım atanmasına karar verilir ve bu karar kesindir. Somut olayda dava dışı ortağın başvurusu üzerine mahkemece davalının kayyım olarak atandığı, ancak kayyım tarafından genel kurul toplanmadan önce şirket tarafından usulüne uygun genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği ve tescil ile ilan edildiği anlaşılmıştır. Kayyım atama kararının verildiği asıl davada (2018/1163 esas), genel kurulun gerçekleştirilmesi nedeniyle kayyım atama kararının kaldırılmasına yönelik istem de ileri sürülmüş, mahkemece reddedilmiş ve bu ek kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 43. HD'nin ilamıyla, ilk derece mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Davacının kayyım atama kararının kaldırılmasına yönelik isteminin, uyuşmazlığın görüldüğü asıl davada değerlendirilmesi gerekmekte olup bu husus asıl davada hüküm altına alınmış ve karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu durumda davacının aynı konuda ayrı bir dava açmasında hukuki yararı yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 412 kapsamında atanan kayyımın görevinin kaldırılması isteminin, kayyımın atandığı asıl davada değerlendirilmesi gerektiği ve bu husus o davada kesinleşmişse ayrı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı yönündeki tespit, benzer kayyımlık uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayyımlık görevinin kaldırılması↗ hukuki yarar↗ pasif husumet↗ genel kurulu toplantıya çağırma↗ kesin hüküm↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1514
KARAR NO 2021/725
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/10/2020
NUMARASI 2020/436 Esas 2020/476 Karar
DAVA
Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/05/2021
Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; mahkemenin 2018/1163 esas sayılı dosyasında verilen karar ile davalının kayyım tayin edilerek şirketin olağan genel kurul toplantısının belirlenen gündem ile yapılmasına karar verildiğini, ancak karardan sonra ve henüz karar infaz edilmeden müvekkili şirket tarafından 02/01/2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, genel kurulun yapılmasıyla kayyıma verilen görevin sona erdiğini belirterek, davalı kayyımın kayyımlık görevinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından, daha önce mahkemece verilen karar kapsamında görevlendirilen kayyımın görevinin kaldırılmasının talep edildiği, davanın kayyım hasım gösterilerek açıldığı, oysa kayyımın işbu davada hasım olarak gösterilemeyeceği, davacı tarafın bu yöndeki talebini ancak mahkemenin 2018/1163 esas sayılı dosyasında davacı sıfatı bulunan ortağa karşı yöneltebileceği, nitelikteki davada kayyıma husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; yalnızca kayyımın görevinin kaldırılmasına yönelik davada husumetin kayyıma yöneltilmesi gerektiğini, zira genel kurulun toplanması istemiyle dava tesis edilen ortağa karşı yükletilmiş bir kayyımlık görevi bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, limited şirketi genel kurul toplantısına çağırmak üzere atanan kayyımın kayyımlık görevinin kaldırılması istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 412. maddesinde, pay sahiplerinin çağrı istemleri reddedildiği veya belirlenen sürede olumlu cevap verilmediği takdirde, aynı pay sahiplerinin talebi üzerine genel kurulun toplantıya çağrılmasına ve gerekli görülürse çağrıyı yapmak üzere bir kayyım atanmasına mahkemece karar verileceği, kararın kesin olduğu hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; dava dışı ortağın başvurusu üzerine mahkemece davacı şirketin genel kurul toplantısına çağırmak üzere davalının kayyım olarak atandığı, ancak kayyım tarafından genel kurulun toplanmasından önce 02.01.2020 tarihinde usulüne uygun olarak şirket genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği ve kararın tescil ile ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin 2018/1163 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı şirket ortağı tarafından şirket genel kurulunun toplantıya çağrılması için kayyım atanmasının talep edildiği, mahkemece verilen 26.12.2018 tarihli karar ile talebin kabulü ile şirketi genel kurul toplantısına çağırmak üzere kayyım olarak mali müşavir ...'ün görevlendirilmesine karar verildiği, dosya davalısı ...'in genel kurulunun gerçekleştirilmesi nedeniyle kayyım atama kararının kaldırılmasına yönelik isteminin de mahkemece reddedildiği, istemin reddine ilişkin ek kararın istinafı üzerine de İstanbul BAM 43. HD'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/1508 esas 2021/19 karar sayılı ilamıyla, ilk derece mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun usulden reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacının kayyım atama kararının kaldırılmasına yönelik isteminin, uyuşmazlığın görüldüğü asıl davada değerlendirilmesi gerekmekte olup, yukarıda belirtildiği üzere bu husus asıl davada hüküm altına alınmış ve karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bu durumda davacının aynı konuda ayrı bir dava açmasında ise hukuki yararı yoktur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2020 Tarih 2020/436 Esas 2020/476 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına Talep halinde artan gider avansının davacıya iadesine," İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
18/05/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/160382 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi