6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetki itirazının haksız reddi: mernis adresi değişikliği ve HMK 19/son

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/594 E. 2021/627 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Rücuen tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiusul emsali

Davacının nitelemesi: Sigorta Halefiyeti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın gösterdiği yetkili mahkemenin, davalının dava tarihindeki gerçek (mernis) yerleşim yeriyle uyuşmaması halinde, HMK 19/son uyarınca bu yetki itirazı dikkate alınamaz ve dava açıldığı mahkeme bu suretle yetkili hale gelir.

Ele alınan sorunlar

Yetki itirazının, davalıların dava tarihindeki gerçek (mernis) yerleşim yeriyle uyumsuz olması nedeniyle geçersizliği → kabul

İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinin davalıların iddia ettiği Ankara adresine tebliğ edilemediğini, mernis adresine göre tebliğ yapıldığını, bu durumda davalıların yerleşim yerinin Tekirdağ olduğunu, ayrıca HMK 16. madde uyarınca haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yerin İstanbul İli Çatalca İlçesi olması nedeniyle davanın kesin yetkiye tabi olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Dava, taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. TTK 1472/1 uyarınca sigortacı, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek halefiyet ilkesi gereği sigortalının haklarını kullanabilir; sigortalı hangi yetkili yerde dava açabilecekse sigorta şirketi de aynı yerde dava açabilir. HMK 6. madde genel yetkili mahkemeyi davalının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirlerken, HMK 16. madde haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılmaktadır. HMK 19/2 uyarınca yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi ve itiraz eden tarafın yetkili mahkemeyi (veya birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi) bildirmesi gerekir; aksi halde itiraz dikkate alınmaz. Somut olayda davalılar cevap dilekçesinde yetkili mahkeme olarak Ankara Mahkemelerini göstermiş, ancak UYAP sorgulamasında dava tarihi itibarıyla davalıların mernis adresinin Tekirdağ İli, Muratlı İlçesi olduğu görülmüştür. Davalıların gösterdiği yetkili mahkeme, dava tarihindeki gerçek yerleşim yerlerine uymadığından, bu yetki itirazı HMK 19/son uyarınca dikkate alınamaz ve dava açıldığı mahkeme bu suretle yetkili hale gelmiştir. Bu nedenle yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmesi isabetsizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Davalının cevap dilekçesinde gösterdiği yetkili mahkemenin, dava tarihindeki gerçek yerleşim yerine (mernis kaydına) uymaması durumunda HMK 19/son uyarınca yetki itirazının dikkate alınamayacağı ve davanın açıldığı yer mahkemesinin yetkili hale geleceği yönündeki tespiti nedeniyle emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın gösterdiği yetkili mahkemenin dava tarihindeki gerçek yerleşim yerine uymaması halinde bu itiraz HMK 19/son uyarınca dikkate alınmaz ve dava açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki itirazı halefiyet rücuen tazminat mernis adresi kesin olmayan yetki HMK 19/son

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 16HMK 19/2HMK 19/son

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/594

KARAR NO 2021/627

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/12/2020

NUMARASI 2020/12 Esas 2020/783 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/04/2021

Yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ;davacının dava dışı sigortalı ... Ltd. Şti. lehine 28.03.2019 başlangıç, 28.03.2020 bitiş günlü taşıyıcı sorumluluk poliçesi tanzim edildiğini, poliçede emtia cinsinin muhtelif emtialar olarak kayıtladığını ve araç-sefer başı 500.000-TL teminat verildiğini, taşıma yapılan aracın sürücü ...’ün aracı ihtiyatlı kullanmaması nedeniyle yükün araç üzerinden düşmesi ile hasar oluştuğunu, hasar sonrasında varış yerinde ekspertiz incelemesi yapıldığını, malları hasara uğrayan ... A.Ş.’nin zararını 14.10.2019 gün, ... no, 4.795,52-TL bedelli, ... A.Ş.’nin ise 11.09.2019 gün, ... no, 116.082-TL bedelli faturalar ile sigortalıya fatura ettiklerini, müvekkilinin sigortalı ...’e banka havalesi yoluyla 27.11.2019 günü 45.209,23-TL ödediğini, bu ödemeye bağlı olarak sigortalının halefi olduğunu, aracın davalı ...

üzerine kayıtlı olduğunu, haksız fiil hükümlerine göre davalıların birlikte sorumlu olduklarını, ödenen hasar bedeli 45.209,23-TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; davalıların yerleşim yeri Ankara olup Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın her iki tarafının da ticari işletme olmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kazada müvekkillerinin kusurlarının olmadığını, yükleme ve bağlamanın sigortalı şirket bünyesinde yapıldığını, davacının kendi düzenlediği evraklar dışında müvekkilinin kusurlu olduğuna dair tek bir somut delil bulunmadığını, müvekkilinin aracı yol, trafik ve hava şartlarına uygun biçimde kullandığını, bunun en somut örneğinin ekte sunulan Takograf görüntüsü ve olay yeri resimleri olduğunu, bu nedenlerle davanın yetki ve görev yönünden ,aksi halde esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının 6102 sayılı TTK 1472 maddesi çerçevesinde açtığı davayı, zarar gören sigortalının yerleşim yeri ya da haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinde değil yetkisiz mahkemede açtığı, bu nedenle yetkili yer mahkemesi seçme hakkının davalılara geçtiği gerekçesiyle davalıların yetki itirazının kabulü ile davanın usulden reddine, davaya bakma yetkisinin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne ait olduğuna karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; dava dilekçesinin davalıların iddia ettikleri Ankara adresinden taşındıkları için davalılara tebliğ edilemediğini, mernis sisteminde yer alan Tekirdağ adresine tebliğ edilebildiğini, bu halde davalıların yerleşim yerinin Tekirdağ ili olduğunu, HMK 16.maddesi çerçevesinde haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yerin İstanbul İli Çatalça İlçesi olduğundan Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın kesin yetkiye tabi olmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat davasına ilişkindir. TTK 1472/1. madde ile; sigortacının, sigorta tazminatı ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçerek, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı var ise bu hak tazmin ettiği bedel kadar olup, sigortacıya intikal etmektedir. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmış ise, sigortacı mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Halefiyet ilkesi gereği sigortalı hangi yetkili icra müdürlüğünde takip yapacak ise, sigorta şirketi de aynı yetkili icra dairesinde takip yapabilecek dava açabilecektir.HMK 6.madde uyarınca ;

genel yetkili mahkeme ,davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.HMK'nın 16. maddesinde; haksız fiilden doğan davalarda ise haksız fiilin işlendiği yer dışında zararın meydana geldiği yer, gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olarak kabul edilmiştir.6100 sayılı H.M.K.'nın 19. maddesinin 2. bendinde “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmü bulunmaktadır.Somut olayda davalılarca usulüne uygun olarak cevap dilekçesi ile ilk itiraz olarak yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğu ileri sürülmüştür.

UYAP sisteminden yapılan sorgulamada dava tarihi olan 06/01/2020 tarihi itibariyle davalıların mernis adresinin Tekirdağ İli, Muratlı İlçesi olduğu, bu durumda davalıların yetki itirazı dikkate alınamayacak olup davanın açıldığı mahkeme HMK 19/son uyarınca yetkili hale gelmiştir.Yetki itirazının yerinde olmadığı gözetilerek reddine karar verilmesi gerekirken yetki itirazının kabulüyle yetkisizlik kararı verilmesi isabetsizdir. Bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)a-3 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/12 Esas-2020/783 Karar sayılı ve 01/12/2020 tarihli kararının HMK.'nun 353(1)a-3 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/04/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/144348 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.