Sicilden terkin edilen şirketin ihyasında yargılama gideri ve tasfiye memuru sorunu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/146 E. 2021/119 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
TTK geçici 7. madde uyarınca re'sen terkin edilen bir şirketin ihyası istendiğinde, mahkeme terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını (şirkete ve temsilcilerine ihtar gönderilip gönderilmediğini, ticaret sicil evraklarının incelenip incelenmediğini) araştırmadan, davalı sicili yasal hasım kabul ederek yargılama giderini davacı üzerinde bırakamaz. Ayrıca, sermayesi yasal asgari sınırın altında olduğu için terkin edilmiş bir münfesih şirketin ihyasına karar verilirken, ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekir; bu husus istinaf sebebi yapılmamış olsa da mahkemece re'sen dikkate alınmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Terkin işleminin usulüne uygunluğu araştırılmadan davalı sicilin yasal hasım sayılarak yargı gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması → kabul
İddia: Davacı vekili, TTK geçici 7. maddenin istisnai ve sınırlı nitelikte olduğunu, kapsamının genişletilemeyeceğini, terkin işleminin usulüne uygun yapılmadığını, bu nedenle kusurlu olarak terkin işlemi yapan davalının yargı giderinden sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: TTK geçici 7/3. madde uyarınca Ticaret Sicili Müdürlüklerine, kapsam dahilindeki şirketleri re'sen tespit edip terkin işlemlerini sonuçlandırma görevi verilmiştir. Kanunun 4. maddesi uyarınca da terkin öncesinde şirketin ticaret sicilindeki kayıtlı son adresine ve temsile yetkili kişilere ihtar gönderilmesi ve bu ihtarın ilanı gerekmektedir. Somut olayda, ticaret sicil müdürlüğünün terkin işlemi öncesinde şirket tüzel kişiliğine ve temsile yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetlenebilmesi için ticaret sicil evrakları celp edilip incelenmemiştir. Terkin işleminin usulüne uygunluğuna ilişkin tebligatlar getirtilip bu husus değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davalının yasal hasım olduğu gerekçesiyle yargı giderinin davacı üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir (Yargıtay 11. HD'nin 15/01/2020 tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı).
Gerekçe kaynağı: özgün
İhyasına karar verilen tüzel kişiliğin sermayesinin yasal asgari sınırın altında olması ve tasfiye memuru atanması gerekliliği → kabul
Gerekçe: TTK'nın 580. maddesi uyarınca limited şirketlerin asgari sermayesi 10.000 TL olmasına karşın, ihyasına hükmedilen tüzel kişiliğin sermayesinin 5.000 TL olduğu, ticaret sicilinden gelen cevapta da şirketin 6103 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince sermayesini artırmadığından terkin edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Terkin işlemi TTK geçici 7. madde uyarınca yapılmış olsa da, münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK geçici 7. madde uyarınca re'sen terkin edilen şirketlerin ihyası davalarında, terkin işleminin usulüne uygunluğunun (ihtar ve ilan prosedürünün) araştırılması gerekliliği ile ihya kararında sermaye yetersizliği bulunan münfesih şirketler için tasfiye memuru atanması gerekliliği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Şirketin ihyası↗ Re'sen terkin↗ TTK geçici 7. madde↗ Yasal hasım↗ Tasfiye memuru↗ Asgari sermaye↗ Ticaret sicili ihtarı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/146
KARAR NO 2021/119
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/07/2020
NUMARASI 2019/437 Esas 2020/294 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/02/2021
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı olan .... Limited Şirketi aleyhine Karadeniz Ereğli 2.İş Mahkemesi nezdinde 2017/356 esas ve yine tarafları ve konusu aynı olan aynı mahkemenin 2017/329 Esas sayılı dosyalarında rücuen tazminat talepli dava açıldığını, davalı şirkete tebligat yapılamadığını, Ticaret odası kayıtlarında yapılan araştırmada şirketin 6102 sayılı TTK nun geçici 7.maddesi gereğince 07/07/2014 tarihinde sicilden resen terkin edildiğinin anlaşıldığını belirterek anılan şirketin terkin kaydının kaldırılmasını ve tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dilekçesinde; müvekkilinin TTK 32 madde hükmü uyarınca işlem yaptığını, dava konusu olayda da ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nun geçici 7 maddesi ile "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketleri ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret sicil Kayıtlarının Silinmesine ilişkin Tebliği "hükümleri çerçevesinde işlem gerçekleştirildiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil nosunda kayıtlı olan ve sicilden 07/07/2014 tarihinde resen terkin edilen şirketin Karadeniz Ereğli 2.İş Mahkemesi nezdinde 2017/356 esas ve yine tarafları ve konusu aynı olan aynı mahkemenin 2017/329 Esas sayılı dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak TTK 547.maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesinde belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilen haller dışındaki durumlarda geçici 7.maddeye göre değil TTK'daki tasfiye usulüne uygun tasfiye yapılacağını, maddenin istisnai ve geçici oluşu göz önüne alındığında kapsamının genişletilemeyeceğini, kanunda gösterilmeyen bir halin tebliğ ile düzenlenemeyeceği dikkate alındığında terkin işleminin usulüne uygun olmadığını, bu sebeple HMK 326 gereği kusurlu olarak terkin işlemi yapan davalının yargı giderinden sorumlu tutulması gerektiğini, bu nedenlerle kararın vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin hüküm davacı vekili tarafından davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi nedeniyle istinaf edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/3. bendi "Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir." şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işlemleri sonuçlandırma görevi yüklemiştir. Aynı Kanunun 4. maddesinde de “Ticaret sicili müdürlüklerince; a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır.
Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer."hükmünü haizdir.Somut olayda mahkemece davalı sicilin yasal hasım olması nedeniyle davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır. Re'sen terkin işleminin TTK geçici 7.madde uyarınca yapıldığı ,ticaret sicil müdürlüğünün terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı ,terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetlenebilmesi için ticaret sicil evraklarının celp edilip incelenmediği anlaşılmaktadır.
Sicilden terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı için yapılan tebligatların getirtilerek ,bu hususun değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken davalının yasal hasım olduğu gerekçesiyle yargı giderinin davacı üzerinde bırakılması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 11.HD'nin 15/01/2020 Tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı )TTK nun 580.maddesi uyarınca limited şirketlerin asgari sermayesi 10.000-TL dir. İhyasına hükmedilen tüzel kişiliğin ise 5.000-TL olduğu görülmektedir. Ticaret sicilinden gelen cevapta da ,şirketin 6103 sayılı kanunun 20.maddesi gereğince sermayesini artırmadığından terkin edildiği bildirilmiştir. Terkin işlemi TTK geçici 7.madde uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir.
İstinaf sebebi yapılmayan bu husus re'sen dikkate alınmıştır.Bu itibarla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2020 Tarih 2019/437 Esas 2020/294 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/02/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/143611 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi