6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Oy yasağını dolanmak amaçlı pay devri ve ibra kararının iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/717 E. 2021/634 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)kaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyesinin ibra oylamasından oydan yoksun olduğu bir dönemde paylarının bir kısmını eşine devretmesi, bu devir sonucunda ibra kararının münhasıran devredilen payların sahibi olan eşin oylarıyla alınması ve devir olmasaydı kararın çıkmayacağının anlaşılması halinde, bu pay devri TTK 433/1 uyarınca oy yasağını dolanma amaçlı kabul edilerek geçersiz sayılır ve buna dayanan ibra kararı iptal edilir. Ayrıca, oydan yoksunluğun tespiti hukuki nitelikte bir mesele olduğundan bu hususun çözümü için bilirkişi incelemesi gerekmez; hakim bu hususu doğrudan hukuk bilgisiyle çözebilir.

Ele alınan sorunlar

İbra kararının iptali için bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediği → kabul

İddia: Davacılar vekili, uyuşmazlığın hukuki nitelikte olup hakimin hukuk bilgisiyle çözebileceğini, bilirkişi incelemesini gerektirmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İptali istenen genel kurul kararı ibraya ilişkin olup, uyuşmazlığın çözümü için oy kullananların oydan yoksun olup olmadıklarının tespiti gerekmektedir. Bu husus, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir mesele olmayıp hakimin hukuk bilgisiyle çözebileceği bir ihtilaftır. Bu nedenle mahkemece kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığından bilirkişi incelemesinden vazgeçilmiş sayılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yönetim kurulu üyesinin eşine yaptığı pay devrinin TTK 433/1 uyarınca oy yasağını dolanma amaçlı ve geçersiz olup olmadığı → kabul

İddia: Davacılar vekili, TTK 433 uyarınca ibrada oy hakkından yoksun olan yönetim kurulu üyesinin bu yasağı dolanmak amacıyla paylarının bir kısmını eşine devrettiğini, bu devrin TTK 436/2 hükmünü dolanma amaçlı olduğunu, ibra kararının TMK 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 436. maddesi uyarınca pay sahiplerinden hiçbiri, kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı olduğu şahıs şirketleri ya da hakimiyeti altındaki sermaye şirketleri arasındaki kişisel bir işe veya işleme veya davaya konu olan müzakerelerde oy kullanamaz; şirket işlerinin görülmesine herhangi bir suretle katılmış olanlar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararlarda oy kullanamaz. Bu kural açık ibra kararlarında değil, TTK 424'e göre örtülü ibra kararlarında da uygulama alanı bulur. Ancak bilançonun onaylanması ve ibra ayrı ayrı gündem maddelerini teşkil ediyorsa, bilançonun onayı ibra anlamına gelmeyeceğinden bu oylamada oydan yasaklı diğer kişiler oy kullanabilir. TTK 433/1 uyarınca oy hakkının kullanılmasına ilişkin sınırlamaları dolanmak veya herhangi bir şekilde etkisiz bırakmak amacıyla payların veya pay senetlerinin devri geçersizdir. Somut olayda, yönetim kurulu üyeleri toplam 54.000 pay ile oydan yasaklıdır; davacılar 20.000 pay ile red oyu kullanmıştır; yasaklı oylar ve davacılar dışındaki tek pay sahibi 1.000 pay ile eşin kendisidir. 3.6.2016 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyesinin payı 1.900.000-TL, eşinin payı 25.000-TL iken, davaya konu genel kurulda üyenin payı 1.300.000-TL'ye düşmüş, eşinin payı 625.000-TL'ye yükselmiştir; diğer pay oranları değişmemiştir. Buna göre üye, paylarından 600.000-TL'lik kısmını eşine devretmiş ve ibra oylamasında bu eşin oylarıyla yönetim kurulu üyeleri ibra edilmiştir. Davacıların red oyu toplamı 20.000 iken eşin payı tek başına 1.000'den ibaret olduğuna göre, ibra kararının eşin oylarıyla alındığı anlaşılmakla TTK 433/1'deki koşulların tam olarak oluştuğu, pay devrinin ibra oylamasını doğrudan etkilediği anlaşılmakla pay devrinin oy yasağının dolanılması amaçlı yapıldığının kabulü gerekmektedir. Bu durumda devir geçersiz sayılacağından ibra kararının iptaline karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yönetim kurulu üyesinin ibra oylamasından önce oy yasağını dolanmak amacıyla paylarını eşine devretmesi ve bu devrin ibra kararının sonucunu belirleyici hale gelmesi halinde TTK 433/1 uyarınca devrin geçersiz kabul edilip ibra kararının iptal edilmesi gerektiğine dair somut hesaplamaya dayalı bir değerlendirme içermesi ve oy yasağı tespitinin bilirkişi incelemesi gerektirmeyen hukuki bir mesele olduğunun belirtilmesi yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
oy yasağı ibra kararı genel kurul kararının iptali pay devrinin geçersizliği TTK 433/1 TTK 436 TTK 424 dürüstlük kuralı bilirkişi incelemesi kesin süre

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — 6100 sayılı HMK 266/1 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 433/1TTK 436TTK 424 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/717

KARAR NO 2021/634

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/03/2019

NUMARASI 2018/365 Esas 2019/318 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2021

Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarfından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin 08.01.2018 Tarihli 2016 yılı olağan genel kurul erteleme toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı kararın yürürlüğünün durdurulmasını, yönetim kurulu üyelerinden ...'ın eşi ...'a yaptığı pay devrinin TTK M.433/1 hükmünce geçersiz olduğunun tespiti ile 08.01.2018 Tarihli 2016 yılı Olağan Genel Kurul erteleme toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; genel kurul toplantısında alınan tüm kararların; esas sözleşmeye, yasaya ve hukukun tüm temel ilkelerine, şirketlere hâkim olan ana ilke olan “çoğunluk ilkesine” uygun olarak alındığını, anonim şirket paydaşı şirkete ortak olurken, esasen bu hususu bilerek ortak olduğunu, davacıların şirketi zarara uğratacak nitelikteki iş ve işlemleri sebebiyle uğranılan zararların tazminini isteme ve her türlü hukuki yola başvuru hakkı saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun davanın reddine, TTK madde 448/3 hükmü gereğince, dava sebebiyle uğranılacak zararların teminatını teşkil etmek üzere, davacıların en az davalı şirkette sahip oldukları payın nominal tutarı kadar teminat göstermelerine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı tarafın da delil olarak dayandığı davalı şirket kayıtları üzerinde teknik bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verildiği, ancak kesin süre içerisinde davacı tarafın belirlenen avansı yatırmadığı gibi 3 nolu celsede ki beyanında "müvekkilerin ekonomik durumunun elvermemesi sebebiyle bilirkişi ücretini yatıramadıklarını, dosyaya sunmuş oldukları delillerin karar vermeye elverişli olduğunu, bilirkişi incelemesinden vazgeçilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini" beyan etmeleri nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılamadığı, ancak şirket faaliyetlerinin ve kayıtlarının teknik bilirkişi eliyle incelenmesi neticesinde davacı iddialarının gerçekliğinin ortaya konabileceği, dosya kapsamı itibariyle alınan genel kurul kararının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edip etmediğinin anlaşılamadığı, davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; dosya içeriğinin tamamen hukuki uyuşmazlıklara ilişkin bulunduğunu, TTK m 433 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy hakkından yoksun kişilerin, bu yasağı dolanmak amacı ile malik oldukları payları başka birine devredemeyecek olmasına rağmen bu hükme aykırı olarak YK üyesi ... tarafından eşine devir yaptığını, oy hakkından yoksun olduğundan; bu yasağı dolanmak amacıyla payların bir kısmını aynı zamanda eşi olan diğer hissedarlardan ...'a devrettiğini, pay devrinin amacının TTK m.436/2 hükmünü dolanmak olduğu;ibraya ilişkin alınan kararın TMK 2 maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu hususların hakimin takdirinde olup bilirkişi incelemesini gerektiren bir husus olmadığını,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı şirketin 08/01/2018 tarihinde yapılan 2016 yılı olağan genel kurulun ertelenen toplantısında alınan, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 nolu genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. TTK’nun 436.maddesinde,pay sahiplerinden hiç biri,kendisi,eşi alt ve üstsoyu veya bunların ortağı olduğu şahıs şirketleri yada hakimiyeti altında ki sermaye şirketleri arasındaki kişisel bir işe veya işleme veya davaya konu olan müzakarelerde oy kullanamayacağı düzenlenmiştir.Şirket işlerinin görülmesine her hangi bir suretle katılmış olanlar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına dair kararlarda oy kullanamazlar. Bu kural açık ibra değil TTK.'nın 424"e göre örtülü ibra kararlarında da uygulama alanı bulur.Ancak bilançonun onaylanması ve ibra ayrı ayrı gündem maddelerini teşkil ediyorsa bu durumda bilançonun onayı ibra anlamına gelmeyeceğinden ,bu oylamada ibra oylamasında oydan yasaklı diğer kişiler de oy kullanabilir.

TTK nın 433(1) uyarınca oy hakkının kullanılmasına ilişkin sınırlamaları dolanmak veya herhanibir şekilde etkisiz bırakmak amacıyla ,payların veya pay senetlerinin devri ya da pay senetlerinin başkasına verilmesi geçersizdir.6100 sayılı HMK. 266/1 hükmü gereği; mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Somut olayda iptali istenilen genel kurul kararı ibraya ilişkin olup; uyuşmazlığın çözümü için oy kullananların oydan yoksun olup olmadıklarının tesbiti gerekmektedir.Çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren bir husus olmayıp hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir ihtilaf olması nedeniyle mahkemece verilen kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığından bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılmalarına ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ...(1000 pay) ... (1000),... ( 52.000) pay sahibi olup yasaklı oylar 54.000-adettir. Red oyu kullanan davacılar ise birlikte 20.000 adet pay sahibidir.Yasak oylar ve davacılar dışında ki tek pay sahibi ... (1000 dir.) dır.

3. 6.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurulda ; ...'ın 1.900.000-TL ,eşi ...

25. 000-TL pay sahibi iken akabinde yapılan davaya konu genel kurulda ise ...'ın payı 1.300.000-TL ye düşmüş ...'ın payı ise 625.000-e yükselmiştir.Diğer pay oranları değişmemiştir.Buna göre ... paylarından 600.000-TL lik kısmını eşine devretmiş ve ibra oylamasında ...'ın oylarıyla YK üyeleri ibra edilmişlerdir. Davacıların red oyu toplamı 20.000- ...'ın payı 1000 olduğuna göre ibra kararı yönetim kurulu üyesi ...'ın eşi ...'ın oylarıyla alındığı anlaşılmakla tam olarak TTK 433 /1 deki koşulların oluştuğu, pay devrinin ibra oylamasını doğrudan etkilediği anlaşılmakla pay devrinin oy yasağının dolanılması amaçlı yapıldığının kabulü gerekmektedir.Bu durumda bu devir geçersiz sayılacağından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ;bu hata/ eksiklik nedeniyle yeniden yargılama gerekmediğinden davanın reddine ilişkin kararın kaldırılmasına ,davanın kabulüne ibra kararının iptaline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/365 Esas-2019/318 Karar sayılı ve 21/03/2019 tarihli kararın, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜNE; 2016 yılında (08.01.2018 tarihinde) yapılan Olağan Genel Kurul Erteleme Toplantısında alınan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...'ın ibralarına ilişkin alınan 4 nolu kararın iptaline" İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 59,30- TL nispi karar ve ilam harcından 35,90-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 23,40- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yatırılan 77-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacılar tarafından yapılan 234,50-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacılar lehine taktir olunan 4.080-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacılar tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan 59,50-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacılara verilmesine Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/04/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/140255 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4888 E. 2022/8832 K. · Onandı

Oy yasağının dolanılması amacıyla yapılan pay devri ve ibra kararının iptali (TTK 433/1)

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu üyesinin, oy yasağını dolanmak amacıyla eşine pay devrederek kendi ibrasında eşi eliyle oy kullanılmasını sağlaması hâlinde, devir oy yasağının dolanılması amaçlı sayılır (TTK 433/1) ve ibraya ilişkin genel kurul kararı iptal edilir. Hakimin hukuk bilgisiyle çözebileceği ihtilafta bilirkişi avansının yatırılmaması davanın reddi sebebi olamaz.

Emsal değeri

Oy yasağının pay devriyle dolanılması ve buna dayalı ibra kararının iptali açısından emsaldir (Yargıtay'ca onanan BAM holding'i).

Kavramlar: oy yasağı ibra oy yasağının dolanılması pay devri genel kurul kararının iptali bilirkişi avansı

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2021/4888 E.  ,  2022/8832 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2019 tarih ve 2018/365 E- 2019/318 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2021/717 E- 2021/634 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin ortaklarından ve yönetim kurulu üyelerinden ...’ın eşi ...’a TTK m. 433/1 hükmüne aykırı olarak pay devri yaptığını, ...’in kendi ibrasında oy kullanamayacağını, bu şekilde eşinin kendi ibrasında oy kullanmasını sağladığını, şirketin zarar ettiğini, kötü yönetildiğini, yönetim kurulunun ibra edilmemesi gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin 08.01.2018 tarihli 2016 yılı olağan genel kurul erteleme toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı kararın yürürlüğünün durdurulmasını, yönetim kurulu üyelerinden ...'ın eşi ...'a yaptığı pay devrinin TTK m. 433/1 hükmünce geçersiz olduğunun tespiti ile 08.01.2018 tarihli 2016 yılı Olağan Genel Kurul erteleme toplantısında alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 numaralı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, genel kurul toplantısında alınan tüm kararların; esas sözleşmeye, yasaya ve hukukun tüm temel ilkelerine, şirketlere hâkim olan ana ilke olan “çoğunluk ilkesine” uygun olarak alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın da delil olarak dayandığı davalı şirket kayıtları üzerinde teknik bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verildiği, ancak kesin süre içerisinde davacı tarafın belirlenen avansı yatırmadığı, bilirkişi incelemesi yapılamadığı, ancak şirket faaliyetlerinin ve kayıtlarının teknik bilirkişi eliyle incelenmesi neticesinde davacı iddialarının gerçekliğinin ortaya konabileceği, davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce, hakimin hukuk bilgisi ile çözebileceği bir ihtilaf olduğu, kesin sürede bilirkişi ücreti yatırılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği, ibra kararının yönetim kurulu üyesi ...'ın eşi ...'ın oylarıyla alındığı, TTK 433/1’deki koşulların oluştuğu, pay devrinin ibra oylamasını doğrudan etkilediği, pay devrinin oy yasağının dolanılması amaçlı yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/365 Esas-2019/318 Karar sayılı ve 21/03/2019 tarihli kararın, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği kaldırılmasına, davanın kabulüne, 08.01.2018 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Erteleme Toplantısında alınan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...'ın ibralarına ilişkin alınan 4 no'lu kararın iptaline karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.