Taşıyıcının ağır kusuru halinde sorumluluk sınırlamasından yararlanamaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1040 E. 2022/1832 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Zayi Bedeli mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Taşıma sözleşmesi kapsamında teslim alınan eşyanın taşıyıcı tarafından açıklanamayan bir şekilde zıyaa uğraması halinde, taşıyıcı kayıpta ağır kusurlu kabul edilir; ağır kusurlu taşıyıcı, TTK 886 uyarınca sorumluluktan kurtulma sebeplerinden ve TTK 882'deki sorumluluk sınırlamasından yararlanamaz.
Ele alınan sorunlar
Taşıyıcının kargonun zıyaından sorumluluğu ve sorumluluktan kurtulma imkânı → ret
İddia: Davalı vekili, kargo içeriğinde vana olarak bildirilmeyen ürünlerin vana olarak kabul edilerek değer biçilmesinin doğru olmadığını, TTK m.882'deki sınırlı sorumluluğun uygulanması gerektiğini, taşınan eşyaların ikinci el olup olmadığının araştırılmadığını ve teslim sırasında hasara ilişkin ihtirazi kayıt bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. TTK'nın 876. maddesine göre ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda davalı şirketin iç yazışmalarından, 17, 21, 28 ve 31 nolu kolilerin davalı tarafından alıcısına teslim edilmeyerek kaybedildiği anlaşılmakta olup davalı, emtianın kayıp nedenine ilişkin herhangi bir açıklama yapamamıştır. Kargonun ziyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup davalı taşıyıcı tarafından kayba ilişkin bir açıklama yapılamadığına göre, davalı taşıyıcı kayıpta ağır kusurlu kabul edilmelidir. Davalı ağır kusurlu bulunduğundan, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma sebeplerinden yararlanması mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ağır kusur halinde TTK 882 uyarınca sorumluluk sınırlamasından yararlanamama → ret
İddia: Davalı vekili, TTK m.882'de düzenlenen taşıyanın sınırlı sorumluluğunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Teslim tutanağında kargo içeriği hakkında açıklama bulunmasa da tutanakta 41 adet kolinin teslim edildiği yazılı olup, kolilere ilişkin alıcı adına düzenlenmiş fatura ve sevk irsaliyesine göre taşıma sırasında kaybolan emtianın 5 adet Q80 izlenebilir anahtarlı kelebek vana wafer, 8 adet Q100 izlenebilir anahtarlı kelebek vana wafer ve 6 adet 1 test drenaj vanası olduğu, bilirkişi tarafından kaybolan emtia bedelinin 6.012,80-TL olduğu hesaplanmıştır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre, zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Davalının ağır kusurlu olduğu tespit edilmekle, TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından yararlanması mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Taşıyıcının, kaybolan emtianın kayıp nedenine ilişkin açıklama yapamaması halinde ağır kusurlu sayılacağı ve bu durumda TTK 882'deki sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer taşıma sözleşmesi kaynaklı zıya uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ zıya↗ ağır kusur↗ sorumluluk sınırlaması↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1040
KARAR NO 2022/1832
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/02/2020
NUMARASI 2018/632 Esas - 2020/196 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/12/2022
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı tarafın 16/11/2016 tarihinde teslim aldıkları 41 kolinin alıcıya dört adet ( 17 - 21 - 28 - 31 nolu )kolilerin eksik teslim edildiğini, bu eksiklik sebebiyle oluşan zararın tazmini için davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, takibe davalı tarafından itiraz edildiğini belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, TTK 889'da bu hususun düzenlendiğini, teslim sırasında ürünler üzerinde hasara ilişkin bir ihtirazi kaydın ileri sürülmediğini, kargo teslimi sırasında alıcı tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadan ihtirazi kayıtsız olarak teslim alındığını, herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, zararın oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının kabulünde olan 41 kolinin tamamının gönderilene teslim edildiği hususunda ispat külfetinin davalıda olduğu, davalının bu hususu dosyaya yansıyan delillere göre ispat edemediği, bu nedenle TTK'nın 874.ve 875.maddesi hükümleri gözetilerek kısmi zayi zararından davalının sorumlu tutulması gerektiği,bilirkişi raporunda, tazminat miktarının talep gibi 6.012,81-TL olabileceğinin tespit edildiği, bu tespitin fatura ve piyasa koşullarına uygun olduğu, davacının bu bedele hak kazandığı, diğer yandan davacının işlemiş faiz ve noter masraflarını da dahil ederek 6.828,60-TL talep ettiği, ancak noter ihtarının tebliğine ilişkin belgenin dosyaya sunulmadığı, noter masraflarının ise yine aynı şekilde belgelendirilmediği, davacının işlemiş faiz ve ihtarname giderini talep edemeyeceği, alacağın likit ve belirlenebilir olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 6.012,81-TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, kargo içeriğinde vana olarak bildirilmeyen ürünlerin vana olarak kabul edilerek değer biçilmesinin doğru olmadığını, ayrıca TTK m.882'de taşıyanın sınırlı sorumluluğunun düzenlendiğini, mahkemece taşıyanın sınırlı sorumluluğunun, taşınan eşyaların ikinci el olup olmadığının araştırılmadığını, teslim sırasında ürünler üzerinde hasara ilişkin bir ihtirazi kaydın bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında zayi edilen emtia bedelinin tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Somut olayda;
davacı tarafından 41 adet kolinin alıcı ...'a teslim edilmek üzere taşıma sözleşmesi kapsamında 08.06.2017 tarihinde davalıya teslim edildiği, ambar tesellüm fişinde emtianın niteliğine dair açıklama bulunmadığı, davalı şirketin iç yazışmalarından da anlaşılacağı üzere 17, 21, 28 ve 31 nolu kolilerin davalı tarafından alıcısına teslim edilmeyerek kaybedildiği, ancak davalı tarafından emtianın kayıp nedenine ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapılamadığı anlaşılmaktadır.Kargonun ziyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından kayba ilişkin bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı, taşıyıcı kayıpda ağır kusurlu kabul edilmelidir. Davalı, ağır kusurlu bulunduğundan, TTK'nın 886.
maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma sebeblerinden yararlanması mümkün değildir. O halde davalının kargonun kaybı sonucu oluşan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Teslim tutanağında kargo içeriği hakkında bir açıklama bulunmasa da; tutanakta 41 adet kolinin teslim edildiği yazılı olup kolilere ilişkin olarak alıcı adına düzenlenmiş fatura ve sevk irsaliyesine göre taşıma sırasında kaybolan emtianın 5 adet Q80 İzlenebilir Anahtarlı kelebek vana wafer, 8 adet Q100 izlenebilir anahtarlı kelebek vana wafer, 6 adet 1 test drenaj vanası olduğu,bilirkişi tarafından kaybolan emtia bedelinin 6.012,80-TL olduğu hesaplanmıştır.Diğer yandan TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Somut olayda da davalının ağır kusurlu olduğu tespit edilmekle, TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından yararlanması mümkün olmadığından mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 410,73 -TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 102,68-TL harcın mahsubu ile bakiye 308,05-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacının yaptığı 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/12/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/147780 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi