Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6875 E. 2015/12811 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ nispi vekalet ücreti↗ zamanaşımı defi↗ yönetim kurulu kararı↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zararın 2006 yılında düzenlenen denetleme raporu ile öğrenildiği, davanın açılış tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, Telsim hisse alımı nedeniyle borç alınan firmaya ödeme yapılmadığı, hissenin satımından kar elde edildiği, 16.955,27 TL zararın ispatlanamadığı, 25.000 TL apel ödemesinin Rumeli Telekoma aktarıldığı, ödemenin şirketin yararına olduğunu davalıların ispatlaması gerektiği, 16.11.2001 tarihinde görevli olan yönetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 25.000 TL'nin davalı Ç.. E.., H.. A.., Ç.. Ç..'ndan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı Ç.. E.., H.. A.., Ç.. Ç.. vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı denetçiler yönünden her ne kadar apel ödemesinin grup şirketine aktarılması istemine ilişkin olarak dava esastan reddedilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/son maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan sonra 20.12.2006 tarihinde açılması ve mahkeme kararının sonucu itibariyle doğru olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece davacı şirketin ilk apel ödemesinin grup şirketine 16.11.2001 tarihinde aktarıldığı gerekçesiyle mümeyyiz davalıların sorumluluğuna karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/son maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan sonra 20.12.2006 tarihinde açılması nedeniyle, davalıların zamanaşımı defi kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, 5411 SK'nun 133/son maddesi kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda lehine hükmedilen tarafa vekalet ücreti maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece reddedilen talep yönünden davalılar yararına nispi vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketlerin itirazlarının iptali ile takiplerin devamını
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/571 E. 2020/2908 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ne kadar apel ödemesinin grup şirketine aktarılması istemine ilişkin olarak dava esastan reddedilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde «zamanaşımına» uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan …
2- Dava, davacının eski «yönetim kurulu» üyesi olan davalıların sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece davacı şirketin ilk apel ödemesinin grup şirketine 16.11.2001 tarihinde aktarıldığı gerekçesiyle mümeyyiz davalıların sorumluluğuna karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde «zamanaşımına» uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan sonra 20.12.2006 tarihinde açılması nedeniyle, davalıların «zamanaşımı defi» kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir …
… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zararın 2006 yılında düzenlenen denetleme raporu ile öğrenildiği, davanın açılış tarihi itibariyle «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, Telsim hisse alımı nedeniyle borç alınan firmaya ödeme yapılmadığı, hissenin satımından kar elde edildiği, 16.955,27 TL zararın ispatlanamadığı, 25.000 TL apel ödemesinin Rumeli Telekoma aktarıldığı, ödemenin şirketin yararına olduğunu davalıların ispatlaması gerektiği, 16.11.2001 tarihinde «görevli» olan «yönetim kurulu» üyelerinin zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 25.000 TL'nin davalı Ç..
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma kararı ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu edilen alacağın dayanağını teşkil eden avans makbuzlarının davalı ...yönünden en «son» tarihlisinin 02.02.2001, diğer davalı ... yönünden ise en son tarihlisinin 17.04.2002 olduğu, zararın meydana geldiği tarih itibari ile 6762 sayılı TTK'nın 309/son maddesinde öngörülen fiilin vukuu bulduğu tarihten itibaren 5 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra icra takiplerinin yapıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12467 E. 2015/9292 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · yönetim kurulu kararı · vekalet ücreti · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacının eski «yönetim kurulu» üyesi olan davalıların sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece davacı şirketin ilk apel ödemesinin grup şirketine 16.11.2001 tarihinde aktarıldığı gerekçesiyle mümeyyiz davalıların sorumluluğuna karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde «zamanaşımına» uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan sonra 20.12.2006 tarihinde açılması nedeniyle, davalıların «zamanaşımı defi» kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir …
3- Öte yandan, 5411 SK'nun 133/«son» maddesi kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda lehine hükmedilen tarafa «vekalet ücreti» maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece reddedilen talep yönünden davalılar yararına «nispi vekalet ücreti» verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zararın 2006 yılında düzenlenen denetleme raporu ile öğrenildiği, davanın açılış tarihi itibariyle «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, Telsim hisse alımı nedeniyle borç alınan firmaya ödeme yapılmadığı, hissenin satımından kar elde edildiği, 16.955,27 TL zararın ispatlanamadığı, 25.000 TL apel ödemesinin Rumeli Telekoma aktarıldığı, ödemenin şirketin yararına olduğunu davalıların ispatlaması gerektiği, 16.11.2001 tarihinde «görevli» olan «yönetim kurulu» üyelerinin zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 25.000 TL'nin davalı Ç..
Benzer bu kararda2-Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Kanun'un 133. maddesinde, «faaliyet izni kaldırılan» bankaların ortakları, «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçileri aleyhine açılan «sorumluluk davalarına» ilişkin düzenlemelere yer verilmiş ve «son» fıkrasında da bu madde kapsamında açılan davalarda, «vekalet ücretinin» maktu olarak belirleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mülga 6762 sayılı TTK'nun 309. maddesinde, «yönetim kurulu» üyeleri ve müdürler aleyhine açılacak sorumluluk davaları açısından özel «zamanaşımı» sürelerinin öngörüldüğü, bu kapsamda bu tür davaların, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku tarihi …
Somut olayda, davalının, «faaliyet izni kaldırılan» dava dışı banka ile yukarıda açıklanan biçimde bir ilişkisi bulunmadığından davanın anılan madde kapsamında kalmadığı gözetilerek davanın reddi nedeniyle davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet izninin kaldırılması · fon alacağı · ecrimisil · sorumluluk davası · maktu vekalet ücreti · anonim şirket
Benzer bu kararda… e usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın, yönetimine el konulan banka ile aynı binada faaliyet gösteren ve el konulan bankanın iştiraki olan dava dışı «anonim şirketin» «ecrimisil» borcunun ödenmesinden kaynaklandığı ileri sürülen zararın, söz konusu şirketin müdüründen tahsili için açılmasına ve bu hali ile «fon alacağı» niteliğinde bulunmayan dava konusu alacağa 5411 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen 20 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Kanun'un 133. maddesinde, «faaliyet izni kaldırılan» bankaların ortakları, «yönetim kurulu» üyeleri ve denetçileri aleyhine açılan «sorumluluk davalarına» ilişkin düzenlemelere yer verilmiş ve «son» fıkrasında da bu madde kapsamında açılan davalarda, «vekalet ücretinin» maktu olarak belirleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalının, «faaliyet izni kaldırılan» dava dışı banka ile yukarıda açıklanan biçimde bir ilişkisi bulunmadığından davanın anılan madde kapsamında kalmadığı gözetilerek davanın reddi nedeniyle davalı yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1603 E. 2022/7210 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma
Benzer bu kararda… enen davalıların birlikte bu zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki davanın HMK 150.maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı ...’ın davadan önce vefat ettiği anlaşılmakla, bu davalı hakkındaki davanın bu nedenle reddine ve davanın diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmişt …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7996 E. 2013/22423 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ne kadar apel ödemesinin grup şirketine aktarılması istemine ilişkin olarak dava esastan reddedilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde «zamanaşımına» uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan …
2- Dava, davacının eski «yönetim kurulu» üyesi olan davalıların sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece davacı şirketin ilk apel ödemesinin grup şirketine 16.11.2001 tarihinde aktarıldığı gerekçesiyle mümeyyiz davalıların sorumluluğuna karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde «zamanaşımına» uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan sonra 20.12.2006 tarihinde açılması nedeniyle, davalıların «zamanaşımı defi» kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir …
… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zararın 2006 yılında düzenlenen denetleme raporu ile öğrenildiği, davanın açılış tarihi itibariyle «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, Telsim hisse alımı nedeniyle borç alınan firmaya ödeme yapılmadığı, hissenin satımından kar elde edildiği, 16.955,27 TL zararın ispatlanamadığı, 25.000 TL apel ödemesinin Rumeli Telekoma aktarıldığı, ödemenin şirketin yararına olduğunu davalıların ispatlaması gerektiği, 16.11.2001 tarihinde «görevli» olan «yönetim kurulu» üyelerinin zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 25.000 TL'nin davalı Ç..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309/«son» maddesinde, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrayacağının belirlendiği, somut olayda; dava konusu taşınmazın satışının 09.04.2007 tarihinde gerçekleştirildiği, varsa davacı zararının, tapuda satışın gerçekle …
Mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan madde şirket yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davalarında uygulanacak zamanaşımı süresini düzenlemektedir.
Bu durumda, davacı tarafından davalı ...'ye karşı açılan davada, «zamanaşımı» hususunun bu çerçevede değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ... hakkındaki davanın da, 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · şirket müdürü · şirket zararı · husumet
Benzer bu kararda2- Ancak davacı, şirkete ait taşınmazın «şirket müdürü» davalı ... tarafından davalı ...'a «muvazaalı» olarak devredildiğini, bu sebeple «şirketin zarara» uğradığını iddia edip her iki davalıya da «husumet» yönelterek tazminat talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6875 E. , 2015/12811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ 32. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/07/2013
NUMARASI 2011/62-2013/159
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/07/2013 tarih ve 2011/62-2013/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı TMSF ile davalı Ç.. E.. H.. A.. C. Ç.. vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü hazır bulunan davacı TMSF vekili Av. G.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkil şirketin yönetici ve denetçileri olduğunu, 24.03.2006 tarihli genel kurulda ibra edilmemelerine ve haklarında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, 16.11.2001 tarihinde şirketin ilk apel ödemesi olan 25.000 TL'nin mali durumu zayıf grup şirketi olan Rumeli Telekoma aktarıldığını, şirketin amacı doğrultusunda kullanılmadığını, paranın halen tahsil edilemediğini, 25.07.2003 tarihinde 338.000 adet Telsim hisselerinin Pamukova Telk. AŞ'den borç para ile beheri 1 TL'den alındığını, hisselerin değersiz olduğunu, bu surette şirketi içinin boşaltıldığını, 16,955,27 TL fuzuli masraf yapıldığını ileri sürerek, 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Bir kısım davalılar vekilleri, zamanaşımı süresinin dolduğunu, zararın ispatlanması gerektiğini, 2001 faaliyet dönemine ilişkin olarak davallıların ibra edildiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…]. G.., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, zararın 2006 yılında düzenlenen denetleme raporu ile öğrenildiği, davanın açılış tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, Telsim hisse alımı nedeniyle borç alınan firmaya ödeme yapılmadığı, hissenin satımından kar elde edildiği, 16.955,27 TL zararın ispatlanamadığı, 25.000 TL apel ödemesinin Rumeli Telekoma aktarıldığı, ödemenin şirketin yararına olduğunu davalıların ispatlaması gerektiği, 16.11.2001 tarihinde görevli olan yönetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 25.000 TL'nin davalı Ç.. E.., H.. A.., Ç.. Ç..'ndan tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı, davalı Ç.. E.., H.. A.., Ç.. Ç.. vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı denetçiler yönünden her ne kadar apel ödemesinin grup şirketine aktarılması istemine ilişkin olarak dava esastan reddedilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/son maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan sonra 20.12.2006 tarihinde açılması ve mahkeme kararının sonucu itibariyle doğru olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının eski yönetim kurulu üyesi olan davalıların sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece davacı şirketin ilk apel ödemesinin grup şirketine 16.11.2001 tarihinde aktarıldığı gerekçesiyle mümeyyiz davalıların sorumluluğuna karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı TTK'nın 309/son maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda zararı doğuran eylemin 16.11.2001 tarihinde gerçekleşmesi, işbu davanın ise 5 yılılk zamanaşımı süresi dolduktan sonra 20.12.2006 tarihinde açılması nedeniyle, davalıların zamanaşımı defi kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, 5411 SK'nun 133/son maddesi kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda lehine hükmedilen tarafa vekalet ücreti maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece reddedilen talep yönünden davalılar yararına nispi vekalet ücreti verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Ç.. E.., H.. A.., Ç.. Ç.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan davalılar yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar Ç.. E.., H.. A.. ve C.. Ç..'dan alınıp davacı TMSF'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/147811400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz