Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5924 E. 2015/13397 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şikayet↗ münhasırlık↗ marka hakkına tecavüz↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu olayda ... ibaresinin cins isim olduğu, davalı kullanımının davacıdan farklı bir iştigal alanında gerçekleştiği, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i ile markanın haksız kullanımından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
556 Sayılı KHK'nın 61. maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklindeki eylemlerin marka hakkına tecavüz sayılacağı belirtilmiştir. 556 Sayılı KHK'nın 62. maddesinde ise marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinın, mahkemeden, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini istemlerinde bulunabileceğine değinilmiştir. Aynı KHK'nın 9. maddesinde de marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğu belirtilerek marka sahibinin markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılmasının, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini talep edebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının şikayeti nedeniyle .... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/39515 talimat sayılı dosyasında 24.10.2011 tarihinde yapılan tespit uyarınca davalı tarafından ... ... ... ibaresinin markasal nitelikte ve 43. sınıf kapsamındaki hizmetleri kapsar biçimde tescilsiz kullanıldığı, davacı vekilince dosyaya sunulan belgelerden bu tespit sonrasında da kullanımın ... ... + şekil biçiminde sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Davalının sabit olan bu kullanımı davacı adına tescilli .... esas unsurlu markalarla ve özelllikle 30. ve 43. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescilli 2004/14950 sayılı ... + şekil ibareli markayla ortalama tüketiciler nezdinde iltibasa mahal verecek biçimde olup, söz konusu kullanımın yukarada açıklanan 556 Sayılı KHK hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4303 E. 2019/5820 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · taşıyan
İncelediğiniz kararda… ayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı «taşıyan» ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklindeki eylemlerin «marka hakkına tecavüz» sayılacağı belirtilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve men'i ile markanın haksız kullanımından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
556 Sayılı KHK'nın 62. maddesinde ise «marka hakkı tecavüze» uğrayan marka sahibinın, mahkemeden, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini istemlerinde bulunabileceğine değinilmiştir.
Benzer bu kararda… cari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması.” ile aynı Kanunun 61. maddesi “Aşağıda sayılan fiiller «marka hakkına tecavüz» sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9'uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı «taşıyan» ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya ku …
Anılan kanun maddeleri uyarınca tescilli markanın aynısı veya benzerinin başkaları tarafından internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturacağından, “www. leofarma.com” sitesinde davacı adına tescilli markanın alan adı olarak kullanıldığı ve bu alan adına girildiğinde davalının isim ve adresinin çıktığı, davalının isim ve adresinin yer aldığı bu linke tıklandığında davalılara ait internet sitesine yönlendirme yapıldığının anlaşılmasına göre, davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» olarak kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bölge adliye mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaDava, marka hakkına yönelik tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile meni istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalıların eylemlerinin 556 sayılı KHK’nın 9/1-b ve 61-a maddeleri uyarınca davacının marka haklarına tecavüz ve TTK 54 ve devamı maddeleri kapsamında «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince dava konusu eylemin yapıld …
Anılan kanun maddeleri uyarınca tescilli markanın aynısı veya benzerinin başkaları tarafından internet ortamında ticari etki yaratacak şekilde kullanılması «marka hakkına tecavüz» oluşturacağından, “www. leofarma.com” sitesinde davacı adına tescilli markanın alan adı olarak kullanıldığı ve bu alan adına girildiğinde davalının isim ve adresinin çıktığı, davalının isim ve adresinin yer aldığı bu linke tıklandığında davalılara ait internet sitesine yönlendirme yapıldığının anlaşılmasına göre, davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» olarak kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bölge adliye mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4552 E. 2014/11600 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · taşıyan
İncelediğiniz kararda… ayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı «taşıyan» ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklindeki eylemlerin «marka hakkına tecavüz» sayılacağı belirtilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve men'i ile markanın haksız kullanımından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
556 Sayılı KHK'nın 62. maddesinde ise «marka hakkı tecavüze» uğrayan marka sahibinın, mahkemeden, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini istemlerinde bulunabileceğine değinilmiştir.
Benzer bu kararda… erin imhasına ilişkin olup, fer'i müdahil THY tarafından hava yolu ile İstanbul'a taşınan emtianın davalı tarafından İstanbul'dan kara yolu ile İzmir'deki alıcısına «teslim» edilmek üzere taşındığı, davalı tarafından verilen özet beyanda gemi aksamı olarak bildirilen dava konusu emtianın, varış gümrüğü olan İzmir'de yapılan kontrolde gemi aksamı olmayıp, davacının markasını «taşıyan» taklit telefon ve telefon aksamı ile aksesuarlarının olduğunun tespit edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
… ayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı «taşıyan» ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya ku …
Bu itibarla davalının eyleminin 556 Sayılı KHK'nın yukarıda açıklanan madde hükmü uyarınca davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu kabul edilerek bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:intifa hakkı · depo kararı · teslim · husumet
Benzer bu karardaBu kapsamda taklit bir malı satmak , dağıtmak, ithal etmek, veya başka herhangi bir şeklide ticaret alanına çıkarmak örneğin onu kiralamak, üzerinde «intifa hakkı» kurmak bir sergide teşhir etmek, taşımak, antrepoda veya «depoda» bulundurmak tecavüz teşkil eden fiillerdendir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu malları hareket gümrüğünden varış gümrüğüne taşıdığı, davalının Gümrük Kanunu'na göre, transit rejime tabi eşyayı muayene yetkisi bulunmadığı, davalının THY ile olan taşıma anlaşması gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
… erin imhasına ilişkin olup, fer'i müdahil THY tarafından hava yolu ile İstanbul'a taşınan emtianın davalı tarafından İstanbul'dan kara yolu ile İzmir'deki alıcısına «teslim» edilmek üzere taşındığı, davalı tarafından verilen özet beyanda gemi aksamı olarak bildirilen dava konusu emtianın, varış gümrüğü olan İzmir'de yapılan kontrolde gemi aksamı olmayıp, davacının markasını «taşıyan» taklit telefon ve telefon aksamı ile aksesuarlarının olduğunun tespit edildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, yurt dışından gelen ve İzmir'deki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşınan ve gümrük işlemleri davalı tarafından gerçekleştirilen taklit markalı ürünlerin markaya tecavüz oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır.
-
Tecavüzün durdurulması | Haksız rekabetin durdurulması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11680 E. 2014/18767 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · iltibas
İncelediğiniz kararda… acı adına tescilli .... esas unsurlu markalarla ve özelllikle 30. ve 43. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescilli 2004/14950 sayılı ... + şekil ibareli markayla «ortalama tüketiciler» nezdinde «iltibasa» mahal verecek biçimde olup, söz konusu kullanımın yukarada açıklanan 556 Sayılı KHK hükümleri uyarınca «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğinin kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve men'i ile markanın haksız kullanımından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
… ayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı «taşıyan» ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklindeki eylemlerin «marka hakkına tecavüz» sayılacağı belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… ı, davalıların kullandığı ... ..." ibareli markanın davacı adına tescilli ..." esas unsurlu markayla ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle «iltibasa» sebebiyet verdiği, davalıların 556 sayılı KHK 9/1- b bendine aykırı olarak «marka hakkına tecavüz» ettiği, kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattıklarının tespitine, davalıların tecavüzünün önlenmesine kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… ı, davalıların kullandığı ... ..." ibareli markanın davacı adına tescilli ..." esas unsurlu markayla ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle «iltibasa» sebebiyet verdiği, davalıların 556 sayılı KHK 9/1- b bendine aykırı olarak «marka hakkına tecavüz» ettiği, kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattıklarının tespitine, davalıların tecavüzünün önlenmesine kar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5924 E. , 2015/13397 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 22/01/2015
NUMARASI 2014/235-2015/60
Taraflar arasında görülen davada ... .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/01/2015 tarih ve 2014/235-2015/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına ... nezdinde tescilli ..., ... ...., ... ... + Şekil, ... ...., ... + Şekil ibareli 30. ve 43. sınıfta yer alan ürün ve hizmetler için tescilli markaların bulunduğunu, davalıya ait iş yerinde müvekkile ait markanın birebir aynının yazı ve logo kısmı benzetilerek kullanıldığını, müvekkilince bu nedenle .... Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayete binaen 2011/39515 soruşturma nolu dosyada davalı hakkında soruşturma yürütüldüğünü, bu soruşturmada takipsizlik kararı verilmesine karşın takipsizlik kararının hukuk hakimini bağlamayacağını, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, ileri sürerek davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüzünün tespitine ve tecavüzün men'ine markanın haksız kullanımı nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından 24.10.2011 tarihinde müvekkilinin iş yerinde tespit yaptırıldığını, tespit itibariyle tecavüz ve zararın öğrenildiğini, dava tarihi itibariyle 556 Sayılı KHK'nın 60. maddesi yollamasıyla iki ve on yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, müvekkilinin kullandığı tescilsiz marka ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilince tespit sonrasında kullanımdan vazgeçildiğini, davacı markalarının tescilli olduğu sınıflar ile müvekkilinin faaliyet alanının örtüşmediğini, müvekkilince .... İli sahil şeridinde belediye tarafından kurulan iş yerlerinin kiracı sıfatıyla işletildiğini, bu yerlerin adlarının çiçek isimlerinden esinlenerek belirlendiğini, ....
ibaresinin bu anlamda kullanıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davaya konu olayda ... ibaresinin cins isim olduğu, davalı kullanımının davacıdan farklı bir iştigal alanında gerçekleştiği, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i ile markanın haksız kullanımından kaynaklı manevi tazminat istemine ilişkindir.
556 Sayılı KHK'nın 61. maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklindeki eylemlerin marka hakkına tecavüz sayılacağı belirtilmiştir.
556 Sayılı KHK'nın 62. maddesinde ise marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinın, mahkemeden, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini istemlerinde bulunabileceğine değinilmiştir. Aynı KHK'nın 9. maddesinde de marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğu belirtilerek marka sahibinin markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılmasının, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini talep edebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının şikayeti nedeniyle .... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/39515 talimat sayılı dosyasında 24.10.2011 tarihinde yapılan tespit uyarınca davalı tarafından ... ... ... ibaresinin markasal nitelikte ve 43. sınıf kapsamındaki hizmetleri kapsar biçimde tescilsiz kullanıldığı, davacı vekilince dosyaya sunulan belgelerden bu tespit sonrasında da kullanımın ... ... + şekil biçiminde sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Davalının sabit olan bu kullanımı davacı adına tescilli .... esas unsurlu markalarla ve özelllikle 30. ve 43. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescilli 2004/14950 sayılı ... + şekil ibareli markayla ortalama tüketiciler nezdinde iltibasa mahal verecek biçimde olup, söz konusu kullanımın yukarada açıklanan 556 Sayılı KHK hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin kabulü yerine yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/155235300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz