Çek istirdatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5860 E. 2015/13427 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhtıra↗ davanın açılmamış sayılması↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ usulden reddi↗ ilan↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin adresini bildirmediği, muhtıra üzerine davalı vekilinin adresi bildirilmişse de dosyaya davalı şirket adına sunulmuş bir vekaletnamenin bulunmadığı, dava dilekçesinin asile tebliğinin gerektiği, Kanunla belirlenmiş sürelerin kesin olduğu, verilen kesin süre içinde eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından verilen kesin süreye rağmen davalının adresini bildirmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119 maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir. Davacı verilen bir haftalık kesin süre içinde davalının vekili olduğunu belirttiği Av. .... ...'ın adresini bildirmiştir. Ayrıca mahkeme'nin verilen bir haftalık kesin süre dolmadan, davayı sonuçlandırdığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davacı, davalının adresini dava dilekçesinde bildirmediği için kendisine verilen bir haftalık süre içerisinde de davalının adresini bulamadığı takdirde, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Bu durumda, mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse ilan yoluyla dava dilekçesinin davalıya tebliği gerekir. Davacı tarafın gösterdiği adreste davalının bulunmaması halinde mahkemece davalının açık adresinin araştırılması gerekmektedir. ( 11. HD. 02/12/2013, 5492/21835 sayılı karar)
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davalının adresinin gerekirse kayıtlı olduğu ticaret sicilinden sorularak araştırılmak suretiyle tespiti ile taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmaksızın, verilen kesin sürenin dolması beklenmeden, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9333 E. 2013/9501 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · kesin süre · açılmamış sayılma · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin adresini bildirmediği, «muhtıra» üzerine davalı vekilinin adresi bildirilmişse de dosyaya davalı şirket adına sunulmuş bir vekaletnamenin bulunmadığı, dava dilekçesinin asile tebliğinin gerektiği, Kanunla belirlenmiş sürelerin «kesin» olduğu, verilen «kesin süre» içinde eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından verilen «kesin süreye» rağmen davalının adresini bildirmemesi nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119 maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir.
Davacı verilen bir haftalık «kesin süre» içinde davalının vekili olduğunu belirttiği Av. .... ...'ın adresini bildirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline HMK'nın 119/1-b maddesinde bahsi geçen ''davacının adresi'' nin eksik olduğunun bildirilmesine karşın, davacı vekilince bir haftalık «kesin süre» içinde bu eksiklik giderilmediği gerekçesiyle, HMK'nın 119/2. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, TPE-YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacı vekiline HMK'nın 119/1-b maddesinde bahsi geçen ''davacının adresi'' nin eksik olduğunun bildirilmesine karşın, davacı vekilince bir haftalık «kesin süre» içinde bu eksiklik giderilmediği gerekçesiyle, HMK'nın 119/2. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde ve «kesin süre» içerisinde davacı asilin adresini bildirmemiş ise de, dava dilekçesiyle birlikte sunulan vekaletnamede davacı asilin adresi belirtilmiş olduğundan, sırf yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8900 E. 2015/12009 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · kesin süre · açılmamış sayılma · usulden reddi · ilan · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin adresini bildirmediği, «muhtıra» üzerine davalı vekilinin adresi bildirilmişse de dosyaya davalı şirket adına sunulmuş bir vekaletnamenin bulunmadığı, dava dilekçesinin asile tebliğinin gerektiği, Kanunla belirlenmiş sürelerin «kesin» olduğu, verilen «kesin süre» içinde eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından verilen «kesin süreye» rağmen davalının adresini bildirmemesi nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119 maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir.
… araştırılmak suretiyle tespiti ile taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmaksızın, verilen «kesin sürenin» dolması beklenmeden, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 119/1-b maddesindeki düzenleme gereğince davacıya aynı Kanunun 119/2 maddesi gereğince verilen «kesin süre» içinde, davalılardan ..., ..., ...'un «tebligata» yarar açık adreslerini bildirmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen davalılardan ..., ... ve ...'un adreslerini bildirmemesi nedeniyle adresleri dava dilekçesinde bulunan davalılardan «dahil» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir.
Davacı, davalının adresini dava dilekçesinde bildirmediği için kendisine verilen bir haftalık «kesin süre» içerisinde de davalıların adresini bulamadığı ve bulamadığını mahkemeye bildirdiği takdirde, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · tebligat · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 119/1-b maddesindeki düzenleme gereğince davacıya aynı Kanunun 119/2 maddesi gereğince verilen «kesin süre» içinde, davalılardan ..., ..., ...'un «tebligata» yarar açık adreslerini bildirmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen davalılardan ..., ... ve ...'un adreslerini bildirmemesi nedeniyle adresleri dava dilekçesinde bulunan davalılardan «dahil» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119. maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir.
Bu durumda mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse «ilan» yoluyla dava «dilekçesinin tebliği» gerekir.
… esi halinde ise, 6099 sayılı Yasa ile değiştirilen 7201 sayılı Yasa'nın 21, 28 ve 35. maddeleri dikkate alınarak ve adresi dava dilekçesinde bildirilen davalılarada «tebligat» yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonucu göre bir karar verilmesi gerekirken, adresi dava dilekçesinde bildirilmeyen davalıların adresi için gerekli araştırma yapılmaksızın, dava dilekçesinde adresi bildirilen davalıları da kapsar şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5860 E. , 2015/13427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/03/2015
NUMARASI 2015/58-2015/188
Taraflar arasında görülen davada ... ... .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/03/2015 tarih ve 2015/58-2015/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 10.09.2014 keşide tarihli, 25.000 TL bedelli bir adet çekin çalındığını, açılan davada, çekin davalının elinde olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek anılan çekin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketin adresini bildirmediği, muhtıra üzerine davalı vekilinin adresi bildirilmişse de dosyaya davalı şirket adına sunulmuş bir vekaletnamenin bulunmadığı, dava dilekçesinin asile tebliğinin gerektiği, Kanunla belirlenmiş sürelerin kesin olduğu, verilen kesin süre içinde eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından verilen kesin süreye rağmen davalının adresini bildirmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, varılan sonuç 6100 sayılı HMK'nın 119 maddesi ile getirilen düzenlemeye uygun değildir. Davacı verilen bir haftalık kesin süre içinde davalının vekili olduğunu belirttiği Av. .... ...'ın adresini bildirmiştir. Ayrıca mahkeme'nin verilen bir haftalık kesin süre dolmadan, davayı sonuçlandırdığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davacı, davalının adresini dava dilekçesinde bildirmediği için kendisine verilen bir haftalık süre içerisinde de davalının adresini bulamadığı takdirde, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Bu durumda, mahkemece yapılan araştırmadan sonra gerekirse ilan yoluyla dava dilekçesinin davalıya tebliği gerekir. Davacı tarafın gösterdiği adreste davalının bulunmaması halinde mahkemece davalının açık adresinin araştırılması gerekmektedir. ( 11. HD. 02/12/2013, 5492/21835 sayılı karar)
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davalının adresinin gerekirse kayıtlı olduğu ticaret sicilinden sorularak araştırılmak suretiyle tespiti ile taraf teşkilinin sağlanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekli araştırma yapılmaksızın, verilen kesin sürenin dolması beklenmeden, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/155701300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz