Bilanço tasdiki ve YK ibrasına ilişkin genel kurul kararında tedbir talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/467 E. 2021/747 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati tedbir (kararın yürütülmesinin geri bırakılması) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili mesele: ◆ TTK 449 yürütmenin geri bırakılması (yaklaşık ispat)
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında, TTK 449 uyarınca kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, madde bu hususu özel olarak düzenlemediğinden HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden (HMK 389, 390/3) tamamlayıcı olarak yararlanılır; tedbir talep eden, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek ve tedbir verilmediği takdirde hakkının elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağını veya imkansız hale geleceğini göstermek zorundadır. Yürütmesi durdurulması istenen karar, içeriği itibariyle (örneğin bilançonun tasdiki ve yönetim kurulunun ibrası gibi) bu koşulu karşılamıyorsa tedbir talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının (bilanço tasdiki ve YK ibrası) yürütmesinin geri bırakılması talebi → ret
İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin soyut olduğunu, davalı şirketin bilgi alma hakkını ihlal ettiğini, dürüst resim ilkesine uygun hazırlanmayan bilanço ve kar zarar hesaplarının hukuka aykırı şekilde onaylandığını, şirketin öz kaynak toplamının ödenmiş sermaye ve yedekler toplamının 2/3'ünden düşük olduğunu ve bunun davalı tarafça e-posta ile de ikrar edildiğini ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılıp genel kurulda alınan 3 ve 4 nolu kararların icrasının durdurulmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 449 maddesi, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açılması halinde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemekte, ancak bu geçici hukuki korumanın hangi hallerde verileceğini özel olarak belirlemediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi gerekir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. İcrası durdurulması istenen kararların bilançonun tasdiki ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olması nedeniyle, bu kararların içeriği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmediği takdirde davacının haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesi mümkün görülmemiştir. Bu nedenle söz konusu genel kurul kararları yönünden yürütmenin durdurulması koşulları oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 449 kapsamında genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılması talebinde, madde özel düzenleme içermediğinden HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin (HMK 389, 390/3) tamamlayıcı olarak uygulanacağı ve bilanço tasdiki/YK ibrası içerikli kararlar yönünden yaklaşık ispat koşulunun somut olayda ne şekilde değerlendirileceği yönünden bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması↗ ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ bilanço tasdiki↗ yönetim kurulu ibrası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/467
KARAR NO 2021/747
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/11/2020 (Ara Karar)
NUMARASI 2020/539 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/05/2021
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili dilekçesinde, davacının davalı şirketin % 24,5 pay sahibi olduğunu, davalı şirketin 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 03.07.2020 tarihinde yapıldığını, davalı şirketin 2019 yılı mali yılına ait YK Faaliyet raporu, Bilanço ve kar zarar hesaplarının hesap verme ilkesine uygun olmadığı ve yeterli açıklık içermediğinden davalı şirkete 23.06.2020 tarihinde ihtarname gönderildiğini ve bilgi talep edildiğini, davalı şirket tarafından genel kurulun yapılacağı gün kendisine mail yolu ile 2019 yılının gayrifaal olarak tamamlandığı, gelir elde edemediği, TTK 376/2 maddesi kapsamında tedbir olarak sermaye artırım hususunun değerlendirme aşamasında olduğunun bildirildiğini, şirketin finansal tabloları, öz kaynakları ve ödenmiş sermayesi ve yedekler toplamının TTK 376/2 kapsamında olduğunu, davacının yapılan genel kurulda 2019 yılı faaliyetlerine ilişkin bilanço, kar zarar cetvellerinin okunması müzakeresi ve oylanmasına ilişkin 3 nolu ve 2019 yılı faaliyetlerine ilişkin YK üyelerinin ayrı ayrı ibrasına ilişkin 4 nolu kararlarına olumsuz oy kullanarak muhalif kaldığını belirterek genel kurulda alınan 3 ve 4 nolu kararın iptaline,kararlar butlanla batıl ve hükümsüz olduklarından icrası telafisi imkansız zarara yol açacağından yürütmesinin dava sonuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince 09.11.2020 tarihli ara kararı ile TTK 449 maddesi gereği genel kurul kararları hakkında iptal yada butlan davası açıldığı takdirde, yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra dava konusu kararların yürütülmesinin durdurulmasına karar verilebileceği, ayrıca HMK 389/1 maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeni ile hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından veya gecikmesinde sakınca yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, ancak HMK 390 maddesinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talepte bulunanın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi zorunlu olmakla, dosyadaki deliller kapsamında yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması nedeni ile davacının genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Tedbir talep eden davacı vekili; mahkemenin soyut gerekçesinin yerinde olmadığını,davalı şirket tarafından davacının en temel hakkı olan bilgi alma hakkının ihlal edildiğini, dürüst resim ilkesine uygun hazırlanmayan bilanço kar zarar hesaplarının hukuka aykırı şekilde onaylandığını, davalı şirketin sermaye yapısının 2/3'ünün karşılıksız kalmasına rağmen önlem alınmadığını,şirketin finansal tablolarının şirketin öz kaynak toplamının ödenmiş sermayesi ve yedekleri toplamının 2/3 den düşük olduğunu bu hususun gönderilen e-posta ile de ikrar edildiğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak genel kurul gündeminde alınan 3 ve 4 nolu kararların icrasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararlarının iptali istemli davada, bilançonun tasdiki ve YK üyelerinin ibrasına ilişkin alınan genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkindir.TTK'nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda iddia, savunma ve dosya kapsamında mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin icrası durdurulması talep olunan kararlar bilançonun tasdiki ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkindir. Her iki kararın içeriği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesi mümkün görülmemiştir.Genel kurulda alınan 3 ve 4 nolu kararları ile yürütmesinin durdurulması koşullarının oluşmadığı; ara kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/05/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/139812 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi