6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Franchise sözleşmesinde cezai şartın tenkisi ve icra inkar tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1465 E. 2023/230 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Tacir tarafından kararlaştırılmış maktu cezai şart, kural olarak TTK 22 uyarınca indirime konu olamasa da, tarafların ticari ilişkisinin süresi ve işlem hacmi karşısında borçlunun iktisaden mahvına yol açacak nitelikteyse mahkemece re'sen değerlendirilerek tenkis edilebilir. Ayrıca miktarı maktu olarak belirlenmiş olsa bile, geçerliliği ve fahiş olup olmadığı yargılamayı gerektiren cezai şart alacağı likit sayılmaz ve bu kalem üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemez. Tenkis nedeniyle reddedilen kısım üzerinden ise borçlu yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

Cezai şartın tenkis edilip edilmeyeceği → kısmi kabul

İddia: Davalı, cezai şart tutarının fahiş olduğunu, sözleşmenin ailevi ve ekonomik nedenlerle sonlandırıldığını ileri sürerek cezai şart talebinin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Gerekçe: Davalının sözleşmedeki taahhüdüne rağmen ürün alımını kesip sözleşmeyi fiilen sonlandırdığı ve bunun davacının kusurundan kaynaklandığına ilişkin bir iddia ve delil ileri sürülmediği sabit olup, cezai şart talebinin koşulları oluşmuştur. Ancak TTK'nın 22. maddesi gereğince, tacirin kural olarak cezai şarttan indirim talep hakkı bulunmamakla birlikte, cezai şart tacirin iktisaden mahvını gerektirecek derecedeyse tenkise karar verilebilir. İlk derece mahkemesi bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapmamıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin kısa bir süre devam etmiş olması ve ticari işlem hacmi dikkate alındığında, 10.000-TL cezai şartın davalının iktisaden mahvına neden olacak miktarda olduğu anlaşılmakla, kararlaştırılan cezai şart tutarından takdiren %50 oranında indirim yapılması gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Cezai şart alacağı nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği → kısmi kabul

İddia: Davalı, alacağın yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Yasal düzenlemelere göre ceza koşulunun istenip istenemeyeceği, geçerli olup olmadığı ve miktarının fahiş olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirir niteliktedir. Yerleşmiş yargı uygulamasında da cezai şart alacağının likit olmadığı kabul edilmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddesinde kararlaştırılan cezai şart maktu bir tutar olsa da, yargılamayı gerektiren bu istek nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır; icra inkar tazminatı yalnızca cari hesap alacağı ile bedelsiz gönderilen ürün alacağı üzerinden hesaplanmalıdır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Tenkis nedeniyle reddedilen kısım için davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti → ret

Gerekçe: Tenkis nedeniyle reddedilen kısım üzerinden davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tacirler arası sözleşmelerde maktu olarak belirlenen cezai şartın, TTK 22 kapsamında borçlunun iktisaden mahvına yol açacak ölçüde olması halinde tenkis edilebileceği ve bu tür cezai şart alacaklarının likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına konu edilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir gerekçe içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart tenkis TTK 22 franchise sözleşmesi icra inkar tazminatı likit alacak itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 22 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1465

KARAR NO 2023/230

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/07/2020

NUMARASI 2020/58 Esas 2020/380 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/02/2023

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı hakkında Beykoz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 11.149,14-TL cari hesap ve sözleşme alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkili ile davalı arasında 14.01.2016 tarihinde akdedilmiş olan franchising satış sözleşmesinin 7.11 maddesi gereğince davalının sözleşme süresi boyunca bayi olarak kalmayı taahhüt ettiğini, taahhüt karşılığında davalıya 100 kg bedelsiz çiğ köfte gönderileceğinin, taahhüdün ihlali halinde ise 10.000-TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalının ara vermeme taahhüdüne rağmen 26.04.2016 tarihinde satışa son verdiğini, bu nedenle davalının cezai şartı ve bedelsiz gönderilen ürün bedelini ödemek zorunda olduğunu, ayrıca davalının cari hesap borcunun da bulunduğunu belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 414,74-TL tutarında cari hesap alacağının göründüğü, yine taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7.11. maddesi göz önünde bulundurulduğunda, taahhüt karşılığı 100 kg bedelsiz olarak gönderilmesi gereken çiğ köfte karşılığı olarak davalıya 120 kg bedelsiz çiğ köfte gönderildiği ve bedelsiz gönderimlerin tamamlanmasından sonra ilk olarak 01.03.2016 tarihli fatura ile bedelli çiğ köfte gönderimlerine başlandığı, bedelli faturalar üzerinden çiğ köftenin kg fiyatının 6,80-TL olduğu, bedelsiz gönderilen miktar her ne kadar 120 kg olarak bulunmuş olsa da, sözleşme gereği bedelsiz ürünün 100 kg olacağının kararlaştırılması nedeni ile bedelsiz teslimatlar tutarının hesaplanmasında 100 kg çiğ köfte miktarı esas alınmış olup, bedelsiz çiğ köfte karşılığının KDV dahil 734,40-TL olarak hesaplandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bir sebeple iptal edilmediği takdirde 3 (üç) yıl geçerli olduğunun ve bu süre içinde franchisee (bayinin) satışa ara veremeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığı, bu taahhüdün ihlali halinde bayinin davacıya 10.000-TL cezai şart olarak ödemeyi açıkça kabul ettiği, bilirkişi raporunda yapılan tespitler doğrultusunda davacının cari hesabında davalıya en son 26.04.2016 tarihli irsaliyeli fatura düzenlendiği, tarafların ticari işlemlerinin yaklaşık olarak 3,5 ay sürdüğü, yani davalı tarafça satışa ara verildiği, sözleşmenin geçerli bir sebeple iptaline ve satışa ara verilmediğine yönelik bir tespit bulunmadığı gibi, davalı tarafından da bu hususa ilişkin bir delil ileri sürülmediği, usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, davalının sözleşmenin 7.11 maddesindeki hükümlere ve taahhüdüne uygun hareket etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile takibin 414,70-TL cari hesap alacağı, 10.000-TL cezai şart ve 734,40-TL sözleşme bedelinden kaynaklı alacak olmak üzere toplam 11,149,14-TL alacak üzerinden aynen devamına, davalı aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı; çalışma döneminde işin tutmaması, satış yapılamaması ve ailevi nedenlerle işin sonlandırılması amacıyla davacıya e-posta gönderdiğini, davacının buna rağmen cezai şart ve alacak talebinin hukuka uygun olmadığını, cezai şart tutarının fahiş olduğunu, kalan borcu varsa ödeyeceğini, ancak cezai şart miktarının ağır olduğunu, ayrıca cezai şart talebinin reddinin gerektiğini, ayrıca alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasında akdedilmiş franchise sözleşmesi hükmünün ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile cari hesap alacağı ve bedelsiz gönderilen ürün bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.11 maddesinde, davalının sözleşme süresi boyunca bayi olarak kalmayı taahhüt ettiği, taahhüt karşılığında davalıya 100 kg bedelsiz çiğ köfte gönderileceği, taahhüdün ihlali halinde ise davalı bayi tarafından 10.000-TL cezai şart ödeneceği, 11.7 maddesinde ise sözleşme süresinin 3 yıl olduğu hüküm altına alınmıştır.Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davalının taahhüdü karşılığı davalıya toplam 120 kg bedelsiz çiğ köfte gönderildiği, sözleşmedeki hüküm gereği 100 kg üzerinden davacının bedelli faturalarına göre 6,80-TL olan kg fiyatı üzerinden KDV dahil 734,40-TL çiğ köfte bedeli hesaplandığı, davacının ayrıca 414,74-TL cari hesap alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.

Davalının sözleşmedeki taahhüdüne rağmen ürün alımını kestiği ve sözleşmeyi fiilen sonlandırdığı sabittir. Davalı tarafça, sözleşmenin davacının kusuruyla feshedildiği hususunda bir iddia ve delil de ileri sürülmemiştir. Bu nedenle cari hesap alacağı ve bedelsiz gönderilen ürün bedeli yanında, talep koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, mahkemece cezai şarta hükmedilmesi de yerindedir. TTK'nın 22. maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da, cezai şart tacirin iktisaden mahvını gerektirecek derecedeyse tenkise karar verilebileceği kuşkusuzdur. Mahkemece bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi, davalı tarafça ticari defterleri de inceleme için ibraz edilmemiştir.

Taraflar arasındaki ticari ilişkinin kısa bir süre devam etmiş olması ve ticari işlem hacmi dikkate alındığında, 10.000-TL cezai şartın davalının iktisaden mahvına neden olacak miktarda bulunduğu, kararlaştırılan cezai şart tutarından takdiren %50 oranında indirim yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ancak tenkis nedeniyle reddedilen kısım üzerinden davalı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir. Diğer yandan yasal düzenlemelere göre ceza koşulunun istenip istenemeyeceği, geçerli olup olmadığı ve miktarının fahiş olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirir niteliktedir. Yerleşmiş yargı uygulamasında da cezai şart alacağının likit olmadığı kabul edilmektedir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.11 maddesinde kararlaştırılan cezai şart maktu bir tutar olsa da, yargılamayı gerektiren bu istek nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; kararlaştırılan cezai şarttan indirim yapılmaması ve bu alacak kalemi likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "cezai şarttan tenkis yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı aleyhine cari hesap alacağı ile bedelsiz gönderilen ürün alacağı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalının istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2020 Tarih 2020/58 Esas - 2020/380 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne; davalının Beykoz İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin 414,70-TL cari hesap alacağı, 5.000-TL cezai şart ve 734,40-TL ürün bedeli olmak üzere 6.149,10-TL alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, fazlaya ilişkin istemin tenkis nedeniyle reddine, Hükmedilen 1.149,10-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 229,82-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 420,04-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme ve icra veznesine yatırılan toplam 190,4‬0-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 229,64‬‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 219,6‬0-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.200-TL bilirkişi ücreti ve 277,44-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.477,44‬-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 3.400-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Tenkis nedeniyle reddedilen kısım üzerinden davalı yararına yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına" Davalı tarafından yatırılan 191-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/02/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148272 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.