6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı hakem kararının tenfizinde görev, husumet ve kamu düzeni incelemesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/677 E. 2021/1832 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tanıma ve tenfizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)Tanıma-tenfiz usulü

Davacının nitelemesi: Yabancı Hakem Kararı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yabancı hakem kararlarının tenfizine ilişkin davalarda, tarafların ticaret şirketi olması halinde uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Tasfiye edilerek terkin edilen kollektif şirketin ortaklarına karşı, ortakların sorumluluğu sınırlanmamış olduğundan ve tüm ortaklar davada yer aldığından dava kollektif şirkete yöneltilmiş sayılır. New York Sözleşmesi kapsamında tenfiz engelleri; mahkemenin re'sen dikkate alacağı hususlar (tahkime elverişlilik, kamu düzenine aykırılık) ile tarafların iddia ve ispat etmesi gereken hususlar (tahkim anlaşmasının geçersizliği, savunma hakkının kısıtlanması, hakem seçimi/usul aykırılığı, kararın kesinleşmemiş olması vb.) olarak ikiye ayrılır; ispat yükü kendisine düşen tarafın delil sunamaması halinde tenfiz engeli bulunmadığı kabul edilir. Yabancı hakem kararının maddi ve hukuki olgular yönünden yeniden gözden geçirilmesi (révision au fond) mümkün değildir. Tenfiz davalarında maktu harç alınması gerekir; nispi harç alınması, kararın kaldırılıp harç yönünden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasını gerektiren bir usuli hatadır.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme → ret

İddia: Davalı vekili, MÖHUK m.60 gereği görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Tanınması ve tenfizi istenen kararların tarafları ticaret şirketi olduğundan, TTK'nın 4. ve 19. maddeleri uyarınca uyuşmazlık ticari dava niteliğindedir; bu nedenle davaya asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kollektif şirket ortaklarına husumet → ret

İddia: Davalı vekili, TTK m.237'nin uygulanamayacağını, husumetin tahkim kararlarının tarafı olan kollektif şirkete yöneltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 237(1) uyarınca şirket borçlarından birinci derecede şirket sorumludur; ancak şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir. Kollektif şirket tasfiye edilerek terkin edildiğine ve ortaklardan hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış şahıs şirketi niteliğinde olduğuna, tüm ortakların davada yer aldığına göre, davanın kollektif şirkete yöneltilmiş sayılacağı kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yabancılık teminatı (MÖHUK m.48) → ret

İddia: Davalı vekili, MÖHUK m.48 gereği davacıdan teminat alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Rusya, Lahey Sözleşmesine taraf bulunduğundan davacıdan yabancılık teminatı alınması gerekmemektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hakem kararının kamu düzenine, adalete ve usule aykırılığı iddiaları → ret

İddia: Davalı vekili, hakem kararlarının kamu düzenine, Türk hukukuna ve adalete aykırı olduğunu, politik saiklerle verildiğini, hakem seçiminde yeterli süre ve imkan verilmediğini, tahkim heyeti oluşumunda ve edim ifa sırasında aykırılık bulunduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: New York Sözleşmesi V. maddesinde düzenlenen tenfiz engellerinden bir kısmı mahkeme tarafından re'sen dikkate alınır: uyuşmazlığın tenfiz istenilen ülke hukukuna göre tahkime elverişli olmaması ve hakem kararının kamu düzenine aykırı olması. Diğer engeller ise taraflarca iddia ve ispat edilmelidir: tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsizliği veya anlaşmanın geçersizliği, tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemesi veya delil sunma imkânından mahrum edilmesi, kararın tahkim anlaşması kapsamı dışına çıkması, hakem seçiminin veya uygulanan usulün tarafların anlaşmasına veya ilgili hukuka aykırı olması, kararın tabi olduğu hukuka göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış ya da verildiği yerde iptal edilmiş olması. Somut olayda her iki hakem kararına konu uyuşmazlık, Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi yargılama usulüne ve taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine göre usulüne uygun çözümlenmiş, hakem mahkemesinin teşkili ve tahkim prosedürü anlaşmaya uygun gerçekleştirilmiştir. Davalının dava dilekçesi, deliller ve hakem seçimi aşamalarından haberdar edildiği, itirazda bulunmadığı, savunma hakkına riayet edilmediğine dair iddialarını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Re'sen incelenecek hususlarda tenfiz engeli bulunmadığı; uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin tahkime elverişli olduğu ve kararın kamu düzenini ilgilendirir bir yönü bulunmadığı; taraflarca ispatı gereken hususlarda ise davalının tenfiz engeli bulunduğuna yönelik delil sunamadığı sonucuna varılmıştır. Hakem kararının kesin karar olduğu ve maddi/hukuki olgular yönünden yeniden gözden geçirilmesinin (révision au fond) mümkün olmadığı da gözetilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tenfiz davasında harç türünün hatalı belirlenmesi → kabul

Gerekçe: Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkin olduğundan ilk derece mahkemesince maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınması hatalıdır. Ancak bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın kaldırılıp harç hususu düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kararda özellikle New York Sözleşmesi V. maddesi kapsamındaki tenfiz engellerinin mahkemece re'sen dikkate alınacak hususlar ile tarafların iddia ve ispatına bırakılan hususlar olarak ayrıştırılması ve tasfiye edilen kollektif şirket ortaklarına karşı husumetin TTK 237 çerçevesinde değerlendirilmesi, benzer tenfiz davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi davasında, tarafların ticaret şirketi olması halinde uyuşmazlık TTK'nın 4. ve 19. maddeleri uyarınca ticari dava niteliğinde olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Dava şartı
husumet (pasif dava ehliyeti/taraf sıfatı - kollektif şirket ortaklarına yöneltilebilirlik)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma ve tenfiz yabancı hakem kararı New York Sözleşmesi kamu düzeni révision au fond kollektif şirket TTK 237 yabancılık teminatı husumet maktu harç

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4TTK 19TTK 237(1) · 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — MÖHUK 48MÖHUK 60MÖHUK 62 · New York Sözleşmesi — New York Sözleşmesi V

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/677

KARAR NO 2021/1832

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/11/2019

NUMARASI 2017/985 Esas 2019/1217 Karar

DAVA

Tanıma Ve Tenfiz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/12/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı şirketinin eski ünvanının "... Şirketi'' olduğunu, 31.08.2016 tarihinde alınan karar gereğince şirketin ticaret ünvanının ''... Şirketi'' olarak değiştirildiğini, davacı ile davalıların ortağı olduğu "... Şirketi ve ..." şirketi arasında 16 Aralık 2013 tarihli bir sözleşme bulunduğunu ve bu sözleşmeden çıkacak olası anlaşmazlıkların çözüm yerinin Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi olacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında çıkan uyuşmazlık nedeniyle davacı şirketin Rusyada tahkime başvurduğunu , bu yargılamada davalı şirketin temsil edildiğini, iki ayrı uyuşmazlığa ilişkin iki ayrı yargı kararı verildiğini, 17.06.2016 tarih, 169/2015 sayılı karara göre;

27. 532,21 -euro ceza ile 152.548,76- Rus Rublesi vekalet ücreti ve 306.003,47 -Rus Rublesi yargı giderinin ...Şirketi ve ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine kesin olarak karar verildiğini, yine 17.06.2016 tarihli, 172/2015 sayılı kararda ise 45.740,72 -euro ceza ile 100.000 -Rus Rublesi vekalet ücreti ve 454.756.03- Rus Rublesi yargı giderinin ...Şirketi ve ...şirketinden alınarak davacıya verilmesine kesin olarak karar verildiğini, davacının başvurularına karşı davalının ödemede bulunmadığını, davalıların kollektif şirketi tasfiye ettiklerini, bu şekilde borçtan kurtulmayı amaçladıklarını, TTK md. 237/1'e göre: ''Şirketin borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede şirket sorumludur.

Ancak, şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangi bir sebeple sona ermiş ise, yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir'' denilerek ortakların dava ve takip edileceğini hüküm alma aldığını, bu hüküm gereğince davanın şirket ortaklarına yöneltildiğini belirterek, Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin 17.06.2016 tarih, 169/2015 sayılı ve 17.06.2016 tarihli, 172/2015 sayılı kararların tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; ... md.60 uyarınca görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, husumet yönünden ise tenfızi istenen kararların ...Şirketi ve ... aleyhine verilmiş kararlar olduğunu, davada taraf gösterilmesi gereken kişinin bu kollektif şirket olması gerektiğini, davanın mahiyeti gereği TTK md.237'nin uygulanmasının mümkün olmadığını, tahkim kararlarının hatalı tercüme edildiğini, tahkime konu davanın tarafı olan ...Şirketi ve...tarafından, davacı aleyhine Rusya'da dava açıldığını ve bu davanın halen devam ettiğini, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının teminat yatırması gerektiğini,hakem kararlarının kamu düzenine aykırı olduğunu, Rusya ile Türkiye arasındaki politik sorunlar sebebi ile müvekkillerinin savunma yapmak için Rusya'ya gidemediğini, yetkilendirilen vekilin ise yeteri kadar savunma yapamadığını, kararların, ideolojik ve politik saiklerle verildiğini, bu durumun temel adalet prensiplerine aykırılık teşkil ettiğini, tahkimin uyguladığı hukuk kurallarının Türk hukuk sisteminin temel prensiplerine aykırı olduğunu, hakem seçimi konusunda yeterli süre ve imkan verilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

Tenfizi istenen hakem kararlarının ticari iş nedeniyle ödenmeyen bir alacağa ilişkin olduğu, bu nedenle Türk Hukukuna göre akdi münasebetten kaynaklanan ve ticari mahiyette sayılan bir uyuşmazlık kapsamında yer aldığı, MÖHUK'un 48. maddesi kapsamında teminat alınmasına gerek olmadığı, kararların kesinleşme şerhi ile onaylı örnekleri ve ... şerhli konsolosluk tarafından onaylı tercümelerin sunulduğu,her iki tarafın tahkim yargılamasına katıldığı ve temsil edildiği, Tahkim yargılaması sırasında bu konuda herhangi bir itiraz olmadığı gibi görülen tanıma ve tenfiz dosyasında da bu yönde bir itirazın olmadığı,taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması olduğunun tespit edildiği, yine New York Sözleşmesine göre, hakem kararının hakemler tarafından yetkileri dahilinde verildiği ve bu şartında gerçekleştiği, her iki hakem kararına konu uyuşmazlığında Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi yargılama usullerine uygun şekilde ve taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine göre gerçekleştirildiği, sunulan belgelere göre tenfizi istenen hakem kararlarının usulüne göre kesinleştiği, Hakem kararlarına konu uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu,kamu düzenine bir aykırılık olmadığı, her iki hakem kararının tanıma ve tenfizi için aranan bütün şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesince verilen 17/06/2016 tarih, 169/2015 sayılı kararının ve yine 17/06/2016 tarih, 172/2015 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...vekili, MÖHUK m. 60 gereği göreve ilişkin olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, TTK 237 kuralının uygulanamayacağını bu nedenle husumetin ... Şirketi ve ... aleyhine yöneltilebileceğini, MÖHUK m. 48 gereği teminatın arandığını, yine 62.madde uyarınca kamu düzenine aykırılık bulunduğunu, tahkim kararının politik olduğunu, Türk hukukuna , adalete aykırı olduğunu, hakem seçiminde yeterli süre ve imkan verilmediğini, tahkim heyet oluşumunda ve sözleşme edim sırasında aykırılık bulunduğunu, savunma hakkının kullanılmasında kısıtlamalar yapıldığını bu nedenle kamu düzenine aykırılığın mevcut olduğunu iddia ederek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı ... şirketi ile ....Şirketi ve... arasındaki uyuşmazlık nedeniyle; Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesince verilen 17.6.2016 tarih, 169/2015 sayılı kararı ve yine 17.6.2016 tarih, 172/2015 sayılı kararının tenfizi istemine ilişkindir.Tanınması ve tenfizi istenen kararların taraflarının ticaret şirketi olması karşısında TTK nun 4., 19. maddeleri uyarınca ticari dava niteliğinde ki eldeki davaya asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Davalı vekilinin asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna dair istinaf nedeni yerinde değildir.TTK nun 237(1) maddesi "Şirketin tüm borç ve taahhütlerinden dolayı birinci derecede şirket sorumludur. Ancak şirkete karşı yapılan icra takibi semeresiz kalmış veya şirket herhangibir sebeble sona ermiş ise ,yalnız ortak veya ortakla birlikte şirket aleyhine dava açılabilir ve takip yapılabilir"denilmektedir.

Kollektif şirketin tasfiyesi yapılarak terkin edildiğine göre ,davanın ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şahıs şirketi olduğu ve tüm ortakların davada yer aldığı gözetildiğinde davanın kollektif şirkete yöneltilmiş sayılacağı da gözetildiğinde davalı vekilinin pasif husumete ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.(Yargıtay 11.HD' nin 13.10.1977 tarihli, 1977/3562 Esas- 1977/4278 Karar sayılı ilamı aynı yöndedir.)Taraf şirketler bakımından Türkiye ve Rusya; New York Sözleşmesine taraf olduğundan, hakem kararının tenfizi bakımından New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Taraflar arasında m.13'te tahkim kaydını içeren iki ayrı donanım tedarik sözleşmesi bulunmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesince çözüleceği kararlaştırılmıştır.Tenfizi engelleyen haller New York Sözleşmesinin V. maddesinde düzenlenmiştir. Şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi kendiliğinden dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir. Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır:

1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır.Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise 1- Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, 2- Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, 3- Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, 4- Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, 5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır (Prof.Dr.Nuray Ekşi, Yargıtay Kararları Işığında ICC Hakem Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi).

New York Sözleşmesi uyarınca bu kapsamda her iki hakem kararına konu olan uyuşmazlığın usulüne uygun olarak Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi Yargılama Usulüne göre tahkim yargılaması yapılarak çözümlenmiş, hakem mahkemesinin teşkili veya tahkim prosedürü taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine göre gerçekleştirilmiştir. Dava dilekçesi ve delillerin, hakem seçimi aşamalarından davalının haberdar edildiği,davalının talep ve itirazda bulunmadığı,davalı vekilinin savunma hakkına riayet edilmediğine dair iddialarını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Rusya, Lahey Sözleşmesine taraf bulunduğundan, davacıdan yabancılık teminatı alınması gerekmemektedir. Re'sen incelenecek hususlarda tenfiz engeli bulunmadığı;

hakem kararının özel hukuka ilişkin tahkim sözleşmesine konu olabilecek bir uyuşmazlık olduğu ve kararın kamu düzenini ilgilendirir bir yönü bulunmadığı; taraflarca ispatı gereken hususlarda ise tenfiz engeli bulunduğuna yönelik bir delil sunulamadığı anlaşılmaktadır. İlk derece Mahkemesince somut olayda uygulanacak mevzuat doğru belirlenip tenfiz şartlarının değerlendirildiği, tahkim kararının kesin karar olduğu, hakem kararının maddi ve hukuki olgular yönünden yeniden gözden geçirilmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, tahkim kararının kamu düzenine aykırı, politik, Türk hukukuna aykırı, adalete aykırı olduğu, hakem seçiminde yeterli süre ve imkan verilmediği, tahkimin oluşumunun, edim ifa sırasının, savunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği davalı vekili tarafından savunulmuş ise de savunmanın ispatına yarar delil sunulmamıştır.Mahkemece ;koşulları mevcut olmakla her iki hakem kararının tenfizine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak ,dava da talep yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkin olduğu ,ilk derece mahkemesince maktu harç alınması gerekirken nispi harç alınması doğru olmamıştır.Ancak yapılan hata eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde değil ise de harç hususu re'sen incelenerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden kararın kaldırılarak;kararın kesinleşen kısımları da dikkate alınarak yeniden hüküm verilmesine davanın kabulüne hakem kararlarının tenfizine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2019 Tarih 2017/985 Esas 2019/1217 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın kabulü ile Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesince verilen 17/06/2016 tarih, 169/2015 sayılı kararının ve yine Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesinin verilen 17/06/2016 tarih, 172/2015 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine,"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30-TL karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılan 5.152,45-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 5.093,15-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Davacı tarafça ödenen 90,70-TL peşin harçların davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 2.000-TL bilirkişi ücreti, 239,70-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.239,70-TL yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 24.071,86-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı ...

tarafından yatırılan 5.157,93‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/156663 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/946 E. 2023/4365 K. · Onandı

Yabancı hakem kararının tenfizinde aranan koşulların gerçekleşmesi

Gerekçe özeti

Taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunan, her iki tarafın katılıp temsil edildiği yabancı hakem kararı; kesinleşme şerhli onaylı örnek ve apostil şerhli tercümeleriyle sunulmuş, uyuşmazlık tahkime elverişli ve kamu düzenine aykırılık yoksa, New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz koşulları gerçekleşmiş sayılır. Ticari nitelikteki alacağa ilişkin tenfiz talebinde davacıdan teminat alınmaz.

Emsal değeri

Yabancı hakem kararının tenfiz koşulları ve ticari uyuşmazlıkta teminat aranmaması yönünden emsal değeri taşır.

Kavramlar: yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi New York Sözleşmesi geçerli tahkim anlaşması kamu düzenine aykırılık tahkime elverişlilik teminattan muafiyet (ticari uyuşmazlık)

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/946 E.  ,  2023/4365 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/677 Esas, 2021/1832 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/985 E., 2019/1217 K.

Taraflar arasındaki yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabülüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların ortağı olduğu "Akkaya Eps Dış Tic. Kollektif Şirketi ... ve Ortağı" şirketi arasında 16.12.2013 ve 23.12.2013 tarihli iki ayrı sözleşme bulunduğunu, her iki sözleşmede de tahkim şartı bulunmakta olup sözleşmelerden kaynaklı her türlü uyuşmazlığın çözüm yerinin Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi olacağının kararlaştırıldığını, taraflar arasında çıkan uyuşmazlık nedeniyle davacı şirketin Rusya'da tahkime başvurduğunu, bu yargılamada davalı şirketin temsil edildiğini, iki ayrı uyuşmazlığa ilişkin iki ayrı yargı kararı verildiğini, 17.06.2016 tarih, 169/2015 sayılı karara göre;

27. 532,21 Euro ceza ile 152.548,76 Rus Rublesi vekâlet ücreti ve 306.003,47 Rus Rublesi yargı giderinin Akkaya Eps Dış Tic. Koll. Şirketi ... ve Ortağı şirketinden alınarak davacıya verilmesine kesin olarak karar verildiğini, yine 17.06.2016 tarihli, 172/2015 sayılı kararda ise 45.740,72 euro ceza ile 100.000 Rus Rublesi vekâlet ücreti ve 454.756.03- Rus Rublesi yargı giderinin Akkaya Eps Dış Tic. Koll. Şirketi ... ve Ortağı şirketinden alınarak davacıya verilmesine kesin olarak karar verildiğini, davacının başvurularına karşı davalının ödemede bulunmadığını, davalıların kollektif şirketi tasfiye ettiklerini, bu şekilde borçtan kurtulmayı amaçladıklarını, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 237 inci maddesinin birinci fıkrasına göre kollektif şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde davanın ortaklara karşı da açılabileceğini, bu hükme dayanarak husumeti davalılara yönelttiklerini ileri sürerek Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin 17.06.2016 tarih, 169/2015 sayılı ve 17.06.2016 tarihli, 172/2015 sayılı kararların tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; somut uyuşmazlık bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, tenfizi talep edilen kararlar dava dilekçesinde zikredilen şirket hakkında verildiğininden müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, tahkim kararlarının hatalı tercüme edildiğini, tahkime konu davanın tarafı olan şirket tarafından davacı aleyhine Rusya'da dava açıldığını ve bu davanın halen devam ettiğini, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının teminat yatırması gerektiğini, hakem kararlarının kamu düzenine aykırı olduğunu, Rusya ile Türkiye arasındaki politik sorunlar sebebi ile müvekkillerinin savunma yapmak için Rusya'ya gidemediğini, yetkilendirilen vekilin ise yeteri kadar savunma yapamadığını, kararların, ideolojik ve politik saiklerle verildiğini, bu durumun temel adalet prensiplerine aykırılık teşkil ettiğini, tahkimin uyguladığı hukuk kurallarının Türk hukuk sisteminin temel prensiplerine aykırı olduğunu, hakem seçimi konusunda yeterli süre ve imkân verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tenfizi istenen hakem kararlarının ticari iş nedeniyle ödenmeyen bir alacağa ilişkin olduğu, bu nedenle Türk Hukukuna göre akdi münasebetten kaynaklanan ve ticari mahiyette sayılan bir uyuşmazlık kapsamında yer aldığı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 48 inci maddesi kapsamında davacıdan teminat alınmasına gerek olmadığı, kararların kesinleşme şerhi ile onaylı örnekleri ve Apostil şerhli konsolosluk tarafından onaylı tercümelerin sunulduğu, her iki tarafın tahkim yargılamasına katıldığı ve temsil edildiği, tahkim yargılaması sırasında bu konuda herhangi bir itiraz olmadığı gibi görülen tanıma ve tenfiz dosyasında da bu yönde bir itirazın olmadığı, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması olduğunun tespit edildiği, yine New York Sözleşmesine göre, hakem kararının hakemler tarafından yetkileri dahilinde verildiği ve bu şartında gerçekleştiği, her iki hakem kararına konu uyuşmazlığın da Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi yargılama usullerine uygun şekilde ve taraflar arasındaki anlaşma hükümlerine göre gerçekleştirildiği, sunulan belgelere göre tenfizi istenen hakem kararlarının usulüne göre kesinleştiği, Hakem kararlarına konu uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, kamu düzenine bir aykırılık olmadığı, her iki hakem kararının tanıma ve tenfizi için aranan bütün şartların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesince verilen 17.06.2016 tarih, 169/2015 sayılı kararının ve yine 17.06.2016 tarih, 172/2015 sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut uyuşmazlık bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, tenfizi istenilen kararların müvekkillerinin ortağı olduğu şirket hakkında verildiğini, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacıdan teminat alınması gerektiğini, tenfizi istenilen hakem kararlarında kamu düzenine aykırılık bulunduğunu, tahkim kararının politik olduğunu, Türk hukukuna, adalete aykırı olduğunu, hakem seçiminde yeterli süre ve imkan verilmediğini, tahkim heyet oluşumunda ve sözleşme edim sırasında aykırılık bulunduğunu, savunma hakkının kullanılmasında kısıtlamalar yapıldığını bu nedenle kamu düzenine aykırılığın mevcut olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak İlk Derece Mahkemesince davalıdan maktu harç alınması gerekirken nispi harca hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin tenfizi istenilen kararlarda davalı olarak yer alan kollektif şirketin ortağı olmayıp Akkaya Eps...A.Ş. İsimli bir şirketin ortağı olduğunu, bu nedenle iş bu davada müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince bu hususun gözden kaçırıldığını, tenfizi istenilen kararlarda kamu düzenine aykırılık bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yabancı tahkim mahkemesi kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve 61 inci maddeleri, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.