6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tecavüzün durdurulması | Haksız rekabetin durdurulması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11680 E. 2014/18767 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre, davalıların kullandığı ve dava dışı 3. şahsın tescil için başvurusunu yaptığı 2011/84527 numaralı markanın 29. sınıftaki emtiaları kapsamasına rağmen, fiili kullanımın ... ..." ibaresiyle işletme tabelalarında ve tanıtım vasıtalarında olmak suretiyle 35. hizmet sınıfını kapsar nitelikte olması nedeniyle başvuru sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, davalıların kullandığı ... ..." ibareli markanın davacı adına tescilli ..." esas unsurlu markayla ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle iltibasa sebebiyet verdiği, davalıların 556 sayılı KHK 9/1- b bendine aykırı olarak marka hakkına tecavüz ettiği, kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattıklarının tespitine, davalıların tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/11680 E.  ,  2014/18767 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ .... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2014 tarih ve 2012/232-2014/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, ..." ayırt edici unsurlu markasının müvekkili adına 5, 16, 35, 38, 41 sınıflarda tescilli olduğunu, davalıların ... ..." markasını izinsiz ve hukuka aykırı kullanarak müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet yarattığını ileri sürerek, davalıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattıklarının tespitini, davalıların tecavüzünün önlenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, Trabzon'daki ...ların büyük marketlerle rekabet edebilmek için ...Bakkal adı altında örgütlendiklerini, müvekkilerinin, projeye dahil olan ...ların tescil için başvuru yaptığı 2011/84527 numaralı ... ..." ibareli, "dükkan sizin" baskılı, ... amca logolu, ... ... her zaman yanınızda (.... Özel İsim) Gıda" markasını kullandığını, müvekkillerinin markasının tanınmışlığının daha önceye dayandığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, müvekkillerinin iş alanlarıyla davacının iş alanının farklı olduğunu, her iki marka arasında benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre, davalıların kullandığı ve dava dışı 3. şahsın tescil için başvurusunu yaptığı 2011/84527 numaralı markanın 29. sınıftaki emtiaları kapsamasına rağmen, fiili kullanımın ... ..." ibaresiyle işletme tabelalarında ve tanıtım vasıtalarında olmak suretiyle 35. hizmet sınıfını kapsar nitelikte olması nedeniyle başvuru sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, davalıların kullandığı ... ..." ibareli markanın davacı adına tescilli ..." esas unsurlu markayla ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle iltibasa sebebiyet verdiği, davalıların 556 sayılı KHK 9/1- b bendine aykırı olarak marka hakkına tecavüz ettiği, kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattıklarının tespitine, davalıların tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.

Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.12.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Dava, davacı adına tescilli “Bizim” unsurlu markaya vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve men'ine ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümü, davalı yanın yöresel işletme adı olarak kullandığı dava konusu “ ...+” ibarelerinin davacı adına 35. sınıfta tescilli “Bizim” ibareli marka ile iltibas yaratıp yaratmadığının belirlenmesi ile mümkündür.

Davacının markasındaki “Bizim” ibaresinin, pek çok mal ve hizmet grubu bakımından davacı ve üçüncü kişiler adına tescilli olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Söz konusu ibarenin özellikle her alanda yaygın kullanımı olan, iyelik belirten bir terim olmakla ayırt ediciliğinin zayıf olduğu rahatlıkla söylenebilir. Keza davalı yanın kullanımına konu olan “ ...” ibaresinin ise, yöresel kültürümüz bakımından önemli bulduğum bir figürü ifade etmek için kullanılan, bu kullanım suretiyle de kendisini oluşturan “Bizim” ve “Bakkal” ibarelerinden soyutlanarak başka bir anlam kazanmış, dilbilimsel açıdan belirtisiz isim tamlaması olarak tanımlanabilecek bir ibare olduğu düşüncesindeyim. Bu nedenle davacı adına tescilli marka ile davalı yanın kullanımındaki ibare arasında iltibas bulunup bulunmadığı hususunda yapılacak değerlendirmenin, az yukarda açıklanan olgular gözden kaçırılmak suretiyle yapılması, karşılaştırmanın görünüş itibariyle aynı olan terimler üzerinden gerçekleştirilmesi yerinde olmayacaktır.

Gerçekten de, kanımca, ayırt ediciliği zayıf olan “Bizim” ibaresi ile anlam kayması suretiyle oluşmuş “ ...” ibaresi arasında, bu ibarenin bütüncül olarak ele alınması halinde, iltibasa yol açacak denli bir benzerlik bulunmamaktadır. Üstelik, belli bir dayanışma içerisinde yer aldıkları anlaşılan davalı yanın, dava konusu ibareyi, kendi aralarındaki sıralamaya ilişkin olduğu anlaşılan sayılarla ve ticaret unvanlarıyla birlikte kullandığı ve bu kullanımın 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi çerçevesinde iyiniyetli bir kullanım olarak değerlendirilecek olması gözetildiğinde davacı adına tescilli markaya bir tecavüz ve haksız rekabet eyleminden söz edilemeyecektir. Tüm bu nedenlerle, eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu düşündüğüm yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan Dairemiz çoğunluğunun onama düşüncesine katılamıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354225700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.