6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında bekleme ücretinden gönderici değil taşıyıcı sorumludur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/927 E. 2022/1770 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı Bekleme Ücreti Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu'na tabi bir taşımada, taşıyıcının makul yükleme/boşaltma süresini aşması nedeniyle bekleme ücretine hak kazanabilmesi için (TTK 863/3), gecikmenin gönderenin kusurundan kaynaklandığının ispatı gerekir; gecikmenin taşıyıcının kendisinin veya alt taşıyıcısının göndericinin talimatlarına (örn. gümrükleme limanı bildirimine) uymamasından kaynaklandığının anlaşılması halinde, gönderici bekleme ücretinden sorumlu tutulamaz.

Ele alınan sorunlar

Bekleme ücretinden davalı göndericinin sorumlu olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili; CMR Konvansiyonu'nun 11. maddesi gereğince göndericinin hatasından kaynaklanan durumlarda taşıyıcının zararından göndericinin sorumlu olduğunu, aracın beklemesinin davalının eksik ve hatalı belge sunmasından ve yenisini tedarik edememesinden kaynaklandığını, Cenova ile Trieste arasında istenen evraklar bakımından fark bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinde fazla beklerse, taşıma ücretine ek bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır (TTK 863/3). Somut olayda serbest sürenin aşıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, davacı tarafça gecikmenin davalının eksik ve hatalı belge sunmasından ve yenisini tedarik edememesinden kaynaklandığı ileri sürülmüş, ancak bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Buna karşın CMR senedi ile belge niteliğinde bulunan taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından; davalı gönderici tarafından emtianın varış gümrüğünün Cenova olarak bildirildiği, CMR senedinde de gümrükleme adresinin bu şekilde gösterildiği, alıcının da gümrükleme için Cenova limanında beklediği, ancak davacı taşıyıcının varış gümrükleme limanı konusunda göndericinin talimatlarına uymaması sonucu emtiayı taşıyan aracın Trieste limanına gittiği, gecikme nedeniyle bilgi almak isteyen alıcı ile göndericiye davacı akdi taşıyıcı ve alt taşıyıcısının gerekli bilgileri vermediği, alt taşıyıcının yüklemeyi de geç yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda gecikmenin tamamen davacı akdi taşıyıcı ile alt taşıyıcısının kusurundan kaynaklandığı, davalı göndericinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davalının bekleme ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda bekleme ücretinden sorumluluğun gecikmenin kusur kaynağına göre belirlenmesi gerektiğini; taşıyıcının kendi risk alanından kaynaklanan (göndericinin talimatlarına uymama, alt taşıyıcının gecikmesi gibi) nedenlerle oluşan gecikmede göndericinin sorumlu tutulamayacağını gösterdiğinden, taşıma hukukuna ilişkin benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu taşıma sözleşmesi bekleme ücreti akdi taşıyıcı alt taşıyıcı gönderici itirazın iptali ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı TTK 863/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/927

KARAR NO 2022/1770

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/02/2020

NUMARASI 2018/458 Esas 2020/192 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/12/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasındaki taşıma işleri nedeniyle müvekkilinin cari hesabında davalıdan 2.500-Euro alacaklı olduğunu, davalının borcunu ödemekten imtina etmesinden dolayı alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, takip navlun alacağına dayandığından davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, alacağın müvekkilinin ticari defter kayıtları ve fatura ile sabit olduğunu belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan kendisini borçlandıracak ve borç yükü altına sokacak hiçbir yasal talebinin ve hizmet alımının söz konusu olmadığını, davacının bekleme ücreti adı altında kesilen fıktif bir işleme dayalı fatura düzenlediğini ve davalı müvekkiline gönderdiği faturanın kabul edilmediğinin noter aracılığı ile davacıya bildirildiğini, faturanın gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 01.08.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle davaya cevaplarını ıslah ederek; müvekkili tarafından İtalya'nın Cenova kentine ihraç edilen gıda maddelerinin müvekkiline ait fabrikadan teslim alınıp bu ülkedeki müşteriye teslim edilmesi işini davalının üstlendiğini, ancak emtianın Cenova limanına gitmesi gerekirken, davacının ihmal ve kusuru ile sözleşmeye aykırı olarak daha uzak bir yer olan Trieste limanına indiğini, dava konusu faturanın ise tamamen davacı şirketin kusuruyla emtiayı taşıyan aracın limanda bekleme süresine ilişkin ve davacının kusurundan kaynaklanan bir kalem olduğunu, üç dört gün boyunca alıcı tarafından aranan davacının alt taşıyıcısının Cenova limanında bulunamadığını, uzun arayışlar sonucunda aracın Trieste limanına indiğinin öğrenildiğini, gecikme davacının kusurundan kaynaklandığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davacının davalı gönderenden aldığı gümrükleme konusundaki emirlere uymadığı, davacının hatasından kaynaklanan sebeplerle bekleme faturası düzenlemede haksız olduğu ve davalı şirketin iade faturası düzenlemesinin yerinde olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın niteliği itibariyle davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkili tarafından düzenlenmiş olan bekleme ücreti faturasından davalının sorumlu olduğunu, CMR Konvansiyonunun 11. maddesi gereğince, göndericinin hatasından kaynaklanan durumlarda taşıyıcının zararından göndericinin sorumlu olduğunu, müvekkiline ait aracın beklemesinin davalının eksik ve hatalı belge sunmasından ve yenisini tedarik edememesinden kaynaklandığını, Cenova ile Trieste arasında istenen evraklar bakımından hiç bir fark bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı akdi taşıyıcı tarafından davalı göndericiye hitaben düzenlenen bekleme ücreti faturasına dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı tarafından İtalya'daki alıcıya gönderilen kurutulmuş domates emtiasının taşınması işinin akdi taşıyıcı olarak davacı tarafından üstlenildiği, taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere davacının taşıma işini dava dışı bir alt taşıyıcıya verdiği, emtiayı taşıyan aracın gümrükleme için İtalya'nın Cenova limanına giriş yapması gerekirken Trieste limanına gittiği, bu suretle yaşanan gecikme nedeniyle davacı tarafından takibe dayanak 06.09.2018 tarihli 2.500-Euro tutarlı bekleme ücreti açıklamalı faturanın düzenlendiği, ancak davalı tarafça faturaya yasal süresinde itiraz edildiği anlaşılmaktadır.

Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Taşıyıcının, belirlenen sürede veya makul sürede taşıma işini yerine getirmesi durumunda isteyebileceği taşıma ücreti, sözleşmede belirlenen ücrettir. Ancak taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinde fazla beklerse, taşıma ücretine ek bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır (6102 sayılı TTK'nın 863/3. maddesi). Tarafların ayrıca taşıma sözleşmesine, yükleme ve boşaltmanın makul süre içinde yapılmaması halinde taşıyıcının ek ücrete hak kazanacağına ilişkin hüküm koymaları da mümkündür. Somut olayda, davacı akdi taşıyan tarafından üstlenilen taşımada serbest sürenin aşıldığı hususunda bir uyuşmazlık yoktur.

Davacı tarafça, gecikmenin davalının eksik ve hatalı belge sunmasından ve yenisini tedarik edememesinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Ancak bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Buna karşın CMR senedi ile belge niteliğinde bulunan taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından; davalı gönderici tarafından emtianın İtalya'daki varış gümrüğünün Cenova olarak bildirildiği, nitekim 0007876460 numaralı CMR senedinde de gümrükleme adresinin ... olarak gösterildiği, emtianın alıcısının da gümrükleme için Cenova limanında beklediği, ancak davacı taşıyıcının varış gümrükleme limanı konusunda göndericinin talimatlarına uymaması sonucu emtiayı taşıyan aracın Trieste limanına gittiği, gecikme nedeniyle bilgi almak isteyen alıcı ile davacı göndericiye bu süreçte davacı akdi taşıyıcı ve alt taşıyıcısının gerekli bilgileri de vermediği anlaşılmaktadır.

Yine taraflar arasındaki yazışmalardan, alt taşıyıcının yüklemeyi de geç yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda gecikmenin tamamen davacı akdi taşıyıcı ile alt taşıyıcısının kusurundan kaynaklandığı, davalı göndericinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davalının bekleme ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/12/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148459 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.