6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İnstagram paylaşımıyla kötüleme yoluyla haksız rekabet ve manevi tazminat

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/868 E. 2022/1609 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir kişinin sosyal medya hesabından, gerçek olsa bile amacını aşan ve orta yetenekteki muhatapların algısına göre ölçüsüz, olumsuz intiba yaratan ifadelerle (örn. 'fikir, zaman ve emek hırsızlığı', 'ukala') başka bir kişiyi veya onun ticari faaliyetini hedef alan paylaşımda bulunması, TTK 55/1-a-1 maddesi kapsamında gereksiz yere incitici açıklama niteliğinde kötüleme sayılarak haksız rekabet teşkil eder; bu durumda TTK 56/1-e ve TBK 58 koşulları oluştuğunda manevi tazminata hükmedilebilir.

Ele alınan sorunlar

Instagram paylaşımının TTK 55/1-a-1 kapsamında kötüleme yoluyla haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, kararın gerekçesinin açıklanmadığını, delillerin tartışılmadığını, müvekkilinin paylaşımlarının davacı tarafından kendisine yapılan bir haksızlığa (tasarımının izinsiz kullanılması) karşı sitem niteliğinde olduğunu, bu sitemin TTK 55/1-a-1, 56 maddesindeki fiillerle örtüşmediğini, davacının mallarının kötülendiğine veya ticari hayatının olumsuz etkilendiğine dair veri bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 55/(1)-a-1 uyarınca başkalarının şahsı, malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme haksız rekabet teşkil eder. Kötülemeden bahsedilebilmesi için sözlü, yazılı veya resimli bir açıklama bulunmalı; bu açıklama başkalarının şahsı, emtiası, iş ürünleri, faaliyetleri veya ticari işleri hakkında olmalı ve yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici nitelikte olmalıdır. Gereksiz yere incitici beyan, içeriği doğru olsa da ölçüsüz biçimde ve amacını aşarak olumsuz intiba yaratan açıklamalardır; gerçek olsa bile amacı aşan açıklamalar gerçeğe ters hâle gelir. Bir açıklamanın yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olup olmadığı, açıklamanın yöneldiği kişi grubuna mensup orta yetenekteki bir kişinin algılama biçimi esas alınarak belirlenir. Somut olayda, taraflar arasında tasarım ve numuneler üzerinde görüşmeler yapıldığı, davalı tarafından hazırlanan numunelerin davacı tarafça beğenilmeyerek üretim aşamasına geçilmediği, sonradan benzer bir eşarp numunesinin davacı tarafından başka bir üreticiye yaptırıldığı, leopar deseninin hukuki koruma altında olmadığının taraflarca da kabul edildiği, davalının ürettiği eşarplara özgünlük (hususilik) katmadığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede davalının sosyal medya hesabında kullandığı 'fikir, zaman ve emek hırsızlığı ve ukala' ifadelerinin gereksiz yere incitici olduğu ve TTK 55/1-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarın uygunluğu → ret

İddia: Davalı vekili, manevi tazminat yönünden TBK 58. maddedeki şartların değerlendirilmediğini, tamamen gerekçesiz olarak tazminata hükmedildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 56/1-e hükmü, TBK 58. maddede belirtilen koşulların varlığı halinde manevi tazminata hükmedilebileceğini düzenlemektedir. Davalının gereksiz yere incitici beyanlarının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edildiğinden, davacıların kişilik haklarının ihlal edildiği sabit olmuştur. Davacılar lehine hükmedilen 5.000 TL manevi tazminat miktarı, itibar edilebilecek ölçüde fahiş bir miktar değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sosyal medya paylaşımlarında kullanılan ifadelerin TTK 55/1-a-1 kapsamında 'gereksiz yere incitici açıklama' olarak nitelendirilmesine ilişkin ölçütleri (orta yetenekteki muhatabın algısı, amacın aşılması) somut bir olayda uygulaması yönünden bölgesel emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet kötüleme gereksiz yere incitici açıklama manevi tazminat kişilik hakkı ihlali hususilik

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 55/1-a-1TTK 56TTK 56/1-eTTK 59 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 58

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/868

KARAR NO 2022/1609

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/03/2020

NUMARASI 2019/157 Esas - 2020/240 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/11/2022

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; davacının tanınmış hale getirdiği ... markası altında oluşturduğu tekstil ürünlerini satışa sunduğunu, bu kapsamda sosyal medya danışmanı aracılığı ile davalı ile 2018 yılının Ekim ayında iletişime geçerek söz konusu marka için siyah bir çerçeve içerisine oturtulmuş leopar desenli şaldan ileride kurulma ihtimali olan tedarik ilişkisine referans teşkil etmesi bakımından numune üreterek iletmesini istediğini, davalı tarafından üretilen şal numuneleri davacı tarafından; kumaş kalitesinin iyi olmaması, desenin istenildiği gibi olmaması ve davacının beklentilerini karşılamaması nedeniyle tüketiciye sunulmaya uygun görülmediğini, bunun üzerine davacının yine 2018 yılının Kasım ayında Bursa’da bulunan başka kumaş üreticileri ile iletişime geçerek bilinen bir görsel indirme sitesi olan ...

üzerinden ücreti karşılığında bir leopar görseli indirerek kumaş kalitesini uygun bulduğu Bursa’da mukim bir üretici ile çalışma kararı aldığını, bu işbirliği sonucu üretilen leopar desenli şalların davacı tarafından ... mağazasında ve onlıne olarak satışa sunulmaya başlandığını, davalının 25/02/2019 tarihinde kendisine ait ... ve ... isimli instagram hesapları aracılığı ile yaptığı paylaşımlarda " davacının bir kaç ay önce kendisi ile iletişime geçtiğini, bunun neticesinde ... için birkaç farklı tasarım hazırladığını, fakat üretim aşamasında projenin davalılar tarafından ukalaca iptal edildiğini, fakat tasarımların aynısının bir süre sonra aynı şekilde ... markası altında satışa sunulduğunu, söz konusu durumun fikir, zaman ve emek hırsızlığı olduğunu" iddia ederek adeta bir karalama kampanyası başlattığını, davalıya Beşiktaş ...

Noterliğinin 26/02/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderilerek davalıya ait instagram hesaplarından kısa bir tekzip metni yayınlanmasının talep edildiğini, davalının Beşiktaş ...Noterliğinin 27/02/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile söz konusu tekzip metninin yayınlanmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, davacı hakkında davalı yan tarafından yapılan haksız açıklamaların sosyal medyada pek çok takipçisi bulunan timelessmagazine gibi başka hesaplarda da yayınlanmaya başlandığını, davalının sosyal medya hesaplarında davacı hakkında sarf ettiği sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup davacının söz konusu saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve zararlarının tazminini talep hakkı bulunduğunu, davalının söz konusu eylemlerinin davacıların kişilik haklarına saldırının yanısıra aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiğini,davalının da moda- tasarım sektöründe faaliyet gösterdiği, sektörlerinde ve hatta Türkiye genelinde iyi şöhret ile tanınmış davacıları asılsız ve gerçek dışı, hakarete varan söylemler ile sosyal medya üzerinden on binlerce kişinin okuyacağı şekilde incitici biçimde kötülediği sabit olduğundan davalının söz konusu eylemlerinin TTK.nun 54 vd.

maddelerinde düzenlenen haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve önlenmesine, davalı tarafından io.des ve iremozyurtcu ibareli instagram hesaplarından bir düzeltme metni yayınlanmasına, TBK.nun 58.maddesi uyarınca 5.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, verilecek hükmün Türkiye çapında yayınlanan yüksek tirajlı gazetelerden en az ikisinde ikişer hafta ara ile iki defa yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacılar ait instagram hesaplarında davalının ifade özgürlüğü çerçevesinde herhangi bir hakaret, yerici ifade veya davacıların saygınlığına halel getirecek ifadeler kullanmadan yaptığı paylaşımlar sonucu davacıların takipçi sayısında artma olduğunu, aksine yarar sağladığını, dolayısı ile sosyal mecralardan yapılan paylaşımların davacılara herhangi bir maddi ve manevi zarar vermediğini, açıklandığı üzere hakaret teşkil etmeyen ve zarar oluşturmayan paylaşımın davalıya ait instagram hesabını hikayelerim kısmında sadece 24 saat kalabilecek şekilde paylaşılan bir metin olduğunu ve bu metnin 24 saat sonra imha olduğunu, sosyal mecralarda tanınmış bir kişi ile ilgili olumlu beyanlar olabileceği gibi eleştiri ve negatif yorumlarda olabileceği riskini göze alması gerektiğini, davacılardan ...’in halkla ilişkiler işlerini yürüten çalışanı aracılığı ile kendi markası olan ...

adı altında bir işbirliği projesi yapmak üzere davalı ile iletişime geçtiğini, tarafların toplamda 3 toplantı yaparak tasarımlar, numuneler, satışa sunulacak olan ürünlerin üretimi ile bu ürünlerin satış fiyatı vb. birçok konuda mutabık kaldıklarını, tüm süreç içinde toplantılar dışında yazışmaların danışman tarafından yürütüldüğünü, danışmanın daavalı tarafından üretilen numunelerden bir kısmının ... tarafından beğenilmesi sonucu davalının üretim aşamasına geçebileceğini ifade ettiğini, fakat davalının teyit amaçlı ... ile iletişime geçtiğinde ...’in o işle kafamı yoramayacağım ifadesi üzerine üretim aşamasına geçmediğini, tüm bu sürecin sonunda üretim için makul bir süre geçtikten sonra davacılar dışındaki başkaca yollardan davacılardan ...

markasının logosuyla kendi tasarladığı, davalı tarafından davacılara numunelerinin teslim edildiği, üretiminde anlaştıkları bir tip eşarbın davalının logosu çıkartılmak suretiyle satışa sunulduğunu gördüğünü, leopar deseni hukuki olarak koruma altında olan bir desen olmadığından desenden ötürü davalının herhangi bir fikri hak talebi bulunmadığını, fakat davacı markası altında üretilen eşarbın kullanım amacı, kumaş cinsi, kenarındaki siyah şerit detayı da dahil olmak üzere ürünlere ait tüm fikir detaylar davalıya ait olup, davacıların davalıyı kardan mahrum etmek ve davalıya ait tasarım ve fikirlerden kazanılacak tüm parayı kendi hesaplarına geçirmek amacıyla genel olarak hukuka ve özel olarak dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarını, davalının ürünlerini %100 ve yüksek kalite ipek ve yün kumaştan ürettiğini, davacı markası altında üretilen şalların %10 kaşmir ve %90 modal olan ve %100 yünden oldukça düşük kalitede olduğu,TTK.nun 55.maddesindeki haksız rekabete konu olabilecek durumlar incelendiğinde;

fikir, zaman ve emek hırsızlığı olarak yazılan ifadenin davacılardan herhangi birinin kişiliği veya kimliği için söylenen sözler olmamakla birlikte duruma atfedilmiş zarflar olduğunu, ayrıca davacının davalıya sarf ettiği o işle kafamı yoramayacağım ifadesinin davalı tarafından ukalaca bulunmasının makul olduğunu ve bu ifadenin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalının @... ve @... isimli İnstagram hesabı üzerinden gerçekleştirdiği eylemlerin TTK 55/1.a.1, 56. maddesi hükmü uyarınca "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek," manasında haksız rekabete yol açacak nitelikte olduğunu, dava dilekçesindeki TTK 55 vd maddelerine uygun bulunan taleplerinin ve davanın kabulüne karar verildiği gerekçesi ile; davanın kabulü ile davalıya ait @... ve @... isimli İnstagram hesabı üzerinden davalının gerçekleştirdiği eylemlerin TTK 55/1.a.1, 56. maddesi hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabet teşkil eden bu site üzerindeki eylemlerinden men'ine, davalının @...

ve @... isimli İnstagram hesabı üzerinden gerçekleştirdiği eylemlerin TTK 56.1.c maddesi hükmü uyarınca ''25/02/2019 tarihinde davalıya ait @... ve @ ... adlı instagram hesapları üzerinden ... (@...) ve ... Tic. Ltd. Şti. (@...) aleyhine yayınlanmış olan paylaşımda her ne kadar ... ve ... Tic. Ltd. Şti. Aleyhine ''ukala'', '' fikir, zaman ve emek hırsızı'' gibi asılsız beyan ve ithamlarda bulunulmuş ise de söz konusu beyan ve ithamların gerçeği yansıtmadığı gibi kişilik haklarını zedeleyen haksız rekabet yaratan ve neticeten hukuka aykırı olduğu da İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/157 Esas sayılı dosya üzerinde ikame ettiğimiz dava ile sübut bulmuştur.'' şeklinde davalı tarafça düzeltme metni yayınlamasına, 5.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, haksız rekabete ilişkin karar özetininin TTK 59 uyarınca karar kesinleştiğinde tüm Türkiye de yayınlanan trajı en yüksek 2 büyük gazetede masrafı davalıya ait olmak üzere 1 defaya mahsus ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, mahkemece davanın kabulüne ilişkin kararın gerekçesinin açıklanmadığını, delillerin tartışılmadığını, salt bilirkişi raporuna atıfla yetinildiğini, müvekkilinin yaptığı paylaşımlarda haksız rekabet konusu fiilleri ne şekilde gerçekleştirdiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin yaşanan olaylar öncesinde davacılarla görüşmeleri sırasında hazırladığı tasarımların, davacıya teslim ettiği numunelerin kendi logosu çıkartılmak suretiyle davacıya ait ... markası adı altında satışa sunulduğunu gördüğünü ve kendisine yapılan bu haksızlığı kendisine ait instagram hesabının story kısmında paylaştığını, dosyada mübrez bu paylaşımların tekrar değerlendirilmesini talep ettiklerini, taraflarınca söz konusu paylaşımda bahsedilen ürünlerin dosyaya sunulduğunu ve karşı tarafın dosyaya sunmuş olduğu ürünler karşılaştırıldığında bahse konu tasarımların kötüniyetli bir şekilde davacı tarafça kullanıldığını, davalı müvekkili tarafından instagram hesabından yapılan söz konusu paylaşımların tamamiyle davacı tarafından yapılan bu haksızlığa karşılık bir sitem içerdiğini, bu sitemin TTK 55/1.a.1, 56 maddesi hükmünde belirtilen fiiller ile uygunluğu yönünden gerekçesiz olarak yapılan değerlendirmenin kabulünün hiçbir şekilde mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı paylaşımların, davacının mallarının kötülenmesi veyahut ticari hayatının olumsuz yönde etkilenmesi sonucunu doğurduğuna dair hiç bir veri veya bilginin dosyaya sunulmadığını, ele alınması gereken hususun yanlış yanıltıcı veya gereksiz yere kötüleme iken, paylaşımlarda davacıya yönelik ne tür bir kötülemenin yapıldığının açıklanamadığını, manevi tazminat yönünden TBK 58.

maddede belirtilen şartların değerlendirilmediğini, tamamen gerekçesiz olarak tazminata hükmedildiğini, bilirkişi raporunda davacı tarafından üretilen eşarpta açık ayıp bulunduğunun tespit edildiğini, davacıların ise davalı müvekkili tercih etmemelerindeki sebebin kalite eksikliği olduğunu öne sürdüklerini, yapılan teknik inceleme sonucunda davacıların hali hazırda ürettirdiği ve pazara sundukları ürünlerin ayıplı ve düşük kalitede olduğunun tespit edildiğini, sırf bu hususun dahi davacıların haksız ithamlarda bulunduklarını ve haksız ve mesnetsiz bu davayı taraflarına ikame ettiğinin göstergesi olduğunu kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince; “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Buradaki “kötüleme” kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir. "Kötüleme yoluyla haksız rekabette, doğrudan mağdura yönelik bir hareket yer almamakta, dürüstlük kurallarına aykırı davranılarak, mağdurun dışında yer alan kişilere, mağdurla ilgili yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici bilgiler verilerek bu kişilerin mağdur hakkında yanlış kanaat edinmeleri sağlanarak mağdur kötülenmektedir.

Bu haksız rekabet türünde, konu mağdur veya onun ticari işletmesi ya da buna dâhil değerler, muhatap ise mağdurun müşterileridir. 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi anlamında kötülemeden bahsedilebilmesi için ortada sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama (beyan) olmalıdır. Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bir açıklamanın (beyanın) olması; bu açıklamanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Gereksiz yere incitici beyan ise içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb.

hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır (Suluk, Cahit/Karasu, Rauf/Nal, Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, 2017, s. 428.). Öte yandan gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargıları ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte gerçek dahi olsa açıklamalar, gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama (beyan) gereksiz yere incitici olmaktadır. Örneğin bir kişinin “taklit” ve “korsan” mal ürettiğini anlatan ifadeler; tüketiciyi uyarmanın ötesinde, somut olayın özelliğine göre teamülün kabul ettiği toleransı aşması durumunda gereksiz yere incitici bir nitelik ve amaç taşımaktadır.

(Yargıtay HGKnun 20.04.1994 tarihli ve 1993/11-965 E., 1994/252 K. sayılı kararı). Başka bir deyişle somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırı aşılması halinde açıklama; 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir. Hemen belirtilmesi gerekir ki, bir açıklamanın “yanlış” olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, “yanıltıcı” olup olmadığı veya “gereksiz yere incitici” olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Başka bir deyişle açıklama hangi kişi grubuna yapılıyor ise o kişi grubuna mensup orta yetenekteki bir kişinin açıklamayı algılama biçimi esas alınacaktır.

Dolayısıyla bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir." (Yargıtay HGK nun 2017/2475 esas ,2021/246 karar sayılı ilamı) Davalı İnstagram hesabında; "yaklaşık 4 ay önce @..., markası @... için ... ile ortak bir koleksiyon oluşturmak isteyerek kendisi ile iletişime geçtiğini kendisine ... logosu ile birkaç farklı tasarım hazırladığını yapılan tasarımların fikri ve üretilen numunelerin tamamen kendisine ait olduğunu, üretim aşamasında ukalaca ve sebep gösterilmeden bu proje karşı taraf tarafından iptal edildiğini, sonrasında iş birliği amacı ile tarafına yaptırılan bu tasarımın aynı şekilde kendi logoları ile üretilerek mağazalarında satışa sunulduğunu, bu konuda konuşup konuşmamak konusunda kararsız kaldığını, ancak sebep ne olursa olsun sessiz kalması gerektiğini asla düşünmediğini, yapılanın tamamen fikir zaman ve emek hırsızlığı olduğunu, leoparın patentsiz bir desen olduğu için hukuken bir yaptırımının olmasa da bu durumun asla ve asla etik olmadığını, 4 senedir yalan söylemeden çalmadan ve kimsenin hakkını yemeden çalıştığını, ve tasarladığını ürettiğini, bundan sonrada çevreme takipçilerime erkek arkadaşıma, ya da kocama değil yalnızca kendime güvenerek aynı yolda kendime güvenerek devam edeceği "şeklinde paylaşımda bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı tarafından İnstagram hesabında paylaşım yapılmadan önce tarafların tasarımla numuneler üzerinde görüşme yaptıkları, davalı tarafından hazırlanan numunelerin davacı tarafından daha sonra kabul edilmemesi üzerine üretim aşamasını geçilmediği, daha sonra eşarp numunesinin benzerinin davacı tarafından bir başka kişiye yaptırıldığı, leopar deseninin hukuku koruma altında olmadığının tarafların da kabulünde olduğu, davalı tarafından üretilen eşarplara katmış olduğu hususilik bulunmadığı , dava konusu uyuşmazlığın, davalının sosyal medya hesabında kullandığı "fikir, zaman ve emek hırsızlığı ve ukala" ifadelerinin gereksiz yere incitici olduğu TTK 55/1 a.1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varılmaktadır.

TTK.nın 56/1-e hükmü, TBK 58.maddede belirtilen koşulların varlığı halinde manevi tazminata hükmedilebileceğini belirtmektedir. Davalının gereksiz yere incitici beyanları haksız rekabet teşkil etitği kabul edilmekle davacıların kişilik haklarının ihlal edildiği sabit olmuştur.Davacılar lehine hükmedilen 5.000-TL manevi tazminat miktarı itibariyle fahiş kabul edilebilecek miktarda da değildir.Açıklanan nedenlerle ; istinaf sebebleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekili tarafından davanın kısmen kabulüne yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 341,55-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 86-TL harcın mahsubu ile bakiye 255,55‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 94-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/149139 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1073 E. 2024/4376 K. · Onandı

Sosyal medya paylaşımıyla kötüleme suretiyle haksız rekabet

Gerekçe özeti

Bir tacirin sosyal medya hesabından rakibi ya da ticari ilişki içinde bulunduğu kişi hakkında yaptığı, gerçeği yansıtmayan ve gereksiz yere incitici nitelikteki açıklamalar ("ukala", "fikir, zaman ve emek hırsızı" gibi ithamlar) kötüleme suretiyle haksız rekabet oluşturur ve aynı zamanda kişilik haklarını zedeler; bu hâlde haksız rekabetin tespiti ve meni ile birlikte, aynı hesaplarda düzeltme metni yayınlanmasına, manevi tazminata ve hükmün ilanına karar verilebilir.

Emsal değeri

Sosyal medya hesabından yapılan, gerçeği yansıtmayan ve gereksiz yere incitici ithamların kötüleme suretiyle haksız rekabet sayılması ve buna bağlı olarak düzeltme metni yayınlanması ile manevi tazminata hükmedilmesi bakımından emsal değer taşır; Yargıtay'ca onandığından bağlayıcı içtihat ağırlığı bulunmaktadır.

Kavramlar: haksız rekabet kötüleme gereksiz yere incitici açıklama sosyal medya paylaşımı kişilik haklarına saldırı düzeltme (tekzip) metni manevi tazminat hükmün ilanı ifade özgürlüğü

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/1073 E.  ,  2024/4376 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/868 Esas, 2022/1609 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/157 E., 2020/240 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tekzip metni yayınlanması ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in diğer müvekkili olan davacı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, müvekkillerin tanınmış hale getirdikleri... markası altında oluşturdukları tekstil ürünlerini satışa sunduklarını, müvekkili ...'in sosyal medya danışmanı aracılığı ile davalı ile 2018 yılının Ekim ayında iletişime geçerek söz konusu marka için siyah bir çerçeve içerisine oturtulmuş leopar desenli şaldan ileride kurulma ihtimali olan tedarik ilişkisine referans teşkil etmesi bakımından numune üreterek iletmesini istediğini, davalı tarafından üretilen şal numuneleri davacı tarafından; kumaş kalitesinin iyi olmaması, desenin istenildiği gibi olmaması ve davacının beklentilerini karşılamaması nedeniyle tüketiciye sunulmaya uygun görülmediğini, bunun üzerine müvekkillerinin yine 2018 yılının Kasım ayında Bursa’da bulunan başka kumaş üreticileri ile iletişime geçerek bilinen bir görsel indirme sitesi olan Shutterstock üzerinden ücreti karşılığında bir leopar görseli indirerek kumaş kalitesini uygun bulduğu Bursa’da mukim bir üretici ile çalışma kararı aldıklarını, bu işbirliği sonucu üretilen leopar desenli şalların müvekkilleri tarafından...

mağazasında ve onlıne olarak satışa sunulmaya başlandığını, davalının 25.02.2019 tarihinde kendisine ait io.des ve ... isimli instagram hesapları aracılığı ile yaptığı paylaşımlarda, " davacının bir kaç ay önce kendisi ile iletişime geçtiğini, bunun neticesinde... için birkaç farklı tasarım hazırladığını, fakat üretim aşamasında projenin davalılar tarafından ukalaca iptal edildiğini, fakat tasarımların aynısının bir süre sonra aynı şekilde... markası altında satışa sunulduğunu, söz konusu durumun fikir, zaman ve emek hırsızlığı olduğunu" iddia ederek adeta bir karalama kampanyası başlattığını, davalıya 26.02.2019 tarihinde noter aracılığıyla ihtarname gönderilerek davalıya ait instagram hesaplarından kısa bir tekzip metni yayınlanmasının talep edildiğini, davalının cevabi ihtarnamesi ile söz konusu tekzip metninin yayınlanmasının mümkün olmadığının belirtildiğini, davacı hakkında davalı yan tarafından yapılan haksız açıklamaların sosyal medyada pek çok takipçisi bulunan timelessmagazine gibi başka hesaplarda da yayınlanmaya başlandığını, davalının sosyal medya hesaplarında davacı hakkında sarf ettiği sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup davacının söz konusu saldırının hukuka aykırılığının tespitini ve zararlarının tazminini talep hakkı bulunduğunu, davalının söz konusu eylemlerinin davacıların kişilik haklarına saldırının yanısıra aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiğini,davalının da moda- tasarım sektöründe faaliyet gösterdiği, sektörlerinde ve hatta Türkiye genelinde iyi şöhret ile tanınmış davacıları asılsız ve gerçek dışı, hakarete varan söylemler ile sosyal medya üzerinden on binlerce kişinin okuyacağı şekilde incitici biçimde kötülediğinin sabit olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, davalı tarafından io.des ve ...

ibareli instagram hesaplarından bir düzeltme metni yayınlanmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu sosyal medya paylaşımlarının ifade özgürlüğü kapsamında kalan ve davacılara karşı herhangi bir hakaret, yerici ifade içermeyen paylaşımlar olduğunu, söz konusu paylaşım sebebiyle davacıların saygınlığına halel geldiğinden ve davacıların herhangi bir zarara uğradığından söz edilemeyeceğini, nitekim bu paylaşımlardan sonra davacıların sosyal medya hesaplarının takipçisinin arttığını, müvekkilinin davaya konu paylaşımı kendisine ait İnstagram hesabının hikayelerim kısmından sadece 24 saat kalabilecek şekilde paylaştığını, paylaşının 24 saat sonra imha olduğunu, sosyal mecralarda, tanınmış bir kişi ile ilgili olumlu beyanlar olabileceği gibi eleştiri ve negatif yorumlar da olabileceğini, tanınmış kişinin bu riski göze alması gerektiğini, davacılardan ...’in halkla ilişkiler işlerini yürüten çalışanı aracılığı ile kendi markası olan...

adı altında bir işbirliği projesi yapmak üzere davalı ile iletişime geçtiğini, tarafların toplamda 3 toplantı yaparak tasarımlar, numuneler, satışa sunulacak olan ürünlerin üretimi ile bu ürünlerin satış fiyatı vb. birçok konuda mutabık kaldıklarını, tüm süreç içinde toplantılar dışında yazışmaların danışman tarafından yürütüldüğünü, danışmanın davalı tarafından üretilen numunelerden bir kısmının ... tarafından beğenilmesi sonucu davalının üretim aşamasına geçebileceğini ifade ettiğini, fakat davalının teyit amaçlı .... ile iletişime geçtiğinde ...’in o işle kafamı yoramayacağım ifadesi üzerine üretim aşamasına geçmediğini, tüm bu sürecin sonunda üretim için makul bir süre geçtikten sonra davacılar dışındaki başkaca yollardan davacılardan...

markasının logosuyla kendi tasarladığı, davalı tarafından davacılara numunelerinin teslim edildiği, üretiminde anlaştıkları bir tip eşarbın davalının logosu çıkartılmak suretiyle satışa sunulduğunu gördüğünü, leopar deseni hukuki olarak koruma altında olan bir desen olmadığından desenden ötürü davalının herhangi bir fikri hak talebi bulunmadığını, fakat davacı markası altında üretilen eşarbın kullanım amacı, kumaş cinsi, kenarındaki siyah şerit detayı da dahil olmak üzere ürünlere ait tüm fikir detaylar davalıya ait olup, davacıların davalıyı kardan mahrum etmek ve davalıya ait tasarım ve fikirlerden kazanılacak tüm parayı kendi hesaplarına geçirmek amacıyla genel olarak hukuka ve özel olarak dürüstlük kuralına aykırı davrandıklarını, davalının ürünlerini %100 ve yüksek kalite ipek ve yün kumaştan ürettiğini, davacı markası altında üretilen şalların %10 kaşmir ve %90 modal olan ve %100 yünden oldukça düşük kalitede olduğu, fikir, zaman ve emek hırsızlığı olarak yazılan ifadenin davacılardan herhangi birinin kişiliği veya kimliği için söylenen sözler olmamakla birlikte duruma atfedilmiş zarflar olduğunu, ayrıca davacının davalıya sarf ettiği o işle kafamı yoramayacağım ifadesinin davalı tarafından ukalaca bulunmasının makul olduğunu ve bu ifadenin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının @... ve @io.des isimli İnstagram hesabı üzerinden gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve aynı Kanun'un 56 ıncı maddeleri hükümleri uyarınca, "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, " manasında haksız rekabete yol açacak nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine, menine, davalı tarafça, davalıya ait İnstagram hesaplarında, "....

(@.....) ve ..... Tekstil Kozmetik Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. (@...) aleyhine yayınlanmış olan paylaşımda her ne kadar.... ve... Tekstil Kozmetik Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine ''ukala'', '' fikir, zaman ve emek hırsızı'' gibi asılsız beyan ve ithamlarda bulunulmuş ise de söz konusu beyan ve ithamların gerçeği yansıtmadığı gibi kişilik haklarını zedeleyen haksız rekabet yaratan ve neticeten hukuka aykırı olduğu da İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/157 Esas sayılı dosya üzerinde ikame ettiğimiz dava ile sübut bulmuştur.'' şeklinde düzeltme metni yayınlamasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne ilişkin kararın gerekçesinin açıklanmadığını, delillerin tartışılmadığını, salt bilirkişi raporuna atıfla yetinildiğini, müvekkilinin yaptığı paylaşımlarda haksız rekabet konusu fiilleri ne şekilde gerçekleştirdiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin yaşanan olaylar öncesinde davacılarla görüşmeleri sırasında hazırladığı tasarımların, davacıya teslim ettiği numunelerin kendi logosu çıkartılmak suretiyle davacıya ait... markası adı altında satışa sunulduğunu gördüğünü ve kendisine yapılan bu haksızlığı kendisine ait instagram hesabının story kısmında paylaştığını, dosyada mübrez bu paylaşımların tekrar değerlendirilmesini talep ettiklerini, taraflarınca söz konusu paylaşımda bahsedilen ürünlerin dosyaya sunulduğunu ve karşı tarafın dosyaya sunmuş olduğu ürünler karşılaştırıldığında bahse konu tasarımların kötü niyetli bir şekilde davacı tarafça kullanıldığını, davalı müvekkili tarafından instagram hesabından yapılan söz konusu paylaşımların tamamiyle davacı tarafından yapılan bu haksızlığa karşılık bir sitem içerdiğini, bu sitemin 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve aynı Kanun'un 56 ıncı maddeleri hükümlerinde belirtilen fiiller ile uygunluğu yönünden gerekçesiz olarak yapılan değerlendirmenin kabulünün hiçbir şekilde mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı paylaşımların, davacının mallarının kötülenmesi veyahut ticari hayatının olumsuz yönde etkilenmesi sonucunu doğurduğuna dair hiç bir veri veya bilginin dosyaya sunulmadığını, ele alınması gereken hususun yanlış yanıltıcı veya gereksiz yere kötüleme iken, paylaşımlarda davacıya yönelik ne tür bir kötülemenin yapıldığının açıklanamadığını, manevi tazminat yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 58 inci maddesinde belirtilen şartların değerlendirilmediğini, tamamen gerekçesiz olarak tazminata hükmedildiğini, bilirkişi raporunda davacı tarafından üretilen eşarpta açık ayıp bulunduğunun tespit edildiğini, davacıların ise davalı müvekkili tercih etmemelerindeki sebebin kalite eksikliği olduğunu öne sürdüklerini, yapılan teknik inceleme sonucunda davacıların hali hazırda ürettirdiği ve pazara sundukları ürünlerin ayıplı ve düşük kalitede olduğunun tespit edildiğini, sırf bu hususun dahi davacıların haksız ithamlarda bulunduklarını ve haksız ve mesnetsiz bu davayı taraflarına ikame ettiğinin göstergesi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tekzip metni yayınlanması ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci alt bendi ve aynı Kanun'un 56 ncı maddesi.

3.6098 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.