Tapu kaydının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4306 E. 2015/13588 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zımni icazet↗ icazet↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ticari defter↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak satışı yapılan taşınmazların davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıt altına alındığı, gerek bilançoda gerekse gelir tablosunda mevcut olduğu, dosya kapsamı itibariyle devir işleminin şirketin bilgisinde olduğu ve zımni icazetin bu şekilde var olduğu gerekçesiyle, davalı ... ... dışındaki davalılar hakkında verilen karar kesinleştiğinden, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ... hakkında açılan davanın ise reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalı ... ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09/10/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3800 E. 2020/2130 K.
Ortak:zımni icazet · icazet
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak satışı yapılan taşınmazların davacı şirkete ait «ticari defterlerde kayıt» altına alındığı, gerek bilançoda gerekse gelir tablosunda mevcut olduğu, dosya kapsamı itibariyle devir işleminin şirketin bilgisinde olduğu ve «zımni icazetin» bu şekilde var olduğu gerekçesiyle, davalı ... ... dışındaki davalılar hakkında verilen karar kesinleştiğinden, bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... ... hakkında açılan davanın ise reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalı ... ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09/10/2014 tar …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda, davalının «yönetim kurulu» üyesi iken, şirket ile arasında bir «ipotek» tesisi işlemi yapmış olduğu, davacı şirketin 12/06/2015 tarihinde yapılan 2012-2013 ve 2014 yıllarına ait «olağan genel kurul» toplantısının 5. maddesinde bilanço ve gelir/gider hesaplarının onaylanması ve 6. maddesinde 2012-2013-2014 yıllarına ait işlemler yönünden davalının da bulunduğu yönetim kurulunu «ibra» ettikleri, bu ibranın yönetim kurulu üyesi olan davalının şirket ile yaptığı işlemlere «zımni icazet» verilmesi anlamında olduğu, buna göre davalı ile davacı şirketin yaptığı ipotek işlemine icazet verilmesi nedeniyle yapılan işlemin geçerli olduğu gerekçesiyle dav …
Mahkemece yararına «ipotek» tesis edilen davalının «yönetim kurulu» üyesi olduğu ve bu nedenle işlem tarihi itibariyle TTK'nın 334. maddesi gereğince işlem yapma «yasağı» kapsamında bulunmasına karşın yapılan bu işleme davacı şirketin, davalının da içinde yer aldığı yönetim kurulunu «ibra» ederek «zımni icazet» verdiği gerekesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Mahkemece verilen önceki kararın Dairemizce bozulması ve bu bozmaya uyulması nedeniyle «ipotek» işlemine genel kurulun sonradan da «icazet» verebileceği konusunda oluşmuş «müktesep hak» gözetildiğinde davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçerlilik şartı · müktesep hak · olağanüstü genel kurul · ibra · iyiniyet · ipotek · oy yasağı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda, davalının «yönetim kurulu» üyesi iken, şirket ile arasında bir «ipotek» tesisi işlemi yapmış olduğu, davacı şirketin 12/06/2015 tarihinde yapılan 2012-2013 ve 2014 yıllarına ait «olağan genel kurul» toplantısının 5. maddesinde bilanço ve gelir/gider hesaplarının onaylanması ve 6. maddesinde 2012-2013-2014 yıllarına ait işlemler yönünden davalının da bulunduğu yönetim kurulunu «ibra» ettikleri, bu ibranın yönetim kurulu üyesi olan davalının şirket ile yaptığı işlemlere «zımni icazet» verilmesi anlamında olduğu, buna göre davalı ile davacı şirketin yaptığı ipotek işlemine icazet verilmesi nedeniyle yapılan işlemin geçerli olduğu gerekçesiyle dav …
Mahkemece yararına «ipotek» tesis edilen davalının «yönetim kurulu» üyesi olduğu ve bu nedenle işlem tarihi itibariyle TTK'nın 334. maddesi gereğince işlem yapma «yasağı» kapsamında bulunmasına karşın yapılan bu işleme davacı şirketin, davalının da içinde yer aldığı yönetim kurulunu «ibra» ederek «zımni icazet» verdiği gerekesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının YK üyesi iken şirket ile arasında bir «ipotek» tesisi işlemi yapmış olduğu, bu konuda verilmiş bir genel kurul izni veya onayı bulunmadığından işlemin batıl olduğu ve «iyiniyete» de herhangi bir sonuç bağlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile ipoteğin terkinine karar verilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı lehine yapılan 10.4.2012 tarihli «ipotek» tesisine yönelik işlemlerin, TTK'nın 334'ncü maddesinin öngördüğü «geçerlilik şartı» olan genel kurul izni koşulu gerçekleşmiş olmadığından hükümsüz olup iptali isteminin mümkün olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4306 E. , 2015/13588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/02/2013
NUMARASI 2010/726-2013/46
Taraflar arasında görülen davada ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/02/2013 gün ve 2010/726-2013/46 sayılı kararı bozan Daire’nin 09/10/2014 gün ve 2013/9348-2014/15290 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların murisi olan ... ...'ın müvekkili şirketin ortağı ve müdürü iken arsa sahipleri ile arsa payı karşılığı kat yapımı sözleşmesini müvekkili adına imzaladığını, inşaatları müvekkilinin tamamladığını, müvekkile düşen dairelerin müvekkili adına tescili gerekirken, 14 ve 23 no'lu bağımsız bölümlerin ... ..., 13 no'lu bağımsız bölümünün ... ..., 24 no'lu bağımsız bölümün ... ... ve davalılardan eşi ... ... tarafından şirketten satın alınmış gibi gösterilerek, mülkiyetin muvazaalı olarak bu kişiler adına tescil edildiğini, davalıların ... ...'ın mirasçıları olduğunu, ...'in şirket müdürü olarak idare ve temsil yetkilerini kullanma amacına aykırı davrandığını, müdürlük sıfatını kendisine ve eşine kâr sağlama amacı ile kullanıp, muvazaalı işlemler yaparak kendisine haksız kazanç sağladığını ileri sürerek, anılan dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili, daireleri müvekkilinin ve ... ...'ın kendi birikimi ile satın aldığını, kamulaştırma gelirlerinin ve bazı daire satım bedellerinin dava konusu daireleri almaya yeterli olduğunu, şirketin daireleri ... ... ve ... ...'a sattığına dair faturaların bulunduğunu, şirkete bedellerinin kişisel harcamalara sayılarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak satışı yapılan taşınmazların davacı şirkete ait ticari defterlerde kayıt altına alındığı, gerek bilançoda gerekse gelir tablosunda mevcut olduğu, dosya kapsamı itibariyle devir işleminin şirketin bilgisinde olduğu ve zımni icazetin bu şekilde var olduğu gerekçesiyle, davalı ... ... dışındaki davalılar hakkında verilen karar kesinleştiğinden, bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... ... hakkında açılan davanın ise reddine dair verilen karar davacı vekili ile davalı ... ... vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09/10/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/155005000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz