Ayıp iddiası üzerinde inceleme yapılmadan itirazın iptaline karar verilmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1463 E. 2023/142 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Ticari satımda alıcının ayıp iddiası ileri sürülmüşse, mahkeme satılan üzerinde inceleme yaptırmadan, ayıbın niteliği (açık/gizli), ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ve satıcının ağır kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarını değerlendirmeden itirazın iptaline/davanın kabulüne karar veremez; bu inceleme yapılmadan verilen karar kaldırılmayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Davalının ayıp iddiasının incelenmeden davanın kabulüne karar verilmesi → kabul
İddia: Davalı vekili; yalnızca tarafların defterleri üzerinde inceleme yapıldığını, ayıplı mallar üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, davalıdan alınan kumaş ile üretilen ürünlerin ihracı için verildiği aracı firma tarafından kumaş hataları ve ayıp nedeniyle iade edildiğini ve bedelinin ödenmediğini, bu hususta davacıya ihtarname gönderildiğini, ayıbın gizli nitelikte olduğunu ve alınan uzman görüşünde kumaş kalite farklılıklarının tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dava tacirler arası satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında 15/12/2018 tarihli fatura kapsamında kumaş alımına ilişkin ticari ilişki bulunmakta olup ürünlerin teslim edildiği ve tarafların ticari defterlerinin alacak miktarı bakımından uyumlu olduğu ihtilaf dışıdır. Davalı ise satın aldığı kumaşların ayıplı olduğunu, bu kumaştan üretilen ürünler nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. TTK 23/1-c gereğince malın ayıbı teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde, açıkça belli değilse teslimden sonra 8 gün içinde inceleyip veya inceletip ayıbı satıcıya ihbarla yükümlüdür; diğer durumlarda TBK 223/2 uygulanır. TBK 223 gereğince alıcı satılanı işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirip ayıbı uygun sürede bildirmek zorundadır; bildirmezse satılanı kabul etmiş sayılır, ancak olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz ve ayıp öğrenilir öğrenilmez bildirilmelidir. TBK 225/1 gereğince ağır kusurlu (iğfal) satıcı, ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz; TBK 225/2 gereğince bu kural satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar için de geçerlidir. Ürünlere ilişkin satış faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olması ve bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi, ayıptan kaynaklanan hakların kullanılmasına engel değildir. Davalı tarafından ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ilk olarak 21/05/2019 tarihli ihtarnamede ileri sürülmüş olup ürünler üzerinde inceleme yapılmadığından ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, davalının ayıp ihbar sürelerine riayet edip etmediği ve satıcının ağır kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılamamaktadır. Bu durumda mahkemece davalıya satılan üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği, davacının sözleşmeye aykırı ifa nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, davalının elinde kalan ürünlerin ekonomik değeri bulunup bulunmadığı ve uğradığı zararın miktarı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının ayıp iddiası yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari satımlarda alıcının ayıp iddiası ileri sürüldüğünde, satılan üzerinde inceleme yaptırılmadan ve ayıp ihbar sürelerine riayet edilip edilmediği ile satıcının ağır kusuru değerlendirilmeden itirazın iptali davasının kabul edilemeyeceği hususunda emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari satım↗ ayıp ihbarı↗ gizli ayıp↗ açık ayıp↗ ağır kusur (iğfal)↗ ticari defter kaydı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1463
KARAR NO 2023/142
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/10/2020
NUMARASI 2019/702 Esas - 2020/399 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/01/2023
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı firmadan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borcu olmadığını beyan ederek takibe itiraz ettiğini, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili firmanın davacıya borcu bulunmadığını, sözleşmenin davacı tarafından gereği gibi ifa edilmediğini, davalıdan alınan kumaş ile oluşturulan ürünlerin yurt dışına ihracı için aracı firmaya verildiğini, ancak söz konusu ürünlerin kumaş hataları ve ayıplı olması nedeniyle aracı firmaya iade edildiğini ve bedelinin ödenmediğini, aracı firma tarafından müvekkiline reklemasyon faturası kesildiğini, bu hususta davacı firmaya 21/05/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davacının edimini gereği gibi yerine getirmeyerek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı taraf aleyhine icra takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının defter ve kayıtlarına göre 138.673,99-TL borçlu bulunduğu, davalı tarafın ayıplı mallar ile ilgili 15.12.2018 tarihli 24.411,48-TL bedelli faturayı kayıtlarına aldığı, ancak faturanın iadesinin tebliğine ilişkin bir belgenin ibraz edilmediği, davalının kendi yasal defterlerinde davacı alacağının kayıtlı bulunduğu, kendi defterlerindeki kayıtların aksinin iddia edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibinin 138.543,62-TL üzerinden devamına, alacağa avans faizi uygulanmasına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yalnızca tarafların defterleri üzerinde inceleme yapıldığını, ayıplı mallar üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacının fatura içeriği mal ya da hizmet teslimine yönelik edimini sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiğini, davalıdan alınan kumaş ile oluşturulan ürünlerin yurt dışına ihracı için aracı firmaya verildiğini, ancak söz konusu ürünlerin kumaş hataları ve ayıplı olması nedeniyle aracı firmaya iade edildiğini ve bedelinin ödenmediğini, aracı firma tarafından müvekkiline reklemasyon faturası kesildiğini, bu hususta davacı firmaya 21/05/2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davacının edimini gereği gibi yerine getirmeyerek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, ürünlerdeki ayıbın gözden geçirilme ile ortaya çıkabilecek nitelikte bir ayıp olmadığını, gizli nitelikte olduğunu, Marmara Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümünden alınan görüş raporunda ürünler arasında kumaş kalite farklılıklarının olduğunun tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tacirler arası satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalıdan olan 138.543,62-TL cari hesap alacağının tahsili için icra takibine girişmiş olup iş bu davası ile davalının takibe itirazının iptalini talep etmektedir. Davalı ise 15/12/2018 tarihli 24.411,48-TL bedelli fatura konusu kumaşlarla imal edilen ürünlerin kumaş hataları ve ayıpları nedeniyle kendi müşterisi tarafından iade edilmesinden dolayı zarara uğradığını belirterek davanın reddini savunmakta olup cari hesapta yer alan faturalara bir itirazı bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir.
Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.
Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. TBK m.225/2 düzenlenmesinde ise satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükmün geçerli olduğu düzenlenmiştir. Ağır kusur kavramı, satılanın ayıplı bir şekilde devrinde satıcının ağır ihmal halini kastetmektedir.
Ağır ihmal halinde ise hukuka aykırı sonuç bilinmemekte, istenmemekte; ancak bu sonuç, anlayışlı ve normal dikkatli her insanın aynı durum ve şartlar altında alınmasını gerekli göreceği en ilkel (iptidai) tedbirlerin alınmaması, en basit özenin gösterilememesi yüzünden gerçekleşmektedir. (YAVUZ, Cevdet, Meslekten Satıcının Ayıptan Sorumluluğu, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 6-2, Güz 2019, s.113). Taraflar arasında 15/12/2018 tarih 24.411,48-TL bedelli fatura kapsamında kumaş alımına ilişkin ticari ilişki bulunmakta olup, ürünlerin teslim edildiği hususu ihtilaf dışıdır. Yine tarafların ticari defterlerinin, davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar bakımından uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Ancak davalı, davacıdan satın aldığı kumaşların ayıplı olduğunu, bu kumaştan üretilen ürünler nedeniyle zarara uğradığını belirterek davanın reddini savunmaktadır. Ürünlere ilişkin satış faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olması ve bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi ayıptan kaynaklanan hakların kullanılmasına engel değildir. Davalı tarafından ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ilk olarak 21/05/2019 tarihli ihtarnamede ileri sürülmüştür. Ancak ürünler üzerinde inceleme yapılmadığından ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı olması halinde ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, davalının ayıp ihbar sürelerine riayet edip etmediği, satıcının ağır kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılamamaktadır.
Bu durumda mahkemece davalıya satılan üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediği, davacının sözleşme aykırı ifa nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, davalının elinde kalan ürünlerin ekonomik değeri bulunup bulunmadığı, uğradığı zararın miktarı tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalının ayıp iddiası yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2020 Tarih 2019/702 Esas - 2020/399 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 2.366-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 27/01/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148059 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi