İtirazın iptali için arabuluculuğa başvuru, alacak davası için de dava şartını karşılar
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/393 E. 2021/361 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Arabuluculuk Dava Şartı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İcra takibine itiraz üzerine alacaklının genel hükümlere dayalı alacak davası açması İİK 67 uyarınca mümkündür; arabuluculuk tutanağında uyuşmazlık konusunun 'itirazın iptali' olarak gösterilmiş olması, aynı alacağa ilişkin olarak açılan alacak davası için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği sonucunu doğurmaz. Tutanak ile dava konusu alacağın aynı alacağa ilişkin olduğu tespit edildiğinde, sadece tutanaktaki ibareye bakılarak şekli inceleme ile dava şartının yerine getirilmediğine hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Ticaret sicilinden terkin edilen davacı şirketin vekilinin işlemlerinin geçerliliği → ret
Gerekçe: Davacı şirketin sicilden terkin edildiği tespit edildiğinden dosya, şirketin ihyasının sağlanması, vekile yeni vekaletname verilmesi veya şirket temsilcisinin davaya ve istinaf başvurusu dilekçesine muvafakatinin alınması için mahalline geri çevrilmiştir. Şirketin ihyası sağlanmış, tasfiye memuru atanmış ve tasfiye memuru yapılan işlemlere icazetini bildirmiştir. Bu nedenle yetkisiz vekilin yaptığı işlemler temsilci tarafından onanmış olup, davalı vekilinin vekile yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra takibine itiraz nedeniyle açılan alacak davasında arabuluculuk dava şartının, tutanakta 'itirazın iptali' olarak yazılmış olması nedeniyle yerine getirilmemiş sayılıp sayılmayacağı → kabul
İddia: Davacı vekili, arabuluculuğa usulüne uygun başvurulduğunu, geçerli bir anlaşamama tutanağı bulunduğunu, davanın konusu erken kapama kaynaklı faiz alacağı olup itiraza uğrayan takip alacağı için dava açıldığını, sadece tutanakta 'itirazın iptali' yazılmasının arabuluculuğa başvurulmamış sayılmasını gerektirmeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Arabuluculuk tutanağında uyuşmazlığın icra takibinden kaynaklı itirazın iptali olarak belirtilmiş olmasına karşın, aynı alacağa ilişkin olarak alacak davası açıldığı anlaşılmaktadır. İİK 67. maddesi uyarınca icra takibinde alacağı itiraza uğrayan alacaklının dilerse genel hükümlere dayalı olarak alacak davası açması, dilerse itirazın iptalini istemesi mümkündür. Ödeme emrinin incelenmesinde, kredi erken kapamadan kaynaklanan ve icra takibine konu olan alacak nedeniyle arabulucuya başvurulduğu anlaşıldığından, şekli inceleme yapılmak suretiyle arabulucuya başvuru şartının yerine getirilmediğine hükmedilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İcra takibine itiraz eden alacaklının aynı alacak için arabuluculuk başvurusunda tutanağa 'itirazın iptali' yazılmış olmasının, sonradan açılan alacak davası için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği sonucunu doğurmayacağı yönünde emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; icra takibine itiraz üzerine açılan alacak davasında da aynı alacağa ilişkin arabuluculuk başvurusu bu dava şartını karşılar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk dava şartı↗ itirazın iptali↗ alacak davası↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru↗ icazet↗ TTK 5/A↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/393
KARAR NO 2021/361
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/09/2019
NUMARASI 2019/366 Esas 2019/782 Karar
DAVA
Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/03/2021
Arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı bankadan 06.08.2009 tarihinde 550.000-TL tutarında kredi kullandığını, müvekkilin ödediği taksitlerin büyük kısmını da faizlerin oluşturduğunu, müvekkili şirketin mevcut faiz maliyetine daha fazla katlanmamak için Ekim 2010 itibarı ile kredisini erken ödeyerek kapattığını, davalı bankanın ise müvekkilinin yaptığı ödemenin akabinde müvekkilinin hesaplarından, kredi erken kapama maliyeti adı ile 41.106,45-TL para çektiğini, davalı bankanın müvekkili şirketin hesabından çektiği paranın iadesi için faiz alacağı talep edilmeksizin dava açtıklarını ve İstanbul 16. ATM 2014/1134 Esas sayılı dosyasıyla kabul edilen davada faiz alacağı talebi bulunmadığını beyan ederek;
müvekkilinden fazla tahsil edilen 16.136,47-TL'ye 09.11.2000 tarihinden itibaren işleyecek faiz alacağına ilişkin işbu belirsiz alacak niteliğindeki davanın kabulü ile, şimdilik 7.000,00-TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde 8804 sayılı ve 20.04.2015 tarihli ilan edildiği üzere ticaret sicilinden re’sen silindiği, davacı taraf şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş olması nedeniyle tüzel kişiliğinin sona erdiği başvurucu vekiline verilen İstanbul ... Noterliği’nin 12.11.2010 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde arabuluculuk yoluna başvurmaya, görüşmelere katılmalara, görüşmelerde temsil etmeye ve tutanak imzalamaya dair hiçbir yetki verilmediğini, arabuluculuk daveti de usul ve yasalara aykırı şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1134 E., 2017/1081 K.
Sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediğini, davacını talebinin zaman aşımına uğradığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu arabuluculuk son tutanağında arabuluculuk konusu uyuşmazlığın "İstanbul ... İcra müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı itirazın iptali" olduğu, ancak huzurdaki davanın alacak davası olduğu, davacının arabuluculuğa başvurmadan dava açmış olduğu gerekçesiyle HMK 114, TTK 5/A ve Arabuluculuk Kanunu 18/A-2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; arabuluculuğa başvurulmuş olup geçerli bir şekilde düzenlenmiş anlaşamama tutanağı bulunduğunu, davanın konusunun müvekkili şirketin davalı ... Bankası'ndan aldığı kredinin erken kapamasından kaynaklı ana para alacağının geçmiş dönemine ilişkin faiz alacağına ilişkin olduğunu, yapılan takibe itiraz üzerine alacağın tahsili için dava açıldığını, sırf arabuluculuk tutanağında itirazın iptali şeklinde yazıldığı için arabuluculuğa başvurulmamış sayılmanın hukuken kabul edilemeyeceğini, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İstinaf incelemesi üzerine dosya dairemize intikal ettiğinde ,davacı şirketin sicilden terkin edildiği tesbit edildiğinden ,davacı şirketin ihyasının sağlanması ,vekile yeni vekaletname verilmesi veya şirket temsilcisinin davaya ,istinaf başvurusu dilekçesine muvafakatının alınması için dosya mahalline geri çevrilmiş, şirketin ihyası sağlanmış ve tasfiye memuru olarak ... atanmış,yapılan işlemlere icazetini de dosyaya bildirmiştir.bu sebeble yetkisiz vekilin yaptığı işlemler temsilci tarafından onanmış olmakla davalı vekilinin vekile yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde bulunmamaktadır. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Arabuluculuk tutanağında; uyuşmazlığın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından kaynaklı itirazın iptali olduğu belirtilmişse de, aynı alacağa ilişkin olarak alacak davası açıldığı anlaşılmaktadır. İİK 67.maddesi uyarınca icra takibinde alacağı itiraza uğrayan alacaklının dilerse genel hükümlere dayalı olarak alacak davası açması ,dilerse itirazın iptalini istemesi mümkündür. Ödeme emrinin incelenmesinde 17.7987,69-TL faiz alacağının tahsilinin talep edildiği (kredi erken kapamadan kaynaklanan) ve icra takibine konu olan alacak nedeniyle arabulucuya başvurulduğu anlaşılmakla şekli inceleme yapılmak suretiyle arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nin 353/(1).a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/09/2019 Tarih 2019/366 Esas 2019/782 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/144116 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi