6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muaccel para alacağı belirsizse ihtiyati haciz talebi reddedilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/290 E. 2021/242 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinin kabul edilebilmesi için İİK 257/1 ve 258/1 uyarınca alacaklının, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun varlığını yaklaşık ispat ölçüsüyle mahkemeye kanaat getirecek şekilde göstermesi gerekir. Yönetici sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebi gibi kusurun ve zararın yargılama sonucunda belirleneceği, varlığı ve tutarı ihtilaflı olan alacaklar yönünden muaccel bir para alacağının bulunduğu söylenemeyeceğinden, bu tür taleplerde ihtiyati haciz talebi ön koşul eksikliği nedeniyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinin muaccel para alacağı koşulu yönünden değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, davalıların önceki yönetim döneminde şirketi zarara uğrattığını, arabuluculuk sürecine katılmamalarının mal kaçırma şüphesi oluşturduğunu, bir kısım davalının yurt dışında olup yerleşim yerinin belirsiz olduğunu, bu nedenlerle İİK 257 kapsamında ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı olunması gerekir. İİK 258/1'in 2. cümlesi uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur; yani İİK 257/1 kapsamında bir para borcunun alacaklısı olunduğu, borcun rehinle temin edilmediği ve vadesinin geldiği yaklaşık olarak ispat edilmelidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Somut olayda davacının talebi yönetici sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup para alacağı istemidir; davanın bulunduğu aşama itibariyle davalıların şirketin zararına kusurlarıyla sebebiyet verip vermediği belirli değildir, tazmini gereken bir zarar varsa tutarı yapılacak yargılama sonucunda belirlenecektir. Bu aşamada muaccel bir alacağın varlığı konusunda kafi kanaat verici görülmemesi isabetsiz değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yönetici sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebi gibi henüz kusur ve zarar tutarı yargılamayla belirlenecek, varlığı ihtilaflı alacaklar yönünden ihtiyati haciz talebinde İİK 257/1 anlamında muaccel para alacağı koşulunun oluşmayacağı yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz muaccel alacak yaklaşık ispat yönetici sorumluluğu para alacağı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K 257/1İ.İ.K 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/290

KARAR NO 2021/242

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİH 07/01/2021 (Ara Karar)

NUMARASI 2020/927 Esas

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİH 25/02/2021

İhtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

Davacı vekili; davalıların, müvekkili şirketin eski hissedarı ve yönetim kurulu üyeleri olduğunu, bir kısım davalıların ... A.Ş ve iştiraklerine el konulması nedeniyle davalıların Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan yargılandığını ve yargılamasının devam ettiğini, davalıların kayyım atanması öncesindeki davacı şirketi zarara uğratıcı işlemlerinin 05/08/2020 tarihli MS 05 rapor numaralı denetim raporu ile tespit edildiğini, kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerinin ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete, hem pay sahiplerine hem de alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduklarını, davacının maliki bulunduğu İstanbul ...

Mahallesi, ... pafta, ... adada kayıtlı ... parsel sayılı taşınmazın muvazaalı bir şekilde şirketle ilgili kişilere devredildiğini, davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı ... marka aracın 30/09/2014 tarihinde ... isimli şahısa defter değerinin altında ve defter değerine göre 13.267- TL zararla satıldığını, aracın ikinci el satış araç değerinin altında satışıyla şirketin zarara uğradığını, davacı şirketin yönetiminin ilgili yasal düzenlemelerle kayyımlık yetkisini haiz TMSF'ye devredilmiş olmakla, ... A.Ş'nin davalıların kusurlu işlemleri neticesinde uğratıldığı zararın davalılardan tazmini için davanın açılması zaruriyetinin doğduğunu, bildirerek, HMK md 406/2 İİK md 257, md 264 vd hükümleri uyarınca davalıların malvarlıklarının ihtiyaten haczine, davada davacı şirketin zararının tam ve kesin olarak hesaplanmasıyla birlikte bedel arttırımında bulunmak kaydıyla, davacının 500.000-TL kayıp ve zararının davalılardan, TTK 557 maddesi uyarınca mahkemece tespit olunacak kusur oranlarına göre hesaplanacak tazminat tutarları üzerinden, zarar tarihinden itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi oranı üzerinden işlemiş ve işleyecek gecikme faiziyle birlikte tahsiline ve davacı ...

A.Ş'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının iş bu davada davalıların malvarlığına ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği, yönetici sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebi para alacağı istemini içerdiği, ihtiyati haciz kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati haciz kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekilinin dosyaya sunduğu belgelerin somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması ve borçluların mal kaçırmak gibi bir niyetinin olmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz isteyen davacı vekili; kayyım ve TMSF 'nin yönetime gelmesinden önce 2013-2015 yılları arasında müvekkil şirket nezdinde, o dönem yöneticilerinin yaptığı işlemler sebebiyle şirketin zarara uğradığını, davalıların arabuluculuk sürecinde herhangi bir iletişimde ve katılımında bulunmamasının mal kaçırma durumlarının olabileceği konusunda şüpheye mahal verdiğini, ilk derece mahkemesinin denetim raporundan edindiği bilgilerde değerlendirme yaparken yanılgıya düştüğünü, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinde 2018/82 E. ile kayıtlı davanın iddianamesinde bir kısım davalının ülke dışında olduğu bu sebeple ulaşılmasının mümkün olmadığını bu sebeplerden ötürü İİK 257 kapsamında davalıların muayyen yerleşim yerlerinin olmamasından dolayı talebinin kabulü gerektiğini, bu nedenlerle ara kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.

Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.Somut olayda; davacı yönetici sorumluluğundan kaynaklanan tazminat isteminde bulunmuş olup, para alacağı istemine ilişkindir.Davanın bulunduğu aşama itibariyle davalıların şirketin zararına kusurlarıyla sebebiyet verip vermediği belirli değildir.Tazmini gereken bir zarar var ise, tutarı yapılacak yargılama neticesinde belirlenecektir.Davanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati haciz istemi yönünden muaccel bir alacağın varlığı konusunda kafii kanaat verici görmeyen mahkemenin takdirinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosya kapsamı itibariyle; ihtiyati haciz isteminin reddine dair ara karara yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 25/02/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/144494 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.