Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13370 E. 2015/13192 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet ehliyeti↗ vekalet ücreti takdiri↗ maktu vekalet ücreti↗ davanın açılmamış sayılması↗ husumet ehliyeti↗ açılmamış sayılma↗ pasif husumet↗ taraf ehliyeti↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davalı A.. A.. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalılar N.. S.., İ.. Ş.. ve A.. Ş.. yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gözetilerek davanın reddine, davalı N.. M.. yönünden davanın kabulü ile 577.949,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı B... Ü... Turizm Taşımacılık Nakliye ve İnş. San.ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine, davacılar R.. B.., B.. B.. ve R.. B..'in ancak şirket ortağı sıfatıyla ve zararın şirkete ödenmesi talebi ile dava açabilecekleri gözetilerek adı geçen davacılar lehine hüküm kurulmasına yer olmadığına verilmiştir.
Kararı davalılar A.. Ş.. ve İsmail Şevik vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar A.. Ş.. ve İsmail Şevik vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece şirket ortağı durumunda olan gerçek kişi davacılar R.. B.., B.. B.. ve R.. B..'in ancak şirket ortağı sıfatıyla ve zararın şirkete ödenmesi talebi ile dava açabilecekleri gerekçesi ile adı geçen davacılar lehine hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş olup, davacı gerçek kişi ortakların aktif dava (takip) ehliyetlerinin olmadığı nazara alındığına göre, gerçek kişilerin davası yönünden mümeyyiz davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle temyiz eden mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2718 E. 2015/9737 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaA.. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», davalılar N..
Benzer bu karardaMahkemece, davalı İsmail Belli hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karar davalı İ.B.dışındaki davalılar vekilinin temyizi üzerine davalı V.Telekomünikasyon A.Ş. yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Hisse devir sözleşmesinin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4847 E. 2021/4665 K.
Ortak:taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞ.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığı gözetilerek davanın reddine, davalı N..
… dava açabilecekleri gerekçesi ile adı geçen davacılar lehine hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş olup, davacı gerçek kişi ortakların aktif dava (takip) «ehliyetlerinin» olmadığı nazara alındığına göre, gerçek kişilerin davası yönünden mümeyyiz davalılar yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle temyiz eden mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca, davacılar murisi...'nun «fiil ehliyetinin» bulunmadığına yönelik ...
Genel Kurulunun görüşü benimsenerek dava konusu «hisse devrinin iptaline», hisse devrinin iptaline yönelik davada «husumetin» devralan ortağa yöneltilmesi gerekmekle, davalı şirketin davaya konu talepte husumetinin bulunmadığı değerlendirilerek davalı şirket yönünden davanın «usulden reddine», davalı İsmail Topçuoğlu «mirasçısı» davalı ... yönünden davanın kabulü ile 26.03.2002 tarihinde davacılar murisi...'na ait 80.000 adet hissenin İsmail Topçuoğlu'na devrinin iptaline karar verilmiştir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · hisse devrinin iptali · fiil ehliyeti · yönetim kurulu üyeliği · sözleşmenin iptali · hakkın kötüye kullanılması · hisse devri · mirasçılık
Benzer bu karardaGenel Kurulunun görüşü benimsenerek dava konusu «hisse devrinin iptaline», hisse devrinin iptaline yönelik davada «husumetin» devralan ortağa yöneltilmesi gerekmekle, davalı şirketin davaya konu talepte husumetinin bulunmadığı değerlendirilerek davalı şirket yönünden davanın «usulden reddine», davalı İsmail Topçuoğlu «mirasçısı» davalı ... yönünden davanın kabulü ile 26.03.2002 tarihinde davacılar murisi...'na ait 80.000 adet hissenin İsmail Topçuoğlu'na devrinin iptaline karar verilmiştir …
1-Dava, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» ve davacılar adına tescili istemine ilişkin olup mahkemece davalı gerçek kişi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacılar, davalıya hisse devreden murisin devir esnasında hür iradesinin bulunmadığını ve bu suretle devrin «geçersiz» olduğunu ileri sürmüş iseler de, «hisse devri» yapan murisin devir tarihi olan 26.03.2002 tarihine yakın tarihlerde silah ruhsatı almış olduğu, şirkette «yönetim kurulu üyeliği» yaptığı ve yine bu tarihlerde dava dışı eşine de hisse devri yaptığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, «hisse devri» tarihinden itibaren 9.5 yıl kadar sonra açılan işbu davaya kadar davacıların hisse devrine ilişkin bir itirazları olmaksızın şirketle ilgili bir çok işlem yaptığı hususu da bir bütün olarak değerlendirilip davacıların hisse devrinin dava tarihinden itibaren «geçersizliğini» ileri sürmesi de göz önüne alındığında davacı taleplerinin TMK'nın 2. maddesine uygun olmayan şekilde «hakkın kötüye kullanması» mahiyetinde olduğu gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13370 E. , 2015/13192 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 15/11/2012
NUMARASI 2010/72-2012/394
Taraflar arasında görülen davada .......Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2012 tarih ve 2010/72-2012/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar A.. Ş.. ve İ.. Ş.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların hukuka aykırı işlemleri ile müvekkillerini zarara uğrattığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL alacağın kötü niyetli davranışla şirkete zarar veren davalılardan müteselsilen tahsiline, alacağa ticari faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiş, sonrasında talebini ıslah ederek 577.949,51 TL'ye çıkarmıştır.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davalı A.. A.. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalılar N.. S.., İ.. Ş.. ve A.. Ş.. yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gözetilerek davanın reddine, davalı N.. M.. yönünden davanın kabulü ile 577.949,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı B... Ü... Turizm Taşımacılık Nakliye ve İnş. San.ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödenmesine, davacılar R.. B.., B.. B.. ve R.. B..'in ancak şirket ortağı sıfatıyla ve zararın şirkete ödenmesi talebi ile dava açabilecekleri gözetilerek adı geçen davacılar lehine hüküm kurulmasına yer olmadığına verilmiştir.
Kararı davalılar A.. Ş.. ve İsmail Şevik vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar A.. Ş.. ve İsmail Şevik vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece şirket ortağı durumunda olan gerçek kişi davacılar R.. B.., B.. B.. ve R.. B..'in ancak şirket ortağı sıfatıyla ve zararın şirkete ödenmesi talebi ile dava açabilecekleri gerekçesi ile adı geçen davacılar lehine hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş olup, davacı gerçek kişi ortakların aktif dava (takip) ehliyetlerinin olmadığı nazara alındığına göre, gerçek kişilerin davası yönünden mümeyyiz davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle temyiz eden mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7.
maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalılar A.. Ş.. ve İsmail Şevik vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalılar A.. Ş.. ve İ.. Ş.. vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6. bendinden sonra gelmek üzere ''Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar A.. Ş.. ve İ.. Ş..'e verilmesine” ibaresinin eklenmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/152741300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz