Dürüstlük kuralı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/639 E. 2015/13498 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ haksız rekabet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, son kullanım esnasında görünmeyen tasarımın tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu olayda iç kesitleri kapsayan biçimlerin tescil edildiği, bu profillerin nihai ürüne monte edildiğinde görünmediği, 554 KHK'nın 3. maddesinde düzenlenen görünürlük unsurunun dava konusu olayda bulunmadığı, bu nedenle birleşen davanın kabulü gerektiği, asıl dava yönünden ise tasarımların hükümsüzlüğünün geçmişe etkili olduğu, buna dayalı olarak hak elde edilemeyeceği, tescil edilmesi mümkün olmayan tasarıma dayalı olarak haksız rekabete göre talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar-birleşen davada davalı ... ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacılar/birleşen davada davalı ... ... vekilinin asıl davaya yönelik olarak aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava, tasarıma tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve tazminat, birleşen dava ise tasarımların hükümsüzlüğüne istemine ilişkin olup, davacı taraf asıl davada tasarıma tecavüz istemi yanında ayrıca, davalının tasarımlarının aynısının taklit edilerek piyasaya sürüldüğünü, davacının itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde edilmek istendiğini, TTK'nın 54. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürmüştür.
Somut olayda, davacının iç kesitleri kapsayan biçimleri tescil ettirdiği, bu profillerin nihai ürüne monte edildiğinde görünmediği, tasarımların hükümsüzlüğünün geçmişe etkili olduğu, buna dayalı olarak hak elde edilemeyeceği, tescil edilmesi mümkün olmayan tasarıma dayalı olarak haksız rekabete göre talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, birleşen davada tasarımların hükümsüzlüğüne, asıl davanın ise reddine karar verilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının ispatlanamadığı, harcı alem ürün olduğu sonucuna varılamayacağı, davacı tasarımları ile davalı ürünü arasında benzerlikler bulunduğu ifade edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının ürününün aynısının davalı tarafından taklit edildiği, eyleminin TTK'nın 54, 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine yönelik iddiası hakkında olumlu veya olumsuz değerlendirme yapılmadan, sırf birleşen davada tasarımın hükümsüz kılındığından bahisle haksız rekabete dayalı talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacılar/birleşen davada davalı ... ... vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen dava ile ilgili hükmün onanmasına, karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1902 E. 2023/1909 K.
Ortak:dürüstlük kuralı · olumsuz oy · haksız rekabet · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «son» kullanım esnasında görünmeyen tasarımın tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu olayda iç kesitleri kapsayan biçimlerin tescil edildiği, bu profillerin nihai ürüne monte edildiğinde görünmediği, 554 KHK'nın 3. maddesinde düzenlenen görünürlük unsurunun dava konusu olayda bulunmadığı, bu nedenle birleşen davanın kabulü gerektiği, asıl dava yönünden ise tasarımların hükümsüzlüğünün geçmişe etkili olduğu, buna dayalı olarak hak elde edilemeyeceği, tescil edilmesi mümkün olmayan tasarıma dayalı olarak «haksız rekabete» göre talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
2- Asıl dava, tasarıma tecavüz, «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat, birleşen dava ise tasarımların hükümsüzlüğüne istemine ilişkin olup, davacı taraf asıl davada tasarıma tecavüz istemi yanında ayrıca, davalının tasarımlarının aynısının taklit edilerek piyasaya sürüldüğünü, davacının itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde edilmek istendiğini, TTK'nın 54. maddesi uyarınca «dürüstlük kuralına» aykırı davranıldığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürmüştür.
Bu itibarla, mahkemece davacının ürününün aynısının davalı tarafından taklit edildiği, eyleminin TTK'nın 54, 55. maddeleri uyarınca «haksız rekabet» teşkil ettiğine yönelik iddiası hakkında olumlu veya «olumsuz» değerlendirme yapılmadan, sırf birleşen davada tasarımın hükümsüz kılındığından bahisle haksız rekabete dayalı talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… nın taklit edilerek piyasaya sürüldüğünü, davacının itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde edilmek istendiğini, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca «dürüstlük kuralına» aykırı davranıldığını, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürdüğünü, mahkemece davacının ürününün aynısının davalı tarafından taklit edildiği, eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve 55 inci maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine yönelik iddiası hakkında olumlu veya «olumsuz» değerlendirme yapılmadan, sırf birleşen davada tasarımın hükümsüz kılındığından bahisle haksız rekabete dayalı talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ge …
Mahkemece 30.09.2014 tarih, 2012/227 E. ve 2014/169 K. sayılı kararı ile «son» kullanım esnasında görünmeyen tasarımın tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu olayda iç kesitleri kapsayan biçimlerin tescil edildiği, bu profillerin nihai ürüne monte edildiğinde görünmediği, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 3 üncü maddesinde düzenlenen görünürlük unsurunun dava konusu olayda bulunmadığı, bu nedenle birleşen davanın kabulü gerektiği, asıl dava yönünden ise tasarımların hükümsüzlüğünün geçmişe etkili olduğu, buna dayalı olarak hak elde edilemeyeceği, tescil edilmesi mümkün olmayan tasarıma dayalı olarak «haksız rekabete» göre talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiş, asıl davada davacılar-birle …
Temyiz Sebepleri Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine somut olayda «haksız rekabet» kurallarının ihlal edildiğini ve davalı eylemlerinin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, Yargıtayın bozma ilamında dayandığı hususun davalı ürünlerinin rastlantısal, bir tesadüf sonucu mu ortaya çıktığının değerlendirilmesi gerektiği olduğunu, davalının «iltibas» teşkil eden fiilleri ile müvekkilinin iş ürünlerinden ve hatta müşteri çevresinden yararlandığını, davalının iş ürünlerini «yetkisiz» kullanarak, bunları taklit edip kendi unvanı altında 2012 tarihli ürün kataloğuna bastığını ve bilinçli tüketicilere bu ürünleri kendi ürünleri olarak tanıtıp, çizimleri ile beraber pazarladığını, tasarımlar/ürünlerin geliştirilmesi için büyük bir emek harcandığını ancak bilirkişilerin ek raporlarında, herhangi bir emek ve maliyet değerlendirmesi yapmadıklarını, davalının söz konusu tasarımı üretmek için herhangi bir emek ve çaba göstermediğini, haksız rekabetin şartlarının oluşup oluşmadığını tespitinin bilirkişilerin değil, mahkemenin görevi olduğunu, söz konusu ürünlerin görünmeyen iç parçalarının tasarımlarını Türkiye’de ilk kez gerçekleştirenin müvekkili olduğunu, tasarımın tescilsiz kılınmasının görünürlük ilkesinden kaynaklandığını, mahkemenin davaya konu «tescilsiz tasarımın» üretilmesi ve tasarlanması için davacının herhangi bir emek ve maliyete katlanamadığı yönündeki tespitinin gerçeği yansıtmadığını, somut bir gerekçeye dayanılmadığ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · hakkaniyet · bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · ilan · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… menin 19.04.2016 tarih, 2016/52 E. ve 2016/82 K. sayılı kararı ile asıl davada davacı tarafa ait endüstriyel tasarımların hükümsüz sayılmış olsa bile bir işletmenin «tescilsiz tasarımının» başkası tarafından teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı halde yanıltıcı benzerlik oluşturacak şekilde küçük farklılıklar dışında benzetilmesi «haksız rekabet» teşkil edeceği, somut olayda davalı tarafın davacıya ait profillerin iç kısımlarının zorunluluk olmadığı halde birebir aynı şekilde kullanımı olduğu, söz konusu kullanımın bilerek ve isteyerek meydana getirildiği ve haksız rekabeti önleyecek tedbirlerin alınmadığı gerekçesiyle taklit şekilde kullanıma konu ürünlerin haksız rekabet teşkil ettiği, bu nedenle davalı tarafın kullanımının engellenmesine, ürünlere ve üretim kalıplarına el konulmasına, imhasına, davalı tarafın ürünlerinin ne kadar kullanıldığı hususu tam olarak belli olmaması dikkate alındığında daha önceki mali bilirkişi raporu ve borçlar kanunu hükümleri «hakkaniyet» gereği talep ile bağlı kalınarak 10.000,00 TL «maddi tazminata», 5.000,00 TL manevi tazminata ve hükmün «ilanına», birleşen davada verilen karar kesinleşmiş olduğundan karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, asıl davada davacılar-birleşen davada davalı vekili ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Temyiz Sebepleri Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine somut olayda «haksız rekabet» kurallarının ihlal edildiğini ve davalı eylemlerinin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu, Yargıtayın bozma ilamında dayandığı hususun davalı ürünlerinin rastlantısal, bir tesadüf sonucu mu ortaya çıktığının değerlendirilmesi gerektiği olduğunu, davalının «iltibas» teşkil eden fiilleri ile müvekkilinin iş ürünlerinden ve hatta müşteri çevresinden yararlandığını, davalının iş ürünlerini «yetkisiz» kullanarak, bunları taklit edip kendi unvanı altında 2012 tarihli ürün kataloğuna bastığını ve bilinçli tüketicilere bu ürünleri kendi ürünleri olarak tanıtıp, çizimleri ile beraber pazarladığını, tasarımlar/ürünlerin geliştirilmesi için büyük bir emek harcandığını ancak bilirkişilerin ek raporlarında, herhangi bir emek ve maliyet değerlendirmesi yapmadıklarını, davalının söz konusu tasarımı üretmek için herhangi bir emek ve çaba göstermediğini, haksız rekabetin şartlarının oluşup oluşmadığını tespitinin bilirkişilerin değil, mahkemenin görevi olduğunu, söz konusu ürünlerin görünmeyen iç parçalarının tasarımlarını Türkiye’de ilk kez gerçekleştirenin müvekkili olduğunu, tasarımın tescilsiz kılınmasının görünürlük ilkesinden kaynaklandığını, mahkemenin davaya konu «tescilsiz tasarımın» üretilmesi ve tasarlanması için davacının herhangi bir emek ve maliyete katlanamadığı yönündeki tespitinin gerçeği yansıtmadığını, somut bir gerekçeye dayanılmadığ …
… lüğüne dair kesinleşen kararın sonuçlarının 554 sayılı KHK'nın 45 inci maddesinin birinci bendi uyarınca geçmişe etkili sonuç doğuracağından asıl dava bakımından da «tescilsiz tasarım» haline geldiği, mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken sadece ürünlerin benzer olduğundan bahisle «haksız rekabetin» olduğu gerekçesi ile karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davadaki «haksız rekabet» iddiaları yönünden uyulan bozma ilamı uyarınca bilirkişi raporu alındığını, haksız rekabetin somut olayda kabulü için bozma ilamında işaret edilen "davacının büyük emek ve para harcayarak davaya konu endüstriyel tasarımı Türkiye'de ilk defa kullanmış olması ve davalının sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifade etmek amacıyla hareket etmiş olması" unsurlarının oluşmadığı, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu delillerin davaya konu tasarımları büyük emek ve para harcayarak tanıttığı hususunu ispata yeterli olmadığı, davaya konu ürünün profilin içine monte edilmesi ve teknik özellikleri gereği davalının kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle birleşen dava yönünden karar onanarak kesinleştiğinden birleşen dosya hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl dava yönünden davacının endüstriyel tasarımına yönelik tecavüzün tespiti ve men'i talepleri yönünden karar kesinleştiğinden bu talepler yönünden yeniden kara …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/639 E. , 2015/13498 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... . FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/09/2014
NUMARASI 2012/227-2014/169
Taraflar arasında görülen davada ... .. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2012/227-2014/169 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl davada davacılar-birleşen davada davalı ... ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/12/2015 günü hazır bulunan davacı-birleşen davada davalılar vekili Av. ... ... ile davalı-birleşen davada davacı vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin alüminyum panel ve bölme panel üretim ve satışıyla ilgili faaliyette bulunduğunu, ... ... adına tescilli panel/profil tasarımların tescil edildiğini, davacı ... ...'in diğer davacı şirketin yetkilisi olduğunu, davalı şirketin tasarımların aynısını taklit ederek piyasaya sürdüğünü, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, davacının piyasadaki itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde etmek istendiğini, TTK'nun 54. maddesi uyarınca davalının benzerlik yaratarak davacı ürünlerini kataloğlarda basmasının, üretmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, 10.000 TL yoksun kılınan kazanç kaybı ile 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
Davalı vekili, davacının tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte bulunmadığını, benzerlerinin daha önceden kamuya sunulduğunu ileri sürerek, davacı tasarımlarının hükümsüzlüğünü, haksız şekilde elde edilen tasarım tescil belgeleri ile yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, menini talep ve dava etmiş, asıl davanın ise reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, son kullanım esnasında görünmeyen tasarımın tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu olayda iç kesitleri kapsayan biçimlerin tescil edildiği, bu profillerin nihai ürüne monte edildiğinde görünmediği, 554 KHK'nın 3. maddesinde düzenlenen görünürlük unsurunun dava konusu olayda bulunmadığı, bu nedenle birleşen davanın kabulü gerektiği, asıl dava yönünden ise tasarımların hükümsüzlüğünün geçmişe etkili olduğu, buna dayalı olarak hak elde edilemeyeceği, tescil edilmesi mümkün olmayan tasarıma dayalı olarak haksız rekabete göre talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar-birleşen davada davalı ... ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacılar/birleşen davada davalı ... ... vekilinin asıl davaya yönelik olarak aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava, tasarıma tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve tazminat, birleşen dava ise tasarımların hükümsüzlüğüne istemine ilişkin olup, davacı taraf asıl davada tasarıma tecavüz istemi yanında ayrıca, davalının tasarımlarının aynısının taklit edilerek piyasaya sürüldüğünü, davacının itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde edilmek istendiğini, TTK'nın 54. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürmüştür.
Somut olayda, davacının iç kesitleri kapsayan biçimleri tescil ettirdiği, bu profillerin nihai ürüne monte edildiğinde görünmediği, tasarımların hükümsüzlüğünün geçmişe etkili olduğu, buna dayalı olarak hak elde edilemeyeceği, tescil edilmesi mümkün olmayan tasarıma dayalı olarak haksız rekabete göre talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, birleşen davada tasarımların hükümsüzlüğüne, asıl davanın ise reddine karar verilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının ispatlanamadığı, harcı alem ürün olduğu sonucuna varılamayacağı, davacı tasarımları ile davalı ürünü arasında benzerlikler bulunduğu ifade edilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacının ürününün aynısının davalı tarafından taklit edildiği, eyleminin TTK'nın 54, 55. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine yönelik iddiası hakkında olumlu veya olumsuz değerlendirme yapılmadan, sırf birleşen davada tasarımın hükümsüz kılındığından bahisle haksız rekabete dayalı talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacılar/birleşen davada davalı ... ... vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen dava ile ilgili hükmün onanmasına, karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar/birleşen davada davalı ... ... vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar/birleşen davada davalı ... ... vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar/birleşen davada davalı ... ... vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi birleşen davada verilen hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davacı ...
....'e iadesine, alınmadığı anlaşılan 27,70 TL temyiz ilam hacının birleşen davada davalı ... ....'den alınmasına, 15/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/158183000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz