İkinci el araçta gizli ayıp - imalatçıya husumet yöneltilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/795 E. 2021/679 K. ·
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Ayıptan sorumluluk davasında, davacının satın aldığı malın satıcısı olmayan bir kişiye (örneğin imalatçı veya yetkili servise) karşı, aralarında satım sözleşmesi bulunmadığı için husumet yöneltilemez; ayıptan doğan zararlar ancak akdi ilişkinin tarafı olan satıcıdan istenebilir.
Ele alınan sorunlar
İkinci el aracı satan olmayan davalıya (imalatçı/yetkili servis) ayıptan sorumluluk nedeniyle husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin garanti süresi içinde aracı yetkili servise götürdüğünü, garanti hükümlerinin amacı gereği davalının sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: TBK 223 uyarınca alıcı, satılanı gözden geçirme ve ayıbı bildirme yükümlülüğü altındadır; olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli ayıplarda bu yükümlülük sonradan öğrenilince doğar ve satıcı ayıpların varlığını bilmese bile bunlardan sorumludur. Davacı, uğradığı zararları ancak akdi ilişkisinin tarafı olan satıcıdan isteyebilir. Davacı şirket dava konusu aracı ikinci el olarak dava dışı satıcıdan satın almıştır; TTK 23/1 uyarınca olaya TBK'nın satım sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır ve TBK 219/1 uyarınca ayıptan sorumluluk satıcıya aittir. Somut olayda davalının satıcı sıfatı bulunmamakta, davacı ile davalı arasında bir satım sözleşmesi de mevcut değildir. Bu nedenle davacı zarar iddialarını kendi akdi ilişkisinin tarafı olan satıcıya yöneltebileceğinden, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İkinci el satılan malda ayıp iddiasıyla açılan tazminat davasında, satıcı sıfatı bulunmayan (imalatçı, yetkili servis gibi) kişilere karşı akdi ilişki yokluğu nedeniyle pasif husumet itirazının kabul edileceğine ilişkin bir emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Pasif husumet (taraf sıfatı) - davalının satıcı sıfatı bulunmadığından davacı ile arasında akdi ilişki yokluğu nedeniyle husumet yokluğu tespit edilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıptan sorumluluk↗ gizli ayıp↗ pasif husumet↗ satım sözleşmesi↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/795
KARAR NO 2021/679
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/10/2019
NUMARASI 2018/993 Esas-2019/691 Karar
DAVA
Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/05/2021
İlk derece mahkemesince verilen davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine dair kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından 27/07/2016 tarihinde ... plakalı kamyonetin satın alındığını, aracın daha önce başka bir firma tarafından 0 km olarak aracın satın alındığını, müvekkili şirketin ise 43.000 km de iken aracı satın aldığını, aracın kısa bir süre sonra motor arızası oluşturduğunu, aracın servise götürüldüğünü, ancak davalı tarafın yetkili servisi olan ... Taşdelen Şubesinin motorda oluşan arızaların garanti kapsamına girmediğini söylediklerini, hasarı gidermekten kaçındıklarını, bunun üzerine araçtaki arızanın ne olduğunun tespiti için İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/115 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti istendiğini, tespitte aracın imalat ve montajında gizli ayıpların olduğunun meydana çıktığını, bu nedenle müvekkilinin araç motorunun yenisi ile değiştirilmesinin hüküm altına alınmasını, araçtaki tamir-onarım, yedek parça, işçilik ücretleri vs.
için uğradığı maddi harcamalar için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 22.293,26 -TL maddi tazminata, araç çekme nakil mahkeme tespit giderleri vs. harcamalar için 2.000- TL maddi tazminata, müvekkili şirketin aracı uzun süre hiç veya tam verimli çalıştıramaması nedeniyle mahkum kaldığı gelir ve kar kaybına maruz kaldığı ikame giderlere karşılık olmak üzere şimdilik 2.000-TL kar-gelir kaybı, dava konusu araçta meydana gelen değer kayıpları nedeniyle 5.000- TL olmak üzere neticede toplam 31.293,26-TL'nin arızaların gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; her şeyden önce satış sözleşmesine taraf olmayan imalatçı sıfatına haciz müvekkili şirkete husumetin yöneltilemeyeceğini, dava konusu aracın ikinci el olduğunu, davanın ilk malike karşı açılması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir sorun olmadığını, bu nedenle haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış iş bu davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı şirketin davaya konu aracı ikinci el olarak satın aldığı, TK m.23/1 uyarınca davaya konu olayda Türk Borçlar Kanunu'nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, TBK 219/1 maddesi uyarınca ayıptan dolayı sorumluluğun satıcıya ait olduğu, bu davadaki davalının ise satıcı sıfatının bulunmadığı, davacı ile arasında satım sözleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin aracı dava dışı şirkettin satın aldığını ve ticari faaliyetlerinde kullandığını, aracın trafiğe çıkış tarihinin 18/11/2014 olup müvekkili şirketin aracı dava dışı şirketten aldığı tarihin ise 27/07/2016 olduğunu, aracın alındığı tarihin 18/11/2014 tarihi itibariyle garanti süresinin 3 yıl olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin aracı muayeneye götürdüğü servisin yetkili servis olduğunu, garantiye ilişkin kanun hükümlerinin amacı ve içeriğinin bir gereği olarak müvekkilinin üzerine düşen bakım ve muayene hususlarında elinden gelen özeni göstermesine rağmen araçta çıkan sorunlar sebebiyle davalının sorumluluğunun doğacağının açık olduğunu belirterek kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
TBK’nun 223. maddesi hükmüne göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıptan sorumluluk borcu bulunmaktadır.
Dava,davacının satın aldığı araçta gizli ayıp bulunduğu iddiası ile hasar onarım giderlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ayıptan sorumluluk hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan satıcıdan isteyebilir. Davacı şirketin davaya konu aracı ikinci el olarak dava dışı satıcıdan satın aldığı, TTK 23/1 maddesi uyarınca davaya konu olayda TBK'nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, TBK 219/1 maddesi uyarınca ayıptan dolayı sorumluluğun satıcıya ait olduğu, somut olayda bu davadaki davalının ise satıcı sıfatının bulunmadığı, davacı ile arasında satım sözleşmesinin bulunmadığı, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Davacı zarar iddialarını kendi akidi bulunan satıcıya yöneltebileceğinden ,Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/05/201
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/139519 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi