Tacir alıcının ayıplı mal satışında sözleşmeden dönme hakkı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1329 E. 2021/1391 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Tacir sıfatını haiz alıcı tüketici tanımına girmediğinden tüketici mahkemesinin görevli olduğu itirazı reddedilir. Satıcının ayıplı mal teslim edip bir kısmını yargılama öncesi tamir ederek iade etmesi halinde ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilir. Satıma konu malların kullanılamayacak derecede ayıplı olduğu, tamir edilenlerin tamir edildiğinin açıkça anlaşılır nitelikte olduğu ve eşyadan beklenen faydanın temin edilemeyeceğinin anlaşılması halinde alıcının TBK 219 vd. ve 227. maddeleri uyarınca sözleşmeden dönme hakkını kullanması ve bedelin iadesi talebi yerindedir.
Ele alınan sorunlar
Görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu itirazı → ret
İddia: Davalı vekili, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu ileri sürerek görev yönünden istinaf talebinde bulunmuştur.
Gerekçe: Davacı şirketin tacir sıfatını haiz olup tüketici tanımına girmediği gözetildiğinde, göreve yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, davacının iddia ettiği ayıbın gizli ayıp değil açık ayıp olduğunu ve teslim sonrası kötü/hor kullanıma dair tespit yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu ihbar etmesi, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceletmesi ve aynı süre içinde satıcıya ihbar etmesi gerekir. TBK'nın 223/2 maddesi uyarınca gözden geçirme ve bildirimde bulunma ihmal edilirse satılan kabul edilmiş sayılır; gizli ayıbın ortaya çıkması halinde durumun derhal satıcıya bildirilmesi gerekir. Davalı tarafından satıma konu ürünlerden bir kısmının yargılama öncesinde tamir edildiği ve davacıya tamir edilerek iade edildiği anlaşıldığından, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilirliği ve bedel iadesi → ret
İddia: Davalı vekili, iddia edilen ayıpların tolere edilebilir mobilya üretiminin olağan ayıplarından olduğunu ve iç mimar bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: TBK 219 ve devamı maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleşmesi ile alıcı, aynı Kanun'un 227. maddesine göre, satıma konu mal satıcıyı sorumlu kılacak şekilde ayıplı ise satım sözleşmesini feshedebileceği gibi satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini veya bedelin iadesini talep edebilir. Sözleşmeden dönme beyanı yenilik doğurucu bir hak olup, sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal sonucu olarak tarafların edimlerini karşılıklı olarak aynı anda iade etmesi gerekir. Dosya kapsamında keşif icra edilmiş, teknik rapor alınmış ve mobilyaların fotoğrafları dosyaya kazandırılmıştır; bir kısım mobilyanın tamirinin mümkün olmadığı ve iadesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Toplanan delillerden mobilyaların kullanılamayacak derecede ayıplı olduğu, tamir edilenlerin tamir edildiğinin açıkça anlaşılır nitelikte olduğu, yeni mobilyadan beklenen faydayı doğurmayacağı, hakkaniyete uygun davalı ifasının bulunmadığı ve eşyadan beklenen faydanın temin edilemeyeceği anlaşıldığından davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması yerinde görülmüştür. Davacının elinde kalan mobilyaların iadesi ve davacı tarafça ödenen bedelin davalı tarafından iadesine karar verilmesine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacir sıfatını haiz alıcının tüketici mahkemesinde değil ticaret mahkemesinde dava açması gerektiği ve ayıplı malın bir kısmının satıcı tarafından tamir edilip iade edilmesi halinde ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabul edileceği yönündeki tespitler açısından emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Tacir sıfatını haiz olup tüketici tanımına girmeyen alıcının açtığı ayıplı mal satışından kaynaklanan davada tüketici mahkemesi değil, ticaret mahkemesi görevlidir.
- Dava şartı
- görev
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı mal satışı↗ sözleşmeden dönme↗ seçimlik haklar↗ ayıp ihbarı↗ gizli ayıp↗ açık ayıp↗ tacir↗ tüketici↗ görev itirazı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1329
KARAR NO 2021/1391
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/03/2021
NUMARASI 2020/449 Esas- 2021/254 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/09/2021
Davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; 02/02/2020 tarihinde,davalıdan 17.000.00 TL bedelli ve kapsamında köşe koltuk takımı, masa ve sandalye takımından oluşan mobilya satın alındığı, bedelin ödendiği, salon takımı, 3'lü koltuğun sırt vidasının kırık olduğunu, salon lakımı berjer koltukların sırt dikişlerinin atmış olduğunu, mutfak sandalyesi ayaklarına ait vidaların sürekli gevşediğini, köşe takımı astarının yırtıldiğı, köşe takımı oturma grubunun kısa süreli kullanımda çöktüğü, köşe lakımı bağlantı yerlerinin çıkmış olduğunu, ayrıca köşe takımında sırt dayama yerinde seviye farklılıklarının olduğunu ürünlerden beklenen verimin alınamadığını, davalıya iletilen şikayet sonucunda ürünlerin iade alındığını ancak ücretin iadesinin yapılmadığını,ve bu nedenle davalıya ödemesi yapılan 17.000.00 TL'nin işletilecek ticari faizi ile birlikle müvekkiline iade edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı herhangi bir cevap dilekçesi sunmamış,davalı, 6100 Sayılı HMK m. 128 uyarınca davacı tarafından iddia olunan vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davalı tarafından davacıya satılan malların ayıplı olduğu, malların sözleşmeye uygun özellikler taşımadığı, davacının seçimlik haklarından dönme hakkını kullandığı,davacının mobilya almasının temelinde kullanım amacı olarak estetik değerin ve konforun yüksek olduğu, birden çok tadilat geçiren mobilyaların estetik değer olarak değerini yitireceği, mobilya satımı ve ayıpların ortaya çıkışı ile dava tarihi arasındaki süre göz önüne alındığında malların onarımının davacı açısından herhangi bir fayda sağlamayacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile;davacının TBK 227/1-1 maddesi uyarınca dönme talebinin kabulüne, mobilya satım sözleşmesi bedeli olan 17.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının elinde bulunan satıma konu mobilyaların davalıya aynen iadesine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili;görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu,uzman olmayan bilirkişiden rapor alınarak iş bu raporun hükme esas alındığını, iç mimar bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, davacının iddia ettiği ayıbın gizli ayıp değil açık ayıp olduğunu, iddia edilen ayıpların tolere edilebilir mobilya üretiminin olağan ayıplarından olduğunu, teslim sonrası kötü ve hor kullanıma dair tespitin de yapılması gerektiğini savunarak;kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; ayıplı mal satışı sonucu, sözleşmeden dönme ve bedel iadesi istemine ilişkindir. Davacı şirketin,tacir sıfatını haiz olup tüketici tanımına girmediği gözetildiğinde göreve yönelik istinaf nedeni yerinde değildir. TBK 219 ve devamı maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleşmesi ile; alıcı aynı yasanın 227 maddesine göre, satıma konu mal satıcıyı sorumlu kılacak şekilde ayıplı ise, alıcı satım sözleşmesini feshedebileceği gibi, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini veya bedelin iadesini talep edebilir. Satış sözleşmesinden dönme beyanı, yenilik doğurucu bir hak olup, sözleşmenin geçmişe etkili olarak ortadan kalkmasının doğal sonucu olarak tarafların edimlerini karşılıklı olarak aynı anda iade etmesi gerekir.
TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu ihbar etmesi, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceletmesi ve aynı süre içerisinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerekir. TBK'nın 223/2 maddesi uyarınca; gözden geçirme ve bildirimde bulunma ihmal edilirse satılan kabul edilmiş sayılır. Gizli ayıbın ortaya çıkması halinde ise durumun derhal satıcıya bildirilmesi gerekir. Davalı tarafından satıma konu ürünlerden bir kısmının yargılama öncesinde tamir edildiği ve davacıya tamir edilerek iade edildiği anlaşılmakla ayıp ihbarının süresinde yapıldığı kabul edilmelidir. Dosya kapsamında mahkemece keşif icra edilmiş, teknik rapor alınmış ve mobilyaların fotoğrafları dosyaya kazandırılmıştır.
Bir kısım mobilyanın tamirinin mümkün olmayıp iadesinin 06.07.2020 tarihinde davalıya yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına sunulu toplanan taraf delilleri ile bilgi, belge ve fotoğraflardan; mobilyaların kullanılamayacak derecede ayıplı olduğu, tamir edilenlerin tamir edildiğinin açıkça anlaşılır nitelikte bulunduğu, yeni mobilyadan beklenen faydayı doğurmayacağı,hakkaniyete uygun davalı ifasının bulunmadığı, eşyadan beklenen faydanın temin edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması yerinde görülmüştür.Davacının elinde kalan mobilyaları n iadesi ve davacı tarafça ödenen bedelin davalı tarafından iadesine karar verilmesine ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.161,27-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 290,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 870,96-TL harcın davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 30/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/138417 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi